{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1375 <br>KARAR NO\t: 2025/1659<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23.05.2025 <br>NUMARASI\t: 2025/158 Esas, 2025/504 Karar<br>DAVA: Şirketin sicil kaydının ihyası<br>Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacılar vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ortağı olduğu ...Müh. İnş Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti.'nin, genel kurul kararı ile tasfiye sürecine girdiğini, bu kararın 14.11.2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, 18.03.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin terkin kararının yayımlandığını, şirket terkininden sonra ... Şirinevler Şubesinde şirketin parasının bulunduğunun tespit edildiğini, banka hesabındaki paraları çekmek üzere şirketin bu işle sınırlı olmak üzere ek tasfiyesi gerektiğini ileri sürerek, işlemlerin yapılabilmesi için önceki tasfiye memuru olan davacı ...'nin veya  başka bir kişinin tasfiye memuru olarak atanarak şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, savunmasında özetle; sicil müdürlüğünün TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34.maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verildiğinde tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin yasal hasım olduğunu ve davanın açılmasına neden olmaması nedeniyle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ...'nin ihyası talep edilen şirketin müdürü ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 18/03/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, ... T.A.Ş.'nin ... ve ... nolu hesaplarda şirkete ait TL ve USD hesaplarının bulunduğu, ihyası talep edilen şirket üzerinde kaldığı ...'tan celp edilen yazı cevabına göre bu hesapların ihyası talep edilen şirkete ait olduğu ve tasfiyeye dahil edilmediğinin anlaşıldığı, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, davacının tasfiyeyi eksik yapması ve dava açılmasına sebebiyet vermesinden ötürü, davalı ... Sicili Müdürlüğü lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği...\"  gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...Mühendislik İnşaat Taahhüt Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince ... T.A.Ş.'nin ... ve ... nolu hesaplarda bulunan hesaplarının tasfiyeye dahil edilmesi ve iş bu hesaplarda işlem yapmak ve bu amaçla ihyasına, TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak davacı ...'nin görevlendirilmesine, tasfiye memurunun şirketin müdürü ve tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, kararın tescil ve ilanına, masrafın davacılar tarafından karşılanmasına, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ... ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı ... ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;<br>Mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesine rağmen tasfiye memuru olarak atanan ve davacı olan ... aleyhine, dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ...'ta bulunan paranın, teminat mektubunun iadesinden kaynaklandığını ve tasfiye işlemlerinin bitmesinden sonra sonra hesaba girmesi nedeniyle, sonradan ortaya çıkan bu durum için davacı ...'nin bir kusuru bulunmadığını,<br>Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, TTK'nın 547 maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçe ile  davanın kabulüne ve davanın açılmasına sebebiyet veren davacı ... ... aleyhine vekalet ücretine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ... ... vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547. maddesine göre ihya talep edildiği anlaşılmaktadır.İhyası talep olunan şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken ortaklar kurul kararı ile tasfiyesine karar alındığı, kararın 14.11.2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, tasfiye işlemlerinin tamamlanarak şirketin sicil kaydının 18.03.2024 tarihinde terkin edildiği  anlaşılmaktadır. İncelenen sicil kaydına göre davacılardan ...'nin şirketin münferit yetkili müdürü ve aynı zamanda tasfiye memuru olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda belirtildiği üzere, tasfiye memuru bu tür bir davada davalı olarak gösterilmelidir. Ancak tasfiye  memuru bu davada, şirketin diğer ortakları ile birlikte davacı safında yer almıştır. Bu durumda, yasada belirlenen tasfiye memurunun taraf olma hâli gerçekleşmiş ve TTK'nın 547. maddesine göre en son tasfiye memuru olan davacı ... ... tasfiye memuru olarak atanmıştır. Şirketin ihyası ve tasfiye memuru belirlenmesine ilişkin karara yönelik bir istinaf bulunmamaktadır. İstinaf, davanın kabul edilmesine ve tasfiye memuru davacı safında yer almasına rağmen, kabul edilen bir davada, davacı olarak yer alan tasfiye memurunun kusurunun bulunması hâlinde, bu davada yasal hasım olan ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayan sicil memurluğu lehine vekalet ücreti takdir edilip edilemeyeceğine ilişkindir.TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir.  Davacı vekili, ihyası istenen şirketin ... AŞ'de hesapları bulunduğunu ileri sürerek ihya istemiş; mahkemece getirtilen yazı cevaplarında, terkin edilen şirketin anılan bankada iki ayrı hesabı ve bu hesaplarda tasfiye edilmemiş parası bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece şirketin ihyasına ve son tasfiye memuru olan, ancak davada diğer ortaklarla beraber davacı safında yer alan tasfiye memurunu  ...'nin tasfiye memuru olarak atanması yerindedir.HMK'nın 326. maddesi gereğince, aksine yasal düzenleme bulunmadığı takdirde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Eldeki davada, dava kabul edilmiş olmakla birlikte, ihya davasında sicil memurluğu yasal hasım olduğundan, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. TTK'nın 547. maddesine göre açılan ihya davasının kabul edildiği bu gibi durumlarda, davacı yararına, ancak davalı tasfiye memurundan alınmak üzere vekalet ücretine hükmedilecektir. Ancak bu davada tasfiye memuru davacı olarak yer almış ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece yargılama giderleri davacılar üzerinde bırakılmasına karşın, karar ile bağdaşmayacak şekilde, davası kabul edilen davacının, davanın açılmasına neden olduğu gerekçesiyle aleyhine hüküm verilen yasal hasım olan davalı sicil memurluğu yararına vekalet ücreti takdiri yerinde bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı tasfiye memuru ...'nin istinaf başvurusunun  kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce  yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davacı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce  yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-TTK'nın 547. maddesi gereğince davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilmiş olan Tasfiye Halinde ...Mühendislik İnşaat Taahhüt Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi'nin; ... T.A.Ş.'nin ... ve ... nolu hesaplarda bulunan ihyası talep edilen şirkete ait TL ve USD hesaplarının tasfiyeye dâhil edilmesi ve bu hesaplarda işlem yapılıp tasfiye işleminin eksiksiz yapılmasıyla sınırlı olmak kaydıyla, sicil kaydının ihyasına,  2-TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak ... T.C kimlik nolu davacı ...'nin görevlendirilmesine, davacının şirketin müdürü ve tasfiye memuru olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına,3-Keyfiyetin Ticaret Siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, masrafın davacılar  tarafından karşılanmasına,4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ‭harç peşin alındığından, başka harç alınmasına yer olmadığına,5-Davacılar tarafından yapılan  ‭‭yargılama giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,6-Davalı ... Sicil Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olup dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davacı lehine avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına ve yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avanslarının, kararın kesinleşmesinden sonra, ilk derece mahkemesince  yatıran taraflara  iadesine, 8-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı ... tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, kararımızın mahiyetine göre, takdiren davacılar üzerinde bırakılmasına,10-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,11-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7195092cede48e5b","SID":"b08a20f374d7edaf"}}