{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1679 <br>KARAR NO\t: 2025/1674<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2025<br>NUMARASI\t: 2025/166 E. - 2025/572 K. <br>DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası<br>Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, eski işverenlerine karşı açtığı İstanbul 46. İş Mahkemesinin 2024/44 Esas  sayılı işçilik alacağı talepli davada, davalı işveren ... Turizm Seyahat Acenteliği Ltd. Şti. firmasının dava devam ettiği esnada tasfiyesine karar verildiğini, ihyasını talep ettikleri  ... Turizm ... Ltd. Şti. isimli şirketten davacının alacağı bulunduğunu, bu durumun dava ve ilamlı icra dosyaları (İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas no'lu takip dosyası) ile sabit olduğunu, şirketin usulsüz olarak tasfiye edildiğini ileri sürerek, ... Turizm Seyahat Acenteliği Ltd. Şti.'nin  yargılama ve  icra takibi sonuçlanıncaya ihyasına karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. Davalı  ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle;  müvekkilinin, TTK m.32 Ticaret Sicil Tüzüğü m.34 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Davalı tasfiye memuru vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin tasfiye memuru olmaması nedeniyle davaya husumet yönünden itiraz ettiklerini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının hukuki yararı bulunmadığını, işbu davanın ikame edilmesinden önce zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmadığını,  ihyası istenilen şirketin tasfiyeye ilişkin hukuki gereklerini  yerine getirerek terkin edildiğini, terkin işlemlerinin hukuka uygunu,  davacı tarafın ihya davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen işçilik alacakları talepli davanın,  davacının davaya konu ihyası istenilen şirket bünyesindeki çalışma süresinin kısalığı, çalışma dönemine ilişkin taleplerinin gerçeğe aykırı olması, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedilmiş olması ve davacının, ihyası istenilen şirketten bir alacağı olmaması nedenleri ile davanın ihyası istenilen şirket yönünden reddedilmesi gerektiğini, anılan dava dosyasında istinaf incelemesinde olduğunu, henüz kesinleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, Limited Şirketin ihyası istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki Uyuşmazlığın, 380460-0 ticaret sicil numaralıTasfiye Halinde ... Turizm Seyahat Acenteliği Limited Şirketi  nin İstanbul 46. İş Mahkemesinin 2024/44 Esas no'lu dosyası, ve İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas no'lu dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ve tasfiye memuru olarak davalı ... (Tckn: ...) ün atanması istemi konusunda olduğu tespit edilmiştir. Davalı ... vekilinin;  arabuluculuk dava şartı itirazının ihya davası zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından reddine, husumet dava şartı itirazının davalının şirketin son  tasfiye memuru olması nedeniyle reddine, hukuki yarar dava şartı itirazının getirtilen icra takip ve iş mahkemesi dosyaları nedeniyle hukuki yararı bulunduğundan reddine  zamanaşımı def 'inin tasfiye den itibaren dava tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak reddine ön inceleme duruşması sonunda karar verilmiştir.Dosya içine İhyası istenen şirket sicil dosyasının, İstanbul 46. İş Mahkemesinin 2024/44 2009/52 Esas no'lu dosyası ve İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas nolu dosyasının uyap üzerinden geldiği, dosya içine şirket yönetim kurulu başkanı , temsile yetkili müdürü ve çoğunluk pay sahibi ...'in nüfus kaydının alındığı anlaşıldı.İhyası istenen şirket sicil dosyasının incelenmesinde; tebliğin 7. maddesi kapsamında; ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile  “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi”  kapsamında resen terkin kapsamına alındığı, 18/02/2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı Yasanın geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrasında \"Bu maddede düzenlenmeyen hususlarla ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu kanun  veya kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret Sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Tüzel kişiliği olan bir şirketin Ticaret Sicilinden terkin işlemi yapıldıktan sonra, ortaklığın tüzel kişiliği sona erer. Bu terkinden sonra ortaklığın alacakları, borçları yada ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, tasfiye memurları , ortaklığın pay sahipleri veya alacaklılar  sicildeki terkin kaydının kaldırılmasını isteyebilirler.Somut olayda; davacı tarafından ... Turizm Seyahat Acenteliği Ltd. Şti. ihyasının İstanbul İş Mahkemesinde görülen davasına zorunlu olduğu, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. İhyası istenilen ... Turizm Seyahat Acenteliği Ltd. Şti ticaret sicilde kayıtlı adresinin  \"Nisbetiye Mah. Birlik Sok. Dilek Apartmanı Blok ...İç Kapı No:7 Beşiktaş İstanbul\" olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve  T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Alınan Ticaret Sicil Müdürlüğü dosyasının incelenmesinde;  şirketin münfesih olması yada münfesih sayılmasına rağmen tasfiye edilmeksizin 3102 sayılı TTK nın geçici 7.maddesi gereğince  11/01/2024 tarihinde res en terkin ile kapatıldığı anlaşılmıştır.  Sicil kaydı kapatılan şirket hakkında davacının talebine ilişkin ek tasfiyeye ilişkin TTK 547 hükümleri uygulanacaktır. Ek tasfiyenin yapılabilmesi için tasfiye memuru atanması elzemdir. Şirket terkin edildiği sırada çoğunluk pay sahibi ve temsile yetkili müdürünün, tasfiye memurunun ... ( TC no; ...) olduğu ticaret sicil kayıtlarından belirlenmiştir. Bu nedenle ... tasfiye memuru olarak atanmıştır.Davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği, yasal hasım konumunda bulunduğu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaması gerektiği anlaşılmıştır. Davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   \"  gerekçesiyle, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nde ,... sicil numaralı  Tasfiye Halinde ... Turizm Seyahat Acenteliği Limited Şirketi'nin İstanbul 46. İş Mahkemesinin 2024/44 Esas no'lu dosyası ve İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas no'lu dosyası ile sınırlı olmak üzere  TTK'nın 547 maddesi gereğince ihyasına, yeniden ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak ...'in ücretsiz olarak atanmasına karar verilmiştir.  <br>Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  tasfiye sürecine ilişkin kayıtların tam olarak celbedilmediğini, husumet itirazları olmasına rağmen mahkemece deliller tam olarak toplanıp değerlendirilmeksizin karar verildiğini,zamanaşımı süresinin dolduğunu,  davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini,  davada, davacının hukuki yararı bulunmadığını,  zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmadığını,  ihyası istenilen şirketin,  ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün kararı uyarınca sicilden terkin edil diğini, terkin işleminin, TTK ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini,  tasfiye  işlemlerinin mevzuata uygun şekilde sonuçlandırıldığını,  mahkeme kararında da  \"Alınan Ticaret Sicil Müdürlüğü dosyasının incelenmesinde;  şirketin münfesih olması yada münfesih sayılmasına rağmen tasfiye edilmeksizin 3102 sayılı TTK nın geçici 7.maddesi gereğince 11/01/2024 tarihinde resen terkin ile kapatıldığı anlaşılmıştır...\" ifadeleri ile  bu durumun ifade edildiğini, davacı tarafın ihya davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen işçilik alacakları talepli davanın,  davacının davaya konu ihyası istenilen şirket bünyesindeki çalışma süresinin kısalığı, çalışma dönemine ilişkin taleplerinin gerçeğe aykırı olması, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedilmiş olması ve davacının, ihyası istenilen şirketten bir alacağı olmaması nedenleri ile davanın ihyası istenilen şirket yönünden reddedilmesi gerektiğini, anılan dava dosyasında istinaf incelemesinde olduğunu, henüz kesinleşmediğini, buna göre davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan  reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru  tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir.Her ne kadar mahkeme gerekçesinde  TTK'nın geçici 7.maddesine yer verilerek şirketin bu maddeye göre resen terkin edildiği belirtilmiş ise de bu hususun maddi hata niteliğinde olduğu, zira gerekçenin son kısmında TTK'nın 547.maddenin uygulanacağı belirtildiği gibi hüküm kısmında da TTK'nın 547.maddeye göre hüküm kurulduğu   görülmüştür.Nitekim dosya kapsamındaki  ticaret sicil kayıtlarından  şirketin tasfiye sonucunda terkin edildiği, tasfiye memurunun da davalı ... olduğu görülmektedir. Bu nedenle eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesinin uygulanması gerektiği ve talebin de bu yönde olduğu anlaşıldığından bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.  İhyası talep olunan şirket ... Turizm Seyahat Acenteliği Ltd. Şti.'nin tasfiyesinin sona erip 11.01.2024  tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir.İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ... Turizm Seyahat Acenteliği Ltd. Şti.'nin  aleyhine davacı tarafından İstanbul 46. İş Mahkemesinin 2024/44 Esas sayılı dosyası ile alacak  davası açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği,  kararın İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas no'lu takip dosyası ile takip  konusu edildiği, dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre  terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının  hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Bu nednele aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Anılan yasal düzenlemede,  şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verildiğinde bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atanacağı belirtilmiş olup  somut olayda da  mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan  şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, TSG'nin 12.09.2023 tarihli ilanına göre son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı  ...'e davanın yöneltilmesinde ve  ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında  yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Bu sebeple husumete ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. TTK'nın 547.maddesinde ihya davası açılması için hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi öngörülmediğinden bu yöndeki istinaf sebebi  yerinde olmadığı gibi ihya davası zorunlu arabuluculuk yoluna tabi olmadığından  bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olması, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel olmadığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. İhya davasında, esas davada tartışılması  gereken bu hususların dinlenmesi mümkün değildir. Bu davada, sadece yasada düzenlenen ihya koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilecektir. Bu nedenle, davalı vekilinin  davacının iş mahkemesi nezdinde açtığı davaya ilişkin itirazlarının eldeki davada incelenmesi mümkün olmadığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.  İlk derece mahkemesinin karar ve gerekçesi ile incelemesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusu nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7d9d39cf1aac6bd","SID":"e1e7a8514d75fb5d"}}