{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/36 - 2025/1367<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2024/36 <br>KARAR NO\t: 2025/1367<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R  <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21.09.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/161 Esas 2023/749 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 13.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12.12.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 04.08.2019 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı ... idaresinde ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile davacı ...’nun idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda ...’nun ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında 14 gün hastanede kaldığını, iş göremezlikten kaynaklanan gelir kaybı nedeniyle maddi olarak zarara uğradığını, ayrıca davacıların manevi olarak zarar gördüklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL ve davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’den kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebinden feragat etmiştir.  <br>\tDavalılar ... ve ... vekili, davacının kullandığı motosikletin tescili bulunmadığını, davacının ehliyeti bulunmadığını, kask kullanmadığını, kendisine hitabeden DUR levhasına uymadan kontrolsüz şekilde yola çıktığını ve sağdan gelen davalının öncelik hakkı bulunduğunu, kazada davacının tam ve asli kusurlu olup davalıya atfedilebilecek kusur bulunmadığını, kaza nedeniyle davalıların çok üzgün olduğunu, talep edilen manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacı hakkında ceza soruşturmasında düzenlenen raporu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davacıya yapılan ödeme nedeniyle davadan feragat edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24.11.2021 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı küçük ...'nun davranış faktörlerinin % 80 oranında etken olduğu, davalı sürücünün % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 17.05.2023 tarihli raporda davacı ...'nun vücut engellilik oranının % 1 olduğu, iyileşme süresinin 2 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, maddi tazminat talebinden feragat edildiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 15.000,00 TL, ... için 5.000,00 ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın 04.08.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğunu, paranın satın alma gücü dikkate alınmadan karar verildiğini, manevi tazminat tutarı kadar vekalet ücreti ödemek zorunda bırakıldıklarını, manevi tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığını, rapordaki hususlara ek olarak davacının ehliyetsiz olarak trafiğe çıktığını ve asli ve tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olup zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına neden olan davranışı, sorumluluğun paylaştırılması ve tazminatın belirlenmesinde önemli bir ölçüt olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, hüküm altına alınan tazminat tutarlarının oldukça yüksek olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDavacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacı ...'nun idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...'nun yaralandığını belirterek davacı ... için maddi ve manevi tazminat, anne ve babası olan diğer davacılar için manevi tazminat talebinde bulunmuş, yargılama sırasında maddi tazminat talebinden feragat edilmiş, mahkemece maddi tazminat talebinden feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDavacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)<br>\tSomut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 04.08.2019 tarihinde davalı ...'e ait olup davalı ...'in idaresindeki araç ile davacı küçük ...'nun idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacı ...'nun yaralandığı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24.11.2021 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davacı küçük ...'nun davranış faktörlerinin % 80 oranında etken olduğu, davalı sürücünün % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 17.05.2023 tarihli raporda davacı ...'nun vücut engellilik oranının % 1 olduğu, iyileşme süresinin 2 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2019) paranın alım gücü nazara alındığında davacı ...'nun yaralanması nedeniyle kendisi ile anne ve babası olan diğer davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının uygun takdir edildiği anlaşılmıştır. <br>\t 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacılar vekili ile davalı ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 426,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 188,47 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... ve ...'den alınması gereken 1.707,75 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 430,00 TL'nin mahsubu ile kalan 1.277,75 TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"14dcdd0ed04a53f6","SID":"9837a60264e11890"}}