{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1024 <br>KARAR NO\t: 2025/1646<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/05/2024<br>NUMARASI\t: 2024/155  E.  -  2024/356  K.<br>DAVANIN KONUSU: Zayi belgesi verilmesi<br>Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin \"Yeni Mahalle Mah. Hekimsuyu Cad. ... Gaziosmanpaşa İstanbul \" adresinde bulunması gereken Karar Defteri ve Ortaklar Pay Defteri'nin 23/02/2024 tarihinde müvekkili şirketin elinde olmayan sebeplerden dolayı kaybolduğunu tespit edildiğini, bu sebeple şirket adına herhangi bir karar alınamadığını, şirket işlemlerinin yürütülemediğini, defterlerin bulunması adına tüm çabaların sonuçsuz kaldığını ve söz konusu defterlerin bulunamadığını , müvekkili şirkete ait karar defteri ile ortaklar pay defterinin zayi olduğunu, Türk Ticaret Kanunun 82/7 maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın , su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve  kanuni saklama süresi içinde zayi olursa tacir ziyai öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer etkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini emredebilir.\" yer alan hükmü uyarınca ivedi bir şekilde davanın açıldığını, müvekkili şirkete ait karar defteri ile ortaklar pay defterinin müvekkil şirketin tüm özen ve dikkatine rağmen kaybolduğunu iddia ederek, zayi olan şirket karar defterinin ve ortaklar pay defterinin kaybolduğunun tespiti ile zayi belgesinin verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... davacının davaya konu edilen ticari defter ve belgeleri kaybettiği beyan edilmiş olup bunların ne şekilde kayboldukları hususunda ispat vasıtası sunamadığı gibi, TTK hükümleri kapsamında kendi kusurlu davranışı veya ihmali davranışı ile ticari defter ve kayıtların kaybolmasına sebebiyet veren taraf zayi belgesi talep edemeyeceğinden, davacının kendi ihmali davranışları ile ticari evrak ve kayıtlarının kaybedildiği anlaşılmakla...\" gerekçesiyle davanın reddine,  karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili şirkete ait karar  defteri ile ortaklar pay defterinin şirketin tüm özen ve dikkatine rağmen zayi olması nedeni ile zayi belgesi verilmesinin talep edildiğini, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin adresinde bulunması gereken karar  defteri ve pay ortaklar pay  defterinin 23.02.2024 tarihinde şirketin elinde olmayan sebeplerden dolayı kaybolduğunun tespit edildiğini, bu sebeple şirket adına herhangi bir karar alınmadığını, şirket işlemlerinin yürütülemediğini, defterlerin bulunması adına gösterilen tüm çabaların sonuçsuz kaldığını, hiç kimsenin kaybolmayan defterleri için iş bu davaya açmayacağını, kaybolduğu tarihten onbeş gün içerisinde davanın açıldığını, yasada yer alan sebeplerin tahdidi olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE <br>Talep,  TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde şirket adresinde bulunması gereken karar defteri ve ortaklar pay defterinin şirketin elinde olmayan sebeplerle 23.02.2024 tarihinde kaybolduğunun tespit edildiğini  ileri sürerek, zayi olduğu yönünde  zayi belgesi verilmesini istemiştir.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\"TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü hâlinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanunda “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca,   çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir.Somut olayda, zayi olayının nasıl meydana geldiğine  dair somut bir açıklamaya veya bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. İstinaf dilekçesinde de önceki iddiaları tekrar edilmiştir. Söz konusu iddialar defterlerin zayi olduğuna dair iddiayı ispatlar nitelikte değildir. Çünkü sadece şirketin elinde olmayan sebeplerden dolayı kaybolduğuna dair soyut ifadeler kullanılmıştır. Herhangi bir açıklamada bulunulmamıştır. Bu durumda, yasal düzenleme kapsamında iddianın muhafaza kusuru niteliğinde bir davranış olduğunun kabulü gerekmiştir. Tacir davacının defterlerinin muhafazası konusunda gerekli özeni gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince verilen karar isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMH'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu  karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Açıklanan bu gerekçelerle;<br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.10.2025 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.ç  maddesi uyarınca karar kesindir. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86c2cf2d346fa534","SID":"a9c1a490a3cdf7c2"}}