{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/258 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1338 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2023<br>NUMARASI\t: 2020/340 E.  -  2023/151 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2018/46877 nolu \"...\" , 2008/30845 nolu \"...\" markasının davalı tarafça haksız ve izinsiz olarak internet sitesinde kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla marka hakkına tecavüzün tespiti , önlenmesi, ref'i, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1000 TL maddi 1000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili , dava dilekçesinde  bildirilen sitelere erişimin engellenmesi , üretip satışa sunulan ürünlere el konulması, muhafaza altına alınması istemiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının tescil ettirmek istediği ancak itirazlar sonucunda tescil işlemlerini tamamlamadığı “... ...” markasının tescil edilmek istendiği mal ve hizmetler ile davalı müvekkili “... ...” ünvanı altında çok farklı bir alanda faaliyet gösterdiğini; yazılan kelimelerin biçim ve yazılışlarının farklı olduğunu; ayırt edici hiçbir özelliği olmayan, İngilizce olarak genel ifadeler olan “... ...” kelimelerini herkesin kullanma hakkına sahip olduğunu; bu kelimeleri sadece davacının kullanmasının kabul edilemeyeceği ve birçok internet sitesinde ..., ..., ... ..., ... ... kelimelerinin kullanıldığını; müvekkil davalının “... ... KAPI” “ ... ... KAPI” markası/unvanı ile internet sitesinde, birden çok çeşitte ... kapı satışı yapıldığını tanımlamak üzere ... kelimesini kullanarak çeşitli kapı görselleri bulunduğunu; bu internet sitelerinde ayırt edici olan unsurların “... ... kapı\" ve \"... ... kapı\" unvan/markaları olduğunu; davacının dava dilekçesinde bahsettiği “...” markası ile davalı müvekkilinin internet sitelerinde bulunan ... kelimesinin farklı biçim ve şekilde olduğunu; müvekkilinin herhangi bir markaya tecavüz iradesi olmadığını ve bu şikayetten haberdar olur olmaz aslında ihtilaf konusu “... ...\" şikayetçi taraf lehine marka olarak kabul edilmemesi gerekmesine rağmen  bu kelimeleri internet sitelerinden kaldırıldığını; davacının, tescilli marka korumasından yararlandığını iddia ederek tazminat talep ettiğini; ancak davacının 2018/46877 no.lu marka başvurusu geçerliliğini yitirdiğinden ve 2008/30845 tescil mo.lu marka da 19 ve 35. sınıflardaki mal ve hizmet sınıflarında korunduğundan marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceğini; davalı müvekkilinin faaliyet alanının ise 6. sınıf kapsamındaki emtialar olduğunu; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>\"...   Davacının 2018/46877 nolu ... ... şekil ibareli 6. Sınıf için “Araç tekerlekleri için metal takozlar. Taşıtlar için metalden mamül profil çıtalar emtia sınıfında başvuruya esas markasının ise başvurusu geçersiz olduğu için tescile bağlanmamıştır. Dolayısıyla davacının davalının faaliyet gösterdiği alanda tescilli markasının bulunmadığı anlaşılmıştır.   Öte yandan davacı bir şekil markası olarak tescil edilmiş olup, davalının ise kullanımlarında davacı ile iltibas yaratacak şekilde bir kullanımda bulunduğu tespit edilmemiştir....  Davacı yan her ne kadar taraflar arasında tasarım hakkı ihlali kapsamında dava olduğunu ileri sürmüş ise de huzurdaki dava marka hakkına dayalı olarak açılmış bir tazminat davası olduğundan ve dayanak markaya yönelik bir tecavüz söz konusu olmadığından marka koruması ile tasarım korumasının farklı hukuki sonuçlar doğurması nedeniyle davacı vekilinin yeni heyet isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Toplanan deliller, marka tescil belgesi,  sunulu kök rapor ve ek rapor içeriği HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan  ve somut olayda marka hakkını ihlal fiilinin işlendiğine yönelik iddia ispat edilemediğinden bu nedenle davalının tazminat sorumluluğu da bulunmadığından DAVANIN REDDİNE,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili 11/01/2025 tarihli istinaf isteminde; İlk derece mahkemesi tarafından hukuki değerlendirmede hataya düşüldüğünü, yeni bir bilirkişi raporu alınması talep edilmesine rağmen reddedildiğini, bilirkişi raporu düzenlenirken salt tarafların internet sitesinde yer alan \"...\" markasının yer alıp almadığı ve taraflara ait markanın hangi sınıfta tescilli olduğuna yönelik bir araştırma yapılarak sonuç ve kanaat kısmı oluşturulduğunu,  davacıya ait marka ile davalının kullandığı marka arasında ortalama bilinçli bir tüketici nezdinde aynı veya aynı olabilecek derecede benzerlik hususu değerlendirilmediğini, İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2019/305 E. Sayılı tasarım hakkına tecavüze ilişkin dosyanın değerlendirilmediğini, bilirkişi incelemesi sırasında davalı tarafından \"...\" markasının kullanılmıyor olmasının marka hakkına tecavüz fiilinin işlenmediği anlamına gelmediğini, noter tespitlerinin sunulduğunu, işbu davada tasarım hakkının ihlali davası olduğu iddiasında bulunulmadığını,  SMK uyarınca aynı mal ve hizmet grubunda kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturabileceği gibi benzer mal ve hizmet grubunda tescilli markanın birebir aynısının kullanımını marka hakkına tecavüz kapsamına alındığını, 06 ve 19.sınıflar incelendiğinde inşaat yapı malzemelerinin hangi maddeden oluştuğu ile ilgili farklılığın benzer olarak nitelendirilebileceği görüşüne varılması gerektiğini, davalının kullanımlarla haksız menfaat elde etmek amacının bulunduğunu, tescilli markanın tanınmışlığından yararlanmak istendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>G E R E K Ç E :<br>Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ve tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; 2008 30845 no.lu ... şekil  markasının 19. ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, dava dilekçesinde dayanılan ...numaralı ... ibareli 06 nolu emtia sınıfındaki marka başvurusunda eksiklikler süresinde tamamlanmadığından geçerliliğini yitirdiği, davalının ... İbareli markasal kullanımın  06 nolu emtia sınıfında yer alan \"... kapı\" \"emtiasında olduğu, davalının kullanımının davacının markasının tescil sınıfında olmadığı, bilirkişi  heyetinin ek raporlarında mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığının da tespit edildiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince markanın tanınmış marka da olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40  TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"037d6ddb02418797","SID":"59b36146b021acdf"}}