{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/902 - 2025/1936<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/902 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1936<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/523 Esas - 2024/19 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: BEKER TURİZM VE İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ  \t\t: 07/10/2021<br>KARAR TARİHİ\t\t: 18/11/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 01/12/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının 33... plakalı kamyon ile davalının Kuzey Marmara Otoyolu inşaatında hafriyat nakliye çalışması işi karşılığında 01/09/2018 tarihli a49 sıra numarası ile davalıya kesilen toplam 84.054,60 TL fatura edilen ve karşı tarafa gönderilen fatura nedeniyle Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2021/54353 sayılı dosya ile başlattıkları takibe itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıya borçlarının bulunmadığını, Kuzey Marmara Otoyolu Projesi yapım işinde yüklenici olan Çengiz İnşaat San Tic. A.Ş. ile alt yüklenici olarak anlaşma yaptıklarını, davalının saha içi hafriyat hizmetini vermeyi taahhüt ettiğini, Kemal Kayadibi isimli üçüncü şahsın davalı yetkilisi Kani Furkan Kaçar ile tanışması ve kendisine bu hizmetin ifası için kamyon tedariki yapabileceğini beyan etmesi üzerine tarafların anlaşma sağladıklarını, yapılan anlaşmaya göre yapılan iş karşılığı olarak anlaşılan rakamdan masraflar düşüldükten sonra ödeneceğini, Kemal Kayadibi'nin işe başladıktan kısa bir süre sonra işi bıraktığını, müvekkilinin kendi ekibi ile işi tamamladığını, davacı ile davalı arasında bir anlaşma olmadığını, fatura tazminleri gibi işlemlerin Kemal Kayadibi ile yapıldığını, faturanın ihtarname ile iade edildiğini beyan ederek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin yasal şartları oluşmaması nedeniyle REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Mahkemece 26/02/2024 tarihli Tashih Şerhi ile \"... Mahkememizin 2021/523 esas  2024/19 karar sayılı dosyasından verilen 29/01/2024 tarihli gerekçeli kararının 7. bendinin;<br>\"Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,\" Şeklinde tashihine,...\" karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ilk incelemede defterlerini sunmadığını, daha sonraki incelemelerde de 2018 yılına ait defterlerini de sunmadığını, bu durumun lehe yorumlanmadığını, tanık beyanlarına itibar edilmediğini, tanıklar davacı lehine ifadelerde bulunduğunu, bu da davacının söz konusu tarihler çalıştığını ispatladığını, dosyaya sunulan fişler ile de çalışmaların ispatlandığını, davalı tarafın fişlerin aksine delil sunmadığı gibi fişleri de inkar etmediğini, mahkeme bu durumu da dikkate almadığını, tarafların iddia ettiği ve üst işveren olarak görülen Kuzey Marmara Otoyolu inşaatı ile Çengiz İnşaat San. Tic. A.Ş. ile ilgili firmalardan gerekli araştırmalar yapılmadığını, incelemelerin sadece fatura bazlı tarih yönünden değil tüm tarihler yönünden yapılmasının da haksız olduğunu, davacı çalışmalarını gerek belgelerle gerekse tanıkla ispatladığı halde davalının aksini ispat edememesinin dikkate alınmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin alacaklı olarak görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, ilaveten borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, faturanın iade edilmesinden bahisle takibe konu faturanın ödenmesine ilişkin davalı şirket temerrüde düşmemiş olup, icra takibine konu edilen geçmiş gün faizi haksız olduğunu, davacı tarafın beyanlarının aksine, yerel mahkeme davacı tarafından göz önünde bulundurulmadığı iddia edilen tüm hususları göz önünde bulundurarak karara hükmettiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2024 Tarih - 2021/523 Esas - 2024/19 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; davacının, faturadan kaynaklanan alacağının tahsili  amacıyla Kocaeli İcra Dairesi'nin 2021/54353 E. Sayılı dosyası üzerinden  ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br>Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.<br>Diğer taraftan, 2004 sayılı İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.<br>Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır (HGK 2017/(19)11-1309 e.  2021/377 k. Sayılı ilamı).<br>Dava konusu faturalar ve sevk irsaliyelerinin düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.<br>Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" hükmünü haizdir.<br>Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>6102 sayılı TTK’nın  21. maddesine  göre fatura  düzenlenmesi  için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.<br>Bu nedenle, bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.<br>Tek  başına  fatura  düzenlenmesi  akdi  ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197   k. Sayılı ilamı). Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı).<br>Dosya arasına alınan 19/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın Ensar Market ünvanlı şahıs işletmesi olduğu, defter tutmak zorunda olduğu, davalı firma ile nakliye işine bağlı ticari ilişkilerinin bulunduğu, incelemeye ibraz edilen 2018 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin bulunmadığı, davacının 33... plakalı aracının 2018 yılında Kuzey Marmara otoyol inşaatında yaptığı nakliye faaliyetlerine istinaden 01.07.2018 tarihli 75.470,00 TL + KDV tutarlı faturayı düzenleyip yasal defter kayıtlarına ve beyanlarına  89.054,60 TL olarak intikal ettirdiği, takibe konu alacağa mesnet olan hafriyat nakliye işinin yapıldığı 33... plakalı damperli kamyonun - ruhsatının davacı Ahmet AYSAL'a ait olduğu, davacının davalı firmadan 2018 yılı sonu itibariyle 109.054,60 TL cari alacağının göründüğü; ancak yasal takibin 84.054,60 TL üzerinden başlatıldığı, davalı firma tarafından takibe konu alacağın kaynağı olan 01.07.2018 tarih A-49 Seri nolu faturanın yasal süresi içerisinden noter kanalı ile çekilen ihtarname çekilerek iade edildiği; ancak davacı firma 2018 yılı yasal defter kayıtları üzerinden (ibraz ve talep olmadığından) inceleme yapılamadığı, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borç ve alacağın miktarının doğru tespit edilebilmesi için davalı tarafından 33... plakalı araç adıma düzenlenmiş nakliye fişlerinde yer alan hizmetlerin temin ve ödemesini gösteren kayıtların dosyaya sunulması gerektiği yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.<br>Dosya arasına alınan 05/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davalı firmanın, davacı ile nakliye işine bağlı ticari ilişkisinin bulunduğu, 2018 yılında 1 adet 10.000,00 TL alış faturasına karşılık, 10.000,00 TL kambiyo çeki ile ödeme yapıldığı, cari-borcunun bulunmadığı,  davalı ticari defterlerinde davacının takip konusu yaptığı 01.07.2018 tarih, A-49 seri nolu 75.470,00 TL KDV tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, ilgili faturanın yasal süresinde Noter İhtarnamesi ile iade edildiği, dosyada yer alan Beker Turizm ve İnşaat antetli, seri nolu Hafriyat Fişlerinin 33... plakalı araç için düzenlendiği, bu aracın davacı Ahmet Aysal'a ait olduğu önceki Kök Raporumuzda tespit edilmiş olmakla birlikte fişlerin dip koçanları davalı tarafından ibraz edilmediğinden ve bunların faturaya bağlanma usulünü belirleyen sözleşme mevcut olmadığından hafriyat fişleri esas alınarak hesaplama yapılamayacağı şeklinde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.<br>Bilindiği üzere ticari defterlerin ve faturaların delil olmasına ilişkin düzenleme,Yargıtayın konuya ilişkin içtihatlarında da belirtildiği gibi, 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise, 3. fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).<br>Davacının ticari defterleri incelenmek üzere SMMM bilirkişisinden aldırılan 19/01/2022 tarihli raporda; ticari defter, ticari belge ve dava dosyası üzerinden yapılan incelemelerde, davacı tarafın ticari defter ve belgelerine göre taraflar arasında karşılıklı bir ticari ilişki mevcut olduğunun ve bu ticari ilişkiye istinaden, takip tarihi itibariyle, davacı şirketin, davalı şirketten 84.054,60 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, davacının 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığının belirtildiği, yine, dosya arasına aldırılan 05/01/2023  tarihli raporda ise ; davacının iddiaları, davalının savunması, dosyaya sunulan belgeler ve davalının ticari defterlerine göre; davalının incelenen ticari defterlerinin 6102 TTK'nın 64. maddesine göre 2018 dönemine ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığının, lehe delil olup olmaması hakkındaki takdirin mahkemeye ait olacağının, davalının ticari defter kayıtlarına göre; taraflar arasında ticari bir ilişkinin tek bir faturadan ibaret olduğu, davacının düzenlemiş olduğu ve icra takibine konu edilen faturanın davalının ticari defter kayıtlarında görülmediği, davacının düzenlemiş olduğu hizmet faturasının kendi ticari defter kayıtlarında olmasının hizmetin ifa edildiği anlamına gelmeyeceği, alacağın varlığı ve hesabına ilişkin değerlendirme ve hesaplama yapılabilmesi için hizmetin (hafriyat işinin) yapıldığına dair belgelerin dosyaya ibrazının gerektiğinin belirtilmesi karşısında, dava konusu faturada teslim alanın isim ve imzasının olmadığı, firma kaşesinin olmadığı görüldüğünden, 6102 sayılı TTK, 213 sayılı VUK hükümlerine ve ilgili Yargıtay içtihatlarına göre faturanın salt düzenlenmesi neticesinde mal veya hizmetin teslim edildiğine delil sayılamayacağı, dava dosyasına davacı tarafından sunulan ve davalının isminin yer aldığı hafriyat fişlerinin davalıdan sadır olup olmadığının tespit edilemediği anlaşıldığından takibe konu edilen faturanın delil başlangıcı olarak da kabul edilmesinin mümkün olmayacağı değerlendirilmiştir.<br><br>Eldeki davada; davacının hafriyat işini yaptığına dair imzalı irsaliye belgesi  veya başkaca delil ile iddiasını ispatlayamadığı, itirazın iptali davalarının, takibin dayanağı alacakla sıkı sıkıya bağlı davalar olması nedeniyle alacağın takipte belirtilen faturaya dayalı alacak olduğunun kanıtlanması gerektiği, salt fatura düzenleyerek bunun davacının ticari defterine kaydedilmesi davacının alacaklı olduğunu kabul etmeye imkan vermediği, davacının faturayı geçerli bir ticari ilişkiye istinaden düzenleyip tebliğ ettiğini ve içeriğini oluşturan emtia veya hizmeti sunduğunu da kanıtlaması gerektiği; ancak davacının kendi ticari defterlerine işlediği  ve davalı tarafından süresinde iade edilen faturayı 6100 sayılı yasanın 200 ve 222. maddesi uyarınca yazılı/kesin delil mahiyetinde ticari defterleri  ile ispat edemediği, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/11/2025<br>\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır  <br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2710bd398f29468","SID":"53f5334df02ca6fb"}}