{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/862 Esas<br>KARAR NO: 2025/1292 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/03/2022<br>NUMARASI\t: 2018/530 Esas, 2022/61 Karar<br>DAVA: Markanın Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüz Teşkil  Edilmediğinin tespiti, Haksız Rekabetin Tespiti<br>DAVA TARİHİ: 23/03/2012<br>Birleşen 2012/281 Esas Sayılı Dosyada:<br>DAVA  : Marka Hakkını İhlal Ve Haksız Rekabetin Tespiti, Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 29/11/2012  \t  <br>KARAR TARİHİ: 22/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA TALEP;<br> Davacılar vekili; davalı ... ... adına tescilli ... tescil numaralı markanın 3 boyutlu marka olduğu, 554 sayılı KHK'daki yedek parça üretim serbestisini engellemek maksadıyla kötü niyetli olarak, marka niteliği taşımayan ve orijinal markadan uzaklaşmış bir tescil yapılarak yedek parça üreticilerinin engellenmek istediğini, markanın 3 boyutlu olup 556 sayılı KHK 5.maddesine göre marka niteliği taşımadığını, ayırt edici özelliği bulunmadığını, ...'un diğer marka ve logolarıyla benzerlik göstermediğini, markanın Madrid Protokolü çerçevesinde tescil edildiğini, WIPO nezdinde yapılan ... başvuru numaralı marka tescil başvurusu incelendiğinde pek çok ülkede tescil talebinin reddedildiğini, 3 boyutlu altıgen şeklinde, sıradan bir şeklin 3 boyutlu gösteriminden ibaret olduğunu, geometrik şeklin tescille bir kişinin kullanımına hasredilemeyeceğini, kendinden başkasına seçenek özgürlüğü bırakmayan bir tasarımın, rekabeti yok edeceğini, tekelleşme yaratacağını, 554 sayılı KHK 22.maddede onarım amaçlı ürünlerin üretimine ilişkin özel bir düzenleme getirildiğini, davalının İstanbul 1. FSHHM'nin 2011/79 D.İş sayılı dosyası üzerinden müvekkilleri aleyhine tespit yaptırarak rapor aldığını, ancak müvekkillerinin otomobil yedek parçalarını yurt dışı firmalardan ithal ettiklerini, eylemlerinin yasaya aykırılık teşkil etmediğini, tespit raporundaki, tamponda bulunan boşluğun logonun yatağı olduğunu, tamponun üretilen modele uyması için o şekilde üretilmesinin teknik bir zorunluluktan kaynaklandığını, bu konuda tasarımcıya sunulan seçenek özgürlüğü bulunmadığını, bu boşluğun davalıya ait marka olduğuna dair herhangi bir  izlenim bırakmadığını,  kötü niyetli tescilin korunamayacağını, markanın kullanılmadığını beyanla 556 sayılı KHK 14.maddesi ve 42.madde uyarınca markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, davalı markasına tecavüz etmediklerinin haksız rekabette bulunmadıklarının tespitine, davalı şirketin marka tescilinin 554 sayılı KHK'nın yedek parça üretimi serbestliğini yok etmek amacıyla kötüniyetle tescil ettirmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin  tespitine, haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesi talep olunmuştur. <br>ASIL DAVAYA CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin... sayılı “...” markasının 03/05/1965 tarihinden itibaren Türkiye ve bir çok ülkede tescilli olduğunu, şekil marka ve logolarının da tescil edildiğini, davaya konu... numara ile tescilli şekil markasının 02/05/2005 tarihinden itibaren 12.sınıfta tescil edildiğini, 855297 numara ile WIPO nezdinde 02/05/2005 tarihinden itibaren, OHIM nezdinde 27 Avrupa ülkesinde 08/05/1998 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tescil edildiğini, markanın Fransa Ulusal Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde 27/02/1998 tarihinden itibaren 98720391 numara ile tescil edildiğini, 40'ı aşkın ülkede 7 yıldan beri tescil edilmesi nedeniyle markaların kötü niyetli tescil edildiğinin ileri sürülemeyeceğini, ... şirketi ve markasıyla özdeşleşmiş eşkenar üçgen biçimindeki amblem logonun 1925 yılında yaratıldığını ve o tarihten beri çocukların dahi tanıdığı marka halini aldığını, müvekkilinin ürettiği ve kendisiyle özdeşleşmiş tampon, jant kapağı, ön ve arka kaput ve çok sayıda ürün üzerinde yıllardır kullandığı baklava biçiminde logosunu ve bu logonun değişik biçimlerini tescil ettirmesinin müvekkili şirketin ticari hayatının gerekliliği ve zorunluluğunu teşkil ettiğini, müvekkilinin markasını KHK 14.maddeye uygun kullandığını, davanın 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, 3 boyutlu tasarımların marka olarak tesciline engel bulunmadığını, hak sahibinin isterse bir işaretle hem marka hem tasarım olarak tescil ettirebileceğini, markanın kullanımın teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, 554 sayılı KHK 22.maddenin yedek parça ürünlerinin bizzat kendisiyle ilgili olduğunu, üzerlerinde yer alan marka ya da logo ile ilgisinin bulunmadığını, yan sanayi üreticilerinin bu ürünlerin müvekkiline ait marka ve logoyu kullanmadan üretebileceğini, kaput üzerinde 3 tane boşluk bırakılarak da üretilmesinin ve orijinal logonun bu şekilde kaput üzerine monte edilmesinin mümkün olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA TALEP: <br>... ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ve şekil markaları ile... tescil numaralı “ŞEKİL” markasının tescilli olduklarını, yurt dışında da pek çok tescilli markalarının bulunduğunu ve tanınmış marka olduğunu, davalılardan ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile ... Otomotiv Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin “Cihangir mah. Sarı Zeybek  caddesi, ...Avcılar/İSTANBUL” adresinde faaliyet gösterdiklerini ve ortaklarının aynı kişiler veya aynı aileye mensup kişiler olduklarını, otomobil yedek parçaları imali, alımı, satımı, itahalatı, iharacatı ve pazarlama işiyle iştigal ettiklerini, davalı ... Otomotiv şirketinin ise diğer davalı şirketlerin distribütörü olduğunu, diğer davalılar tarafından üretilen ve müvekkilinin markasına tecavüz teşkil eden taklit tampon ürününün satışını yaptığını, www.....com ve www.....com.tr alan adlı intrenet sitelerinde müvekkiline ait “...” ve “eşkenar dörtgen şekil” markalarını birebir taklit ederek kullandıklarını, İstanbul 1. FSHHM’nin 2011/79 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığını ve alınan bilirkişi raporu ile tecavüzün tespit edildiğini, davalıların müvekkiline ait markayı kullanmalarının teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığını, kaput üzerinde üç adet boşluk bırakılarak üretilecek kaputlarında kullanılmasının mümkün olduğunu belirterek,  davalı şirketlerin müvekkili şirket aleyhinde yarattığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin hükmen tespitine, menine, ref’i ne ve yine marka ve usul yasası gereğince söz konusu fiillerin ivedilikle durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haksız rekabetin ve marakaya tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 556 sayılı KHK’nin 64, 66/2-b, 67, 68. maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00- TL maddi tazminat ve 15.000- TL manevi  tazminatın dava tarihi itibariyle bankaların uyguladıkları en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, masrafı davalılardan alınmak üzere kararın tirajı en yüksek bir gazetenin tüm Türkiye’de yayınlanan baskılarında ilanına karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.<br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: <br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından açılan hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, yapılan tespitin taraflı ve uzman olmayan bilirkişi tarafından gerçekleştirildiğini,  tescilin kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin kullanımının teknik bir zorunluluktan kaynaklandığını, müvekkilinin ilgili parçayı hukuki olarak da karşı tarafın tasarımıyla birebir aynı üretmek zorunda olduğunu,  ürünlerdeki boşluğun ise karşı tarafın marka hakkına tecavüz etmediğini, davacının markasının ayırt edici niteliği bulunmadığını, davanın  İstanbul 1. FSHHM'nin 2012/87 Esas sayılı hükümsüzlük davası ile birleştirilmesini, davanın reddini savunmuştur.  <br>İLK MAHKEME KARARI: <br>İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 11/04/2017 tarihli,  2012/87 E. - 2017/110 K. sayılı kararıyla; \"...toplanan tüm deliller , hükme dayanak alınan  bilirkişi raporları ve duruşma sırasındaki bilirkişilerin teknik açıklamaları ile birlikte değerlendirildiğinde;  2005/38234 tescil nolu markanın KHK 14. madde kapsamında  kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması istemi yönünden; Anayasa Mahkemesinin 6.1.2017 tarih ve 29940 sayılı RG. yayınlanan 148/189 sayılı ilamları ile 10.1.2017 tarih ve 29944 sayılı Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun yürürlük tarihi dikkate alındığında, 6.1.2017 tarihi öncesinde açılmış tüm kullanmamaya dayalı hükümsüzlük/iptal davaları açısından  yasal boşluk oluştuğundan davacının bu talebine yönelik istemi açısından esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği yönündeki hükümsüzlük isteminin reddine, ... tescil nolu davaya mesnet markanın  davalılarca kullanımının KHK 12. madde kapsamında ticari hayatta dürüstlük ilkesine göre hareket edildiği ve bu nedenle markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine,  ... tescil nolu marka kötüniyetli tescil edildiği ve bu nedenle yedek parça üreticileri aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki  tespit isteminin   reddine, birleşen davada marka hakkını ihlal, haksız rekabetin tespiti ve tazminat istemli  davanın reddine\"  karar verilmiştir. Karara karşı her iki taraf vekilleri istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>KALDIRMA KARARI:   <br>Dairemizin 26/10/2018 tarihli 2017/3766 E. - 2018/2272 K. Sayılı kararıyla; \" ...Davacı markasının, tescilli olduğu emtialarda, birebir kullanıldığı, yedek parçaların orijinal malı üreten işletmeden kaynaklandığı izlenimi uyandırdığı, ambalajlar ve katalog  üzerindeki \"... Part ... to Original/uyarlanabilir yedek parça\" ibaresinin asıl davacılar- birleşen davalıların  ürünlerine ayırıcı nitelik kazandırmadığı, davacı- birleşen davalıların teknik zorunluluk nedeniyle ve dürüstlük kuralları çerçevesinde markayı kullandıklarının kabul edilemeyeceği kanaatiyle, asıl davanın davalısı- birleşen davanın davacısı ... ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile  ilk derece mahkemesinin asıl davada ve birleşen davada vermiş olduğu kararların kaldırılarak, birleşen davanın davacısı vekilinin 556 Sayılı KHK 66/b maddesi gereğince, maddi tazminat talebi konusunda davalıların  ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenerek  rapor alındıktan sonra karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir.<br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:  <br>İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 29/03//2022 tarihli  2018/530 E. - 2022/61 K. sayılı kararıyla; \"...Toplanan tüm deliller , hükme dayanak alınan  bilirkişi raporları ve duruşma sırasındaki bilirkişilerin teknik açıklamaları ile birlikte değerlendirildiğinde;  2005/38234 tescil nolu markanın KHK 14. madde kapsamında  kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması istemi yönünden; Anayasa Mahkemesinin 6.1.2017 tarih ve 29940 sayılı RG.yayınlanan 148/189 sayılı ilamları ile 10.1.2017 tarih ve 29944 sayılı Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun yürürlük tarihi dikkate alındığında , 6.1.2017 tarihi öncesinde açılmış tüm kullanmamaya dayalı hükümsüzlük/iptal davaları açısından  yasal boşluk oluştuğundan davacının bu talebine yönelik istemi açısından  esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği yönündeki hükümsüzlük isteminin reddine, ... tescil nolu davaya mesnet markanın  davalılarca kulanımının KHK 12. madde kapsamında ticari hayatta dürüstlük ilkesine göre hareket edildiği ve bu nedenle markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine,  ... tescil nolu marka kötüniyetli tescil edildiği ve bu nedenle yedekparça üreticileri aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki  tespit isteminin   reddine, birleşen davada marka hakkını ihlal, haksız rekabetin tespiti ve tazminat istemli  davanın reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ: <br>Davalı-birleşen davacı ... .... vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde;  istinaf mahkemesi tarafından verilen bozma kararlarına karşı ilk derece mahkemelerinin direnme kararı verme yetkisinin bulunmadığını, buna rağmen ilk derece mahkemesinin karşı tarafın ticari defterlerini inceletmediğini ve istinaf mahkemesinin kanaatinin yok sayıldığını, Karşı yanlar tarafından üretilen ve satışı yapılan ürünlerin üzerinde dava konusu markanın kullanımının teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığını, söz konusu kullanımlarının markaya tecavüz teşkil ettiğini ve kanunen korunmasının mümkün olmadığını, karşı tarafça üretilen ön tampon incelendiğinde; karşı tarafça üretildiğine dair herhangi bir işaret ve/veya marka bulunmadığı gibi, müvekkili şirkete ait şekil markasının hakim unsur olarak kullanıldığını ve bu şekilde ürüne orijinal görünümü verilerek kamuoyunun ürünün kaynağı konusunda yanıltıldığını,Karşı tarafa ait ticari defter ve belgeler mahkemeye sunulmadığından bilirkişiler tarafından gerekli inceleme yapılamadığını, bu nedenle raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesince karşı yanların fiil ve faaliyetlerinin markaya tecavüz teşkil etmediğine ve birleşen dava yönünden müvekkili Şirket tarafından karşı yanlar aleyhine açılan marka hakkına tecavüz davasının reddine ilişkin kararlarının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılmasına; 556 sayılı KHK 14. maddesi bakımından kullanmama nedeniyle esas hakkında bir karar verilmesine neden olmadığına, müvekkili Şirket markasının kötü niyetli tescil edildiği yönündeki hükümsüzlük isteminin reddine, müvekkili Şirket fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki talebin reddine ilişkin Yerel Mahkeme kararlarının bu hususlar yönünden onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalılar -... SAN VE TİC A.Ş. ve ... ... SAN VE TİC A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince verilen ilk kararın kendileri tarafından yalnızca asıl davayla ilgili istinaf edildiğini, birleşen davayla ilgili istinaf taleplerinin bulunmadığını, bu nedenle birleşen davanın davacısının katılma yoluyla birleşen davaya ilgili istinaf başvurusunda bulunamayacağını,İlk Derece Mahkemesince marka iptali talepleriyle ilgili her ne kadar Anayasa Mahkemesinin kararı ile, 556 sayılı KHK'nın markanın kullanılmamasına ilişkin 14. maddesi iptal edilmiş olsa da, bu karar derdest davalarda davanın esasına ilişkin kararın verilmesine engel teşkil etmeyeceğini, zira, ortada bir kanun boşluğu bulunmamakta olup, Kanun niteliği taşıyan uluslararası anlaşmalar dikkate alınarak konunun çözüme kavuşturulması gerektiğini, bir an için kanun boşluğu oluştuğu düşünülse dahi, hakimin bu boşluğu doldurmasının Hukuk Devleti ilkesinin gerekiliklerinden olduğunu, yapılan yargılama ile de, markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü koşullarının bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenle kararın yasal düzenlemelere uygun düşmediğini,İlk Derece Mahkemesi Tarafından, dava konusu markanın, 556 Sayılı KHK'nın 5 ve 7. maddeleri kapsamında tescil edilebilecek işaretlerden olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak verilen ret kararının haklı ve yerinde olmadığını, dava tarihinde yürürlükte olan 556 Sayılı KHK'nın \"Marka Tescilinde Red İçin Mutlak Nedenler\" başlıklı 7. maddesinde, \"malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretler\"in marka olarak tescil edilemeyeceğinin açıkça düzenlendiğini, dava konusu markanın, yedek parça sektöründe ... marka araçların ön kaput kısmının tamiri için kullanılması zorunlu olan bir malzemenin şekli olduğunu, marka olarak tescili talep edilen bu boşluğun, aslı markanın altında kalan ve dışarıdan görünmeyen bir boşluk olup, markanın ayırt edicilik işlevine de sahip olmadığını,  ilk Derece Mahkemesince bu hususa ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verildiğini, İlk derece Mahkemesi tarafından, markanın kötüniyetli tescil edilmesi nedeniyle hükümsüzlüğü talebine ilişkin olarak verilen ret kararının, yasal düzenlemelere uygun düşmediğini, ilk derece Mahkemesince, kararın yalnız \"Hüküm\" kısmında bu talepten bahsedilerek davanın reddine karar verildiğinin belirtildiğini, gerekçesini hiçbir şekilde açıklamadığını, bu durumun HMK’nun 27. maddesinde düzenlenen \"hukuki dinlenilme hakkını\" ihlal ettiğini,İlk derece Mahkemesi kararında, üç boyutlu markanın mümkün olabileceği açıklanmış olmakla birlikte, davaya konu \"markanın kötüniyetle tescil ettirilmiş olması\" iddia ve talebinin bu durumdan tamamen ayrı olduğunu, ilk derece Mahkemesince, yapılan yargılamada, parçanın (markanın) kullanımının teknik ve görsel açıdan zorunluluktan kaynaklandığı ve kullanım amacının markasal olmadığının ortaya çıktığını, kullanımı zorunlu bir parçayı, tekel olmak, rekabeti bitirmek ve tüketicilerin seçenek özgürlüğünü ortadan kaldırmak gayeleriyle, hakkını kötüye kullanmak suretiyle tescil ettirdiğini,  ilk derece Mahkemesi kararının bu yönüyle de haklı ve yerinde olmadığını,Davalı ... .... şirketinin, yedek parça sektöründe ... marka araçların ön kaput kısmının tamiri için kullanılması zorunlu olan bir malzemenin şeklini tescil ettirmek suretiyle tekelleşmeyi amaçladığını, gerek İlk Derece Mahkemesince ve gerekse Büyükçekçemece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca alınan bilirkişi raporlarında, markanın kullanımının teknik zorunluluk oluşturduğunun açıkça tespit edildiğini, dava tarihinde yürürlükte olan 556 Sayılı KHK'nın \"Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamında İstisna\" başlıklı 12. maddesinde; \"Dürüstçe ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez.\" düzenlemesinin yer aldığını, SMK’nun 7/5. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verildiğini,  davalı ... .... şirketinin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu,  ancak ilk derece Mahkemesince bu yönde bir araştırma, bilirkişi incelemesi yapılmadan talebin reddine karar verilmesinin eksik incelemeye dayandığını belirterek, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 29.03.2022 tarih, 2018/530 E., 2022/61 K. (Birleşen Dosya No: 2012/281 E.) sayılı kararına karşı Davalı/Birleşen Davacının Asıl Davanın (C) bendine ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, katılma yolu ile istinaf taleplerinin kabulü ile, asıl davada verilen hükmün (A), (B), (D) bentlerinin  istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI;<br>Dairemizin  06/02/2024 tarih ve 2022/1872 E. 2024/261 K.Sayılı kararıyla asıl davada; davacıların  davalının ... tescil nolu markasını KHK 14. madde kapsamında  kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması istemi yönünden esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,    ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği yönündeki hükümsüzlük isteminin reddine, ... tescil nolu markanın  davalılarca kullanımının markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespiti talebinin reddine,  ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği ve bu nedenle yedek parça üreticileri aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki  talebin  reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile, davalıların kullanımlarının davacının dava konusu... numaralı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün refine, menine, davalıların... numaralı  markayı taşıyan ürün imalatının, ihracatının, ithalatının, satış ve ticaretinin önlenmesine, davalılara ait www.....com ve www.....com.tr isimli alan adlarında ve kataloglarda davacının... numaralı markasının yer aldığı görsellerin içeriklerinden çıkarılmasına, davacının... numaralı markası ile tecavüz teşkil eden ürünlerin ve münhasıran bu ürünleri üretemeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtaların toplatılmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına, markaya tecavüz nedeni ile 1.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birleşen dosyada davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, markaya tecavüz nedeni ile 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, hüküm ilanına\" karar verilmiştir.<br>YARGITAY BOZMA İLAMI:<br>Dairemizin 06/02/2024 tarih ve 2022/1872 Esas, 2024/261 Karar sayılı ilamı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/03/2025 tarih ve 2024/2259 Esas, 2025/1437 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.Yargıtay Dairesi bozma ilamında; \"...Dava konusu markanın kaporta, jant kapağı ve ön tampon gibi zemin üzerine ... ambleminin yerleştirilebilmesi için gerekli olan bir boşluk olduğu ve asıl davada davacı/ birleşen davada davalı yedek parça üreticileri tarafından üretilen kaporta, jant ve ön tampon üzerinde bu boşluğun bulunmasının teknik zorunluluktan ileri geldiği hususu 13.08.2013 ve 23.02.2016 tarihli denetime elverişli her iki uzman heyet raporunda da tespit edilmiştir. Gerçekten de ürünü orijinal görünümüne kavuşturmak için orijinal ürünün yerine geçecek olan yedek parçaların, aynı ihtiyacı görecek şekilde zorunlu olarak aynı biçim ve ve görünümde olması gereklidir. Ayrıca hasar onarımında orijinal amblem kullanılmasının zorunlu olduğu nazara alındığında, amblemin, yan sanayi yedek parça üzerinde orijinaline uygun olarak yer alması ve aracın tüm teknik özellikleri ile ilk görünümüne dönmesi asıl beklentidir. Bu nedenle yedek parça üreticileri tarafından üretilen ve kendi firma etiketleri ile paketlenerek satışa sunulan parçaların orijinalini taklit amacı taşımadığı ve yedek parça üzerinde altıgen amblemin yerleşeceği oyuk şekli uygulanmasının amblemin yerinde kalabilmesi için işlevsel ve görsel zorunluluktan kaynaklandığı ortada olup, ticari hayatın olan akışı içerisinde dürüst kullanım olarak kabul edilmelidir. Aksi halde yani oyuntu olmadan  amblemin monte edilmesi görsel açıdan uyumlu olmayacağı gibi işlevsel de olmayacaktır. Buna bağlı olarak, 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi kapsamında dürüst kullanım ilkesine dayanarak 2005/38234 sayılı şekil markasının asıl davada davacılar/ birleşen davada davalılar tarafından kullanımı markaya tecavüz teşkil etmeyeceğinden birleşen davanın da reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın asıl davada davacılar/ birleşen davada davalılar yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.\" gerekçesine yer vermiştir. Dairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında işaret edildiği şekilde yeniden değerlendirme yapılmıştır.<br>GEREKÇE:<br>Asıl dava, marka hükümsüzlüğü, kullanmama nedeniyle marka iptali, davacıların kullanımlarının davalının marka haklarına tecavüz teşkil etmediğinin tespiti, davalının şekil markasının tescil edilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti; birleşen dava ise; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat  taleplerine ilişkindir.Dairemizin  06/02/2024 tarih ve 2022/1872 E. 2024/261 K.Sayılı kararıyla, asıl davada; davacıların  davalının ... tescil nolu markasını KHK 14. madde kapsamında  kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması istemi yönünden esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,    ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği yönündeki hükümsüzlük isteminin reddine, ... tescil nolu markanın  davalılarca kullanımının markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespiti talebinin reddine,  ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği ve bu nedenle yedek parça üreticileri aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki  talebin  reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile, davalıların kullanımlarının davacının dava konusu... numaralı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün refine, menine, davalıların... numaralı  markayı taşıyan ürün imalatının, ihracatının, ithalatının, satış ve ticaretinin önlenmesine, davalılara ait www.....com ve www.....com.tr isimli alan adlarında ve kataloglarda davacının... numaralı markasının yer aldığı görsellerin içeriklerinden çıkarılmasına, davacının... numaralı markası ile tecavüz teşkil eden ürünlerin ve münhasıran bu ürünleri üretemeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtaların toplatılmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına, markaya tecavüz nedeni ile 1.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birleşen dosyada davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, markaya tecavüz nedeni ile 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, hüküm ilanına\" karar verilmiştir.Dairemizin bu kararı, tarafların temyizi temyizi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/03/2025 tarih ve 2024/2259 Esas, 2025/1437 Karar sayılı ilamı ile; \"somut olayda; esas uyuşmazlık konusu, asıl davada davalı/ birleşen davada davacı ... ....'nın 2005/38324 sayılı eş kenar dörtgen şeklindeki ambleminin yerleşeceği oyuk şeklindeki üç boyutlu şekil markasının, asıl davada davacı/ birleşen davada davalılar tarafından üretilen yedek parçalar üzerinde kullanılmasının dürüst kullanım kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve buna bağlı olarak asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin değerlendirilmesi noktasındadır. Asıl davalı/ birleşen davacı ... .... adına tescilli bulunan ... sayılı marka, ... ... ambleminin üç boyutlu oyuntu halini yansıtan bir şekil olup, aynı zamanda ... .... amblemi altıgen şeklinin araçların üzerine bağlanıp sabitlenebilmesi için gerekli olan yuvanın da şeklidir. Asıl davada davalı/ birleşen davada davacı, ambleminin içine gireceği alan olan yine amblem şeklindeki bu yuvanın marka tescilini almıştır. Asıl davada davacılar/ birleşen davada davalılar ise otomobil yedek parça üreticisi oldukları ve kataloglar ile web sitelerindeki yayınlardan yalnız asıl davada davalı/ birleşen davada davacının değil, birçok otomobil markasının araç modeline uygun uygulanabilir yedek parça üretimini yaptıkları anlaşılmaktadır. Dava konusu markanın kaporta, jant kapağı ve ön tampon gibi zemin üzerine ... ambleminin yerleştirilebilmesi için gerekli olan bir boşluk olduğu ve asıl davada davacı/ birleşen davada davalı yedek parça üreticileri tarafından üretilen kaporta, jant ve ön tampon üzerinde bu boşluğun bulunmasının teknik zorunluluktan ileri geldiği hususu 13.08.2013 ve 23.02.2016 tarihli denetime elverişli her iki uzman heyet raporunda da tespit edilmiştir. Gerçekten de ürünü orijinal görünümüne kavuşturmak için orijinal ürünün yerine geçecek olan yedek parçaların, aynı ihtiyacı görecek şekilde zorunlu olarak aynı biçim ve ve görünümde olması gereklidir. Ayrıca hasar onarımında orijinal amblem kullanılmasının zorunlu olduğu nazara alındığında, amblemin, yan sanayi yedek parça üzerinde orijinaline uygun olarak yer alması ve aracın tüm teknik özellikleri ile ilk görünümüne dönmesi asıl beklentidir. Bu nedenle yedek parça üreticileri tarafından üretilen ve kendi firma etiketleri ile paketlenerek satışa sunulan parçaların orijinalini taklit amacı taşımadığı ve yedek parça üzerinde altıgen amblemin yerleşeceği oyuk şekli uygulanmasının amblemin yerinde kalabilmesi için işlevsel ve görsel zorunluluktan kaynaklandığı ortada olup, ticari hayatın olan akışı içerisinde dürüst kullanım olarak kabul edilmelidir. Aksi halde yani oyuntu olmadan  amblemin monte edilmesi görsel açıdan uyumlu olmayacağı gibi işlevsel de olmayacaktır. Buna bağlı olarak, 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi kapsamında dürüst kullanım ilkesine dayanarak 2005/38234 sayılı şekil markasının asıl davada davacılar/ birleşen davada davalılar tarafından kullanımı markaya tecavüz teşkil etmeyeceğinden birleşen davanın da reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın asıl davada davacılar/ birleşen davada davalılar yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.\" gerekçesiyle bozulmuştur. Dairemizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Dairemizce uyulan bozma ilamında  2005/38234 sayılı şekil markasının asıl davada davacılar/ birleşen davada davalılar tarafından kullanımı markaya tecavüz teşkil etmeyeceğine hükmediliğinden, bozma ilamı doğrultusunda  asıl davada  davalının 2005/38234 tescil nolu markasını KHK 14. madde kapsamında  kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması istemi yönünden esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği yönündeki hükümsüzlük isteminin reddine, ... tescil nolu markanın  davalılarca kullanımının markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespiti talebinin reddine,  ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği ve bu nedenle yedek parça üreticileri aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki  talebin  reddine, birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- A. ASIL DAVA yönünden;a- DAVACI ... ... SAN VE TİC A.Ş. VE ... SAN VE TİC A.Ş. tarafından DAVALI ... .... aleyhine açılmış bulunan davalının 2005/38234 tescil nolu markasını KHK 14. madde kapsamında  kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması istemi yönünden esas hakkında bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,     b-DAVACI ... ... SAN VE TİC A.Ş. VE ... SAN VE TİC A.Ş. tarafından DAVALI ... .... aleyhine açılmış  ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği yönündeki hükümsüzlük isteminin REDDİNE,    c-DAVACI ... ... SAN VE TİC A.Ş. VE ... SAN VE TİC A.Ş. tarafından DAVALI ... .... aleyhine açılmış  ... tescil nolu markanın  davacılarca kullanımının markaya tecavüz teşkil etmediğinin tespitine,ç-DAVACI ... ... SAN VE TİC A.Ş. VE ... SAN VE TİC A.Ş. tarafından DAVALI ... .... aleyhine açılmış  ... tescil nolu markanın kötüniyetli tescil edildiği ve bu nedenle yedek parça üreticileri aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki  talebin  REDDİNE,<br>2-BİRLEŞEN İSTANBUL FSHHM 2012/281 ESAS SAYILI  DAVA  YÖNÜNDEN;Davanın REDDİNE, 3- İlk derece mahkemesindeki yargılama giderleri ve harç masrafları:A. Asıl davada;a- Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 594,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Reddedilen hükümsüzlük istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,- Reddedilen haksız rekabet eyleminin tespiti talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan  alınarak davalıya verilmesine,ç-Kabul edilen davacı eylemlerinin marka hakkına tecevüz teşkil etmediğinin talebi  yönünden  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,d-Kaldırma karara öncesi Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinden olan 21,15 TL peşin harç, 21,15 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 739,00 TL tebligat-müzekkere masrafı olmak üzere toplam 3.781,30 TL ile kaldırma kararı sonrası yapmış olduğu 102,55 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 3.883,85 TL'nin takdiren 1/2'si olan 1.941,92 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, e-Kaldırma kararı öncesi Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinden olan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 121,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.621,00 TL ile  kaldırma  kararı sonrası yapmış olduğu  1.144,95 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.765,95 TL'nin takdiren 1/2'si olan 1.382,97 TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,  B. Birleşen davada ;a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 237,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 377,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  b-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, c-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ç-Reddedilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebi yönünden  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, d-Davalı ... OT0 SAN VE TİC AŞ.'nin yapmış olduğu 117,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, e- Davalı ... SAN VE TİC AŞ.'nin yapmış olduğu 500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, f-Mahkemenin 2011/79 D.iş sayılı dosyasında tespit isteyen tarafın yapmış olduğu giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 4- İstinaf ve temyiz yargılama giderleri ve harç masrafları yönünden;a-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, b-Davacı-birleşen davada davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 4.215,60 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 1.835,00 TL posta ve tebligat masrafları olmak üzere toplam 6.271,30 TL'nin davalı-birleşen davada davacıdan alınarak, davacı-birleşen davada davalılara verilmesine, c-Davalı-birleşen davada davacı ... .... tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 295,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere üzere toplam 515,70 TL'nin davacı-birleşen davada davalılardan alınarak, davalı-birleşen davada davacıya verilmesine, ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve bir duruşma icra edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-birleşen davada davacıdan alınarak davacı-birleşen davada davalılara verilmesine,   d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve bir duruşma icra edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-birleşen davada davalılardan alınarak davalı-birleşen davada davacıya verilmesine,  5-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, duruşmalı  yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 22/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42826e28c8c9110b","SID":"2bba8b4de81495f9"}}