{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/226 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1351 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2023<br>NUMARASI\t: 2022/243 E.  -  2023/946 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; takibe konu senedin müvekkillerinden ...'nin sahibi ve yetkilisi olduğu ... ...Şti'ye bir alt taşeron tarafından teminat olarak verildiğini, takip dosyasındaki keşidecinin de borca itirazının bu yönde olduğunu, teminat senedinin müvekkili şirketin o tarihte hukuk müşaviri olan avukata tahsil için teslim edildiğini,  ancak ilgili avukatın senedi sahte imzalar ile ciro ederek müvekkilinin borçlandırdığını, bizzat kendi çalışanı ...'in  alacaklı vekili sıfatı ile keşideci ve müvekkilleri aleyhine takip başlattığını, bu hususta davalı ve  ilgili avukat hakkında soruşturma başlatıldığını, Müvekkillerinin davalıyla hiçbir alacak verecek ilişkisi olmadığını,  bir an için böyle bir cironun gerçek olduğunun kabulü halinde dahi müvekkillerine protesto gönderilmediğinden  cirantaya müracaat hakkının kaybedildiğini belirterek davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 12.İM nezdindeki ... E.(Eski Üsküdar 1.İM... E.) sayılı icra takibinden dolayı hiç bir borcu olmadığının tespitine takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın harç noksanlığı nedeniyle reddine, vekaletname eksikliği nedeniyle ve diğer nedenlerle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının hem imzaları inkar ettiğini hem de teminat senediydi diyerek senedi benimsemekte olduğunu, amacın tasarrufun iptali davasını geciktirmek olduğunu, İstanbul Anadolu 15 İcra Hukuk Mahkemesinin dosyasında davacının sadece ... olduğunu, davacı ...'nin birçok defa işlerinin kötüye gittiği ve toparlanması için paraya ihtiyacı olduğu gerekçesi ile müvekkilinden farklı zamanlarda borçlar aldığını, ödemediğini, davacının takibe süresinde itiraz etmediğini, dava dilekçesinde belirtilen avukat hakkındaki iddiaların doğru olmadığını, tanık dinletme talebinin reddi gerektiğini, yazılı delil ile ispatın gerektiğini, davacının bizzat asil olarak imzaladığı ve yazısının bulunduğu resmi belge ve senetler olduğunu, kötüniyetle açılan davanın esastan reddine, alacağın %20'si oranında ayrı ayrı kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>\"..Somut olayda davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebileceğinden ve 28/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile senette  lehtar sıfatı bulunan davacı şirket kaşesi altındaki ve davacı ... ismi altındaki imzaların  (şirket temsilcisi sıfatı ve ciranta sıfatı olmak üzere ayrı ayrı) davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacaklı hamil imzaya itiraz eden borçlunun imzasının sıhhatini bilemeyeceği nazara alınarak senedi takibe koymada kötü niyetli veya ağır kusurlu kabul edilemeyeceğinden  senetleri takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu ispatlanamadığından davacı borçlu lehine davalı alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.-Açılan davanın KABULÜNE,-Davacıların İstanbul Anadolu 12. Müdürlüğünün  ... sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,-Kötü Niyet Tazminat Talebinin Reddine\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalı vekili istinaf isteminde özetle;<br> Davacının gerek dava dilekçesi gerek birazdan detaylı olarak izah edeceğimiz diğer davalardaki ikrar mahiyetinde yazılı ve sözlü beyanları nedeniyle huzurdaki haksız davanın reddi gerektiğini, Bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki mevcut birçok delil değerlendirilmeden düzenlendiğini, yetersiz olduğunu, Net ve kesin bir sonuca varılamadan kuşkular doğrultusunda böyle bir karara varılması gerektiğini, 17.02.2023 tarihinde ... tarafından düzenlenen bilimsel mütalaada el yazılarınında ... EL ÜRÜNÜ OLDUĞU nazarı dikkate alındığında, ... ... SAN. A.Ş.'ye atfen atılı İMZANIN, ... ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU kanaatine varıldığını, 28.08.2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporuna göre de yeterli ve gerekli derecede bağlantı kurulamadığı, imzalarında basit tersimli imzalar olduğu göz önüne alındığında, mevcut verilerle söz konusu imzanın ve el yazısının ...'nin eli ürünü olduğunun söylenemeyeceği kanaatini bildirdiklerini,Tanıklar dinlenilmeden karar verildiğini, tanıkların müvekkilinin davacılara borç verdiğini bildiklerini,  Davacının hem senet metnindeki imzaları inkar etmekteyken hem de senet teminat senediydi ve teminat olarak verdim demek suretiyle senedi benimsemekte olduğunu, eğer davacılar kendi avukatlarına senetleri vermiş ise ve kendi rızasıyla verdiği yönünde ikrarı da mevcut olduğunu, bu durumda senet üzerindeki imzalara itiraz etmesi ve sahtelik iddiasında bulunması mümkün olmadığını, kötüniyet ve çelişkili beyanlar olduğunu, senet arkasında kaşe ve yazı da olduğunu,  senet 2006 tarihli olup senedin icra takibine konulduğu tarih 14/02/2008 olduğunu, davacının tasarrufun iptali davasını uzatma amacı ile bu davayı açtığını,  İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/400 Esas sayılı tasarrufun iptali davası dava dosyası ve yine İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/1 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde davacının çelişkili beyanları ve müvekkiline borçlu olduğunun anlaşılacağını, Davalı ... tasarrufun iptali davası tahtında vermiş olduğu yazılı ve sözlü savunmalarında özetle ''Aciz halinde olmadığını, senedin protesto edilmediğini, senedin teminat senedi olduğunu, tasarrufun iptali davasının şartlarının oluşmadığını, İstanbul Anadolu 15. İcra hukuk mahkemesi 2018/1 Esas sayılı dosyasında açtığı davanın bekletici mesele yapılması'' taleplerinde bulunduğunu, İcra hukuk mahkemesindeki davanın reddedildiğini, davacının pek çok kez müvekkilinden borç aldığını, davacının bu birbiriyle çelişkili ve ispatı ancak yazılı delil ile mümkün olan iddialarının reddi gerektiğini,  ... nin takipten haberdar olduğunu,  çok sayıda muhtelif haciz işleminin olduğunu,  görülecektir.  borçlunun tüm itirazlarını 5 günlük süre içinde yapması gerektiğini, zamanaşımı itirazının 5 günlük sürede icra mahkemesine yapılması gerektiğini davacıların dava dilekçesinde belirttikleri avukat hakkındaki iddiasının tamamen kurgu olduğunu, senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddia Üsküdar 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2008/135 Esas - 2008/196 Karar sayılı kararı ile reddedilmiş ve karar kesinleşmiş olduğundan bu yönde yeniden bir yargılama yapılması da mümkün olmadığını, kararın ... tarafından ibraz edildiğini, Bu durumun da takipteki tüm borçluların birlikte hareket ettiğini ve ...'nin takip dosyasından da en başından bu yana haberdar olduğunu gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>G E R E K Ç E :<br>Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İmza defi mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece alınan ATK raporunda, \"senedin arka yüzündeki 1. Ve 2.ciro imzalarının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeni ile imzanın ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin\" belirtildiği, mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda da \"karşılaştırma belgelerindeki imzaları ve el yazıları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında yeterli ve gerekli derecede bağlantı kurulamadığı, imzaların da basit tersimli imzalar olduğu göz önüne alındığında, mevcut verilerle söz konusu imzanın ve el yazısının ...'nin eli ürünü olduğunun söylenemeyeceği\" yönünde görüş belirtilmiş, senetteki imzalar basit tersimli olmakla raporlar yeterli görülmüştür. Davacının ikrar mahiyetinde bir beyanı olmadığı, iş bu davada da senedin davacı şirkete alt taşeron tarafından teminat olarak verildiğini iddia ettiği, 5 günlük sürenin genel mahkemedeki menfi davası açma süresi olarak değil, şikayet süresi olarak düzenlendiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.073,95  TL nispi harçtan, peşin alınan 768,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.305,47 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 23/10/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e51fb62adac9831","SID":"9049d7348b428e4b"}}