{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/304 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1282<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2021<br>NUMARASI\t: 2020/392 Esas, 2021/841 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-alacaklı tarafından müvekkil şirketler aleyhine  16/12/2018 keşide tarihli, 30.000-TL bedelli çeke dayalı olarak, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, takibin kesinleştiğini, anılan çek üzerindeki hiçbir yazı ve imzanın müvekkillere ait olmadığını, çeklerin çalındığını, müvekkillerin davalı-alacaklıya borçlu olmadığını ileri sürerek, müvekkil şirketlerin takip dosyasına borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı şirketler yönünden takibinkesinleştiğini, icra hukuk mahkemesine borca ve  imzaya itiraz için hiçbir başvuruda bulunulmadığını,  dava konusu çekin öğrenilmesinden çok sonra davanın açıldığını, bankaya çekin çalındığına dair bir beyanda ve dava konusu çekle ilgili hiç bir suç duyurusunda bulunulmadığını, davacıların açıkça kötü niyetli olduğunu,  ciro silsilesinde yer alan ... Yapı ... Ltd. Şti., ...'ye de davanın yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olayda sahtelik iddiasının ileri sürüldüğü, İcra Müdürlüğü tarafından dava konusu çek aslının takip açılışı sırasında alacaklı vekiline teslim edildiğinin bildirildiği, davalının takip alacaklısı ve çekin son hamili olduğunun dosya kapsam itibariyle sabit olduğu,  davalı-alacaklı vekili olan Av. ...'a ve davalı asile 21/06/2021 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile HMK m. 219 ve m. 220 hükümleri uyarınca çeki ibraz etmeleri için 2 haftalık kesin süre verildiği, ihtarata rağmen çek aslının ibraz edilmediği,  çek aslı davalı tarafından ibraz edilmediğinden davacıların beyanları esas alınmış, dava konusu çekteki davacıların adına atılı imzaların davacıların eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacıların İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibinden borçlu bulunmadıklarının tespitine, ispatlanamadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; dava dilekçesindeki davacılar ile kararda yazılı davacıların farklı olduğunu, davanın husumet yönünden hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE:<br>Dava,  menfi tespit  talebine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine  kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tüzel kişiliği olmayan adi ortaklığı oluşturanların gerekçeli kararda taraf olarak gösterilmesinin yerinde olduğu, çek keşidecisinin çekin son hamiline karşı husumet yönelterek menfi tespit davası açmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı, davanın imza inkarına dayalı menfi tespit davası olduğu, imza incelemesi için çek aslının celbi/ibrazının zorunlu olduğu, davaya konu çeki elinde bulunduran davalı- alacaklı vekilinin, verilen kesin süreye ve ihtarata  rağmen çek aslını ibraz etmemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu,  davanın kabul gerekçesini oluşturan çek aslının ibraz edilmesine yönelik herhangi bir istinaf itirazı ileri sürülmediği anlaşılmakla, davalı  vekilinin   yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 2.287,69 TL harçtan, peşin alınan 571,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.715,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.22/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c84a605289ebf9f","SID":"962dbb5794170ddc"}}