{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/224 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1301<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK   MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2023<br>NUMARASI\t: 2021/33 Esas, 2023/127 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının uzun süredir ev dekorasyon ve cam sanayi ürünlerinin imalatı işi ile iştigal ettiğini, ... tescil numaralı fincan tasarımının tescilli olduğunu,  İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/16 D. İş sayılı dosyası ile 29/01/2021 tarihinde davalı ... ...’ın sorumlusu olduğu üretim alanına gidildiğini ve davalıların müvekkiline ait ... tescil numaralı tasarımın koruma kapsamında kalan ürünün binlerce numunesinin tespit edildiğini, tespit edilen bu hukuka aykırı ticari eylemlerin müvekkilinin SMK uyarınca söz konusu tescillerden doğan haklarına tecavüz ve  6102 sayılı TTK uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek  öncelikle, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, devamla davalıların davacıya ait patentli ürünün bu şekilde ticari olarak satışının yapılması ile ortaya çıkan durumun 6769 Sayılı Kanun anlamında müvekkilin tasarım tescilinden doğan haklarına vaki tecavüzün durdurulmasına, TTK.'nun 54. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca davalıların eylemleri sebebiyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalılara ait üretim alanında, davalılara ait satış alanında ve her türlü ticari ilişkisi bulunan alanda davacıya ait tasarımlı ürünün herhangi bir hakkı ve meşru bir bağlantısı olmaksızın hukuka aykırı olarak satılması sebebiyle  söz konusu ürünlerin tespit edilerek el koyulmasına, söz konusu ürünlerin imhasına, davacının ne kadar maddi zarara uğradığının tespiti mümkün olamayacağından mahkemece olayın akışı ve davalıların kusur oranı da göz önünde bulundurularak TBK'nun 50, 51. ve sair maddeleri de göz önüne alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hakkaniyete uygun düşebilecek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile beraber davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, son derece büyük özveri ve çabalarına mal olan ticari faaliyetler neticesinde oluşan ve alıcısı nezdinde olumlu itibarı zedelenen davacı adına gerek 6769 Sayılı Kanun, gerekse TTK’nun 56. maddesi ve yasa ile kendisine tanınan haklar bağlamında 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 6769 Sayılı Kanun gereğince tasarım hakkına tecavüz eden davalılardan henüz elde ettikleri kazanç hesap edilememekle birlikte  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL yoksun kalınan kazancın tahsiline, davalıların davacının tescilli tasarımını davacıya ait ürünler üzerinden ticari alana daha ucuz/kalitesiz çıkarması sebebiyle söz konusu buluş itibar kaybı yaşayacağından 6769 Sayılı Kanun ve tüm yasal mevzuat bağlamında davacının patentli ürününün itibarının da zedelendiği düşünüldüğünde 5.000,00 TL itibar tazminatının da dava tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, dava sonucunda davalılar aleyhine karar verildiği takdirde hükmün kesinleşmesini takiben hükmün özet kısmının masrafı davalılardan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, davalılar aleyhine karar verildiği takdirde hükmün kesinleşmesini takiben hükmün özet kısmının davalılara ait internet sitesinde (www.....com) 7 gün boyunca ilanına, davacının İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sayın Hakimliği’nin 2021/16 D. İş sayılı dosyasında  yaptığı masrafların da davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; SMK'nun 29/2. Maddesi uyarınca davacının markalarını Türkiye'de kullanmadığı defini ileri sürdüklerini, dava tarihinden önceki beş yıl içinde markanın kullanıldığının davacı tarafa ispat edilmesi gerektiğini, davaya konu ürün tasarımlarının ve endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımların birbirinden farklı olduklarını, detay öğelerin konumlarının ve ebatlarının farklı olduğunu, detay öğelerin bir çoğunun mukayese edilen tasarımlarda yer almadığını ve model belgelerinin koruma kapsamında olmadıklarını, öğelerin formlarının farklı olduklarını, neticeten kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, birbirleri ile farklı algılandıklarını ve sonuç olarak koruma kapsamında olmadıklarının sabit olduğunu, müvekkili firmaya davacı yan tarafından yöneltilmiş olan işbu dava dosyası kapsamındaki ürünlerin, patent içeriklerinin hem Türkiye'de, hem de Avrupa'da daha önceden patenlerinin alınmış olduğunu, yeni ürünler olmadığını, ancak davacı yanca haksız tespit mahiyetinde tespit dosyası ile inceleme yaptırıldığını ve müvekkilinin tasarım ve modellerine ilişkin bilgi ve ayrıntıların iş bu haksız tespit ile karşı yanca da  elde edildiğini, birçok internet sitesi üzerinden dava konusu ürünlerin satışlarının yapıldığını, faydalı modelin koruma kapsamının istemlerle belirleneceğini beyan ederek, sonuç olarak koruma kapsamında olmadıklarının kabulü ile davacının tüm taleplerinin ve haksız davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesi talep etmişlerdir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  06/07/2023 tarih ve 2021/33 Esas, 2023/127 Karar sayılı kararıyla; \"...Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacıya ait tasarım tescil kaydı, davalı tarafa ait ürün örnekleri, alının tüm bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile; davalı tarafa ait ürünler ile davacı adına tescilli fincan tasarımının tescil belgesi karşılaştırıldığında; fincan tasarımının gövde ve kulp olmak üzere iki ana bileşenden oluştuğu, bu bileşenlerin biçimleri, oranları, yüzey özellikleri ve birbirleri ile ilişkileri sayesinde farklılaştıkları ve ayırt edici nitelik kazandıkları, karşılaştırılan tasarımların gövdeleri yukarıdan aşağıya doğru ağız kısmının bir miktar altına kadar hafifçe daraldıkları, sonra geniş bir kavis çizerek aşağı doğru tombullaştıkları, aşağıda geniş bir radyus ile içe dönerek zemin ile buluştukları, tasarımlarda yer alan kulbun, simit formunda olup, gövde ile birleşim ve oranlarının her iki tasarımda benzer olduğu, ... numaralı tasarım tescilinde yüzey üzerinde bir renk uygulaması bulunmazken, taraflara ait ürünlerde kulp ve bardak ağzının altın renginde olduğunun görüldüğü, karşılaştırılan tasarımları oluşturan ve açıklanan bütün öğelerin benzer biçim, oran ve yüzey  özelliklerinde olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan araştırmalarda pek çok seçeneğin mevcut olduğunun belirlendiği,  davacı tarafa ait 2019/05159 – 3 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları tespit edilmiş, bu durumun davacının tasarım haklarına tecavüz oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı şirketin davaya konu ürünlerden ne kadar satış yaptığı kesin olarak tespit edilememişse de, davalıya ait iş yerinde pek çok ürünün mevcut olduğu tespit edildiğinden, davacının maddi zararının mevcut olduğu anlaşılmış, maddi tazminatın Mahkememizce TBK'nun 50. maddesi uyarınca takdir edilmesi gerekmiştir. Davaya konu ürünün fincan ürünü olması, davalıya ait iş yerinde bulunan ürün sayısı, davalıların kusur derecesine göre talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, itibar tazminatı koşullarının mevcut olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, bilirkişi raporu ile davalının davacıya ait tasarımın kötü şekilde üretilmediğinin belirlendiği, farklı malzeme ile üretilmiş olsa bile bu durumun kötü üretim olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmakla, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne, itibar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça, davalıların tescilli tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi de talep edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarihli, 2019/5189 Esas, 2022/1852 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı \"Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak\" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması hakkında KHK uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmaktaydı. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan \"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,\" şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu nedenlerle de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalıların, davacı adına tescilli tasarımın koruma kapsamında kalan ürünleri üretip satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin de reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,  Davalıların davacıya ait ... tescil numaralı tasarımının koruma kapsamında kalan fincan ürünlerini üretip satmak suretiyle davacının tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin TESPİTİNE, Tasarım hakkına tecavüzün DURDURULMASINA, Davalılara ait tecavüz teşkil eden ürünlere EL KONULMASINA, karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle bu ürünlerin İMHASINA,  5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapın ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına,  Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; SMK'nun 29/2. Maddesi uyarınca davacının markalarını Türkiye'de kullanmadığı, dava tarihinden önceki beş yıl içinde markanın kullanıldığının davacı tarafa ispat edilmesi gerektiğini, davaya konu ürün tasarımlarının ve endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımların birbirinden farklı olduklarını, kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunu, müvekkili firmaya davacı yan tarafından yöneltilmiş olan işbu dava dosyası kapsamındaki ürünlerin, patent içeriklerinin hem Türkiye'de hem de Avrupa'da daha önceden patenlerinin alınmış olduğunu, yeni ürünler olmadığını, birçok internet sitesi üzerinden dava konusu ürünlerin satışlarının yapıldığını, faydalı modelin koruma kapsamının istemlerle belirleneceğini beyan ederek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava; Tescilli tasarıma tecavüz ve haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemidir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.6769 sayılı Kanunun 81 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, tescilli tasarımın aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin izinsiz üretim, pazarlama ve benzeri ticari amaçla kullanımının tasarıma tecavüz oluşturacağı belirtilmiştir. Aynı Kanunun 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin son cümlesi gereğince de tasarım karşılaştırmasında ayrıntılardaki farklılıklar yerine genel görünümün esas alınacağı belirtilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait ... sayı ile tescilli kahve fincanı tasarımı ile davalı ürünleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, değişik iş dosyasından ve tahkikat aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının birbiriyle örtüştüğü, raporların denetime uygun olduğu, kullanmama def'i marka hükümsüzlüğü davalarında ileri sürülebileceğinden ve kullanmama olgusu sonuca etkili olmadığından tasarımın hükümsüzlüğü davasında dikkate alınmamasının yerinde olması karşısında davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 1.024,65 TL harçtan, peşin alınan 697,45 TL (269,85 + 427,60) harcın mahsubu ile bakiye 327,20 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbbfca7097458428","SID":"c6b151c6619c7095"}}