{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1103 <br>KARAR NO\t: 2025/1661<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret  Mahkemesi <br>TARİHİ: 19/04/2024<br>NUMARASI\t: 2024/188 Esas -2024/386<br>DAVA: Şirketin sicil kaydının ihyası<br>Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Bakırköy  23. İş Mahkemesinin 2017 / 550 Esas sayılı dosyası ile ... ... Mak. Otom. San. Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan işçilik alacaklarının  tahsiline ilişkin davada, işçilik alacaklarının tahsiline karar verildiğini, işçilik alacaklarının tahsili için Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, taraflarca karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf mahkemesinin kararı neticesi yargılamanın Bakırköy 23.İş Mahkemesinin 2023/242 Esas sayılı dosyasından devam ederken davalı şirketin 12.01.2023 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek terkin edildiğini, müvekkilinin iş mahkemesindeki davasındaki davasında taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyası gerektiğini, davalı şirketin tek ortaklı olduğunu, şirketin tek sahibi, müdürü ve tasfiye memurunun ... olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun mahkemeye gönderdiği Kadıköy 32.Noterliğinin 10.01.2023 tarih ve ... yevmiyeli belgesinden anlaşılacağı üzere şirketin tasfiyesini başlatın ve sonlandıran kişinin önce şirketin tek ortağı, daha sonra da ...'ı tasfiye memuru olarak atayan kişinin ... olduğunu, ...'ın şirketi, kendisini ve tasfiye memurunu tek başına ibra ettiği gibi, tasfiye halindeki firmanın borcu olmadığına ilişkin bilanço verdiğini, ancak şirketin işçilik alacaklarından dolayı müvekkilinin alacağının bilançoda dikkate alınmadığını, sicil kayıtlarına göre şirket sermayesinin 556.950,00 TL olduğunu,  işçilik alacakları devam ederken şirketin terkin edilmesi nedeniyle tasfiye memurları hakkındaki tazminat hakkının saklı tutulduğunu ileri sürerek, ... ... Makina Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesine uygun şekilde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve şirketin kurucusu ile tasfiye memuru bulunan bu davada müvekkiline kusur yüklenemeyeceğini ve müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin dava dışı ... ... Makine Otomativ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiye işlemlerinin usul ve yasalara uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının ihyası talep edilen şirketin alacaklısı olmadığını ve ilgili davanın halen derdest olduğunu, kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını, kendi talebiyle şirketten istifa eden davacının kanunu dolanmaya çalıştığını, şirketin tümden ihyası talebinin hukuka aykırı olduğundan davanın reddi gerektiğini, Bakırköy 23. İş Mahkemesinin 2017/550 Esas ve 2023/242 Esas sayılı dosyası ile  Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibinin incelenmesi ile talebin haksızlığının anlaşılacağını, ihya kararı verilmesi halinde bu dava ve takiplerle sınırlı olarak ihya  kararı verilebileceğini savunarak, davanın reddine, aksi halde sınırlı şekilde ihyasına karar verilmesini istemiştir.Davalı tasfiye memuru ..., davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Somut uyuşmazlıkta; davacının  açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve dava açmış olduğu davanın yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının  bulunduğu, ihyası talep edilen ASFİYE HALİNDE ... ... MAKİNE OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin  tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın şirketin tasfiye memuru olarak  atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına,davalı ...'un şirket ortağı olup ihya davalarında husumetin eski tasfiye memuruna yöneltilmesi gerekli ve yeterli iken şirket ortağına da yöneltilmesi gerekli olmadığından ve bu kişinin ihya edilen şirkete tasfiye memuru olarak atanmasını gerektirir bir gerekçenin ileri sürülmemesi ile dosyada buna ilişkin herhangi bir beyan ve delilinde bulunamamıs nedeniyle bu davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu...\"  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan Tasfiye Halinde ... ... Makine Otomotiv Sanayi Ve Ticaret  Ltd. Şti'nin tüzel kişiliğinin Bakırköy 23.İş Mahkemesinin 2023/242 Esas sayılı  dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, tescil ve ilan masraflarının  davacı tarafça karşılanmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı ... hakkında verilen husumetten ret kararının hatalı olduğunu, dava dilekçesinin 2 nolu bendinde, davalı ...'un tasfiye memuru olduğu belirtilerek aynı zamanda ihya edilecek şirketin tek ortağı ve sahibi olduğunu, diğer davalı ...'ın, davalı ... tarafından atandığının bildirildiğini, buna rağmen davalı ... yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu, mahkemece sadece Bakırköy 23.İş Mahkemesinin 2023/242 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihya kararı vermesinin hatalı olduğunu, dava dilekçesinde de kararın icraya konduğu Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibi yönündende ihya kararı verilmesi gerektiğinin talep edildiğini, ihya kararının icra takibini de içine alacak şekilde verilmesinin zorunlu olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 12.01.2023 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. Davacının, davalı şirket ve aleyhine Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 2027/550 Esas sayılı dosyasında, işçilik alacağı talepli dava açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi  29. Hukuk Dairesinin 2020/1051 Esas, 2023/1651 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı ve dosyanın aynı mahkemenin 2023/242 Esas numarasına kayıt edildiği, mahkemenin 25.01.2024 tarihli duruşmasında ihya davası açılması için davacıya süre verildiği anlaşılmıştır. Bu iş davadasında  taraf gösterilen şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması veya hizmet tespiti davasının kesinleşmesi şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Davanın TTK'nın 547. maddesine göre açılması nedeniyle herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.  Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan  şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı tasfiye memuru ...'ın ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Bu davanın yasal hasım olarak sicil memurluğu ile şirketin son tasfiye memuruna karşı açılacağı yukarıda açıklanmıştır. Bu davada şirketin ortağı veya yönetim kurulu üyesi hasım gösterilemez. TTK'da tek ortaklı limited şirket kurulması mümkün olduğundan, bir kişinin kurduğu şirkette, aynı zamanda şirketin genel kurulu olarak tasfiye kararı alması, şirketin yönetimini belirlemesi ve şirket ile ilgili tüm kararları ortaklar kurulu sıfatıyla alması mümkündür. Davalılardan ...'ın ihyası istenen şirketin tek ortağı olduğu ve bu nedenle ortaklar kurulu kararı alarak diğer davalıya tasfiye memuru olarak atadığı anlaşılmaktadır. Bu davada şirketin tasfiye memuru ...'ın taraf olarak gösterilmesi gerekli ve zorunludur. Bunun dışında, ileride tazminat sorumluluğu olduğu, tek ortağın tasfiye memurunu atadığı, genel kurul sıfatı ile tasfiye memuru ve kendisini ibra ettiği ifade edilerek şirketin ortağı veya yöneticisine karşı ihya talepli davanın açılması mümkün değildir. Bu davada sadece ihya şartları değerlendirilecek olup, davacının işçilik alacağı veya başka bir zararı nedeniyle şirket, ortağı, yöneticisi veya tasfiye memurundan bir alacağı bulunup bulunmadığı tartışılmayacaktır. Bu nedenle bu davada sıfatı bulunmayan bir kişiye dava yöneltilmesi nedeniyle, mahkemece bu kişiye yönelik davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi ve reddin sonuçlarına göre yargılama giderlerinin takdir edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemece iş davası ile sınırlı olarak ihya kararı verilmiştir. Verilen kararını sadece iş mahkemesindeki davanın görülmesi ile sınırlı olmayacağı ve ihyanın bu kararın infazını da içerdiği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun  esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair,HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır. <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ecac95eaeaa54ae","SID":"ee99d0eb1e5e3f4a"}}