{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/260 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1349 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/12/2023<br>NUMARASI\t: 2022/183 E. -  2023/197 K.<br>DAVANIN KONUSU: Haksız Rekabetin Meni ve Muarazaanın Giderilmesi İstemli<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin emtia sınıfı (41) olan ve her türde yabancı dil kurs ve hizmetlerini de kapsayan 2010/82261 numaralı marka’nın, Türk Patent ve Marka Kurumu’nca tescil tarihinin 24.12.2010 olduğunu, geçerlilik süresinin ise 24.10.2030 olduğunu, davacı ayrıca bu kapsamda kendi şahsının adı ve soyadı ile anılan ve kendisine T.C. İstanbul Valiliği Özel Öğretim Kurumları tarafından düzenlenen Özel ... Temelli Yabancı Dil Kursu işyeri açma ve çalışma ruhsatı gereği 23.12.2011 tarihinden bu yana resmi faaliyet gösterdiğini, buna göre davacının doğum tarihinin 1979 , marka tescil tarihinin 2010 , faaliyet ruhsat 2011 yılları itibariyle davalıdan önce olduğunu, davalının ... Yabancı Dil Kursu adı altında faaliyet gösterdiğini, doğum, tescil ve faaliyet ruhsatı tarihlerinin davacıdan çok sonra olduğunu ve haksız rekabet teşkil edecek bir karmaşıklık içinde çalışmakta olduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği gibi gönderdiği usul dışı ihtarnamede de hiçbir TC.Vatandaşı kendi adı ve soyadına kurduğu işyeri adı altında çalışmaktan men edilemeyeceğinden faaliyetine açık bir muaraza oluşturduğunu ileri sürerek davalının haksız rekabetinin önlenmesine, davacının adı ve soyadı altında yürüttüğü dil eğitimi faaliyetine yapılmak istenen muarazanın men’ine karar verilmesini talep etmiştir.-Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde davayı kısmen ıslah ettiğini beyan ederek;     davanın açılış nedeninin davalının nüfusta tescilli ... isminden dolayı haksız rekabetin önlenmesi olmadığını, davalı tarafından davacıya keşide edilen Kayseri 7.Noterliğinin 02.08.2022 gün ve ... sayılı ihtarnamesi ile yerine getirilmesi istenen talebinin hukuki hüküm ifade etmediğinin tespiti ile adı geçen ihtarname ile ortaya konulmak istenen muarazanın önlenmesidir şeklinde dava ve talebini ıslah ettiğini beyan etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde;  ... Yabancı Dil Kursu ibareleri markanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 23/11/2017 tarihinde müvekkilimiz ... adına tescillendiğini, müvekkilinin sözü edilen marka ile 2012 yılından itibaren aktif olarak kullandığını ve eğitim verdiğini, 10 yıldır 41. sınıf emtia olan Eğitim ve Öğretim Hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, bu marka adı altında müvekkilinin yıllarca eğitim verdiğini, haricen davacının müvekkilin marka adını kullanarak bir dil kursu açmış olduğunu öğrendiklerini, bunun üzerine Kayseri 7. Noterliğinin 02/08/2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarının gönderildiğini ve bu ihtardan sonra davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, müvekkili adına tescilli markanın sosyal medya ve çeşitli alanlarda reklamının yapıldığının tespit edildiğini, bu durumun haksız rekabet oluşturarak Sınai Mülkiyet Kanunu ilgili hükmü uyarınca da marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davacının dilekçesinde gerçek dışı beyanda bulunduğunu, müvekkilinin bilgileri sorgulandığında 28/02/2017 yılında resmi başvuruda bulunduğunu, 01/12/2017 yılında 201706062 tescil numarasıyla tescil ettirdiğini, 2027 yılına kadar bu hakka sahip olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>\"... Tarafların markalarının ayırt ediciliği düşük unsurları bakımından benzer ve esaslı unsurlardan sadece ... ibaresi bakımından aynı olduğu, bunun dışında kalan esaslı unsurlar olan şekil ve TEMELLİ ibaresi bakımından anlamsal, işitsel ve görsel olarak farklılaştıkları, davacı ad ve soyadını birlikte kullanırken davalının yalnızca adını kullandığı, bütünsel olarak incelendiğinde ... adının da yaygın olarak kullanıldığı, bu durumda hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamına alınan 28.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile de markasal yönde tespit ve değerlendirmeler yapıldığı gibi sektörel açıdan da somut olay değerlendirildiği ve alınan rapor ile de SMK karıştırılmaya ilişkin hükümler ve TPMK tarafından hazırlanmış olan Marka Klavuzu doğrultusunda tarafların markası arasında karıştırılma ihtimali olmadığı ve  yine bu bağlamda sektörel değerlendirmeler de dikkate alınmak suretiyle, iltibas oluşturacak bir durumun tespit edilmediği, bu itibarla haksız rekabetin varlığından söz edilemeyeceğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının iddia ettiği gibi davalı yanca gerçekleşen haksız rekabet eylemlerinin  söz konusu olmadığı, davacı yanca ikame edilen  muarazanın giderilmesi istemli dava ise  esasen davalı  tarafça  davacıya gönderilen ihtarnamenin  (davacının haksız rekabet teşkil eden eylemleri olduğunun yazılı olduğu ve uyarı ihtiva eden   ihtarnamenin) aksinin varlığını yani haksız rekabet teşkil eden eylemlerin davalı yandan kaynaklı olduğunun tespiti amacına havi olması, davalı yanca haksız rekabet teşkil eden eylemlerin bulunmaması hasebiyle gerek haksız rekabet gerekse de muarazanın meni  istemli davanın  reddi gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir.Davacı vekili her ne kadar 07.09.2022 tarihli kısmi ıslah dilekçesi mahiyetindeki beyanı ile \"davanın açılış nedeni ve izahı , davalının TC.Nufus kütüğüne kayıtlı ...“ismi”nden dolayı haksız rekabetinin önlenmesi olmadığını davalı tarafından davacıya keşide edilen Kayseri 7.Noterliğinin 02.08.2022 gün ve ... sayılı ihtarnamesi ile yerine getirilmesi istenen talebinin hukuki hüküm ifade etmediğinin tespiti ile adı geçen ihtarname ile ortaya konulmak istenen (eski tabiri ile) muarazanın önlenmesidir\" şekilinde beyanda bulunmuş ise de; davacının davasını ve dayandığı argümanların değiştirilmesi ve genişletilmesi mahiyetindeki işlemleri kısmi ıslah ile değil ancak yeni bir dava dilekçesi sunmak ve harç yatırmak suretiyle yapacağı tam ıslah dilekçesi ile mümkün olup, bu yönü ile davacı yanın kısmi ıslah işlemi geçerli değildir. Bir an için davacı vekilinin kısmi ıslah işleminin geçerli olduğu varsayılsa dahi kısmi ıslaha konu taleplerden biri davalı yanca gönderilen ihtarnamenin hüküm ifade etmediğinin tespiti olup, hukuk sistemimizde böyle  bir dava olmayıp, ihtarnamenin geçerli olup olmadığı, hüküm ifade edilebilir durumda olup olmadığı ancak açılacak davada delillerin değerlendirilmesi faslında mahkemece dikkate alınabilecek bir konudur. Davacı vekilinin ıslaha konu bir diğer talebi ise muarazanın giderilmesi istemine ilişkin olup, davacı vekili bu talebini esasen dava dilekçesinde de dile getirmiş olup, muarazanın giderilmesi istemi ise dava dilekçesinde bahsi geçen haksız rekabet ve taraflar arasındaki marka uyuşmazlığının giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkememizce yukarıda bu yönde gerekli tespit ve değerlendirmeler yapılmış, davalı yanın haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin olmadığı, iki markanın da karıştırılmaya elverişli olmadığı, davalı yanın markasal kullanımının legal olduğu, hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı, davalı yan her ne kadar dava konusu uyuşmazlık konusu ihtarname ile davacının marka hakkını ihlal ettiği, marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu ifade etmiş ise de; bu yönde açılmış bir dava olmaması sebebiyle mahkememizce değerlendirme yapılmamış, hülasa açılan davanın haksız olduğu mahkememizce değerlendirilmiş, açılan davanın reddine, \" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Uyuşmazlığın tespitinde hataya düşüldüğünü, Dava ve talebin dayandırıldığı temel belgenin, davalının davacıya keşide ettiği Kayseri 7.Noterliğinin 02.08.2022 gün ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi olduğunu, haksız rekabet ve tecavüz eylemine derhal son vermediği takdirde eyleminin tespiti ve önlenmesi talebi ile dava açılacağı ihtar edildiğini,dava dilekçesinin açıklama kısmında , davalının dava konusu ihtar keşidesi eyleminin haksız olduğu , davacının hak ve hukukuna açık müdahale (muaraza) teşkil ettiği belirtilmiş , netice kısmında da açık ve net olarak muarazanın men’ine karar verilmesi talep edilmiş olduğunu,  Dosyaya sunulan 07.09.2022 tarihli dilekçede ise nihai talebe açıklık getirilmiş ve talebin “…davalının davacıya keşide ettiği haksız ve yersiz ihtarnamenin hukuki hüküm doğurmayacağının tespiti ile sebebiyet verdiği murazanın men’ine karar verilmesi…” ile sınırlanmış olduğunu,bilirkişi raporlarından davalı tarafından davacıya yöneltilen müdahalenin haksız olduğu kanaatine varılmış olmakla davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gibi,  davada haklı görüldüğü halde , aleyhine yüksek miktarda da vekalet ücretinin hüküm altına alınmasının yasa ve usule aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı asil istinaf dilekçesinde; davanın davalı yanca çekilen ihtarnamenin haksızlığının ispatı ile muarazanın giderilmesi davası olduğunu, davalının ihtarname ile ve hukuki baskı ile ticari faaliyetini durdurma amacında olduğunu, esasen kısmi ıslah olmayıp talebin net açıklanması olduğunu, davanın markaya tecavüz olmadığını, ihtarnamenin meni davası olduğunu, kararın çeliştiğini belirterek kaldırılmasını talep etmiştir. <br>G E R E K Ç E <br>Dava, haksız rekabetin önlenmesi ve muarazanın meni istemine ilişkin olarak açılmıştır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili yargılama sırasında kısmi ıslah dilekçesi sunmuş ise de, esasen talebi, ıslah değil dava dilekçesindeki muarazanın menine ilişkin netice-i talebinin açıklanması mahiyetindedir. Davacı aşamalardaki beyanlarında, davalı yanca keşide edilen Kayseri 7.Noterliğinin 02.08.2022 gün ve ... sayılı ihtarnamenin haksız olduğunu, kendisinin kullanımının hukuka uygun olduğunu ileri sürmüş olmakla bu durumda mahkemenin kabulünün aksine muarazanın giderilmesi talepli dava açmasında usuli bir engel bulunmamaktadır. Mahkemece öncelikle iddiaya konu Kayseri 7.Noterliğinin 02.08.2022 gün ve ... sayılı ihtarnamesinin getirtilerek incelenmesi ve Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/347 Esas sayılı dosyasının da incelenerek muarazanın meni talebi hususunda deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken çelişkili gerekçe ile ve eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı yanın istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M    : Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 06/12/2023 tarihli 2022/183 E. -  2023/197 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf talebi kısmen kabul olunmakla, istinaf harcının talebi halinde davacıya iadesine,4-İstinaf yargılama gideri olarak davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 205,00 TL teb.müz.posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b94451009395ffa","SID":"1029bcec5d3dbd6f"}}