{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/68 - 2025/1405<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/68 <br>KARAR NO\t: 2025/1405<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/5 Esas 2023/704 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09.12.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, dava dilekçesinde; 19.08.2022 tarihinde davalı şirkete sigortalı olan aracın, davacıya ait araca çarptığını, davalı tarafından araç hasar bedeli ödenmiş ise de, araç değer kaybını ödenmediğini, zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; HMK'nın 107. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin sigorta limiti ile sınırlı olarak davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\tDavalı vekili, cevap dilekçesinde, sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının aracında meydana gelen kaza nedeniyle değer kaybı oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı tazminatı istemine ilişkin olduğu; dosya kapsamında makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunda  davacıya ait aracın 24 yaşında olması, reel piyasa koşullarına göre aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değerinin aynı olması, ikinci el piyasasında değer kaybı görülmeyeceğinin  tespit edildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacının davasını kanıtlayamadığı  gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; raporun karar vermeye elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilerek değer kaybına yönelik olarak ise Genel Şartlara göre yapılan hesaplamada araçta 9.103,50 TL değer kaybı olacağı belirtilmiş iken, serbest piyasa rayiçlerine göre ise değer kaybı oluşmayacağı belirtilerek, takdiri mahkemeye bıraktığını, mahkemenin gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını,  kaza neticesinde davacının aracında 16.000,00 TL hasar meydan geldiğini ve davacı aracının şasiye kadar düzeltildiğini, davacının aracının çok temiz olduğunu ve 131.101 km de olması nedeniyle, davacının aracında değer kaybı oluşacağı, oluşan hasara göre değer kaybı oluşmadığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, piyasa araştırmasının gerçek durumu yansıtmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, araçta değer kaybı oluştuğundan bahisle değer kaybının tazmini istemidir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\t19.08.2022 tarihinde, meydana gelen kaza neticesinde, 1998 model ...  model, davacının 03.03.2022 tarihinde satın aldığı  km göstergesine göre 131.101 km de olan, aracın kaza neticesinde hasarlandığı kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, noter tescil kayıtları ve dosya kapsamından anlaşılmıştır.<br>\tBilirkişi raporunda, kaza tarihinde 24 yıllık olan ve ekonomik ömrünü dolduran araçta değer kaybı oluşmadığının belirtildiği, ilk derece mahkemesi tarafından da, dava kanıtlanmadığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür. <br>\tDavacı, kaza neticesinde aracında meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluştuğunu ileri sürmüş ise de; aracın kaza tarihinde hasarlanmış olması, tek başına değer kaybının meydana geldiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Aynı zamanda aracın KM'si, önceki hasar kayıtları, aracın yaşı, modeli, markası, kullanılmışlık düzeyi ve sair özellikleri nazara alındığında, serbest piyasa koşullarında, kazaya nedeniyle araçta meydana gelen hasarın, aracın değerine etki edeceğini kanıtlamakla yükümlüdür. Bunun yanı sıra üretim tarihi eski olan araçlar yönünden araç KM göstergesi belirli bir rakama kadar gösterebildiğinden, araç KM'sinin doğruluğunu, ayrıca ekonomik olarak ömrünü doldurabilecek yaşta olan araçlarda, aracın ekonomik ömrünü doldurmadığını ve kaza neticesinde araçta değer kaybı oluşacağını kanıtlaması gerekir.   <br>\tDosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,  davacıya ait aracın kaza tarihinde 24 yaşında olması yanı sıra, kaza tarihinde ve sonrasında toplam 26 kez el değiştiren aracın üretim yılına rağmen, ekonomik ömrünü tamamlamadığının ve yaşına rağmen, araçta değer kaybı oluşacağının somut delillerle kanıtlanamamış olmasına, bu yaş ve özelliklerdeki araçlar yönünden, salt hasardan hareket ile değer kaybının tespit edilmesinin mümkün olmamasına, bu çerçevede alınan raporun Yargıtay uygulamalarına uygun olup karar vermeye ve denetime elverişli olmasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar  verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,\t<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, <br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 14.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d606689fec8c489c","SID":"e2b3e10798f253e1"}}