{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:25/11/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:18/07/2025<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:25/11/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, ... plakalı aracın, 19/05/2022 tarihinde kazaya karıştığını ve ağır hasarlı olarak işlem gördüğünü, aracın sigorta şirketince pert addedildiğini, ağır hasardan kaynaklı olarak müvekkilinin aracı için sovtaj bedeli düşüldükten sonra bakiye araç bedeli alacağının ortaya çıktığını, davalı sigorta tarafından bir kısım ödeme yapıldığını, başkaca bir ödeme yapılmadığını, ibranamenin hükümsüzlüğünü ileri sürerek gerçek değer tespit edildikten sonra 1.00,00 TL bakiye tazminat tutarının 01/03/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, haksız kazanç elde etmeye yönelik mükerrer ödeme talepli haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, tazminat hesabı yapılması halinde, müvekkili şirket tarafından yapılan 237.779,00 TL hasar ödemesi ve 112.221,00 TL sovtaj bedelinin tazminattan mahsup edilmesine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Davacı ile davalı arasındaki kasko sözleşmesinin bulunduğu, davaya konu kaza nedeniyle ibraname düzenlendiği ancak ihtirazi kayıt konularak ödemenin kabul edildiği, ilgili ibranamenin kayıtsız şartsız ibraname olmadığı ve yasal süre içerisinde açılan davada hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, davaya konu kaza sonucu ... plakalı araçta çarpma sonucu meydana gelen hasarın olay yeri fotoğrafları, hasarın şekli, aracın daha önce kaza yapıp yapmadığı gibi hususlar göz önüne alındığında, kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğu, davacıya ait araçta oluşan toplam hasar bedelinin 432.472,71 TL olduğu, ancak aracın pert total sayılması sebebi ile piyasa rayiç değerinin tespitinin gerektiği, aracın piyasa rayiç değerinin 525.000,00 TL olduğu, aracın sovtaj değerinin 112.221,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 350.000,00 TL davacıya daha önce ödeme yapıldığı da dikkate alınarak, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 175.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce davalıya 06/09/2012 tarihinde kısmı ödeme yaptığı anlaşılmakla, ödeme yapılan tarihte davalı sigortanın temerrüte düştüğü anlaşılmakta ise de; davacı vekili dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde maddi zararın sigorta şirketine başvuru tarihi olan 01/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinde bulunmuş olduğundan taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren 8 iş günü olan temerrüt tarihi dikkate alınarak; davanın kabulü ile, 175.000,00 TL'nin (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 14/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda rayiç bedel hesaplamasının hatalı yapıldığını, araç rayiç değerinin belirlenmesinde kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, kaza tarihinin 26/05/2022 olduğunu, raporda bu tarihteki rayiç değere araştırma yapılmadan kanaat ile değerlendirmede bulunulduğunu, aracın emsallerinin kaza tarihindeki ortalamasının pazarlık hariç 350.000,00 TL olduğunu, bu haliyle bakiye tazminatın bulunmadığını, raporda belirtilen parça ve işçilik bedellerinin fahiş olduğunu, kazalı aracın rayiç bedelinin ise yüksek hesaplandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun gerçek zarara ilişkin olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, eksik ödenen sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, taraflar arasında sigorta sözleşmesi ilişkisi bulunduğundan kusur oranında tazminattan indirime yönelik istinafın yersiz olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 11.954,25 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.999,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.955,25 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e518f1cc5622908","SID":"f9e9173087c851de"}}