{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1002 - 2025/1392<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/1002 <br>KARAR NO\t: 2025/1392<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07.10.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/656 Esas 2024/645 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ\t: 14.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20.11.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle oluşan hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacı idareye ait otokorkuluk ve eklentilere çarpması sonucu 10.403,00 TL hasar meydana geldiğini, 5.201,50 TL'nin dava dışı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ödendiğini, kalan 5.201,50 TL ve faizinin davalıdan tahsili amacıyla Ankara 6.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/48808E.sayılı takip dosyası ile genel haciz yoluyla ilâmsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalılar tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca sigortacılık işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki davanın mutlak ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince 4. maddede ve diğer Kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacıya verilen süre içerisinde arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin tutanağın sunulmadığı gerekçesiyle davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi atfı ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>6100 sayılı HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre karar tarihi olan 2024 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 28.250,00 TL olarak belirlenmiştir.<br>Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 28,250,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4) <br>HMK'nın 346. maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi HMK'nın 352/b maddesi gereğince istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.<br>Açıklanan nedenlerle dava konusu icra takibine dayanak alacağın miktarının, 5.201,50 TL asıl alacak ve 466,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.667,50 TL olduğu dikkate alındığında karar verilen miktarın davacı yönünden kesin nitelikte olduğu anlaşılmış olup kesin olan karara karşı davacı taraf istinaf yasa yoluna başvuramayacağından davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/4.maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,<br>2-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e351da67209eb50","SID":"b45a2be8ea66258b"}}