{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/365 Esas   2025/1228 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/365 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1228<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN <br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/05/2022<br>NUMARASI\t: 2021/546 Esas 2022/388 Karar<br><br>DAVA\t: Bankacılık İşlemlerinden kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t  : 31/10/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptaline  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı  vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile diğer borçlular ... İnşaat Güvenlik Tur. Gıda Temizlik Oto San. Ve Tic.Ltd.ŞTİ. arasında imzalanan sözleşme gereği kredi kullandırıldığını, bu krediye davalı borçlunun kefil sıfatı ile imzası bulunduğunu, diğer borçlu ... İnşaat Güvenlik Tur. Gıda Temizlik Oto San. Ve Tic.ltd.şti. hakkında yine Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2019/9759 E. sayılı dosyasından rehinin paraya çevrilmesi takibi yapıldığını, borçlu davalı aleyhine ise Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9761 E. sayılı dosyasından müvekkili banka alacağının tahsili amacı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iradesinin dava dışı ... da olan ... Taşımacılık Kozmetik Kimya Gıda Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti'nin sigortalı çalışanıyken dava dışı ...'nın müvekkiline \"benim piyasaya borçlarım ve vergi borçlarım var\" diyerek müvekkili adına bir şirket almayı, maaşını almaya devam edeceğini ve akabinde de alacakları ihalelerden pay vereceğini, bir süre sonra da ortaklık kurabilecekleri vaadi ve oluşturduğu güven duygusu ile müvekkiline ... İnşaat Güvenlik Turizm Gıda Temizlik Otomotiv Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'yi satın aldırttığını, dava dışı ...'nın bu aşamadan sonra müvekkilini sürekli olarak ... Şube çalışanı  ...'a yönlendirerek kredi çekmesi konusunda yardımcı olacağını beyan ettiğini ve şüphelinin de müvekkilinin her isteğini olumlu karşıladığını, dava dışı ... ile birlikte hareket eden davacı çalışanı ...'ın üzerinde rehin bulunan ve dava dışı ... oğlu ...'nin şirketi olan ... Ltd. Şti. adına kayıtlı otobüse 1.500.000,00 TL kredi çıkarttığını, kredinin ödeneceği zaman şube müdürünün rehini fark etmesi üzerine öncelikle rehin borcunun kapatılmasının şart koşulduğundan bu kredinin çekilemediğini, akabinde  ... ve oğlu diğer ...'nin müvekkili üzerinde kurdukları baskı ve telkinler ile İzmir Belediyesi'nde bir araç olduğunu aracın belediyeden aylık 15.000,00 TL kira geliri olduğunu bu aracı almanın çok iyi olacağını beyan ettiklerini ve aracın ruhsat fotokopisi ile yine müvekkilini ...'ın yanına göndererek araca 300.000,00 TL kredi kullandırttıklarını, bu kredi alınırken müvekkiline \"aracı alırız kalan para ile senedi öder ve elimizde kalan para ile de ihaleye katılırız\" telkininde bulunduklarını, beyan edilen aracın alımı için İzmir'e giden dava dışı ...'nın bu aracı aldığını ve müvekkilinin de bu aracın alımı için önce dava dışı ...'ya ve sonrasında ise şüphelinin şoförü ... ...'e vekaletname verdiğini, bu aracın alımı biraz gecikince ...'in müvekkilini arayarak \"ben araç sahibini durduramıyorum burada tefeciden para alıyor aracı alıyorum sen yarın parayı çıkart\" diyerek müvekkilini aradığını ve ertesi gün müvekkilinin parayı satıcının hesabına gönderdiğini, bir süre sonra ...'in müvekkilini arayarak \"hesaba para gelecek o parayı acilen ...'nin şirket hesabına gönder onlar tefecinin ödemesini yapacaklar\" dediğini, Müvekkilinin de bu talimata uyup ve gelen parayı ...'nin şirket hesabına aktardığını, bu işlemlerden sonra İzmir Belediyesinde kiralık olduğu bildirilen aracın kira bedelleri gelmeyince müvekkilinin bir şüpheye kapıldığını ve yaptığı araştırmada aracın pert olduğu, aslında hiç bir zaman belediyede kiralık olarak çalışmadığını, İzmir'den Ankara'ya çekici vasıtasıyla geldiğini, hesaba gelen ve şüpheli ...'nin şirket hesabına gönderilen paranın aslında araç sahibi tarafından fazla ödeme iadesi olarak gönderilen bir para olduğunu tespit ettiğini ve aslında dolandırıldığını anladığını, banka görevlisi ...'ın gerekli inceleme ve araştırma yapmadan şüpheli ... ile olan yakınlığı dolayısıyla tüm talepleri onaylamasının, ...'in tüm bu organizenin başı olması ve yine dolandırıcılık yolu ile elde ettiği paraları oğlu diğer ...'nin şirketine aktarması ve bu işlemlerde şoförü ... ...'in kendisine yardım etmesi ve bu bağlamda müvekkilinin davacı banka çalışanı da dahil olmak üzere organize dolandırıcılık işlemlerine maruz kaldığını, tüm bunlardan dolayı şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/138430 S. No ile soruşturmanın devam ettiğini, itibar müessesi olan bankaların, bu vasıfları nedeniyle gerekli bilgi ve tecrübelerinin varlığı hususunda kendilerine duyulan güveni boşa çıkarmamaları gerektiğini ve bu sebeple sübjektif kıstasın bankalar hakkında uygulanamayacağını, zira devletin diploma veya ruhsat vermek için aradığı şartların, vekalet için gerekli sübjektif vasıfların varlığı konusunda özel hukuka yansıyan bir garanti niteliği taşıdığını, bu nedenle bankaların basiretli tacir gibi objektif ölçüye göre özenle hareket etmeleri gerektiğini, öte yandan örf ve adetlerin bilinmesi ve uygulanması konusunda bankaların müşterileri karşısında –bir sektör olarak- tartışılmaz üstünlükleri olduğunu, zira  TK.2/2’ye göre bir ticaret ‘‘şubesine’’ –örneğin bankacılık dalına- mahsus olan ticari örf ve adetin, umumi olanlara tercih olunduğunu, bu özel ticari örf ve adeti hem belirleyen hem de en iyi uygulayanların, şüphesiz bizzat bankalar olduğunu, doktrinin ağırlıklı görüşüyle de desteklenen bankaların tabiatı itibariyle kişilerin hak ve menfaatlerini koruması, güven kurumu olmasının bankalara ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünü doğurduğunu, 3. Kişilerin hak ve menfaatlerinin araştırmalı ve sorgulaması gerektiğini, bu bağlamda müvekkiline pert kaydı olan bir araç üzerine \"ki tüm kayıtları görme yetisine sahip olup\" kredi kullandıran ve borç altına sokan bankanın yukarıda belirttikleri yükümlülüklere aykırı hareket ettiği açık olup bu bağlamda itirazlarında haksız olduğunu söylemenin son derece yersiz olduğunu bildirerek davanın reddi ile  %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı tarafından kredi kullanmak için genel kredi sözleşmesi imzalandığı, borcun taksit tarihi geldiği halde ödenmediği, davacı tarafından ödenmesi için ihtarname keşide edildiği, buna rağmen borcun ödenmediği, icra takibi başlatıldığı, borcun bilirkişi marifetiyle hesaplandığı, bilirkişi raporunun açık ve ayrıntılı bulunması nedeniyle hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu gerekçeleriyle  davanın kısmen kabulüne, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2021/9761 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 311.397,08-Tl asıl alacak, 30.563,62-TL işlemiş faiz 1.528,18-TL BSMV olmak üzere 343.488,88-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar %23,40 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, takip çıkışının %20'si olan 68.697,77-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı banka çalışanı ...'ın dava dışı kişilerle olan yakınlığı nedeniyle müvekkilini ikna etmesi suretiyle dava konusu kredinin kullanıldığını, mahkemece ceza soruşturma sonucunun beklenilmesi gerektiğini, bankanın özen borcuna aykırı davrandığını, pert kaydı bulunan araç için kredi kullandıran bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>\t Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi, kredi kullandırım talep formu, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, icra dosyası, ticaret sicil kayıtları, taşıt rehni sözleşmesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/138430 soruşturma nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı,  kredi kullandırma belgeleri vs belgeler dosya arasında mevcuttur.\t<br>\tAnkara 19. İcra Müdürlüğünün  2021/9761 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalıya karşı toplam 321.217,58 TL asıl alacak olmak üzere toplam 354.284,05 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalının ödeme emrine süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.<br>\t08/02/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle; akdedilen 11.01.2021 tarihli 1.500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ... İnşaat Güvenlik Turizm Gıda Temizlik Otomotiv Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti'ne takip konusu edilen 1004 ek nolu 300.000,00 TL tutarlı 48 ay taksitli ticari kredinin 13.01.2021 tarihinde kullandırıldığı, dava dışı şirket tarafından kredinin 12.02.2021 ve 12.03.2021 vadeli 1 ve 2. taksit ödemelerinin yapılmaması üzerinde davacı bankanın kredi bakiye borcunu 15.03.2021 tarihinde TOA (tahsili olanaksız alacaklar) hesaplarına aktardığı ve dava dışı şirkete ödeme yapması için 180 günlük süreç tanıdıkları ancak bu süreçte ödenmeyen 1 ve 2. taksitlerin yanı sıra vadeleri gelen 12.04.2021, 12.05.2021 ve 12.06.2021 tarihli 3, 4 ve 5.taksitlerin de ödenmediği, hesabın  09.07.2021 tarihinde  kat edildiği,  temerrütün 19.07.2021 tarihinde oluştuğu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın uyguladığı/cari faiz oranının %18 olarak güncellendiği ve cari faiz oranının %30 fazlası oranından  %18+%18x30/100=%23,40 temerrüt faizi talep edildiği, söz konusu oranın taraflar arasında imza altına alınarak kabul edilen sözleşme düzenlemelerine göre daha düşük olduğu ve mevzuata uygun olduğu kanaatine varılarak gecikme faiz oranı/temerrüt faiz oranı uygulama tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı,  13.08.2021 takip tarihi itibariyle; 311.397,08 TL ssıl alacak 30.563,62 TL takip öncesi işlemiş faiz +  1.528,18 TL BSMV 343.488,88 TL olarak hesaplanmakta olup, toplam alacağın 311.397,08 TL olan asıl alacak kısmının takip tarihinden tamamen tahsil tarihine kadar %23,40 temerrüt faiz oranı üzerinden işleyecek faiz (Genel Kredi Sözleşmesi'nin Madde 4- Faiz, Temerrüt Faizi, Vergi ve Masraflar, Komisyon başlıklı maddesinin D fıkrası uyarınca) değişen oranlarda ve faizin %5 gider vergisi birlikte talep edilebileceği bildirilmiştir.<br>\tDosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı  ... İnşaat Güvenlik Turizm Gıda Temizlik Otomotiv Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 11.01.2021 tarihli 1.500.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinde davalının toplam 1.650.000,00 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalının asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olup, kefaletin geçerli olduğu, gecikme faiz oranı/temerrüt faiz oranı uygulama tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, denetime elverişli, ayrıntılı , gerekçeli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan  311.397,08 TL asıl alacak 30.563,62 TL takip öncesi işlemiş faiz +  1.528,18 TL BSMV 343.488,88 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tHer ne kadar davalı yanca,  dava konusu kredinin davalı banka çalışanı ...'ın hatalı yönlendirilmesi nedeniyle kullandırıldığından davalının sorumlu olmadığı savunulmuş ise de, davalı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olup aynı zamanda müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, söz konusu kredinin şirket hesaplarına intikal ettiği ve şirket tarafından kullanıldığı, dolayısıyla asıl borçlu şirket hesabına intikal eden ve şirket tarafından kullanılan kredi borcu nedeniyle davalı kefilin sorumluluğunu ortadan kaldıracak bir durum bulunmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmasına itibar  edilmemiştir.<br>\tÖte yandan, davacı tarafından davalı ve asıl borçluya hitaplı Ankara 3. Noterliği'nin 09.07.2021 tarih 32000501416066 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kredi borçlarının ödenmesi için 3 günlük süre verilmiş, ihtarname 13.07.2021 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olup,  davalı kefil yönünden temerrüt16.07.2021 tarihinde gerçekleşmesine karşı hükme esas alınan bilirkişi raporundan 19/07/2021 tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, istinafa gelenin sıfatı gözetilerek Dairemizce davalı yararına olan bu husus yönünden davalı aleyhine bir değerlendirme yapılmamıştır.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 23.463,73 TL karar harcından istinaf karar harcından peşin yatırılan  5.865,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.597,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,+<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2025<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                            Üye - ...                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...            ...                 ...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e8824fdfd3d2916","SID":"73b35b4871ec450e"}}