{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   32. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2025/1320 - 2025/2115<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>32. HUKUK DAİRESİ <br>(2. HEYET)<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1320 <br>KARAR NO\t: 2025/2115<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/582 Esas  2023/712 Karar<br><br><br><br>DAVA KONUSU\t: Sözleşmenin İptali<br><br>Yerel Mahkemesince; yukarıda tarih ve numarası yazılı davada verilen karara karşı davacı tarafından süresinde istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla; dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü.<br>DAVA:  <br>Davacılar dava dilekçesinde özetle; sahibi ve yetkilisi olduğu ... Grup Ltd. Şti. adına vekalet ve kendi adına asaleten olmak üzere davalı şirketlerle karşılıklı olarak 02/02/2023 tarihinde Tahliye Sulh  ve İbra Protokolü imzalandığını, sahibi ve yetkilisi olduğu ... Grup Ltd. Şti.tarafından işletilen ve ... AVM isimli ticari alan içerisinde bulunan dükkan yargılama süreçleri devam ederken, henüz Yargıtay incelemesi devam eden dosyada, bu davanın davalısı olan alacaklı tarafın icra müdürlüğünden işlerinin tahliyesine yönelik kararı alması ve tahliye kararını durdurabilmek için oldukça fahiş bir rakamın icra müdürlüğü tarafından istenmesi nedeniyle ve bu bedeli karşılayacak gücünün olmaması nedeniyle dosyanın alacaklısı ile kanunlara, Anayasaya, evrensel hukuk kurallarına, vicdanlara, insan hakları ile tüm yazılı ve yazılı olmayan hukuk kurallarına aykırı bir sözleşme imzalamak zorunda bırakılmak suretiyle hem davanın Yargıtay aşamasındayken davadan feragat etmek zorunda kaldığını, hem de işyerini tahliye tehdidi ile içerisindeki eşyaları alarak tahliye etmek zorunda kaldığını beyanla, muarazanın men'ini, sözleşmenin iptalini, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde yer verdiği açıklamalar tamamen hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, olayları ve mahkeme kararlarını kendi lehine yorumlayarak devam eden yargısal süreçleri etkilemeye, diğer taraftan da sosyal medya hesapları üzerinden şantaj unsuru taşıyan paylaşımlarına devam ederek ek menfaatler temin etmeye çalıştığını, davacı dava dilekçesinde sözleşmenin hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle feshi gerektiğini ifade etmekte ve bazı gerekçeler ileri sürdüğünü, sözleşmenin imzalandığı tarih dikkate alındığında ve davacı tarafın dava dilekçesinde yer vermediği kendi kazanımları ile ilgili protokol dikkate alındığında, davacı tarafın iddia ve isnatlarının ne denli dayanaksız olduğunun açıkça ortaya çıktığını, davacı tek taraflı, tehdit ve zorlama ile bu sözleşmenin kendisine dayatıldığını iddia ettiğini, ancak  her nedense bugüne kadar söz konusu sözleşme ile ilgili olarak yasal yollara başvuruda bulunma gereksinimi duymadığını, ta ki açılan manevi tazminat istemli davalar ve savcılık suç duyurusu istemleri gündeme gelince davacı kendi elde ettiği menfaatlere yer vermeyerek tek taraflı sözleşmeden bahisle ve muzayaka hali ileri sürerek iptalini talep ettiğini, müvekkili şirketlerin davacıyı zorla tahliye etme veya iddia ettiği gibi tehdit veya  baskı ile sözleşme imzalamaya zorlaması söz konusu olmadığını, tam tersine teslim tutanağı içerikli belge incelendiğinde de görüleceği üzere davacı asil dava konusu dükkanı devir bedeli karşılığı devretmek istediğini, ... AVM yönetiminin buna izin vermesini talep ettiğini, Yargıtay'dan sonucu beklemeyen davacının kendisi olduğunu, davacı 500.000,00 TL devir bedeli aldığını, ancak söz konusu parayı aldıktan sonra da hem müvekkili şirketlere hem de yöneticilerine yönelik  her birisi suç unsuru içeren paylaşımlar, asılsız suç duyuruları ve işlemler ile insanları uğraştırmaya devam ettiğini beyanla, davacı tarafın haksız, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça her ne kadar taraflar arasında imzalanan 02/02/2023 tarihli Tahliye Sulh ve İbra Protokolü başlıklı sözleşmenin iptali, muarazanın men'ini, olmadığı takdirde sözleşmenin feshine karar verilmesini talep edilmişse de davacının sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh edebileceği, bir muarazanın bulunmadığı, davacının iddialarının fesih hüküm ve sonuçlarını doğurduktan sonra feshin haklı ya da haksız olduğu ileri sürüldüğünde tartışılabileciği, davacının dava açmakta hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF:<br>İstinaf Kanun Yoluna  Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.<br>İstinaf Sebepleri<br>Davacı istinaf kanun yolu başvurusunda özetle; dava konusu sözleşme nedeniyle davalı taraflarca Ankara 53. Noterliği'nin 02/06/2023 tarih ve 15514 Yevmiye nolu ihtarı keşide edilerek, dava konusu sözleşme nedeniyle taraflarına maddi ve manevi tazminat davası açılacağı, suç duyurusunda bulunulacağının ihtar edildiğini, sözleşmede yer alan ve hukuka tamamen aykırı maddeler nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödeme ve yasal yollara başvurulma tehdidi bulunduğu, yine davalıların yetkililerinden olan ... tarafından, iş bu dava konusu hukuka temelden aykırı sözleşme hükümleri konu edilerek ve dava konusu sözleşme nedeniyle aleyhinde, Ankara 1. Aile Mahkemesinin Esas no: 2023/5333 D. Iş - Karar no: 2023/5341 sayılı dosyası üzerinden 06/06/2023 tarihinde bir başvuru yapılmış ve aynı gün 06/06/2023 tarihinde uzaklaştırma kararı verildiğini, aynı davalı şirketlerin hissedarı ve yetkilileri tarafından, dava konusu sözleşme nedeniyle aleyhlerinde Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/160 Değişik iş sayılı dosyadan delil tespiti talep edilmiş, mahkemece bu dava konusu sözleşmeye dikkate alınarak delil tespiti yapıldığını, dava konusu sözleşmenin feshedilmemiş olması, taraflar arasındaki muarazanın giderilmemiş olması nedeniyle taraflarının halka açık bir avm ye alınmamakta olduklarını, davalılarca taraflarına tahliye baskısı nedeniyle imzalatılan dava konusu sözleşme nedeniyle Sermaye Piyasası Kuruluna başvuruda bulunularak söz konusu sözleşmenin incelenmesi talep edilmişse de ilgili kurum tarafından verilen 28/07/2023 tarihli cevabi yazılarda konunun yargı yolu ile çözülmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalılar ile aralarında dava konusu sözleşme nedeniyle bir çok muaraza bulunduğunu, hukuki çekişmelerinin tamamının temel nedeninin dava konusu sözleşme olduğun belirterek karara karşı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. <br>UYUŞMAZLIK VE HUKUKÎ NİTELENDİRME:<br>Uyuşmazlık; 02/02/2023 tarihli Tahliye, Sulh ve İbra Protokolü başlıklı sözleşmenin iptali ve muarazanın men-i istemine ilşkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. (6100 Sayılı HMK 1.madde) Nitekim Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi görevi dava şartları arasında saymıştır. Bu itibarla görev kuralları tarafların ileri sürmesine gerek olmaksızın hâkim tarafından ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.<br>01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İİK'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalarla bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.<br>Somut olayda; dava konusu 02/02/2023 tarihli sözleşme, taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava kira ilişkisine ilişkindir. Kira sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda ayırım yapılmaksızın 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine ait olup, Asliye Ticaret Mahkemesince davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davacının istinaf kanun yolu başvuru isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.nun 353/1-a.3 maddesi gereğince yerel mahkemenin kararının kaldırılarak, yeniden karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>                  1-Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nun 353/1-a.3 maddesi gereğince KABULÜ ile ilk derece mahkemesi kararının  KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın  yeniden bir  karar verilmesi için  yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,<br> 5-HMK'nin 27. maddesi gereğince tarafların hukuki dinlenilme hakkı nedeniyle ve 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK'nin 302. maddesine eklenen 5.fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda  04/12/2025  tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi. <br>GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 10/12/2025<br><br><br>Başkan<br>¸e-imzalıdır <br><br>Üye<br>¸e-imzalıdır <br> <br><br>Üye<br>¸e-imzalıdır <br> <br><br>Katip<br>¸e-imzalıdır <br><br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5dfb27cd8cae0909","SID":"c391bc7aae538d71"}}