{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br> İSTANBUL <br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1249 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1431<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/05/2025<br>NUMARASI\t: 2024/1033 Esas, 2025/503 Karar<br>DAVANIN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ... Plastik Ev Gereçleri Saniyi Ticaret A.Ş yönünden; müvekkili şirketin sermayesinin 60.000.000,00 TL olduğunu, şirketin faaliyet konusunun, plastik enjeksiyon ürünleri(temizlik, banyo, mutfak gereçleri vb) üretimi iç ve dış ticareti olduğunu, müvekkilinin şube adresinde 23 Kasım 2024 tarihinde yangın çıktığını, yangın nedeniyle müvekkilinin büyük maddi kayıplarının oluştuğunu, müvekkilinin ticari faaliyetlerinde kayıp yaşamamak için, grup şirketi olan diğer müvekkili şirket ... Maden San A.Ş.den üretim faaliyetlerini kesintisiz devam ettirdiğini, müvekkilinin yangın nedeniyle % 40 üretim kaybına uğradığını, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve faiz baskısı yanında yangın olayının müvekkilinin faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini,müvekkilinin ödemelerini vadesinde yapamaz hale geldiğini, müvekkili şirketin varlıklarının toplam değerinin 449.891.021,78 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin yangın nedeniyle mali açıdan bir darboğaza girdiğini, mevcut durumda haciz ve icra tehditi ile müvekkilinin faaliyetlerinde ilişkin verimliğinin her geçen gün azalacağını, yangından zarar görmeyen grup şirketlerin de kefaletler nedeniyle zarar göreceğini, kaldı ki, haciz ve iflas yolu ile yapılan takipler sonucu müvekkilinin varlıklarının piyasa rayicinin çok altında paraya çevrileceğini ve bir çok alacaklının alacağının tahsil imkanından yoksun kalarak zarara uğrayacağını, sunulan konkordato projesi kapsamında müvekkilinin konkordato teklifinin tenzilatlı vade konkordatosu olduğunu, konkordatonun tasdiki durumunda, konkordatoya tabi borçların % 60 ını eşit taksitler halinde, konkordatonun tasdikini takip eden ilk üç aylık dönemden başlamak üzere 3 yılda her yılın Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında taksitler halinde ödenmesini teklif ettiklerini, müvekkili ... Maden Sanayi A.Ş yönünden; müvekkili şirketin sermayesinin 30.000.000,00 TL olduğunu, müvekillinin faaliyet konusunun, plastikten yarı mamul halde profil, çubuk, tabak, levha, blok, film, folyo, şerit vb ile monofilament (naylon brandalar dahil) imalatı olduğunu, müvekkili şirketin yangından zarar görmediğini, ... fabrikasındaki yangın sonrası, gerek müvekkili grup şirketleri arasındaki banka kefaletleri, gerekse müvekkili grup şirketleri arasındaki ticari ilişki nedeniyle nedeniyle keşide edilen çeklerdeki cirolar yanında ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz yüksek enflasyon ve faiz baskısı müvekkili şirketi doğrudan etkileceğini, ödemesini vadesinde yapamaz hale geleceğini, bu süreçte kefaletler ve müvekkili şirketin ciroladığı grup şirket çeklerinin karşılıksız çıkmasının, müvekkili şirketin cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalmasına neden olacağını, müvekkilinin varlıklarının toplam değerinin 211.935.981,09 TL olar tespit edildiğini,  ...'un geçirdiği yangın nedeniyle müvekkilinin kefaletler ve cirolar nedeniyle mali açıdan bir darboğaza girdiğini, mevcut durumda haciz ve icra tehditi ile müvekkilinin faaliyetlerinde ilişkin verimliğinin her geçen gün azalacağını, yangından zarar görmeyen grup şirketlerin de kefaletler nedeniyle zarar göreceğini, kaldı ki, haciz ve iflas yolu ile yapılan takipler sonucu müvekkilinin varlıklarının piyasa rayicinin çok altında paraya çevrileceğini ve bir çok alacaklının alacağının tahsil imkanından yoksun kalarak zarara uğrayacağını, sunulan konkordato projesi kapsamında müvekkilinin konkordatonun tasdiki durumunda, konkordatoya tabi borçların % 100'üne % 25 faiz ilavesi ile toplam % 125 eşit taksitler halinde, konkordatonun tasdikini takiben 3 yılda her yılın Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında taksitler halinde ödenmesini teklif ettiklerini, müvekkili ... Dış Ticaret Anonim Şirketi yönünden; müvekkili şirketin sermayesinin 10.000.000,00 TL olduğunu, faaliyet konusunun, lastik, kauçuk ve plastik profil ve profille ilgili her türlü mamul ve malzemenin ihracatı olduğunu, ... fabrikasındaki yangın sonrası, gerek müvekkili grup şirketleri arasındaki banka kefaletleri, gerekse müvekkili grup şirketleri arasındaki ticari ilişki nedeniyle nedeniyle keşide edilen çeklerdeki cirolar yanında ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kriz yüksek enflasyon ve faiz baskısı müvekkili şirketi doğrudan etkileceğini, ödemesini vadesinde yapamaz hale geleceğini, bu süreçte kefaletler ve müvekkili şirketin ciroladığı grup şirket çeklerinin karşılıksız çıkmasının, müvekkili şirketin cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalmasına neden olacağını, müvekkili şirketinin varlıklarının toplam değerinin 43.2200.490,16 TL olarak tespit edildiğini, ...'un geçirdiği yangın nedeniyle müvekkilinin kefaletler ve cirolar nedeniyle mali açıdan bir darboğaza girdiğini, mevcut durumda haciz ve icra tehditi ile müvekkilinin faaliyetlerinde ilişkin verimliğinin her geçen gün azalacağını, yangından zarar görmeyen grup şirketlerin de kefaletler nedeniyle zarar göreceğini, kaldı ki, haciz ve iflas yolu ile yapılan takipler sonucu müvekkilinin varlıklarının piyasa rayicinin çok altında paraya çevrileceğini ve bir çok alacaklının alacağının tahsil imkanından yoksun kalarak zarara uğrayacağını, konkordatonun tasdiki durumunda, konkordatoya tabi borçların % 100'ünün eşit taksitler halinde konkordatonun tasdikini takiben 3 yılda her yılın Mart, Haziran, Eylül, Aralık aylarında taksitler halinde ödenmesini teklif ettiklerini, müvekkili Abdullah ... yönünden; müvekkilinin ... Plastik Ev Gereçleri Sanayi Ticaret A.Ş., ... Maden Sanayi A.Ş. Ve ... Dış Tıcaret A.Ş'nin ortağı yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu diğer şirketlerin finansman ihtiyaçlarını temin edebilmesi için bu şirketlerin bankalara olan borçlarına müteselsil kefil olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu diğer müvekkili şirketler tarafından bankalara olan borç ödemelerinde gecikmeler olduğundan, müvekkilinin müteselsil kefaleti sebebiyle sorumluluğunun doğduğunu, müvekkilinin kefaletten kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirebilmek amacıyla konkordatoya başvurduğunu, konkordato ön projesi kapsamında borçlu konkordato talep eden müvekkili şirketler tarafından kapatılacağını, müvekkilinin şahsi banka hesabında 56 kg altının bankalara teminat verildiğini, müvekkilinin sorumlu ve kefili olduğu borçları hissedarı olduğu şirketlerin konkordato ön projeleri kapsamında konkordato tasdikini takip eden aydan başlayarak 3 ay ödemesiz 36 ay vade ile ödenmesini taahhüt ettiğini, müvekkili ... yönünden; müvekkilinin ... Plastik Ev Gereçleri Sanayi Ticaret A.Ş., ve ... Dış Tıcaret A.Ş'nin ortağı yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu diğer müvekkili şirketler tarafından bankalara olan borç ödemelerinde gecikmeler olduğundan, müvekkilinin müteselsil kefaleti sebebiyle sorumluluğunun doğduğunu, müvekkilinin kefaletten kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirebilmek amacıyla konkordatoya başvurduğunu, konkordato ön projesi kapsamında borçlu konkordato talep eden müvekkili şirketler tarafından kapatılacağını, müvekkilinin şahsi banka hesabında 4.500.000,00 TL (kur korumalı) buunduğunu ve bankalara teminat verildiğini, müvekkilinin sorumlu ve kefili olduğu borçları hissedarı olduğu şirketlerin konkordato ön projeleri kapsamında konkordato tasdikini takip eden aydan başlayarak 3 ay ödemesiz 36 ay vade ile ödenmesini taahhüt ettiğini belirterek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; Borçlu şirketlerin mevcut konkordato kaynakları ve toplam borç miktarı dikkate alındığında; alacaklıların alacaklarının konkordato mühleti sonunda ödenme ihtimalinin bulunmadığı, davacı şirketlerinin konkordato teklifinin başarılı olabilmesi için daha somut ve yeterli konkordato kaynağı öngörülerek şirketin konkordato projesinin revize edilmesinin gerekli olmasına rağmen yeterli kaynak ve faaliyetinin olmadığı gibi sunulan revize projede gerekli adımların atılmadığının görüldüğü, borçlu Şirketler bakımından konkordato komiser heyeti raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin ayrı ayrı reddine ... Maden Sanayi Anonim Şirketi, ... Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... Plastik Ev Gereçleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin İİK'nun 177/4 Maddesi uyarınca ayrı ayrı iflasına karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde konkordato talep edenler vekili ile alacaklılar..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talep edenler vekili istinaf nedenleri olarak;  konkordato komiserlerinin raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, 29.04.2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti Görüş Raporunda müvekkili şirketin mali verilerinde yapmış olduğu “torba fiş” tanımıyla yapılan hatalı muhasebe kayıtlarının sonrasında düzeltilmiş olmasına rağmen Komiser heyetinin müvekkili şirket hakkında kök rapordaki kanaatini değiştirmediğini, 29.04.2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti Görüş Raporunun 49. Sayfasında bilanço hesaplarının tamamına yakınında düzeltme yapıldığı, dolayısıyla 31.03.2025 tarihli mali tablolarda yer alan borç tutarının şirketin varsayımlarına dayandığı ifadesinin mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin borç tutarında  dayanaksız bir düzeltmenin yapılmasının mümkün olmadığını, bu durumun ancak alacak kaydı sonucunda değerlendirilebilecek bir husus olduğunu, Komiser heyetinin işbu raporunda kaynaklar tablosunu yaptıkları rasyolara göre değerlendirdiğini, oysa ki müvekkili şirketin mali açıdan zora girdiği için konkordato talebinde bulunduğunu, kaldı ki 2025 yılında kalan stok miktarına göre  2028-2029 yılları için değerlendirme yapılmasının da kabulü mümkün olmadığını, 29.04.2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti Görüş Raporu 'nun 49. Sayfasında  müvekkili şirketin konkordato kaynağının 151.300.027,84TL’sı olduğu ve bu tutarın %49,42’si olan 74.777.340,44TL’nin faaliyetin devamı ile öngörülen kar kaynaklı olduğu, şirketin öngörülerinde meydana gelebilecek %4’lük bir olumsuzluk durumunda projesinin gerçekleşmeyeceğinin ifade edildiğini, halbuki işbu % 4 lük sapmanın olumlu yönde de olabileceğinin açık olup komiser heyeti tarafından bu yönü ile konu ele alınmadığını, 29.04.2025 tarihli raporda komiser heyeti tarafından Konkordato kaynakları yönünden olumsuz görüş bildirildiğini, ancak müvekkili şirketlerin iflası halinde alacaklıların göreceği zarar hesabının yapılmadığını, komiser heyeti raporuna bu yönü ile de itiraz ettiklerini, müvekkili şirketlerin iflas etmesi halinde alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşamayacağını, komiser heyetinin kaynak olarak gösterilen müvekkili şirket ortağına ait taşınmazın ... Bankasının 5.000.000,-TL’sı tutarındaki ipoteği nedeni ile kaynak yaratılamayacağını belirttiğini, halbuki taşınmaza ait borç miktarının 5.000.000,-TL’sının altında olup komiser heyeti tarafından bu durum dikkate alınmadığını, bu sebeple komiser heyetinin bu tespitinin de hatalı olduğunu, işbu ipoteğin diğer şirket borçlarına karşılık alınsa dahi  dahi müvekkili şirket ...'in borç tutarından düşeceğinden kaynak olarak kullanılabileceğini, 29.04.2025 tarihl raporun 51. Sayfasında Haziran 2029 sonuna kadar hiçbir sabit kıymet yatırımı öngörülmediği, herhangi bir nedenle 3.010.463,84TL’sı üzerinde yenileme yatırımı yapılması durumunda projenin gerçekleşemeyeceği yönündeki değerlendirmenin de kabulünün mümkün olmadığını, zira bu süreçte müvekkili şirket tarafından yatırım amaçlanmadığından projede yer verilmediğini, 19.03.2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti raporunda ; komiser heyeti şirketin mali tablolarında yaptıkları inceleme sonucunda tespit ettikleri konuların izahını istediklerini. Şirket muhasebe kayıtlarındaki bazı hatalı işlemlerin komiser heyetinin tespitleri doğrultusunda düzeltildiğini, Muhasebe  kayıtlarındaki  hataların komiser heyeti tarafından yanlış değerlendirildiğini, oysa ki yangın sonrası müvekkili şirketin muhasebe departmanından 3 ( üç ) muhasebe elemanının ayrıldığnı, bu nedenle müvekkili şirketlerde ciddi aksaklılar yaşandığını, yapılan kayıtların konkordatoya müracaat edebilmek için şirketin bilançosunu düzeltmeye yönelik kayıtlar olup konkordato komiserinin bu yönde sanki yanlış kayıtlar varmış gibi, yaptığı tespitler hatalı olduğunu, 19.03.2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti raporunun 13. Sayfasında “Emay home Plastik ev gereçleri Tic A.Şti, 06.12.2024 tarihli geçici mühlet kararından sadece 6 gün önceki tarihli faturalar ile ... Maden Sanayi Ticaret A.şti’ne toplam 45.000.000+kdv 54.000.000TL kalıp satmıştır. Yedi günlük fatura düzenleme süresi dikkate alındığında söz konusu faturaların geçici mühlet tarihi sonrası düzenlenmiş olma ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiği düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirildiğini, alanında uzman komiser heyetinin  faturanın  ne zaman kesildiğinin tespit etmeleri gerektiğini, zira fatura e- fatura olup düzenlenme tarih ve saati fatura üzerinde yazılı olduğunu, ancak komiser heyetinin ön yargılı davranarak gerekli tespiti  yapmadığını, komiser heyetinin raporu bu yönü ile de eksik olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, işbu faturanın düzenlenme tarihinin 30.11.2024 olduğunu, Komiser heyeti detaylı incelemeden ... Maden Sanayi Anonim Şirketi ‘ ne imtiyazlı davranıldığı şeklinde yorumlarını devam ettirdiklerini, oysaki ... Maden Sanayi Anonim Şirketi kalıp ödemelerini müvekkili ... firmasına çok önceden yapıldığını, söz konusu kalıpların müvekkili ... firması  tarafından kullanıldığını, aile şirketi olması sebebiyle sonrasında tedbir öncesi gerekli düzenlemeler yapıldığını, 19.03.2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti Raporunun 20.sayfası 4. Nolu maddesinde Konkordato Komiser Heyeti sanki vergi zayii raporu düzenler gibi “Şirketin konkordato projesinde yer alan 2025(11ay) ile 2029 yılları arasındaki 5 yıllık proforma gelir tablolarına göre öngörülen hedeflere ulaşılması durumunda şirketin nette 144.975.387TL’sı kar elde edileceği planlanmıştır. Bu kar tutarına Gelir tablosunda gösterilmeyip Nakit akım tablosunun 5-Diğer nakit Girişl.(sigorta şirketi) bölümünde gösterilen 21.282.572,34TL’sını ilave etmek gerekmektedir “ifadesini kullandığını, oysa ki sigortanın finansal kiralama şirketi tarafından yaptırıldığını, doğal olarak sigorta şirketinin zarar bedelini Finansal kiralama şirketine göndereceğini, sonrasında finansal kiralama şirketinin şirketten alacaklı olduğu tutarı tahsil edeceğini, böylece şirketin leasing şirketine olan borcunun kapanacağını, sözü edilen hata olsa dahi sonucu asla değiştirmeyeceğini, komiser heyetinin vergi incelemesi yapar gibi yorumlarda bulunduğunu, yani sözü edilen hasar gelirinin Leasing şirketine ait olduğunu, 19.03.2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti Raporunun 20. Sayfasının 5. Maddesinde “Ayrıca Mali İdare yangın nedeniyle mücbir sebep hali ilan etmedikçe ,yangında ziyana uğrayan malların alış vesikalarında gösterilen Katma Değer Vergisi’ni ( KDV )mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Sayfa 20 / 46 KDV'den indirimini yaptırmayıp, daha önce indirim konusu yapılan KDV’yi ilave olarak beyan ettirmektedir. “ denildiğini, işbu konunun müvekkili şirket tarafından göz ardı edilmediğini, müvekkili şirketin bilançosu incelendiğinde görüleceği üzere  devreden Kdv tutarı 8.744.098TL olduğunu ve bu nedenle kaynak tablosuna alınmadığını, Komiser heyeti raporu bu yönü ile de hatalı olduğunu, Konkordato komiser heyeti tarafından vergi denetmeni gözü ile incelemeye devam edilerek olup “ Şirketin ön projede kurumlar vergisinden indirim olarak dikkate alınan tutar kadar (144.975.387,54 TL kar ve 21.282.572,34 TL sigorta hasar geliri olmak üzere) 166.257.959,88 TL matrah oluştuğunun varsayıldığı durumda tahakkuk edecek KDV tutarı 30 milyon TL civarı olacaktır. Söz konusu yükümlülük revize projede kaynak çıkışı olarak yer almamaktadır. “ şeklinde görüş bildirildiğini, konusunda uzman komiser heyeti tarafından verilen işbu görüşün de kabulünün mümkün olmadığını,  proforma gelir tablosu KDV'siz tutarlar dikkate alınarak hazırlanacağını, Nakit akım tablosuna KDV siz olarak yansıyacağını, dolayısı KDV yükümlülüğünden bahsetmenin mümkün olmadığını,  144.975.387,54+21.282.572,34=166.257.387,54 TL tutarı KDV ilave edildiğinde 166.257.387,54*%20 kdv 33.251.477,50TL’sı hesaplanan KDV tahsil edilip ödeneceğinden  kaynak çıkışı kadar kaynak girişi de olacağından kaynak eksikliğinden söz etmenin anlamsız olduğunu, 19.03.2025 tarihli Konkordato Geçici Komiser Heyeti Raporunun 23 sayfasının 14. Maddesinde...  kredisine ilişkin görüşlerin belirtildiğini, ... kredi borcunun diğer bankalardan alınan teminat mektuplarının bozulması neticesinde kapandığını, bozulan teminat mektupları nedeniyle diğer bankalardaki kredi riskinin artığını, bu açıklamaya rağmen raporun 23. Sayfası 14. Maddesinde “Söz konusu ... kredilerinin hangi bankaların teminatında olduğu revize projeye göre belirsizdir. Ayrıca tüm ... kredileri faiz içermekte olup,53.760.133,94TL’sı tutarındaki kredinin (ve bu krediye esas teminat mektuplarının)tamamının hiçbir rehin olmaksızın kullanılmış olması ticari hayatın gerçekleri ile uyuşmamaktadır. Söz konusu kredilerin tamamının veya bir kısmının rehinli olması durumunda artacak finansman maliyeti ve (iskonto yapılamıyacağı için) ödenen anapara tutarı artacak dolayısı ile projenin uygulanması imkansız hale gelebilecektir. “ yönünde yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ortaklarının hesaplarındaki müvekkili şirketin kredi borçlarına teminat verilmiş olan 56 kg altın hesabından konkordato komiser heyeti raporlarında hiç bahsedilmediğini, müvekkili şirketin kredi borçlarının neredeyse tamamının teminattaki altın ve müşteri çekleri ile kapanacağını, müvekkili şirketlerin bu zamana dek; ölçek ekonomisi, doğru maliyet yapısı, kaliteli ürün ve başarılı operasyonel süreçler üzerine odaklanarak kısa sürede hem iç piyasada hem de ihracat pazarında önemli bir yol kat ettiğini, müvekkili şirketin; markasının piyasada tanınan ve güvenilen bir değer haline geldiğini, müvekkillerinin tüm ticari faaliyetleri boyunca iyi niyetli ve dürüst olarak faaliyetlerini devam ettirdiğini, 23.Kasım 2024 tarihinde müvekkili şirket ... Plastik Ev Gereçleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ' nin şube adresinde çıkan yangın sonrasında şirket ortaklarının faaliyetlerini sürdürebilmek için büyük çaba gösterdiklerini müvekkili şirketlerin çalışma kabiliyetini kaybettiklerini, görüldüğü üzere müvekkili şirketlerin geçirdikleri ve şirketi üretim kaybına uğratan yangın olayına rağmen şirket ortaklarının gösterdikleri çabalar ile  geçici mühlet içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediklerini, Yerel Mahkeme kararından dolayı yalnızca müvekkili şirketler değil; alacaklı konumunda olan müdahillerin de zarara uğrayacağını, müvekkili hali hazırda mevcut varlıkları dikkate alındığında konkordatoya tabi alacaklıların müvekkil şirketlere ve şahıslara kesin mühlet verilmemesi halinde; alacaklarını tahsil etme imkanlarının azalacağı ve iflas tasfiyesine kadar geçecek (3-5 yıl) süreleri de dikkate alındığında alacaklıların mağdur olacağını, oysa ki müvekkili şirketler ve şahıslar hakkında kesin mühlet kararı verilmesi halinde müvekkili şirketlerin ticari faaliyetlerine devam edeceğini ve alacaklıların alacaklarını tahsil ederek mağdur olmayacağını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkili şirketler ve şahıslar hakkında 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesini talep ve istinaf etmişlerdir.<br>Alacaklılar..., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf nedenleri olarak; davacı ... Plastik Ev Gereçleri Sanayi Ticaret A.Ş. Nin borca batık durumda olmayıp malvarlıklarını gizleyerek konkordato komiser heyetini yanılttığını, bu sebeple hukuka aykırı iflas kararının kaldırılması gerektiğini, borçlu şirketler grubu tarafından, kötü niyetle ikame edilen huzurdaki konkordato dava dosyasında, Konkordato Geçici Komiser Heyeti tarafından tanzim edilen 29.04.2025 tarihli Geçici Mühlet Dönemine İlişkin Nihai Rapor'da huzurdaki davaya müdahil talebine konu alacaklı oldukları ... Plastik Ev Gereçleri Ticaret A.Ş. Hakkında kaydi değer bilançoda borca batık olmadığı ancak rayiç değer bilançosuna göre borca batık durumda olduğu, işbu raporumuzda belirtilen hususlar topluca değerlendirildiğinde Şirketin konkordato projesinin başarılı olmasının gerçekçi olmadığı, mevcut şartlar altında konkordatonun başarıya ulaşması mümkün olmadığından davacı şirkete kesin mühlet verilmemesi gerektiğinin belirtildiğini, Konkordato Geçici Komiser Heyeti tarafından tanzim edilen 29.04.2025 tarihli mezkur rapordaki konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığına tespitine katılmakla birlikte, şirketin borca batık durumda olduğu yönündeki tespite katılmadıklarını, zira davacı ...'un borca batık durumda olmadığnı, huzurdaki dava ile konkordato talep eden ... internet sitesini kapatmış olup e-ticaret sitesi olan Trendyol'da satış yaparken kullandığı firma ismini de değiştirerek ...l'daki firma ismini \"...\" olarak güncellediğini, davacı ...'un \"...\" ibaresini marka olarak da kendi üzerine tescillediğini, dolayısıyla konkordato talep eden ...'un, başka bir nam altında ticari faaliyetine devam ederek Komiser Heyetini yanılttığını, malvarlıklarını gerçeğe uygun bir şekilde göstermediğini, aynı şekilde dava dosyası kapsamına ibraz ettikleri video kaydında da görüleceği üzere komiser heyetine dahi haber verilmeksizin alelacele davacı ...'a ait tonlarca malın kaçırılarak farklı depolara götürüldüğünü, davacının salt alacaklıların alacak hakkını bertaraf etme maksadıyla kötü niyetle huzurdaki davayı ikame ettiğini, konkordatonun şeffaf ve dürüst işlem ilkesine uygun şekilde sürdürülmesi gerekirken, davacı borçlunun muvazaalı ve kötüniyetli hareketler sergilediğini, geçici mühlet nihai raporunda davacının kaçırmış olduğu malların, davacı borçlunun malvarlığının rayiç değerlerinin nazara alınmadığını, işbu kaçırılan malların rayiç değerlendirmesinde nazara alınması halinde davacı ...'un borca batık çıkmayacağını, geçici mühlet nihai raporuna göre, davacı ...'un kaydi değer bilançosunda borca batık olmadığı ancak rayiç değer bilançosunda borca batık durumda olduğu yönündeki tespitin, davacı ...'un mal kaçırdığının en somut göstergelerinden biri olduğunu, davacı ...'un kötüniyetli bir şekilde alacaklılardan mal kaçırma yoluna başvurduğunu ve hukuka aykırı bir şekilde iflas ettiğinin sabit olduğunu, davacı ...'un iflas kararı akabinde, kaçırdığı mallar ile yeni bir şirket kuracağını ve alacakların ise iflas dosyasının çözülmesini bekleyeceğini ve bu halde hakkaniyete oldukça aykırı bir durumun ortaya çıkacağını belirterek davacıların iflasına ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılarak davacıların konkordato tasdik taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, konkordatonun tasdikine ilişkindir.Mahkemece, konkordato talep eden şirketler ile gerçek kişiler yönünden koşulları oluşmayan konkordatonun tasdiki talebinin reddine, konkordato talep eden her üç şirketin de borca batık olmaları nedeniyle iflaslarına karar verilmiştir. Karar,konkordato talep edenler vekili ile Alacaklılar..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık; konkordato talep eden şirketlerin konkordato tasdiki taleplerinin reddine ve iflaslarına karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, talebin, borçlu şirketin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirket vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkisinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek konkordato talep edenler lehine 06/12/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser atandığı, bilahare geçici mühletin 06/04/2025 tarihinden başlamak üzere 1 ay süre ile geçici mühlet kararının uzatıldığı, 06/05/2025 tarihli duruşmada, davacıların konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddi ile konkordato talep eden şirketlerin iflasına karar verildiği, kararın konkordato talep eden vekili ile bir kısım alacaklılar vekili tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 288/1 maddesinde \"Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.\" düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 288/1. fıkrası uyarınca geçici mühlet süresinde de uygulanması gereken İİK'nın 292/1.b bendi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, mahkemece komiserin yazılı raporu üzerine mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilir. İİK‘nın 289. maddesinin üst başlığı kesin mühlettir. Maddenin ilk fıkrasında, kesin mühlet hakkındaki kararın, geçici mühlet içinde verileceği, üçüncü fıkrada, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 292. maddesi, sadece iflas kararı verilebilmesi hükmünü düzenlememektedir. Anılan maddeye göre, öncelikle borçlunun konkordato talebi hakkında karar verilmesi gerekir. İcra ve İflas Kanunu'nun 287/5. maddesine göre 291. ve 292. maddelerinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanması gerekmektedir. Kanunun 289/3. maddesine göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise kesin mühlet verilebilecektir. Kanun'un 292/1. maddesine göre ise konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde ise kesin mühlet talebinin reddi ile iflasa tabi olan talep edenin iflasına karar verilebilecektir. Belirtilen yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmemesi halinde geçici mühlet aşamasında da kesin mühlet kararı verilmeyerek, konkordato talebinin reddi ile iflasa karar verilebilecektir.İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası; \"Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmünü düzenlemektedir. İİK'nın 287/5 fıkrası gereğince, anılan hüküm geçici mühlet hakkında da kıyasen uygulanır.Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 15. HD'nin 2021/490 Esas, 2021/752 Karar sayılı ilamında; İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu, bu hüküm uyarınca konkordato talep eden hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlunun duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği, bu hususun istinaf sebebi yapılmasa dahi re'sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.A-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf sebepleri değerlendirildiğinde;İİK'nın 292. maddesinde; İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.'' hükmü yer almaktadır. Anılan maddenin d bendine göre; borca batık olduğu anlaşılan bir sermeye şirketi veya kooperatif konkordato talebinden feragat ederse borca batık durumda olup olmadığının mahkemece re'sen incelenmesi gerekir.Komiser heyeti tarafından sunulan 29/04/2025 tarihli raporda raporda özetle; ... Plastik Ev Gereçleri Sanayi Tic A.Ş. Yönünden; davacı şirkete ait 31.10.2024, 30.11.2024, 06.12.2024, 31.12.2024 ve 31.01.2025 dönemlerine ait mali verilerin heyetleri ile paylaşılmadığının, şirketin geçiçi mühlet süresi içinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği ve ticari faaliyetine 2025 Mart ayı itibariyle 34 çalışanıyla devam ettiği, şirketin 01.01.2025-31.01.2025 dönemine ait gelir tablosunda 8.055.785 TL net satış hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve olağandışı giderleri sonrasında dönem ticari karının 992.263,00 TL olduğu, şirketin 31.01.2025 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda (+)144.242.626 TL, 31.01.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda (-)55.179.546 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve davacı şirketin kaydi değer bilançoda borca batık olmadığı ancak rayiç değer bilançosuna göre borca batık durumda olduğu, raporda belirtilen hususlar topluca değerlendirildiğinde mevcut şartlar altında konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı; ... Maden San Tic A.Ş yönünden; şirketin geçici mühlet süresi içinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği ve ticari faaliyetine Mart 2025 itibariyle 41 çalışanı ile devam ettiği, şirketin 01.01.2025-31.03.2025 dönemine ait gelir tablosunda 14.396.649,00 TL net satış hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve olağandışı giderleri sonrasında, dönem ticari karının 2.957.795,00 TL olduğu, şirketin 31.03.2025 itibariyle hazırlanan rayiç değer bilançosunda varlıkların toplam değerinin 131.677.653,10 TL olarak tespit edildiği, şirketin varlıklarının bilançoda yer alan borçlarını karşılamaya yetmediği ve şirketin öz kaynaklarının eksi(-) 16.635.910,90 TL olduğu, dolayısıyla şirketin borca batık durumda olduğu, raporda belirtilen nedenlerle mevcut şartlar altında konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı; ... Dış Tic. A.Ş. Yönünden; davacı şirkete ait 31.10.2024, 30.11.2024, 06.12.2024, 31.12.2024 ve 31.01.2025 tarihli mali tabloların incelendiğini, firmanın Şubat-Mart ayına ait mali verilerin heyetleri ile paylaşılmadığının, şirketin geçiçi mühlet süresi içinde çalışma kabiliyetinin olmadığı ve ticari faaliyet gerçekleştirmediği, Ocak 2025 döneminde herhangi bir çalışanının bulunmadığı, şirketin 01.01.2025-31.01.2025 dönemine ait gelir tablosunda satış ve maliyetlerinin bulunmadığı, dolayısıyla hesaplarının hiç hareket görmediği, şirketin 31.01.2025 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosunda (+)12.501.637 TL, 31.01.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda (-)8.757.698 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve davacı şirketin kaydi değer bilançoda borca batık olmadığı ancak rayiç değer bilançosuna göre borca batık durumda olduğu, raporda belirtilen hususlar topluca değerlendirildiğinde mevcut şartlar altında konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, ... ve ... yönünden; borçlu gerçek kişiye ait revize projede konkordatoya tabi borçlar için ödeme planına yer verilmediği ve dolayısıyla yeterince kaynak gösterilmediği, ...'in ve ...'in konkordato talep eden şirketlerin ortağı olup söz konusu şirketlerin borçlarına kefil olduğu, borçlarına kefil olduğu şirketlerin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, borçlu şirketten ayrı ve bağımsız bir konkordato projesinin olmadığı, ortağı olduğu şirketin mevcut konkordato projesinin gerçekleşme ihtimali olmadığı belirtilmiştir.Komiser heyetinin 29.04.2025 tarihli heyet raporuna göre, konkordato talep eden ... Maden Sanayi Ticaret A.Ş ye ait revize projenin sunulduğu, diğer iki şirketin ise 28.02.2025 tarihli mali verileri talep edilmesine rağmen rapor tarihi itibariyle bu konuda hiç bir bilgi ve belge paylaşılmadığı, iş bu raporlarında, ... Maden San Tic A.Ş.'ne ait revize projesinin değerlendirilmesinin yer aldığını, önceki raporlarında diğer borçluların sundukları projelerin değerlendirildiğini ve sunulan projelerin gerçekleşme ihtimalinin olmadığına dair komiser heyeti görüşünün sunulduğu, ... haricindeki diğer şirket ve şahısların projelerini revize etmediklerinden, önceki raporlarında belirttikleri projenin gerçekleşme ihtimalinin olmadığına dair görüşlerini değiştirecek herhangi bir gelişme olmadığını, heyetlerine güncel veriler sunulmadığı gibi, işletme giderlerinin ödenmediğinin toplantı tutanağına bağlandığını, toplantı tarihi itibariyle ödenmediği belirtilen işletme giderlerinin toplantı sonrasında ödendiğine dair heyetlerine bilgi ve belge de sunulmadığı, ... açısından sunulan revize projenin de önceki raporlarda belirttikleri olumsuz görüşleri ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, netice itibariyle ... firmasının revize konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Konkordato talep eden ... Dış Tic. A.Ş. Yönünden yapılan değerlendirmede; Konkordato komiser heyeti raporunda; davacı şirkete ait 31.10.2024, 30.11.2024, 06.12.2024, 31.12.2024 ve 31.01.2025 tarihli mali tabloların incelendiğini, firmanın Şubat-Mart ayına ait mali verilerin heyetleri ile paylaşılmadığının, şirketin geçiçi mühlet süresi içinde çalışma kabiliyetinin olmadığı ve ticari faaliyet gerçekleştirmediği, Ocak 2025 döneminde herhangi bir çalışanının bulunmadığı, şirketin 01.01.2025-31.01.2025 dönemine ait gelir tablosunda satış ve maliyetlerinin bulunmadığı tespit edildiği, yine komiser raporuna göre, borçlunun süresinde talep edilen bir kısım mali verileri komiser heyetine sunmadığı ve konkordato komiser heyetinin ihtarlarına uygun davranmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, şirketin ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Ayrıca, konkordato talep eden bu şirketin geçici mühlet süresi içinde çalışma kabiliyetinin olmadığı ve ticari faaliyet gerçekleştirmediği ve komiser talimatlarına uymadığı gözetildiğinde mahkemece davacı şirketin kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Ayrıca konkordato talep eden bu şirketin 31.01.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda (-)8.757.698 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosuna göre borca batık durumda olduğu, İİK'nın 292/son fıkrası uyarınca borçlu şirket temsilcisinin duruşmada dinlendiği, buna göre Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve konkordato talep eden bu şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle konkordato talebinin reddine ve konkordato talep eden şirketin iflasına karar verilmesinden isabetsizlik bulunmamaktadır.Konkordato talep eden ... Plastik Ev Gereçleri Sanayi Tic A.Ş. Yönünden; 19.03.2025 tarihli komiser heyet raporunda, konkordato talep eden bu şirketin konkordato talebiyle sunulan revize projesindeki ödeme planının ağırlıklı olarak faaliyetin devamı ile öngörülen kar, alacaklılardan olan alacağın tahsilatı, hazır değerler ve ortaklardan olan alacağının ve yangın nedeni ile sigorta şirketinden olan alacağının tahsiline dayandığını, şirketin konkordato kaynakları içerisinde en büyük tutarlı kalemlerin ticari alacaklar ve faaliyetin devamı neticesinde elde edilecek kar olduğunu, şirketin konkordatoya başvururken mahkemeye sunduğu ön projesinde 99.350.000,00 TL ticari faaliyetinden öngördüğü karı konkordato kaynağı olarak belirlemişken, aradan geçen yaklaşık 3 aylık zaman zarfında ticari faaliyetlerinde olumlu kayda değer bir gelişme de yokken bu defa revize projede konkordato kaynağı olarak ticari faaliyetlerden öngörülen karın bu defa 144.975.387 TL olarak belirtilmiş olmasının gerçekçi bulunmadığı, yangın öncesi olağan ticari faaliyet döneminde dahi olmayan karlılığın yangın gibi menfi bir olaydan sonra elde edileceğinin ifade edilmesinin çok gerçekçi olmadığı, konkordato kaynağı olarak öngörülen alacak tahsil oranı ve stok oranının da gerçekçi görünmediği, zira şirket alacaklarını tahsil edebilirse de, ticari faaliyetine devam ettiği ölçüde vadeli çalıştıkça piyasadan alacaklı olmaya devam edeceği, benzer durumun stokları için de geçerli olduğu, ayrıca yaşanan yangın kaynaklı ek KDV yükümlülükleri ve yaşanan yangın nedeniyle şirket aleyhine açılabilecek davalar kaynaklı ek yükümlülüklerin de şirketin faaliyetini olumsuz yönde etkileyeceği, ayrıca heyetlerinin tespitleri kapsamında yapılan düzeltmeler sonucu şirketin 06.12.2024 tarihli mali tablolarında çok büyük değişiklikler yaşandığı, aynı bilinçli hataların tekrar yapılması durumunda revize projedeki tüm öngörüler gerçekleşse bile şirket mali tablolarında bu öngörülerin etkilerinin tamamının mali tablolarda yer alamayabileceği, ayrıca belirlenen hatalar ile ilgili yapılacabilecek olası bir vergi incelemelerinin şirketten kaynak çıkışına neden olabileceği, yine revize projesindeki ödemesiz dönem öngörülmesinin gerek yargı uygulamalarına gerekse ülkedeki enflasyonist ortam dikkate alındığında, revize projesindeki bu değişikliğin olumsuz bir durum olarak değerlendirildiği, bir önceki raporlarında, ön proje üzerinden yapılan değerlendirme dahi olumsuz iken, revize projede söz konusu olumsuzlukların gerekçesinin giderilmeyip bir de üstüne ödemesiz dönem öngörülmüş olmasının konkordato projesinin gerçekleşmeyeceğine dair olumsuz yöndeki görülerini güçlendirdiği belirtilmiştir. Yine komiser raporuna göre, borçlunun konkordato komiser heyetinin ihtarlarına uygun davranmadığı belirtilmiştir. Bu durumda, şirketin ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Ayrıca, komiser raporunda da belirtildiği üzere bir kısım mali verilerin sunulmaması nedeniyle komiser talimatlarına uymadığı gözetildiğinde mahkemece davacı şirketin kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Ayrıca konkordato talep eden şirketin 31.01.2025 tarihli rayiç değer bilançosunda (-)55.179.546 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosuna göre borca batık durumda olduğu, raporda belirtilen nedenlerle mevcut şartlar altında konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı; İİK'nın 292/son fıkrası uyarınca borçlu şirket temsilcisinin duruşmada dinlendiği, buna göre Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve konkordato talep eden bu şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle konkordato talebinin reddine ve konkordato talep eden şirketin iflasına karar verilmesinden isabetsizlik bulunmamaktadır.Konkordato talep eden ... Maden San Ticaret A.Ş. Yönünden; konkordato komiser heyetinin 29.04.2025 tarihli raporunda; konkordato talep eden şirketin konkordato kaynaklarının hazır değerler, ticari alacaklar, stoklar diğer dönen varlıklar, sermaye artışı, faaliyetin devamı ile öngörülen kar olarak belirtildiği, bu kaynaklardan en büyük tutarlı olanların faaliyetin devamı ile öngörülen tutarlar, stoklar, sermaye artışı ve ticari alacaklara dayandığı, sermaye artışının şirketin ortağının şahsi hesabındaki vadesi dolan altın hesabındaki 12.000.000 TL ve yine ortağın adına kayıtlı taşınmaz satışından karşılanacağı, şirketin 31.10.2024 tarihli mali tablolarında ve geçici mühlet tarihi olan 06.12.2024 tarihli mali tablolarında yer alan hesap bakiyelerinin \"torba fiş\" diye tabir edilebilecek kayıtlardan oluştuğu, herhangi bir fatura, ödeme belgesi vb. Belge olmaksızın bilanço hesaplarının tamamına yakınında düzeltmeler yapıldığı, dolayısıyla 31.03.2025 tarihli mali tablolarda yer alan borç tutarının şirketin varsayımlarına dayandığı, şirketin toplam kaynağının 151.300.027,84 TL olduğu ve bu tutarın % 49.42 si olan 74.777.340,44 TL'nin faaliyetin devamı ile öngörülen kar kaynaklı olduğu, şirketin öngörülerinde meydana gelebilecek %4 lük bir olumsuzluk durumunda projenin gerçekleşmeyeceğini, şirketin 2026 yılı ve sonrası dönemlerde brüt satış karlılık oranında artış öngörülmesine karşın bu artışın neden kaynaklandığına dair bir açıklama yapılmadığı,( revize projede konu ile ilgili tek açıklamanın \"yangın ve tedbir sonrası satış öngörüleri dikkate alınırken E... müşterileri taleplerinin ...'den karşılanacağı düşünülmüş olmakla ihtiyatlı yaklaşılmış kar marjı yüksek satışların yapılması öngörülmüştür\" şeklinde olduğu, stok devir hızı dikkate alındığında stoklar nedeniyle kaynak girişi değil kaynak çıkışı olabileceği, borç/alacak devir hızı dikkate alındığında alacak nedeniyle kaynak girişi değil kaynak çıkışı olabileceği, şirketin yıllar itibariyle net satışlarının artışına bağlı olarak net işletme sermayesi ihtiyacının da artacağı, finans kurumlarının öncelikli olarak şirket ortağının şahsi alacağı ile diğer şirketlerin alacağını tahsil etmesi durumunda şirket ortağının şahsi hesabındaki vadesi dolan altın hesabından revize projede öngörülen seviyede kaynak yaratılamayabileceği, şirket ortağının iki taşınmazından birinin bankaya ipotekli olması ve ilgili bankanın ipoteğini öncelikle şirket ortağı ve/veya diğer grup şirketleri kaynaklı kullanması durumunda ve diğer taşınmazın d şirket ortağının yönetim kurulu üyesi sıfatıyla kamu borçları ile ilgili olarak müteselsil sorumluluğu bulunduğu, bu kapsamda söz konusu taşınmazlar ile ilgili olarak diğer grup şirketlerin kamu borçları nedeniyle kamu tarafından cebri icra yapılabileceği, bu durumda revize projede öngörülen seviden kaynak yaratılamayabileceği, revize projede ödenecek vergi ve diğer yükümlülüklerin faizi ile ilgili olarak kaynak öngörülmesi gerektiği, revize projede sabit kıymet yatırımı öngörülmediği, herhangi bir nedenle 3.010.463,84 TL üzerinde yeni veya yenileme yatırımı yapılmaması durumunda projenin gerçekleşmeyeceği, konkordatoya tabi borç ödemelerinin iptal edilmesi( örneğin ayni ödeme aracı olarak kullanılan stokların iade edilmesi) durumunda revize projenin gerçekleşmeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda, şirketin ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Ayrıca konkordato talep eden şirketin, 31.03.2025 itibariyle hazırlanan rayiç değer bilançosunda öz kaynaklarının eksi(-) 16.635.910,90 TL olduğu, dolayısıyla şirketin borca batık durumda olduğu, raporda belirtilen nedenlerle mevcut şartlar altında konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı; İİK'nın 292/son fıkrası uyarınca borçlu şirket temsilcisinin duruşmada dinlendiği, buna göre Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve konkordato talep eden bu şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle konkordato talebinin reddine ve konkordato talep eden şirketin iflasına karar verilmesinden isabetsizlik bulunmamaktadır. Konkordato talep eden ... ve ... yönünden; Konkordato komiser heyetinin 29.04.2025 tarihli raporunda, borçlu gerçek kişiye ait revize projede konkordatoya tabi borçlar için ödeme planına yer verilmediği ve dolayısıyla yeterince kaynak gösterilmediği, ... ve ...'in konkordato talep eden şirketlerin ortağı olup söz konusu şirketlerin borçlarına kefil olduğu, borçlarına kefil olduğu şirketlerin konkordato talep etmesi nedeniyle şahsi konkordato talep ettiği, borçlu şirketten ayrı ve bağımsız bir konkordato projesinin olmadığı, ortağı olduğu şirketin mevcut konkordato projesinin gerçekleşme ihtimali olmadığı tespit edilmiş olup, bu hali ile konkordato talep eden gerçek kişilerin konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince konkordato talep eden gerçek kişiler açısından konkordato talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.2-Alacaklılar..., ..., ..., ... ve ... vekili istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde;Konkordato talep eden şirketlerden ...'nin borca batık durumda olmadığı, malvarlıklarını gizleyerek komiser heyetini yanılttığını, konkordato talep eden ...'a ait tonlarca malın kaçırıldığı ve farklı depolara götürüldüğünü ileri sürerek davacı şirketlerin iflas kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İİK 292 maddesinde; \"İflasa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçeklemesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine Mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun resen iflasına karar vereceği düzenlenmiş olup (c ) fıkrasında da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması hali belirtilmiştir.İstinafa gelen alacaklıların dilekçelerinde ileri sürülen bu iddialarının ileri sürülüş biçimine göre, İİK 292/c fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekecek olup, bu madde kapsamında, borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılması halinde de, resen iflas kararı verileceği düzenlendiğinden, alacaklılar vekilinin konkordato talep eden şirketin mallarını gizlediği ve bu nedenle borca batık olmadığından bahisle iflas kararının kaldırılması yönündeki istinaf nedeninin sonuca etkili olmayacağı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle konkordato talep edenler vekilinin ve bir kısım alacaklıların istinaf başvurunun ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1033 Esas, 2025/503 Karar sayılı ve 06/05/2025 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince konkordato talep edenler vekilinin ve bir kısım alacaklıların ayrı ayrı istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı  konkordato talep edenler tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı alacaklı  ...  tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 308/a maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2025<br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74cf06bde61b37a0","SID":"d31e71cd28124d9d"}}