{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/1445 Esas   2025/1252 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1445 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1252<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/06/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/173 Esas  2025/491 Karar<br><br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)<br>DAVA TARİHİ\t:  24/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/11/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki özel denetçi atanması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine mahkemece davacılar vekilinin istinaf talebinin reddine ilişkin ek karara karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>DAVA<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin kurucularından olan muris ...'ın mirasçıları olduğunu, mirasçılarına ...’dan intikal eden paylar sonucunda müvekkillerinin her birinin % 8,33 oranında pay sahibi olmak üzere toplamda %33,32 oranında davalı şirket payına sahip olduklarını, müvekkillerinin pay sahibi olduğu davalı şirkette, 03/12/2024 ve 10/01/2025 tarihlerinde 2023 faaliyet yılına ilişkin olağan genel kurul toplantıları gerçekleştirildiğini, bu toplantılarda müvekkillerinin davalı şirkete özel denetçi atanması talebinde bulunduklarını ancak işbu taleplerinin oy çokluğu ile reddedildiğini, müvekkillerinin şirketin faaliyetleri, mali durumu ve yönetim kararları hakkında bilgi edinme hakkına sahip olduklarını, müvekkilleri tarafından yapılan bilgi edinme taleplerinin şirket yönetimi tarafından ya yanıtsız bırakıldığını ya da eksik ve tatmin edici olmayan cevaplarla geçiştirildiğini, müvekkillerinin şirketin son yıllarda mali tablolarındaki olağandışı dalgalanmalar ve bazı yönetim kararları hakkında şüphe duyduklarını, özellikle şirketin belirli gider kalemleri, yapılan büyük ölçekli harcamalar ve üçüncü kişilerle gerçekleştirilen işlemler konusunda somut ve şeffaf bir açıklama yapılmadığını, şirket yönetiminin pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarını ihlal eden bir tutum sergilemekte olduğunu bu durumun da Türk Ticaret Kanunu ve ortaklık hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını, davalı şirketin mali durumuyla ilgili ciddi soru işaretleri oluşmasına rağmen, yönetim tarafından bağımsız bir denetim mekanizması işletilmemekte ve pay sahiplerinin denetim talebi görmezden gelindiğini, bu durumun hukuki anlamda denetim hakkının ihlal edilmesi anlamına geldiğini, davalı şirketin yönetiminin mali tablo ve finansal işlemleri pay sahipleriyle şeffaf bir şekilde paylaşmaması, şirket kaynaklarının kötüye kullanıldığına dair ciddi şüpheler doğurduğunu, davalı şirketin gelir-gider dengesinde görülen tutarsızlıklar, yapılan harcamaların belgelendirilmemesi ve belirli kişi ya da kuruluşlara olağanın dışında maddi aktarımlar yapılması gibi hususların özel bir denetim mekanizmasının devreye girmesini zorunlu kıldığını belirterek şirketin faaliyetlerinin bağımsız bir denetimle incelenmesi için özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davacıların davasının reddine kesin olmak üzere karar verildiği görülmüştür.<br>Kesin karara karşı  davacılar vekili 18/08/2025 tarihinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.  Mahkemece, 01/09/2025 tarihli ek karar ile; davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulan mahkememiz kararının 6102 sayılı TTK'nın 440/2 maddesine göre kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle,  HMK 'nın 346 maddesine göre istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ilk derece mahkemesinin ret kararının istinaf incelemesine konu edilmemesinin yargısal denetim imkanından yoksun bırakılmaları anlamına geldiğini, kararın kesin olduğuna ilişkin farklı görüşler bulunduğunu, karara karşı istinaf yolunun açık olması gerektiğini, finansal tablolarda tespit edilen ciddi tutarsızlıklar bulunup denetimin gerekli olduğunu, pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarının sistematik olarak engellendiğini, şirketin finansal kaynaklarının kötüye kullanıldığına dair güçlü şüpheler bulunduğunu, özel denetçi atanmasının hukuken dayanağı bulunmakta olup gerekli bulunduğunu ileri sürmüştür.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava;   davalı anonim şirkete 6102 Sayılı TTK 'nun 438 ve devamı maddeleri gereğince özel denetçi atanması istemine ilişkindir.<br>6102 sayılı TTK'nun 438. maddesinde her pay sahibinin pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu taktirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasının gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceğini, aynı kanunun 439. maddesinde ise, genel kurulunun özel denetim istemini reddetmesi halinde sermayenin en az onda birine halka açık anonim şirketlerde ise yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya payların itibarı değeri toplamı en az 1.000.000,00 TL olan pay sahiplerinin şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde üç ay içinde özen denetçi atanmasını isteyebilecekleri aynı yasanın 440/2.  maddesinde ise, mahkemece verilen kararın kesin olduğu belirtilmiştir.<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki 06/11/2017 tarih 2016/3294 Esas 2017/6052 Karar sayılı içtihatında; \" ... dosyadaki bilgi ve belgelere, temyiz edilen kararın anonim şirkete özel denetçi atanması isteminin reddine ilişkin olmasına, 6102 sayılı TTK'nın 440/2. maddesi uyarınca anonim şirkete özel denetçi atanması yolundaki istemin kabulüne yahut reddine ilişkin mahkeme kararlarının kesin nitelik arz etmesi nedeniyle ... davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkemenin ... sayılı temyiz istemin reddine ilişkin ek  kararının onanmasına \" karar verildiği görülmüştür. <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatı ile mevcut düzenlemeler  birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda davacı tarafın, davalı anonim şirketin olağan genel kurul toplantısında şirkete özel denetçi atanmasına ilişkin isteminin genel kurulca reddine karar verilmesi üzerine, davacı tarafça, kararın isabetsiz olduğu iddiası ile süresi içerisinde özel denetçi atanmasına ilişkin işbu dava açılmış ve mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de 6102 sayılı TTK'nın 440/2. maddesi uyarınca anonim şirkete özel denetçi atanması yönündeki istemin kabulüne yahut reddine ilişkin mahkeme kararları kesin niteliktedir. <br>Hal böyle olunca, mahkemece özel denetçi atanmasına ilişkin davada verilen kararın TTK'nun 440/2.maddesi uyarınca kesin olduğu gözetilerek davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik verilen ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Tüm bu nedenlerle kesin karara yönelik davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine ilişkin ilk derece mahkemesi ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı tarafın ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılardan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.07/11/2025<br><br><br>Başkan -          Üye -             Üye -              Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1efc2aced5d0ace","SID":"aac280b2ca73d832"}}