{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1750 <br>KARAR NO\t: 2025/1653<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24.07.2025<br>NUMARASI\t: 2025/330 Esas - 2025/634 <br>DAVA: İstirdat (Çekin İstirdadı)<br>Taraflar arasındaki istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile Ankara ... Fren Ekipmanları San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında gerçekleştirilen ticari ilişki nedeniyle, keşidecisi Eskişehir ...Yetkili Servisi- ...olan ... Bankası A.Ş.'nin Eskişehir Şubesine ait ... seri nolu, 31.12.2024 tarihli, 53.442,59 TL bedelli ve keşidecisi ... olan ... Bank A.Ş.'nin İnebolu Şubesine ait ... seri nolu 30.11.2024 tarihli 60.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkiline verildiğini, müvekkilince ciro edilen çeklerden ... Bankası İnebolu Şubesine ait olan çekin müşteriye ulaşmadan kaybolduğunu, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/903 Esas sayılı dosyasında açılan iptal davasında ödeme yasağı kararı verildiğini, ... Bankası tarafından mahkemeye gönderilen yazıda çekin ... tarafından 02.12.2024 tarihinde ibraz edildiğinin bildirildiğini, çekin müvekkilince kendi müşterisi olan ... Makina San. Tic. A.Ş.'ye cirolandığını ve bu aşamada çekin müşteriye ulaşmadan kaybolduğunu, çekin davalı tarafından haksız şekilde iktisap edildiğini, ciro silsilesinin koptuğunu, müvekkili ile sonraki cirantalar arasında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek, çekin takibe konulmasını tedbiren durdurulmasına ve çekin davalıdan istirdadı ile davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Neticeten, her ne kadar uygulamada çek istirdatı davasının 'konusu bir miktar para alacağı olmadığından' bahisle arabuluculuğa tabi olmadığı (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 14/03/2024 Tarih ve 2024/282 Esas - 2024/422 Karar sayılı ilamı; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 17/01/2025 Tarih ve 2025/61 Esas - 2025/84 Karar sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 20/03/2025 Tarih ve 2025/114 Esas - 2024/385 Karar sayılı ilamı ) şeklinde kararlar mevcutsa da; yukarıda da bahsedildiği gibi çekin ödeme aracı olması, çekin konusunun para dışında, herhangi bir misli eşya ya da kıymetli evrak oluşturamayacağı, istirdat davasının parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içerdiği, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu hususları dikkate alındığında paranın ödenmesi kapsamında olmadığını düşünmenin mümkün olmayacağı mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak, davacı tarafça dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan iş bu dava açıldığından,  6102 sayılı TTK m. 5/A(1) ve 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükümleri uyarınca sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan arabuluculuğa başvuru dava şartı noksanlığı nedeniyle açılan çek istirdatı davasının özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 26.12.2023 Tarih ve 2023/1869 Esas - 2023/1806 Karar sayılı ilamı; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 20/02/2025 Tarih ve 2025/164 Esas - 2025/287 Karar sayılı ilamı; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 18.01.2024 Tarih ve 2024/113 Esas - 2024/298 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 Tarih ve 2024/1595 Esas - 2024/9423 Karar sayılı ilamı)...\"  gerekçesiyle, davanın  arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Çek istirdadı davasının konusunun bir miktar paranın ödenmesi olmaması nedeniyle zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını, 7155 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile TTK'ya eklenen 5/A maddesinde, sadece \"konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları\" açısından dava şartı olarak arabuluculuğun öngörüldüğünü, bu davanın alacak veya tazminat talepli olmadığını, bir çok yargı kararında bu hususun kabul edildiğini, istinaf başvurusunda yazılan emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararlarından anlaşılacağı üzere, kıymetli evrak iptali sırasında çekin ortaya çıkması sonucu yargılaması devam eden çek iptali davasında mahkemece istirdat açılması için süre verildiği ve bu doğrultuda bu istirdat davasının açıldığını, bu hali ile iyiniyetli hamilin açmış olduğu istirdat davasında arabuluculuğun zorunlu şart olarak aranmayacağını, TTK'nın 792. maddesinden kaynaklanan ve iyiniyetli hamilin istirdat talebine ilişkin davanın arabuluculuk şartına tabi olmadan açılabileceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, TTK'nın 792. maddesi  uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, ... Bankası A.Ş. Eskişehir Şubesine ait ... seri nolu, 31.12.2024 tarihli ve 53.442,59 TL bedelli çeki ile ... Bank A.Ş.'nin İnebolu Şubesine ait ... seri nolu, 30.11.2024 tarihli ve 60.000,00 TL bedelli çeklerin meşru hamili olduğunu, rızası dışında elinden çıkan çekler için açılan iptal davasında ödeme yasağı kararı verildiğini, ... Bankasına ait çekin iptal davası sırasında ibraz edildiğini ileri sürerek, çekin meşru hamili olduğunun tespiti ile çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiş; mahkemece, zorunlu  arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; \"(1) Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi  getirilmiştir.Ticari davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A hükmü 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan ''paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında'' ibaresi ''para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında''  şeklinde değiştirilmiştir.01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un31.maddesi ile değişik TTK'nın 5/A  maddesinin son hali \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde olmuştur. Eldeki dava, 10.04.2025 tarihinde açılmıştır. Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesinde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) maddesinde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle,  HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin  115. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.Bu bilgilere göre;  7445 sayılı Kanun'un 31. madde hükmü ile TTK'nın 5/A hükmünde değişiklik  yapıldığı,  davanın  çek istirdadı istemine ilişkin olduğu ve mutlak ticari dava olduğu,  konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, çek istirdadı davasının da 01.09.2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak  zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği, bu nedenle davanın konusunun bir miktar para olduğu anlaşılmaktadır.Her ne kadar Dairemizin 14.03.2024 tarihli ve 2024/282 Esas, 2024/422 Karar sayılı kararında çek istirdadı davasının zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı belirtilmiş ise de,  yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/1595 Esas, 2024/9423 Karar sayılı kararı uyarınca, çek istirdadı davasının arabulucuğa tabi olduğu görüşüne varılmış ve Dairemizce uygulama değişikliğine gidilmiştir. Belirtilen nedenlerle, anılan yasa hükmü ile kararlılık kazanan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ilamına uygun şekilde verilen mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;<br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından  yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a  maddesi uyarınca dava değeri itibariyle  karar kesindir.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aca4e81a8a44a5f2","SID":"5954000168d57f07"}}