{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1425 - 2025/2030<br>T.C.<br>ANKARA<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1425 <br>KARAR NO\t: 2025/2030<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/242 Esas 2025/439 Karar<br><br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: Davalı vekili<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 20/11/2025<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t:15/12/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:<br>\tTALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait kırma eleme tesisinde, davacının bilgisi ve muvafakati olmaksızın, davalı elemanları tarafından 21/06/2021 günü elektrik panosunun bulunduğu konteyner ve müştemilatın yanlış müdahale sonucunda yanarak kullanılmaz hale getirildiğini, davalı şirket ile davacı arasında bir bağlantı olmadığını, olay öncesinde elektrik tesisatında bir arıza olmadığını, davalı şirket çalışanlarının ağır kusuru sonucunda meydana gelen hasarda davacının maddi kayıplara uğradığını, Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2 D.İş. sayılı dosyasında yapılan hesaplamada elektrik, makine ve inşaat yönünden 128.823,00 TL hasara uğradığının ortaya çıktığını, davalıya maddi zarar ile iş gücü kaybının tazmini için başvuru yapılmış ise de sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL iş gücü kaybı ve 10.000 TL tazminat alacaklarının, davalıdan müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda iş gücü kaybı talebini 2.240,48 TL, tazminat talebini 48.321,90 TL artırmıştır.<br>\tCEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket elemanları tarafından davacıya ait panoya bir müdahalede bulunulmadığını, davacı şirkete giden havai hatta yapılan onarımın yangına sebep olduğunu gösteren bir delilin mevcut olmadığını, havai hatta onarım yapıldığı zaman diliminde bölgede elektrik kesintisi bulunduğunu, çıkan yangında davacının da gerekli önlemleri almadığının ceza soruşturma dosyasından alınan raporlardan anlaşıldığını, meydana gelen olayda davacıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI : Mahkemece, davanın kabulü ile; 58.321,90 TL hasarın giderim bedeli, 3.240,48 TL iş gücü kaybı olmak üzere toplam 61.562,38 TL maddi tazminatın 21/06/2021 olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna gidilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde, 09/05/2023 tarihli celse de sehven duruşma tutanağına taşınan malın davalı şirkete ait olduğu şeklinde beyan geçmişse de, davalı şirketin söz konusu tarihte sevkiyatının olmadığını, ... plakalı kamyonun aynı kırma eleme tesisinde cevher üreten ... Ltd.Şti.'ne ait ürünü naklettiğini, ... Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında herhangi bir hukuki bağ bulunmadığını, ... Ltd.Şti.’nin davalı şirketin taşeronu olmadığını, davalı şirketin mallarının nakliyesini yapmadığını, ürettiği cevheri kendi nam ve hesabına sattığını, dosyaya celbedilen ...’ın SGK kayıtlarından tanığın ... A.Ş.'nin çalışanı olmadığının kanıtlandığını, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere yangının hatalı onarımdan ve panodaki koruma elemanlarının çalışmamasından kaynaklandığını, hattın kopması ile yangın arasında illiyet bağı bulunmadığını, nakliye faturasından kazanın meydana geldiği dönemde tren istasyonuna cevher sevkiyatının ... şirketi tarafından yapıldığının anlaşıldığını, Ceza soruşturması sırasında şüpheli veya tanık olarak dinlenen kişilerin davalı şirketin elemanı olmadığının SGK kayıtları ile kanıtlandığını, davalı şirket hakkında hattın kopmasına ve yanlış onarılmasına neden olan kişilerin kendilerini savunmak için verdikleri çelişkili ifadelerden başka bir delil bulunmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:  Dava adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.<br>\tUyuşmazlık, dava konusu olay nedeni ile davalı işletmenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve takdir edilen tazminat miktarlarının uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>\tTBK’nun 66. maddesinde adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin olarak; \"Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.<br>\tAdam çalıştıran, çalışanını seçerken, işi ile ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tBu çerçevede adam çalıştıran;  görülecek işe uygun fikri, mesleki bilgi ve yeteneklere sahip bir kişi seçmekle yükümlüdür. Seçeceği yardımcı kişinin göreceği iş için vasıflı, yeterli eğitim görmüş, yeni bilgi, yöntem ve tekniği, özümsemiş ve izlemiş olmasını arayacaktır (Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Prof. Fikret Eren, Cilt: 2-4 bası, sh.160). (HGK. 15.06.1994 gün ve 11-178 K.). Adam çalıştıranın bu en basit tedbirlere başvurmaması objektif özen görevini açıkça kötüye kullandığını kanıtlayan deliller olarak kabul edilmektedir.  Adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için, gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi  gerekecektir.<br>\tBilindiği üzere adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu  olmayıp, olağan sebep sorumluluğudur. Burada yasa ile adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü, bir gözetim ödevi yüklenmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu kendisinin veya emrinde çalışan yardımcı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır.. Bu halde yukarıda sözü edilen objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında, uygun illiyet bağının bulunması yeterli kabul edilmektedir.\t<br>Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 26/09/2023 tarih, 2022/51 E., 2023/587 K. sayılı \" davalı şirketin davaya konu yangın sebebiyle oluşan zarardan, haksız eyleme katılan, istihdam eden ve diğer sebeplerle sorumlu olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre davanın pasif husumet yokluğundan reddine \" ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 06/03/2024 gün, 2024/64 E., 2024/351 K. sayılı ilamı ile \"… Taksirle yangına neden olma suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Kemaliye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/146 sayılı soruşturma dosyasında bilgisine başvurulan ve mahkemece görgüleri karara esas alınan tanıklar ... ile görgüye dayalı bilgileri olan tanıklar ..., ...’ın Mahkemece dinlenilmeden, yazılı şekilde davanın pasif husumet yokluğundan reddi doğru görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususundaki uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine” karar verilmiştir. <br>Mahkemece Dairemizin 06/03/2024 gün, 2024/64 E., 2024/351 K. sayılı ilamı doğrultusunda tanık ifadeleri alınmıştır. <br>Yargılama aşamasında dosyaya kazandırılan 21/01/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \" Davaya konu yangının ve yangın zararların meydana gelmesinde davacı ve davalının % 50 oranında kusurlarının bulunduğu, Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2 D. İş sayılı dosyasında alınan 09.07.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirlenen hasar bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun şeklindeki değerlendirmesine katılmakta olup, davacı hasar zararlarının ; 5.425,00 TL makine hasarı zararı, 89.850,79 TL elektrik hasarı zararı, 21.548,00 TL inşaat hasar zararı olmak üzere toplam 116.643,79 TL olduğu, davacının da zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunun kabulü halinde davacı şirketin davalı şirketten 58.321,90 TL hasar bedeli talep edebileceği, davacı alacağının, hasar bedeline hasar tarihi olan 21.06.2021 tarihinden itibaren ticari faiz talep edebileceği,  davacının iş gücü kaybının Mayıs-Ağustos 2021 dönemleri incelenmesi ve yanan elektrik panolarının 2 ay sonra değişmiş olması bu süre içerisinde de çalışma ve mesai ödemelerinin devam ettiği de dikkate alındığında davacının iş güce kaybı olmadığı, ancak yüce mahkeme tarafından yangın günü elektriğe bağımlı çalışan bölümlerin iş gücü kaybının takdir edilmesi durumunda davacının yangın günü elektriğe bağımlı çalışan işçilerinin maliyetinin 3.240,48 TL olduğu,\" belirtilmiştir,<br>Bilirkişi heyet raporunun; hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli bulunduğu anlaşılmıştır.<br>\tİstinaf olunan kararda belirtilen olaya uygun gerekçeye, yargılama sırasında dinlenilen yeminli tanık beyanlarına, hüküm kurmaya ve yargı yolu denetimine uygun olan  bilirkişi heyet raporuna, meydana gelen olayda davacının % 50 müterafik kusurunun bulunmasına göre davalının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince Esastan Reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br><br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince Esastan Reddine, <br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.205,32 TL harçtan davalı tarafça yatırılan 1.051,33 TL nin mahsubu ile bakiye 3.153,99 TL nisbi karar ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362/(1)-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere,  20/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br>e-imzalıdır  <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır  <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d476f52583963818","SID":"ebb9101dbcbb6a42"}}