{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/70 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1631 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) <br>NUMARASI\t:  2019/401 Esas -  2022/608 Karar <br>TARİH:  26/10/2022<br>DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025                                        <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirket ... Inc.'nin, ticaret merkezi Amerika Birleşik Devletleri'nde kayıtlı olup, uluslararası taşımacılık işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin ABD'deki müşterisi olan ...Inc. Firmasının Türkiye'den Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ithalat kapsamında emtianın deniz yoluyla konteynerlerle taşınması için müvekkili şirketi  yetkilendirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin söz kosu taşıma işleminin yapılması için işbirliği içerişinde olduğu davalı ... ... ... Taşımacılık A.Ş ile anlaşmaya vardığını, davalının taşıma konusu edilen emtiayı taşınmak üzere tesellüm etmesi ve dahi 3.kişi sıfatını haiz fiili taşıyanın zilyedliğine geçirmesi üzerine, fiili taşıyan ... tarafından iki adet 08 Şubat 2019 tarihli ... 283428 ve ... 281687 numaralı Sea Waybill (deniz taşıma senedi) düzenlendiğini ve davalı tarafa teslim edildiğini, ana konşimento (M/BI) diye tabir edilen Sea Waybill'ler müvekkiline teslim edilmesi gerekirken hukuka ve uygulamaya aykırı olarak gerçek yükletene teşlim edildiğini, ana konşimento niteliğini haiz taşıma senetlerinde gerçek yükleten hiçbir surette taraf sıfatını haiz olmadığını, fiili taşıyan ... tarafından düzenlenen iki adet 08 Şubat 2019 tarihli ... 283428 ve ... 281687 numaralı Sea Waybill'de yükleten davalı taraf olup, gönderilen ise müvekkili şirket olduğunu, davalı tarafça tesilm edilen taşıma senetlerinin gerçek yükletenin zilyetliğindeyken kaybedildiğini, bu durumun davalı tarafça yazılı olarak müteaddit kereler ikrar olunduğunu, fiili taşıyan ...'ye de bu durum davalı taraf yetkilisi tarafından bildirildiğini, taşıma konusu konteynerler varma limanına ulaşmasına karşın, orijinal taşıma senetleri davalının kusuru sebebiyle kaybedildiğinden, fiili taşıyan müvekkiline yüklerin tesliminden imtina ettiğini, bu husus ve konteynerlere ilişkin demuraj ve detention ücretlerinin tahakkuk ederek günden güne arttığı davalıya bildirildiğini, davalının konuya ilişkin çözüm arayışları dahilinde müvekkili şirket beklerken, davalının hukuka aykırı davranışı sonucu taşıma senetlerinin kaybı çerçevesinde ortaya çıkarı ve günden güne artan demuraj ve detention alacaklarından hiçbir surette sorumlu olmamasına karşın, yüklerin gerçek gönderileni ...Inc firması müvekkilini Amerikan Federal Denizcilik Komisyonu'na şikayet edeceğini bildirmesi üzerine, ruhsatının iptalinin önüne geçmek bakımından davalının sorumlu olduğu tutarları fiili taşıyana ödemek zorunda kalarak yüklerin alıcısına teslim edilmesini sağladığını, müvekkilinin davalı tarafın  fiili taşıyandan aldığı indirimler de hesap edilerek, fiili taşıyana 110.347,50.-USD ) ödemede bulunduğunu, ayrıca, aynı kapsamda tahakkuk eden alacağın 32.892,00.-USD'lik kısmı emtiasına bir an önce kayuşmak isteyen gerçek gönderilen ...Inc tarafından fiili taşıyana ödenmesi sonucu müvekkili şirkete yansıtıldığını  ve müvekkili tarafından da bu tutarın ...İnc firması hesaplarına ödendiğini, davalı sorumluluğunda olan tutarların müvekkili tarafından yapılmak zorunda kalınan ödemenin toplamı 143.239,50 USD'nin müvekkili hesaplarına ödenmesi yazılı ve sözlü olarak davalıya müteaddit kereler bildirilmesine rağmen ödenmediğinden bahisle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin toplam 143.239,50.-USD alacağının, dava tarihinden itibaren itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Dava konusu somut olayda da müvekkili şirketin, ...'nin ...isimli firmaya yapacağı ithalat kapsamında emtianın deniz yolu ile taşınması hususunda aracılık etmesi dışında herhangi başka bir görevi bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu taşımada asıl taşıtan firma ... olup, müvekkili şirketin yalnızca aracı firma sıfatını haiz olduğunu, davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini,  davacı yanca dava konusu olayların açık bir izahatının yapılmadığı ve talep edilen alacak kalemlerinin somut bir dayanağının sunulamadığını, davada esasa girilmeden önce, mahkemece MÖHUK'un 48. maddesi kapsamında gerekli araştırmanın yapılması ve Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında teminattan muafiyete yönelik herhangi bir anlaşmanın bulunmaması ihtimalinde davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin bir noktadan diğerine kara, hava, deniz, demir veya bunların birleşik kullanımı yoluyla sevk edilmesini organize eden, lojistik hizmet sağlayan, taşıma işlemlerinde aracılık eden bir firma olduğunu, ... firması, ABD'de mukim alıcı firma A.A. Metals'e göndereceği yüklerin deniz taşımacılığı yolu ile gönderilmesi için müvekkili şirket ile anlaştığını, müvekkili şirketin de ilgili yüklerin taşıması için fiili taşıyan ... ile anlaştığını, müvekkilinin bu aşamada, sürekli çalışmış olduğu davacı firma ile görüştüğü ve davacı firma da ...firmasının kendisiyle çalıştığını ve ilgili yüklerin boşaltma aşamasında kendisinin yardım edeceğini belirtmesi üzerine, davacı lehine konşimentolar düzenlendiğini, uluslararası ticaret hukuku teamüllerine göre, uluslararası ticari işlerde taraflar arasındaki sözleşmeler ve yazışmalar genellikle e-mail üzerinden yapılmakta olduğundan somut olayda bahsi geçen şirketler arasındaki tüm yazışmalar ve bu yazışmalar sonucunda anlaşmaya varılan navlun sözleşmesi de yine e-mail yolu ile tanzim edildiğini, taşıtan ... tarafından, müvekkili şirkete, gerçek alıcısı ...olan yüklemelerde, hazırlanan konşimentonun kendisi tarafından teslim edileceğini, bu nedenle konşimentoların kendisi tarafından gönderileceğini belirtmesi ve konşimentoların kendisine verilmesi talimatları sonrasında asıl taşıtan olan ...'ye konşimentolar teslim edildiğini, ... bu konşimentoları, ...firmasına kargo ile gönderdiğini iddia ettiğini ve ...ise kendisine gönderilen kargoda yükle ilgili diğer tüm belgelerin ulaştığını ancak yalnızca konşimentoların çıkmadığını belirttiğini, taşıtan ve gönderilen kendileri aralarında olan davalar bahane sürülerek, konişmentolar ya ...tarafından gizlenmiş ya da ... tarafından kaybedildiğini, yükün bedelinin alındıktan ve tüm evrakların gönderilmesinden sonra ...tarafından da konşimentolar dışında tüm evrakların kendisine  ulaştığını belirtmesine rağmen, konşimentoların ulaşmadığını belirtmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, konşimentolar gönderilene teslim edildiğini, kargo içerisinde, müvekkili şirket konşimentoları, mal faturaları ve sair diğer evrak mevcutken orijinal konşimentoların bulunamadığı iddiası üzerine kargo şirketi ile iletişime geçilip gerekli soruşturma yapılmaya başlandığını, davacı ilk başta kayıp konşimento süreçlerini kendilerinin yürüteceğini belirtmiş akabinde müvekkiline bu süreçlerdeki masraflara katlanmak istemediklerinden ve banka onaylamadığından vazgeçtiklerini ifade ettiğini, bu nedenle kayıp konşimento süreçleri müvekkili şirket tarafından ...'ye yansıtılarak işletildiğini ve süreç biter bitmez de yüklerin çekilmesi için davacıya bildirimler yapıldığını, davacının ise, sürekli masraflardan kendilerinin sorumlu olmadığını, bu nedenle yükü çekmeyeceklerini belirttiğini, akabinde kendilerine, o halde masraf oluşmaması için yükün mahrece iadesi sürecinin yapılmasını bu halde ...'nin masrafları karşılayacağını, yükün kabul edilmesi halinde ise tüm masraflardan gönderilenin sorumlu olacağı belirtildiğini, ancak davacı bu süreçte gerek kendisi sürekli oyalanmış gerekse ...firması yükü çekmediğini, davacının taleplerinin muhatabının yüklerin çekilememesine sebep olan alıcı ...olduğunu, ayrıca yükün çekilememesi nedeniyle artan demuraj ücretine ilişkin kusur da müvekkile ait olmadığından buna ilişkin talebin hukuka aykırı olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak oluşan demurajı ödememesi ve ...tarafından kendisine yansıtılan faturayı kabul etmeyerek süresi içerisinde iade etmesi gerektiğini, davacının basiretli bir tacir olarak, kendi ticari kararından dolayı müvekkili şirketi sorumlu tutamayacağını, taşımaya ilişkin itirazları tekrarla ve sorumluluk kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla eşyanın gönderileni ...tarafından, TTK 1185/5 uyarınca eşyanın geç teslim edildiğine ilişkin bildirim yapılmadığını,  bildirim yapılmaması nedeniyle taşıyanın tazmin sorumluluğu ortadan kalktığını, bir an için müvekkili şirketin sorumlu olduğu düşünülse dahi müvekkilinin  sorumluluğu TTK madde 1186/6 uyarınca yalnızca navlun bedeli ile sınırlı olduğunu, davanın  TTK 1188/3 uyarınca hak düşürücü sürede açılmadığını,  dava konusu taşıma ... tarafından CIF teslim şekliyle işlemler yapıldığından, yükün gemiye yüklenmesi sonrasında tüm masraf ve zararlar da alıcıya geçeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 26/10/20222019/401 Esas -  2022/608 Karar sayılı kararında; \"Dava: davacının fiili taşıyana ödemiş olduğu demuraj ücreti ile yurt dışındaki alıcıya ödenen liman masraflarının davalıdan tahsili istemene ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davanın süresinde açılıp açılmadığı, davalının yükleme konişmentosundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, konişmentonun taşıyana ibraz edilememesinin ve bundan dolayı malların boşaltma limanında beklemesinin kimin kusurundan kaynaklandığı hususlarında toplanmaktadır.<br>Dosya kapsamından, fer'i müdahil ...Ticaret A.Ş tarafından yurt dışına CİF teslim şartıyla rulo alüminyum emtiasının satışının yapıldığı, malların ... tarafından düzenlenen 08/02/2019 tarihli ... 283428 ... 281687 numaralı taşıma senetleri tahtında taşındığı, taşıma senetlerinde yükletenin davalı ... ..., gönderilenin davacı ... Servıces INC, taşımanın ise Gemlik limanından ABD'nin Long Deach ve Baltimore limanlarına ... .isimli gemi ile yapılacağının kayıtlandırıldığı anlaşılmaktadır. Her iki taşıma senedinin üst köşelerinde \"Deniz Yük Senedi\" ifadesi bulunmakla birlikte senetler içerisinde \"BILL OF LADİNG\" ifadesine  yer verilerek, devir edilemez \" non lego tiable \" ifadesi ile düzenlenmiş olmaları nedeni ile bu şekilde bir orijinal nüshasının ibrazı üzerine eşyanın teslim edilebileceği kabul edilmiş olmakla, uyuşmazlığa TTK'nın konişimentoya dair hükümleri uygulanmalıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın doğmasına sebep olan husus, konişimento niteliğinde kabul edilen taşıma senetlerinin yükleten dışında bir kişiye teslim edilmesi, kayıp olması ve varma limanında malın teslimini talep etmeye yetkili kişiye ulaştırılmaması olduğundan, TTK'nın taşıyanın sorumluluğuna ilişkin hükümlerinin ihtilafın çözümünde uygulanması mümkün görünmemektedir.<br>Taşıma senetleri ... tarafından düzenlenmiş olup davalı ... ... yükleten davacı gönderilen ve ihbar adresi olarak kayıtlıdır. ... ... tarafından düzenlenen GML ... ... ve ... ... numaralı konşimentolarda ise dava dışı satıcı ... Metal profil aliminyum yükleten, dava dışı ... ... gönderilen ve ihbar adresi olarak gösterilmiştir. Söz konusu konişmentolardaki bilgiler dikkate alındığında davalı ...'un  ... Metal'e karşı yüklendiği taşıma borcunun fiilen dava dışı ...tarafından yerine getirildiği, buna göre davalı ...'un akdi taşıyan, ... 'nın ise fiili taşıyan olduğu anlaşılmaktadır.<br>Akdi taşıyan ... ...'in karşısında taşıtan sıfatına sahip olan kişinin belirlenmesi için konişimentodaki yükleten kaydına bakılmalıdır. Konişimentolarda ... Metal yükleten olarak gösterilmiş olduğundan, ... Globale karşı ... Metal taşıtan sıfatına sahiptir. Ayrıca satışın CIF esasına göre yapılmış olması da bu durumu doğrulamaktadır.<br>Davacı taraf, davalı ... ...'in, ... 'nin düzenlediği konşimentoları davacıya göndermemesi nedeni ile varma limanında yükün çekilemediğini, bu nedenle fiili taşıyana demuraj ücreti alıcıya da bir takım masraflar ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek, yapılan bu ödemelerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalıdan tahsilini talep etmektedir.<br>Davalı taraf ile ihbar olunan ... ise, buna karşılık olarak, yüklemenin ardından ...'ye gönderilen konşimentoların bunun tarafından kargo ile yurt dışındaki davacıya gönderildiğini, konişimentoların kayıp olmasından ya da ibraz edilmemesinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.<br>25/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda;  Dava konusu taşımanın gerçekleştirilmesi için alt ve asıl navlun sözleşmelerinin kurulmuş olduğu, davalının alt taşıyan sıfatına sahip olduğu, taşımanın fiili taşıyan dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği, davacının eşyanın teslimine dayanak olan konişemtnolarda gönderilen olarak kayıtlı bulunduğu, konişmentolar üzerindeki ifadeler dikkat alındığında davacının demuraj ve detention alacaklarının borçlusu sayılması gerektiği, konişmentoların kim tarafından ve hangi aşamada kaybedilmiş olduğunun dosya kapsamından kesin şekilde anlaşılamadığı (dosyaya çevirisi sunulmamış bazı yazışmaların birçok anlamda yorumlanabileceği) ve bu hususun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemenin konişmentoların dava dışı alıcı tarafından kaybedilmiş olduğunu kabul etmesi durumunda davalının dava konusu alacaktan sorumlu tutulmasının mümkün görülemeyeceği, mahkemenin konişmentoların davalı alıcı tarafından kaybedilmemiş olduğunu kabul etmesi halindeyse dava dışı taşıyan tarafından düzenlenen konişmentoların davalı yükletene teslim edildikten sonra dava dışı alt taşıma ilişkisinin yükleteni dava dışı satıcı .... Metal'e teslim edilmesinin TTK hükümleri ile bağdaşmadığı, bu durumda davalının kanuna ve uygulamaya aykırı hareket etmiş sayılacağı, davalının söz konusu kanuna aykırı hareketi ile konişmentoların kaybedilmesi veya dava konusu masrafların oluşması arasında illiyet bağı kurulabilirse davalının dava konusu alacaktan sorumlu tutulabileceği, tarafların talebe konu alacak miktarının artmasında kusurlarının bulunup bulunmadığı hususunun yukarıda özetlenen elektronik posta yazışmaları kapsamında mahkemenin takdirinde olduğu yönünde kanaatine bildirilmiştir.16/08/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda da; Davacının eşyanın teslimine dayanak olan senetlerde gönderilen olarak kayıtlı bulunması sebebiyle taşıma senetlerinin kendisine ulaştırılmasının gerekli olduğu, davalının senetleri davacıya ulaştırmamasında kusurunun bulunduğu, uyuşmazlığa konu olan olaydaki satım ilişkisinin CIF esasına dayanıyor olması satıcının navlun sözleşmesini kurarak alıcıya eşyanın taşıyandan teslim alınmasını sağlayacak bir taşıma senedi sunmasını gerektirse taşıma senetlerinde “gönderilen” sıfatına davacının sahip olmasının navlun hukuku esaslarının uygulanmasını gerektirdiği, taşıma senetlerinin ...tarafından kaybedildiği veya saklandığı yönünde bir izlenimin dosya kapsamından edinildiği ancak bu hususun kesin şekilde ispatlandığının belirlenemediği, söz konusu konuda takdirin Mahkemeye ait olduğu, ...'in senetleri sakladığı veya kaybettiği kabul edilse bile bu durumun senetlerin doğru kimseye teslim edilmemiş olmasına dair davalı kusurunu ortadan kaldırmayacağı ve talep olunan zarar ile davalının davranışı arasındaki nedensellik bağını kesmeyeceğinin değerlendirildiği, ancak nedensellik bağı hususunda nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, kayıp konişmento prosedürünün geciktirilmesinde Mahkemece davacının kusurunun bulunduğu kanaatine varılıyorsa bu kusurun etkisi ile artmış olan zarar kısmının tazmini talebinin kabul görmemesi gerektiği, ...'in senetleri kaybettiği veya sakladığı kanaati kabul ediliyorsa, ...tarafından ödendiği iddia olunan demuraj kısmı bakımından kendi kastı ile ortaya çıkardığı masrafı ödeyen...'in bu ödemesini iade eden davacının haklı bir ödeme yapmamış olduğunun kabul edilebileceği görüş ve kanaatinde oldukları bildirilmiştir.Davacının dosyaya sunduğu, 16.06.2020 tarihli dilekçede ki zaman çizelgesine göre varma limanında ki serbest sürenin 31.03.2019 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Dava dosyasından ...'nin düzenlediği konişimentoların ... ... tarafından satıcı ...'ye gönderildiği davalı tarafça kabul edilmektedir. ... vekilinin 15.02.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu belgelerden mal bedelinin 13/02/2019 tarihinde ödendiği sunulan ödeme dekontundan anlaşılmaktadır.Davalı vekili ...'ye gönderilen ... konişimentolarının test sertifikaları, sigorta poliçesi, çeki listesi ve diğer taşıma belgeleri ile birlikte ... tarafından 13/02/2019 tarihinde kargo ile ABD'de mukim alıcı ...e gönderildiğini ileri sürerken, davacı taraf ise 15/02/2019 tarihinde teslim alınan kargo içerisinden konişimento asıllarının  çıkmadığı iddiasında bulunmaktadır. Davacı tarafça konişimento asıllarının,  kargodan çıkmadığının bildirildiği tarih 19/03/2019'dur. Dolayısıyla kargonun teslim alınmasından yaklaşık 3 hafta sonra böyle bir bildirimde bulunulmuştur. ..., ... ve davacı arasında yapılan yazışmalardan sonra 21/03/2019 tarihinde ...'un davacıya gönderdiği mesaj ile kayıp konişimento prosedürünün başlatılması ve sürecin ... Ofisi ile yürütülmesi talep edildiği halde davacı tarafça bu süreç geciktirilmiş olduğundan, davacı taraf 31/03/2019 olan serbest sürenin bitiminden konişimentonun yenilendiği 03/06/2019 tarihine kadar ki süre için fiili taşıyana demuraj ücreti ödenmek zorunda kalmıştır. Kayıp konişimentoların satıcı ... tarafından alıcıya gönderilip gönderilmediği hususu dava dosyasında kesin bir şekilde ortaya konulamamış olmakla birlikte bilirkişi ek raporunda davacının yetkilisi .. . Mart 2019 tarihinde davalı ... yetkilisi ... .'e gönderdiği elektronik posta içeriğine göre ...'in konşimentoları kayıp ettiği veya sakladığı yönünde bir izlenime vardıkları belirtilmiştir.Sonuçta bu konu açıklığa kavuşmamış olsa da ... konşimentoların da gönderilen olarak davacı gösterilmiş olduğundan, konşimentoların ... 'ye değil davacıya gönderilmesi beklenen bir durumdur. Davalı ...'un buradaki yükümlülüğü taşınması üstlenilmiş olan eşyanın varma limanında, konişmentoda gönderilen olarak kayıtlı olan kişiye yani davacı ... Servıces INC'ye  tesliminin sağlanmasıdır. Dava dosyasında davacının bu ilişkiler içinde başkaca bir konuma veya işlere sahip olduğunu ortaya koyan bir delil yer almamaktadır. Nihai olarakta eşyanın teslimini sağlayan kişi davacı olmuştur. Dolayısıyla taşıma senetlerinin davacıya teslim edilmesi ile davalı ... ... konişmentolarından kaynaklanan yükümlülüğünü  yerine getirmiş olacaktır. <br>Öte yandan satıcı ile alıcı arasında ki satım ilişkisinin CIF esasına dayanıyor olması, satıcı ...'nin navlun sözleşmesini kurarak, alıcıya eşyanın taşıyandan teslim alınmasını sağlayacak bir taşıma senedi sunmasını gerektirse de; dava konusu uyuşmazlıkta taşıma senetlerinde davacının gönderilen olarak gösterilmiş olması satım ilişkisinden kaynaklanan bu durumun önüne geçmektedir. Burada irdelenmesi gereken bir diğer husus ise ... tarafından mal bedelinin tahsili üzerine ...'e gönderilen senetlerin ... tarafından kayıp edilmiş veya kötüniyetle saklanmış olması ihtimalidir. Bu iddianın gerçek olması durumunda davalının yukarıda tespit edilen kusurlu davranışı ile zarar arasındaki nedensellik ilişkisinin kesip kesmediği üzerinde durulmalıdır. Bu ihtimalin gerçek olması  ...'e karşı bir rücü hakkı ortaya çıkarsa da davalının kusurlu hareketi ile zarar arasındaki nedensellik bağının kesmeyecektir. Dolayısıyla konişimentoların kimin elinde iken kayıp olduğu hususunun tespit edilememiş olması, davalının konişimentoları yetkisiz kişiye teslim etmiş olmasından kaynaklı kusurunu ortadan kaldırmayacaktır. Bu itibarla malın alıcıya geç teslim edilmesinden dolayı davacının uğradığı zararlardan davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.<br>Bilirkişi raporlarında, kargonun ...tarafından teslim alınmasından hemen sonra konişimentonun çıkmadığının davalıya haber verilmesi halinde gemi varma limanına ulaşıncaya kadar kayıp konişimento prosedürünün tamamlanmasının mümkün olacağı belirtilmiş olsada, kayıp konşimentonun yerine yenisinin düzenlenmesi ancak konşimentoya konu mal bedelinin karşılayacak miktarda teminat gösterilmesiyle mümkündür.<br>Nitekim dava dosyasından davalı tarafından davacıya gönderilen 08.04.2019 tarihli mesaj ile Garanti Mektubunun gönderilen tarafından verilmek istenmediği, alıcı tarafından teminat mektubu hazırlanması gerektiğinin iletildiği görülmektedir. Bu durum yükün alıcısına yük bedeli tutarınca teminat mektubu düzenleyip taşıyıcı ...'ye verme yükümlülüğü yüklemektedir. Garanti mektubunun maddi külfet getirmesi nedeniyle kısa bir süre içinde düzenlenmesi ve taşıyana  verilmesi alıcıdan beklenemeyeceğinden, bu nedenle konişimentonun  kayıp olduğunun geç bildirilmesinden dolayı demuraj ücretinin sorumlusunun tek başına alıcı olduğu sonucuna varılamaz.  Ancak konişmentonun  kargodan çıkmadığının alıcı tarafından geç bildirilmiş olmasının demuraj ücretini arttırdığı da açıktır.<br>Kargo 15.02.2019 tarihinde alıcıya ulaştığı halde, içerisinden konşimentonun çıkmadığının bildirildiği tarih 19.03.2019 dur. Bu nedenle söz konusu bildirimde yaklaşık 1 aylık bir gecikme olduğu ortadadır. Bilirkişi raporunda ...'nin demuraj tarifesine göre ... 283428 numaralı nolu konişimento tahtında taşınan bir adet konteyner için 20.03.2019 olan tahliye tarihinden konteynerin boş olarak teslim edildiği 06.06.2019 tarihine kadar hesaplanan demuraj ücreti 25.030,00 USD'dir. ... 281687 numaralı konişimento tahtında taşınan 6 adet konteyner içinde 15.03.2019 olan tahliye tarihinden konteynerlerin boş olarak teslim edildiği, 05.06.2019 ve 07.06.2019 tarihleri arası dönem için hesaplanan toplam demuraj ücreti 184.870,00 USD 'dir. Buna karşın %30 indirim uygulanarak davacının ...'ye ödediği demuraj bedeli 110.347,50 USD'dir. Yukarıda açıklandığı üzere alıcının yaklaşık 1 aylık bir süre yönünden demuraj ücretinin artmasına sebebiyet verdiği kabul edilmekle birlikte, teminat mektubunun düzenlenmesinden kaynaklanan gecikmeyi tespit etmek mümkün değildir. <br>Bu durumda davalı konişmentoyu gönderilene teslim etmemekle kusurlu olmakla birlikte,  alıcının da malın teslimini geciktirdiği, alıcıdan kaynaklanan gecikmenin ne kadar olduğu tespit edilemediğinden TBK'nın 52.hükmüne göre davalıya rücü edilecek demuraj ücretinden takdiren 1/3 oranında indirim uygulanmasının dosya kapsamı ile hukuka uygun olacağı değerlendirilmiştir.<br>Kayıp konişmento nedeniyle  boşaltma limanındaki beklemeden dolayı davacı fiili  taşıyan ...'ye 110.347, 50 USD ödemede bulunmuş olup, aynı nedenle alıcının yapmış olduğu 32. 892,00 USD masrafı da davacıdan tahsil ettiği 24.12.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan ödeme belgelerinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacıya yansıtılan demuraj ve liman masrafı toplam 143.239, 50 USD olduğundan yukarıda açıklanan nedenlerle davacı bu zararının 2/3 üne karşılık gelen 95.493,00 USD'nin davalıdan tahsilini talep edebileceği sonucuna varıldığından, bu kanaat ışığında davacının davanın kısmen kabulü ile 95.493,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\"gerekçesi ile, <br>'' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 95.493,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek DAVACIYA ÖDENMESİNE,<br>-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı, davalı ve fer'i müdahil ...  Alüminyum San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: yerel mahkeme alıcıdan kaynaklanan gecikme sebebiye takdiri indirim hakkını kullandığını belirterek dava talep tutarından 1/3 oranında indirim yaparak davayı kabul ettiğini; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından , işbu kararın kaldırılarak davanın tüm tutar üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Davaya konu taşımada ... numaralı konşimento tahtında 6 konteyner, ... numaralı konşimento tahtında ise 1 adet konteyner taşınmış olup, ... numaralı konşimento tahtında taşınan 6 konteyner için 21.03.2019 tarihinde demuraj işlemeye başladığını; ... numaralı konşimento tahtında taşınan 1 adet konteyner için ise 25.03.2019 tarihinden itibaren demuraj işlemeye başladığını, alıcı konteyner içindeki yüklerin bedelini satıcısına ödemiş olduğu için ve bir an önce yüküne kavuşmak istediği için Müvekkili Şirket alıcının yüküne kavuşabilmesi için gereken özveriyi basiretli bir tacir olarak üst düzeyde gösterdiğini, müvekkili Şirketin 03.04.2019 tarihinden itibaren başlayarak davalı tarafa demuraj bilgilendirmesi yaptığını; 03.04.2019 tarihli e-postasının şu şekilde olduğunu: “Well received, please note the demurrage as of today 03/04/2019, ...- 3985 USD/container, ...- 2605 USD” \"03.04.2019 tarihi itibariyle işleyen demuraj şu şekildedir; ...- 3985 USD/konteyner başına, ...- 2605 USD”, 03.04.2019 tarihinden itibaren ise ...’den bilgiye göre demurajın artmaya devam ettiği titizlikle ve vakit geçirmeden davalı tarafa bildirildiğini, kayıp konşimento süreci nedeniyle yükün çekilememesinden dolayı ise Müvekkili Şirket ivedilikle konunun çözüme kavuşturulması için ... ile iletişime geçtiğini; ... ise kayıp konşimento süreci ile ilgili olarak konşimento kıymetli evrak niteliğinde olduğundan, “Banka Teminat Mektubu” ya da “ Sigorta Primi” olarak iki uygulamalarının mevcut olduğunu belirttiğini, banka teminat mektubu ile ilgili sürecin şu şekilde işlediğinin bildirildiğini; konşimentoyu kaybeden tarafın, birinci sınıf bankadan mal bedelinin CIF değerinin %200’ü kadar en az iki yıl süreli kesin teminat mektubu alması ve bu orijinal metin ...’ye gönderilmesi gerektiğini; diğer seçeneğin ise; sigorta primi uygulaması ile ...’nin anlaşmalı sigorta şirketi ile iletişime geçilmesi ve mal bedeline karşılık risk poliçesinin oluşturulması olduğunu, müvekkili Şirketin bu iki seçenekten birinin değerlendirilmesi için alıcı ...ile iletişime geçtiğini ancak alıcı taraf ...’nin/ana konşimentonun üzerinde isimleri olmadığı için yani konşimentoya göre taraf olmadıkları için banka teminat mektubu sunamayacaklarını belirttiğini; alıcının konuya bakış açısı ve konşimentoda gönderici olarak ..., alıcı olarak ise Müvekkili Şirket göründüğünden ötürü tüm sorumluluğun da bu iki firma üzerinde olduğu konusundaki iddiasının davalı tarafa 04.04.2019 tarihli e-posta ile gönderildiğini, ayrıca Müvekkili Şirketin 05.04.2019 tarihli e-postasının şu şekilde olduğunu: “Firstly why this shipment ... released as original and given to shipper. ...clearly states neither (...) nor shipper’s name ...  are not listed on the master bill of lading. This document should be handled by ... and ... internally  and should not be send to either ... or... . OBL lost procedure is not completed as our bank denied signing on the .... If any claim received from consignee we will hold you accountable.”   “Öncelikle neden bu yükleme ... orijinal olarak düzenlendi ve göndericiye \tverildi. ...açıkça ... ana konşimentoda ... ve ya kendilerinin taraf olmadığını belirtiyor. Bu dokümana göre konu ... ve ... tarafından kendi içlerinde halledilmelidir ve en başında ... veya...’e \tkonşimento gönderilmemeliydi. Bankamız banka teminat mektubunu imzalamayı reddettiği için kayıp konşimento prosedürü tamamlanamadı. Eğer \talıcı tarafından herhangi bir dava bize yöneltilirse sizi sorumlu tutacağız.” müvekkili Şirketin e-postasından açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilin bankası yük ilgilisi olmaması nedeniyle banka teminat mektubu vermeye yanaşmadığını, ancak buna rağmen Müvekkili Şirketin konunun bir an önce çözülmesi için elinden gelen çabayı gösterdiğini, ...’nin önerdiği banka teminat mektubu süreci mümkün olmayınca gönderici her ne kadar 08.04.2019 tarihli e-maillerinde taahhütname vermeyeceğini veya bankasından teminat mektubu almayacağını ve herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını belirtmekte ise de sonrasında ...’nin önerdiği sigorta primini yatırmaya ikna olduğunu; ancak sigorta priminin gönderici ... Metal tarafından yatırılması ile ilgili görüşmelerin Nisanın ortasında başlamış olmasına rağmen ancak Mayısın ortasında sonuçlanabildiğini, Zaten bu kayıp konşimento sürecinin sonuçlanabilmesini için yapılan müzakereler esnasında da davalı taraf sorumluluklarının bulunduğunu da kabul etmek zorunda kaldıklarını; davalı firma tarafından Müvekkili Şirkete gönderilen ve dosyada mübrez 08.04.2019 tarihli e-postada “ Yes, in normal shipments, in standard procedure, ... is not giving to shipper. But in this traffic, when shipper started to face problems with consignee about payment, shipper requested to control ....” “ Evet, normal sevkiyatta, standart prosedürde ... yükleciye verilmez. Ancak gönderici ödeme ile ilgili problem olduğunda, gönderici ...’yi kontrol etmek istedi.” diyerek aslında ...’yi/ana konşimentoyu aslında gerçek yükletene göndermemesi gerektiğini ve uygulamaya aykırı davrandığını kabul ettiğini, kusurunun farkında olan davalı tarafın 17.05.2019 tarihli e-postasında da artan ve işlemeye devam eden demuraj/detention ücretine ilişkin olarak ... tarafından ödenen meblağın ...’a faturalanmasını kabul ettiklerini açıkça dile getirdiğini ve tüm kusurunu yazılı delil ile de ikrar ettiğini, Davalı tarafın, ana konşimentoyu taraf olmadığı halde kusurlu olarak gerçek yükletene gönderdiğini ve bu kusurunu da kabul ettiğini, müvekkili şirket tarafından gün be gün artan demuraj/detention ücreti davalı tarafa bildirildiği halde olayın çözüme kavuşması için aksiyon almakta geç kaldığını ve zararın artmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili Şirketin fiili taşıyana ödemek zorunda kaldığı ücreti önce kendisine faturalamasını kabul ettiğini, sonrasında ise basiretli bir tacire yakışmayacak şekilde kabul ve beyanlarını inkar ettiğini, gerekçeli kararda kayıp konşimento sürecinin başlatılmasında alıcı...'in kusurunun bulunduğu belirtilmiş ise de alıcı tarafın üzerine düşen sorumlulukları usulünce yerine getirdiğini;  sürecin uzamasına neden olan tarafın davalı ve feri müdahil ... Metal olduğunu, gerçek alıcı emtia sahibi...’in, satıcısına ödemiş olduğu mal bedeli göz önünde bulundurulduğunda yüküne bir an önce kavuşma arzusunda olduğunun izahtan vareste olduğunu ancak davalı firma/akdi taşıyanın hatalı davranışı ve uygulamaya aykırı davranışları sonucu ana konşimento gerçek yükletene gönderilerek, bu aşamada kaybedilmiş ve emtianın alıcısına teslim için gerekli olan konşimento Müvekkili Şirket tarafından fiili taşıyan/armatöre ibraz edilememiş ve akabinde de yük alıcısına zamanında teslim edilemediğini, gerçek alıcı ...Müvekkili Şirkete kargo içerisinde neler olduğunu tek tek açıkladığını ama konşimento olmadığını belirttiğini; müvekkili şirket tarafından da davalıya 28.03.2020 tarihli 18:32’de gönderilen e-postanın şu şekilde olduğunu: “Hi ..., Please note the below from the consignee and advise on the same, We have received this package, however this is what’s included: Invoice, ... List, COO, ..., Cargo Insurance, Mill Certificate, No trace of bill of lading” “Merhaba ..., Alıcıdan gelen mail aşağıdaki şekildedir, Biz paketi teslim \taldık, ancak içindekiler şunlardır; Fatura, Çeki Listesi, Coo, Fumigasyon, Kargo Sigortası, Mil Sertifikası, Konşimentoya dair iz yok.”, gerçek alıcı ...Inc firması kargo içinde kendisine teslim edilen evrakları  şekilde teker teker sayarak belirttiğini; ayrıca alıcı tarafından mal bedelinin satıcıya yani ... Alüminyum’a ödenmiş olduğunun zaten davalı tarafından da ikrar edilmişken alıcı tarafın kötü niyetli olarak konşimentoyu kendi uhdesinde iken kaybetmiş olması ve bunu da kabul etmeyerek süreci uzatmaya çalışması ve yükün kendisine tesellümünü geciktirmeye çalışması akla ve mantığa uymamakla birlikte olağan hayatın koşullarına da aykırı olacağını; ayrıca böyle bir durumdan alıcı tarafın herhangi bir menfaatinin bulunmadığını,  Süreci uzatıp kayıp konşimento prosedürünü uygulamaya yanaşmayan tarafın da bizzat gerçek yükleten ... Alüminyum firması olduğunu; konşimento kaybedildiğinde bilindiği üzere, fiili taşıyan konteyner taşımacılığı yapan armatör firmaların bazı süreçleri işletmekte ve yük ilgilerinden evrak, taahhütname talep etmekte olduklarını; Genel-geçer bir uygulama olmamakla ve her armatör nezdinde süreç değişmekle birlikte, konşimento kaybolduğunda taşıyan ikinci seti düzenlemesi halinde teorik de olsa malın ikinci bir muhatabının kendisine başvurabileceğini düşüneceğini ve önlemini ona göre alacağını; taşıyan konşimentoyu kaybeden taraftan malın CIF bedelinin iki katı değerinde 24 ay vadeli birinci sınıf bir bankadan alınmış kesin teminat mektubu talep edeceğini; konu taşıma nezdinde ise yükün gerçek yükleteni ve gerçek alıcısı tarafından taahhütname ve banka teminat mektubu talep edildiğini, müvekkili Şirketin davalı tarafa gönderdiği 27.03.2020 tarihli 17:08’de gönderilen “We are following with them and they said they will send the ... today for the missing OBL’s” şeklindeki e-postada gerçek alıcının .../ taahhütnameyi göndereceğini belirttiğini, bu halde gerçek alıcının bedelini ödemiş olduğu yükün kendisine teslimi için gereken çabayı gösterdiğinin ortada olduğunu; ancak davalı tarafın Müvekkile 08.04.2019 tarihli 17:43’de gönderilen e-postasının şu şekilde olduğunu: “Dear Danny, ... lost by consignee, so shipper is not filling ..., so we can not fill ..., Please request all necessary documents from consignee”, “ Sevgili Danny, ana konşimento/ ... alıcı  kaybedildi, bu nedenle \tgönderici taahhütnameyi doldurmuyor, biz de dolduramayız. Lütfen tüm dökümanı alıcıdan talep ediniz.” diyerek asıl süreci uzatan tarafın gönderici firma ... Alüminyum olduğunu  kabul ettiğini ve Müvekkili Şirkete de bildirdiğini,  mal bedelini alan ve gerçek alıcının ...Inc. firması olduğunu zaten bilen satıcı ... Alüminyum’un taahhütname imzalamasında ve bunu fiili taşıyan ... firmasına vermesinde hiçbir sakınca bulunmadığını ancak sürecin ne alıcı firma ne de Müvekkili Şirketin eyleminden kaynaklı olmamak üzere uzatıldığını ve fiili taşıyanın konteynerin zamanında çekilmemesinden dolayı demuraj/detention ücreti alacağının artmasına izin verildiğini, Müvekkili Şirketin ise işbu taşımada taşıyan, gerçek alıcı veya gerçek gönderici olmamasına rağmen yalnızca davalı firmanın ifa yardımcısı olması ve yük üzerinde hiçbir talep hakkı bulunmamasına rağmen yalnızca gerçek alıcı ...firmasının yüküne geç kavuşmasına engel olmak amacıyla elinden gelen çabayı gösterdiğini,  08.04.2019 18:03’de davalı firmaya gönderdiği e-postanın şu şekilde olduğunu:  “Dear ..., Please be informed, consignee didn’t agree that he lost the ..., and infact claiming why did even shipper have to courier the ... to the consignee, when he is not the party in the master. Secondly as far as the ... is concerned, it is between ... & ..., ... with Bank Signature has to come from either from ... or ..., we tried from our side, our Bank is not willing to sign the .... You can talk to ... claiming ... is lost at Origin and go for ... with Bank Signature/Guarantee and have it handed-over to ... Turkey. Pls remember, storage is keep increasing every passing day, you have to quickly start your work on plan B to have BL re-issued/ Express. Since both actual shipper and actual consignee blaiming each other for ... lost, do you have a better solution to offer? There is no option to bypass liner lost BL procedure.” “Sevgili ..., Alıcı ...’yi kaybettiğini kabul etmiyor ve göndericinin neden ...’de taraf olmamasına rağmen ...’yi alıcıya gönderdiğini \tsoruyor. İkinci olarak, ...’ye, ... ile ... taraf olduğundan, banka \t\ttarafından sağlanan kesin teminat mektubunun ... ve ... tarafından \tibrazının gerektiğini belirtiyor. Biz kendi tarafımızda denedik, ancak banka, \tteminat mektubunu imzalamaya yanaşmadı. Siz ...’nin menşede kaybolduğunu belirterek ... ile konuşabilir ve taahhütname/banka teminat \tmektubunun imzalanarak teslimini sağlayabilirsiniz. Lütfen unutmayın, depolama her geçen gün artmaya devam ediyor, BL'nin yeniden düzenlenmesi \t/express olması için B planına hızlı bir şekilde başlamanız gerekiyor. Çünkü \tkonşimentonun kaybedilmesinde gerçek alıcı ve gerçek gönderici birbirini \tsuçluyor, daha iyi bir çözüm teklifiniz var mı? Kayıp konşimento prosedüründe hattı devre dışı bırakma seçeneği yoktur.” diyerek aslında yükün ilgilisi olmamasına ve hiçbir sorumluluğu bulunmamasına rağmen hem davalı firma ile süregelen ticari ilişkisi hem de Amerika’da mukim gerçek alıcı firma ile ticari ilişkisi olmasına binaen Müvekkil Şirket yükün alıcısına bir an önce teslimi için elinden geleni yaptığını ancak alıcısı ve satıcı olmadığı bir yük için bankası böyle bir teminatı karşılamamış olabileceğini, zaten kayıp konşimento prosedüründe fiili taşıyan armatörlere verilecek olan taahhütler veya banka teminat mektupları yükün gerçek alıcısı ve gerçek satıcısı tarafından verilmekte olduğunu,  müvekkili Şirketin 08.04.2019 tarihli bahsi geçen e-postasından da anlaşılacağı üzere bilirkişi raporunda belirtilenlerin aksine demuraj/detention ücretinin artmasına alıcı veya Müvekkili Şirketin eylemlerinin değil, davalı ve gerçek gönderici firmanın umursamazlığı ve pervasızlığının neden olduğunu,  söz konusu yazışmalar ve somut olay değerlendirildiğinde ana konşimentoda taraf olmamasına rağmen davalı firma tarafından hukuka ve uygulamaya aykırı olarak ana konşimentonun gerçek yükletene gönderildiği ve sonrasında da konşimentonun kendi kusurları neticesinde kaybolduğu açık ve net olduğundan, konşimentonun kaybedilmesinde hiçbir kusuru bulunmayan Müvekkili Şirketin hiçbir şekilde yükün ilgilisi de olmamasına rağmen zorunda kalarak fiili taşıyan tarafından talep edilen demuraj/detention ücretini ödemek durumunda kaldığının tespiti ve Müvekkil Şirketinin haklı davasının tüm tutar üzerinden kabulü gerekmekte olduğunuMüvekkil şirket sorumlusu olmadığı demuraj/detentıon ücretini ruhsatının iptal edilme tehlikesi bulunduğu için ödemek zorunda kaldığını ve bu zararının tümünün tazmin edilmesi gerekmekte olduğunu,  tüm sorumluluğun davalı üzerinde olduğunu, müvekkili Şirketin davalı tarafa göndermiş olduğu 18.04.2019 tarihli e-posta içeriğinden anlaşılacağını “Dear ... Team, Today I got a call from ... that the AA Metal lawyer has reached to ... and threatened ... to file a complaint to FMC. Can we please have a conference call tomorrow, I hope you reached to ... Turkey to negotiate this case. This must be resolved this week before it becomes legal case.”“Sevgili ... ekibi, Bugün ...'den AA Metal avukatının ...'ye ulaştığını ve ...'yi FMC'ye şikayette bulunacağı konusunda tehdit ettiğini öğrendik. Yarın konferans görüşmesi yapabilir miyiz, umuyorum ki ... Turkiye’ye ulaştınız ve bu konuyu müzakere ettiniz. Bu konu yasal bir sürece girmeden bu \thafta çözülmeli.” diyerek alıcının konuyu FMC’ye Amerikan Federal Denizcilik Komisyonu’na taşıyacağı konusunda davalı tarafı uyardığını ve bir an önce konunun çözüme kavuşması gerektiğini belirttiğini, sonrasında ise alıcı ...17.05.2019 tarihinde, konteynerler 72 saat içerisinde çekilmeye hazır bulundurulmazsa Müvekkili Şirketi Amerikan Federal Denizcilik Komisyonu’na şikayet edeceği konusunda tekrar uyardığını ve 24.05.2019 tarihinde de Müvekkili Şirketin üye bulunduğu komisyona Müvekkili şikayet ettiğini; Amerikan Federal Denizcilik Komisyonu tarafından Müvekkili Şirkete gönderilen 24.05.2019 tarihli e-postanın dosyada mübrez olduğunu; bahsi geçen e-postada Müvekkilin konuyla alakalı almış olduğu önlem ve gelinen son durum hakkında savunması istendiğini, 30.05.2019 tarihinde ise Müvekkili Şirket Amerika Federal Denizcilik Komisyonu tarafından ruhsatının iptal edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığından ...’ye 110.347,50 USD ödeme yapmak zorunda kaldığını; 29.07.2019 tarihinde...’in Müvekkile kestiği 32.892,00 USD bedelli faturayı da ödemek durumunda kalan Müvekkilinin toplamda 143.239,50 USD ödeme yapmak zorunda kaldığını ve hiçbir şekilde muhatabı olmadığı bir ücreti ödeyerek büyük zarara uğradığını, Ayrıca yapılan bu ödemelerin davalı tarafa rücu edileceği ile ilgili davalı taraf gerek elektronik posta yazışmaları ile gerek ise noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile ihtar edildiğini; İzmir 27. Noterliği’nin 11.06.2019 tarihli 10135 yevmiye numaralı ihtarnamesinden de anlaşılacağını, davalı firmanın noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile de ihtar edildiğini ve Müvekkili Şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan meblağ için taraflarının kusurlu bulunduğu ve ödemelere ilişkin zararlarının tazminin gerektiği müteaddit defa hatırlatıldığını, sürecin başından beri davalı tarafın her gelişmeden haberi olduğu düşünüldüğünde, Müvekkili Şirketin oluşan zararının taraflarınca tazminin elzem olduğunun şüphesiz olduğunu, müvekkili Şirket müteaddit defa zararının tazmin edilmesini talep ettiğini ancak öncesinde kusurunun bulunduğunu ve ödenen meblağın kendisine faturalanmasını söyleyen davalı firma Müvekkili Şirketin zararını karşılamaktan hukuka ve mutabık kalınan durumlara aykırı olarak imtina ettiğini,  Bilirkişi raporlarında davalının konşimentoyu ... Metal’e göndererek kusurlu davrandığının zaten tespit edildiğini ve Yerel Mahkeme tarafından bu yönde hüküm kurulduğunu; müvekkili şirketin veya alıcının kusurunun bulunmadığı ve Müvekkilin işbu taşımada gerçek gönderilen olmayıp, yalnızca davalının ifa yardımcısı olduğunun da ortada olduğunu; ancak Müvekkilinin tüm bunlara rağmen yine de sorumlusu olmadığı bir ücreti ödemek zorunda kaldığını ve davalı tarafın da kusurunu ikrar ettiğini; davalının kusurunu e-posta yazışmalarında ikrar ettiği işbu davada, Müvekkilin davasının tümü üzerinden kabulü gerekmekte olduğunu,İleri sürerek, yukarıda izah olunan  sebeplerle; istinaf başvurularının kabulü ile; esasa dair diğer  beyan ve itirazları saklı kalmak kaydı ile ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen red kararının bozularak davanın tam  kabulüne, müvekkilinin davalıdan olan 143.239,50 USD alacağının, dava tarihinden itibaren hesaplanacak kamu bankalarının USD vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek oranda faizi ile birlikte Davalı’dan tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında taraf sıfatlarının hatalı değerlendirildiğini, Dava konusu uyuşmazlıkta; müvekkili şirketin, ihbar olunan ...’nin, ...isimli firmaya yapacağı ihracat kapsamında emtianın deniz yolu ile taşınması hususunda aracılık etmesi dışında herhangi başka bir görevi bulunmadığını; dolayısıyla, dava konusu taşımada asıl taşıtan-yükleten firma ... olup, müvekkili şirketin yalnızca aracı firma sıfatını haiz olduğunu; mahkemenin yükletenin müvekkili şirket olduğuna kanaat getirmesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda konişmentolar asıl yükleten ... tarafından, alıcı...’e gönderildiğini; alıcı...'in, kendisine gönderilen evrakları 15.02.2019 tarihinde teslim aldığını ve evrakları teslim aldıktan sonra 19.03.2019 tarihine kadar, kendisine teslim edilen evrakların içinde konişmentoların olmadığına dair herhangi bir beyanda bulunmadığını; bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olması bir yana, basiretli bir tacirden beklenmeyecek bir davranış olduğunun da açıkça ortada olduğunu; Yerel Mahkeme tarafından  da işbu hususun \" ...Dolayısıyla kargonun teslim alınmasından yaklaşık 3 hafta sonra böyle bir bildirimde bulunulmuştur. ..., ... ve davacı arasında yapılan yazışmalardan sonra 21/03/2019 tarihinde ...'un davacıya gönderdiği mesaj ile kayıp konişmento prosedürünün başlatılması ve sürecin ... Ofisi ile yürütülmesi talep edildiği halde davacı tarafça bu süreç geciktirilmiş olduğundan, davacı taraf 31/03/2019 olan serbest sürenin bitiminden konişmentonun yenilendiği 03/06/2019 tarihine kadarki süre için fiili taşıyana demuraj ücreti ödenmek zorunda kalmıştır.\" şeklinde hüküm altına alındığını;\tmahkemenin 1 ayı aşan süreyi 3 hafta olarak değerlendirmesi de, tarihlerin tam olarak netleştirilmediğini de göstermekte olduğunu, Somut olayda; taşıtan - gönderenin\t: ... METAL, akdi taşıyanın ... ..., alıcının ...ve akit gönderilenin  ... olduğunu, somut gerçeklik bu şekilde olmasına rağmen, yerel mahkemenin, bu gerçekliği değerlendirmeksizin sadece konişmento tahtında değerlendirme yapmasının hukuka aykırı olduğunu; tarafların yükleten ve alıcı konusunda herhangi bir itirazları olmadığını; bu itibarla, dava konusu uyuşmazlıkta, sadece AJ World Wide ve müvekkil arasındaki ilişki ile uyuşmazlığın çözülemeyeceğini; uyuşmazlığın çözümünün her halükarda TTK. 1203 - 1207 kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğini; mahkemenin hatalı tespitleri ile kararını gerekçelendirmiş olup, bu hatalı tespitlere dayanarak kararını temellendirdiğini; oysa ki uyuşmazlıkta Davacı ile Müvekkili sıfatları arasında herhangi bir fark bulunmadığını,  Mahkeme kararında fiili taşıyan konişmentosu esas alınarak bir değerlendirme yapıldığını; buna göre; mahkeme tarafından yükletenin müvekkili ... ..., alıcının ise A.J. Worldwide olduğunun belirtildiğini; oysaki konişmentonun, esas itibariyle navlun sözleşmesini ispatlayan bir belge olduğunu; navlun sözleşmesinin, ücret karşılığında deniz yoluyla eşya taşınması için taşıyan ile taşıtan arasında yapılan sözleşme olarak tanımlandığını; navlun sözleşmesiyle taşıyan, diğer tarafa ücret karşılığında bir geminin kullanımını terk etmeyi değil, belirli yükü bir yerden diğer bir yere deniz yolu ile nakil ve gönderilene teslim etmeyi, yani belli bir neticenin teminini taahhüt etmekte olduğunu; bu itibarla, navlun sözleşmesinin bir eser sözleşmesi olduğunu, (İstisna Akdi)dir.(SÖZER, Deniz Ticareti Hukuku I, 3. Bası, İstanbul, 2014, s. 323 ve dn.52)Bununla birlikte, konişmento hamili olan gönderilenin yükün teslimini talep etme hakkının, esas itibariyle kıymetli evrakta hakkın doğumuna dair baskın görüşçe benimsenen teorilere uygun olarak, taşıyan ile yükleten arasında akdolunan ve üçüncü şahıs (gönderilen) lehine bir sözleşme teşkil eden ‘konişmento alıp verme sözleşmesi”nden doğduğunun kabul edilmekte olduğunu, (ÇAĞA/ KENDER, Deniz Ticareti Hukuku, C. II, İstanbul, 2006, s. 85-86) Konişmento düzenlendiği takdirde, bunun haklı hamili olan gönderilen, varma limanında yükün kendisine teslimini isteme hakkına sahip olduğunu; kıymetli evrak olan konişmentonun ona bu hakkı vermekte olduğunu, (ÇAĞA/ KENDER, Deniz Ticareti Hukuku, C.II, 2006, s. 5). Dava konusu olayın ise konteyner taşımacılığına ilişkin olup, hukuki mahiyeti itibariyle navlun sözleşmesi türlerinden kırkambar sözleşmesi olduğunu; Kırkambar sözleşmelerinde ayrıca yazılı bir navlun sözleşmesi yapılmasına gerek olmadığını; çünkü konişmentonun, navlun sözleşmesinin içeriğini de ispat eden bir belge niteliği kazanarak taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyeceğini; bu halde, yükletenin talebiyle taşıyan veya onun temsilcisi kaptan ya da acente tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, yükün taşınmak üzere teslim olunduğu ikrarını (taşındıktan sonra) boşaltma limanında, senedin hak sahibi görünen hamiline, senedin iadesi karşılığında aynen teslim edileceği taahhüdünü içeren bir kıymetli evrak olan konişmento düzenlenmekte olduğunu; dolayısıyla dava konusu olayda, gerek davalı gerekse davacının navlun sözleşmesi kapsamında yükleten ve alıcı olmadığını; davalının da davacının da kendisinin yükleten ya da alıcı olduklarını iddia etmemekte olduğunu; her iki tarafın da ikrar ettiği üzere navlun sözleşmesinin tarafları dikkate alındığında yükleten ..., alıcının ise ...firması olduğunu; bu itibarla alıcının yükün çekilmesiyle birlikte doğacak tüm masraflardan sorumlu olmasına rağmen, ödemek durumunda kaldığı masraflar için davacıya rücu etmesinin hukuka aykırı olduğunu,   Bu nedenle, mahkeme kararında uyuşmazlığın çözümünün yalnızca konişmentoya göre değil, taraflar arasında ikrar edilen navlun sözleşmesine ve bu sözleşmenin içeriğine göre belirlenmesi gerektiğini; taşıma ilişkisi fiili taşıyanla yapılabileceği gibi, uygulamada müvekkili gibi akdi taşıyan olan forwarder firmalarla da taşıma sözleşmesi yapılmakta olduğunu; dolayısıyla  mahkeme tarafından gerçek yükleten ve alıcının tespiti ile dava konusu uyuşmazlığın, bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, tarafların iradesinin dahi aksine bir değerlendirme yapmasının hukuka aykırı olduğunu,   Davacınının ve davacı özelinde müşterisinin eylemlerinin illiyet bağını kesmediğine dair tespitin hukuka aykırı olduğunu,  yerel mahkeme tarafından ... tarafından mal bedelinin tahsili üzerine...'e gönderilen senetlerin ...tarafından kayıp edildiğini ve kötü niyetli saklanmış olması ihtimalinde dahi müvekkilin konişmentoları yetkisiz kişiye teslim etmesinden kaynaklı kusurlu hareketi ile zarar arasındaki nedensellik bağının kesilmeyeceği hukuka aykırı olarak tespit edildiğini ancak dava konusu olayda kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilin kusuru kabul edilse dahi dava konusu zararla kusur arasındaki illiyet bağının kesildiğini, şöyle ki; yüklerin Türkiye’den çıkış tarihinin  08.02.2019; evrakların... (alıcıya) teslim edildiği tarihin 15.02.2022, ...(alıcı) konişmentoların bulunmadığını bildirdiği tarihin 19.03.2022; yüklerin ABD’ye varış tarihinin 20.03.2019, davacı tarafından Kayıp konşimento prosedürünün başladığının bildirdiği tarihin 21.03.2019, demuraj olmadan serbest süre son tarihinin 31.03.2019, davacı tarafından...'in ...'ye zorluk çıkarmak adına kayıp konişmento sürecini kendilerinin yürütmeyeceğini ilettiği tarihin 08.04.2019, ... ile kayıp konişmento sürecinin başlatıldığı tarihin 11.04.2019, kayıp konşimento prosedürünün tamamlanması ve yüklerin çekilebilir hale geldiği tarihin 07.05.2019 olduğunu, ... tarafından 07.05.2019 tarihine kadar işlemiş olan Demuraj ve detention masraf bildiriminin yapıldığını ve bu tutarın 30.050,00 USD (%30 da indirim yapılacağı belirtildiğini) olduğunu, ...tarafından 07.05.2019 tarihinde çekilebilir yüklerin 07.06.2019 tarihinde çekildiğini, yukarıdaki tarihlerden açıkça görüleceğin üzere davacı ve müşterisi...'in konişmentoları gizlediğini; bu gizleme süresinin 32 gün olduğunu,  davacının 21.03.2019 tarihinde kayıp konimento sürecini yürüteceklerini belirttiğini; aradan 18 gün geçtikten sonra davacı tarafın alıcı...'in, taşıtan - gönderen ... Metali zor durumda bırakmak için kayıp konişmento sürecini işletmeyeceğini belirttiği tarihe kadar 18 gün daha geçirildiğini, yani  mahkeme her ne kadar 1 ay gecikme olduğu belirtilmiş ise de geciktirilme süresinin 50 gün olduğunu,  davacıya konişmentoların ...firmasına ... tarafından gönderildiğinin bildirildiğini; davacının da bu bildirime herhangi bir beyanda bulunmadığını, kayıp konişmento sürecinin 26 günde tamamlandığını; yani davacı ve ...konişmentoların kayıp olduğunu ve kendilerinde bulunmadığını en başında bildirmiş olsaydı serbest süre sona ermeden ve herhangi bir masraf ortaya çıkmadan ... tarafından sigorta yaptırılarak işlemler tamamlanacak ve yükün 31.03.2019 tarihinden önce çekilmesi sağlanabileceğini; davacının bu duruma kendi ya da müşterisinin eylemleriyle engel olduğunu; mahkemenin ise kararında, kayıp konşimentonun yerine yenisinin düzenlenmesi ancak konşimentoya konu mal bedelinin karşılayacak miktarda teminat gösterilmesiyle mümkün olduğu belirtilmiş ise de uyuşmazlıkta sadece sigorta yaptırıldığını ve 15-20 bin dolar arasında bir sigorta masrafı yapıldığını; yani mahkemenin belirtmiş olduğu şekilde mal bedelini karşılayacak herhangi bir teminat istenilmediği gibi, kayıp konişmento için sadece sigorta yaptırılmasını hat yeterli gördüğünü; davacı tarafından ...firmasının ...'ye zora düşürmek istediğine bu nedenle konişmento sürecinin ... tarafından yürütülmesini gerektiğine dair mail gönderildikten (ki bu e-posta dahi 18 gün bekletildikten sonra gönderiliyor) 26 gün içinde yüklerin çekilebilir hale geldiğinin davacıya bildirildiğini;  dolayısıyla yerel mahkemenin davacı ya da...'in sadece 1 aylık geciktirme yaptığı iddiasına itibar edilemeyeceğini, davacı 21.03.2019-08.04.2019 tarihleri arasında kayıp konişmento sürecinin kendileri tarafından yürütüleceğini ve ...firması tarafından yerine getirileceğini belirttiğini,  08.04.2019 tarihinde ise ...Firmasının ...'yi zor duruma düşürmek adına işlemleri kendilerinin yürütmeyeceğini bildirdiğini yani davacının 18 gün de kayıp konişmento sürecinin kendisinin yöneteceği bilgisini vermesi akabinde de süreci bu şekilde uzattığını, Davacının 08.04.2019 tarihinde...'iN ...'yi zor durumda bırakmak adına herhangi bir işlem yapmak istemediğini bildirdiği tarihten 07.05.2019 tarihine kadar kayıp konişmento prosedürü ... ile 26 günde tamamlandığını ve yüklerin çekilmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini,  davacının buna rağmen 07.05.2019 tarihinden sonra da yükleri çekmekten de imtina ettiğini, 06.06.2019 tarihine kadar keyfi olarak yükleri beklettiğini,  özetle davacının 32 gün sonra konişmentonun kayıp olduğuna dair sadece ...'yi zor duruma düşürmek için haber vermeyerek bu zarara sebep olmuş sonrasında da kayıp konişmento sürecini kendilerinin yürüteceklerini bildirmelerinin akabinden 18 gün geçene kadar da herhangi bir bildirimde bulunmadığını 18 gün geçtikten sonra da...'in ...'yi zor duruma düşürmek adına kayıp konişmento sürecini kendilerinin yürütmek istemediklerini belirttiğini; yükler çekilebilir hale geldikten ise 31 gün daha yükleri beklettiklerini ve esasında davacı ya da müşterisi ...tarafından 81 günlük gecikmeyi bizzat kendi eylemleriyle gerçekleştirdiklerini; mahkemenin ise yanlış ve eksik hesaplamalara sadece 1 aylık bir süre için gecikmeden davacıyı sorumlu tutmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, Yani davacı ve ...bu sürede oyalamasındaki tek amaçlarının dosya kapsamındaki yazışmalar ve kayıtlardan anlaşılacağı üzere serbest sürenin geçirilmesi ve yük için masraf oluşmasına sebep olmak olduğunu; gerçekten de davacının 21.03.2022 tarihinden serbest sürenin bitimine kadar olan tarihte herhangi bir işlem yapmamasının da bu durumun en bariz göstergesi olduğunu, dosyadaki yazışmalardan, ...firmasının, yükleteni zor duruma düşürmek için uğraştığının da açıkça anlaşılmakta olduğunu; davacı ve ...kargonun kendilerine ulaştığı tarihte konişmentonun kaybolduğu bilgisini vermiş olsaydı, yükler henüz varmadan kayıp konişmento prosedürünün işletilebileceğini;  bu ihtimalde serbest süre içinde herhangi bir masraf oluşmadan sürecin tamamlanacağını; bu durumda Davacı ve müşterisinin konişmentoları gizlediğini, gizlemediyse dahi kendisi tarafından kaybedildiğini açıkça göstermekte olduğunu, Gelinen aşamada, bu bildirimin müvekkile yapılması ile birlikte 11.04.2019 tarihinde fiili taşıyan ile iletişime geçilerek kayıp konişmento sürecinin burada başlatılmasının talep edildiğini; dolayısıyla alıcı tarafından, konişmentoların bulunduğu kargonun kendisine teslim edilmesinden itibaren 1 ay bekledikten sonra dahi olsa 19.03.2019 tarihinde kayıp konişmento sürecinin kendileri tarafından yürütülmeyeceği belirtilmiş olsa idi, yükün varmasından ve serbest sürenin dolmasından hemen önce kayıp konişmento süreci ... tarafından tamamlanacağını ve yükün hiç demuraja girmeyeceğini; hal böyle iken, Yerel Mahkeme tarafından nedensellik bağının kesilmediği yönündeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, bu açıklamalar ışığında Davacının müterafik kusurunun, müvekkili şirketin varsayılan hukuka aykırı fiilleri ile zarar arasındaki nedensellik bağını kestiğinin görülmekte olduğunu;   TBK m. 52’de yer alan “Zarar gören, … zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş … ise, hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir” hükmü çerçevesinde tereddüt olmadığını; söz konusu müterafik kusurun, bir an için müvekkili şirketin sorumlu olduğu varsayıldığında, hukuka aykırı fiili ile meydana gelen zarar arasındaki nedensellik bağını kesecek ölçüde etkili olup olmadığının Yerel Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini,  dava konusu olayda, kayıp konişmento süreci en başında tamamlanmış olsa, davacı ve müşterisi tarafından konişmentoların kaybedildiğinin ve kendileri tarafından da kayıp konişmento prosedürünün uygulanmayacağı en başında haber verilmiş olsa kayıp konişmento süreci serbest süre içinde tamamlanmış olacağını ve herhangi bir demuraj ve detention masrafı oluşmayacağını; bu durumun kayıp konişmento sürecinin başlayıp bitirildiği 26 günlük süre dikkate alındığında ne kadar açıksa, davacının 15.02.2019 dan 08.04.2019 tarihine kadar bilinçli olarak oyalamasında da o kadar açık olduğunu,  esasen davacı ve müşterisinin bilinçli hareketle konişmentoyu gizlediği dosyada bilirkişi tarafından tercümesi yapılan yazışmalarla da sabit olduğunu; bu noktada, sürecin en başında davacıya konşimentoların ...tarafından kaybedilmesi nedeniyle, kayıp konşimento prosedürüne başlatılması 21.03.2019 tarihinde “… As you know, OBL missed by consignee, so maybe consignee and you can handle process with ... Destination Office. Please check and inform this option.” Sizin de bildiğiniz gibi gönderi yapılan taraf orjinal konşimentoyu kaybetti, bu yüzden belki gönderi yapılan taraf ve siz süreci ... nihai varış ofisi ile sürdürebilirsiniz. Lütfen bu opsiyonu kontrol ediniz ve karşı tarafı bu şekilde bilgilendiriniz.), davacı tarafa konşimentoların gönderilen tarafından kaybedildiği bilgisi verildiğini ve davacının 27.03.2019 tarihli e-postasıyla da konşimentoların gönderilen tarafından kaybedildiğini müvekkiline belirttiğini ve kayıp konşimento sürecini başlatacaklarını bildirdiğini; davacı personelinin 27.03.2019 tarihli e-postasında; “Hi ... The consignee is missing the OBL’s  fort he below ..., ..., ... , We are following with them and they said they will send the ... today for the missing OBL’s. We will confirm you once we receive any further updates from consignee..”  “Merhaba ..., gönderi yapılan tarafın aşağıdaki gönderilere ilişkin orjinal konşimentolar kayıp: ..., ..., .... Biz konunun takibini yapıyoruz ve onlar bize kayıp orijinal konşimentolar için Tazminat Mektubunu bugün göndereceklerini söylediler. Biz gönderi yapılan taraftan ilave bilgi almamız durumunda size gerekli teyitte bulunacağız. ”    Aradan geçen 2-3 haftalık süre sonunda davacı tarafça kayıp konşimento prosedürünün başlatılmasından vazgeçildiğini; gerekçelerinin ise ...firmasının ...’nin mümkün olduğu kadar zora sokulmasının amaçlandığı ve dolayısıyla...’in kötüniyetli olduğunu müvekkile açıkça zikrettiklerini,  gerçekten de mahkemece tercümesi yaptırılan 08.04.2019 tarihli davacı şirket yetkilisi Berk Namoğlu tarafından Müvekkili Şirket çalışanı ... Bilgin'e gönderilen mailde; ...firmasının daha önce kendilerinin sigorta garanti mektubu için hazırlık yapıyoruz dedikten günler sonra \"...ŞİRKETİ KASITLI ŞEKİLDE HERŞEYİ DAHA DA ZORLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR. GÖNDERİ YAPAN TARAFI ELLERİNDEN GELDİĞİ KADAR İNCİTMEYE ÇALIŞIYORLAR\" şeklindeki e-posta ile davacı ve müşterisinin süreci kitlemeye çalıştığını, Yazışmaların tercümelerinden de açık bir şekilde görüleceği üzere sürecin en başında davacıya konşimentoların ...tarafından kaybedildiği esasen gizlendiği konişmentonun kayıp sürecinde müvekkili şirketin herhangi bir dahli ve sorumluluğu bulunmadığını; bu süreçte konşimentoların kaybına ve kayıp konşimento sürecinin başlatılmasının gecikmesine sebep olan taraflar davacı ve dava dışı şirket olup, bu sürece dâhil olmayan ve TTK hükümleri uyarınca sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirketin dava konusu bedelden de sorumlu olmasının beklenemeyeceğini; dava dışı ...firmasının gizlediği konişmentolar nedeniyle taşıtanı zora sokmak için her türlü işlemi yaptığı, önce kayıp konişmento sürecini başlatacaklarını belirttiği, aradan zaman geçtikten ve müvekkili şirket de bir süre daha oyalandıktan sonra kayıp konişmento sürecinin kendileri tarafından yerine getirilmeyeceğinin müvekkile beyan edildiği tercümelerden de anlaşıldığını, Davacı tarafın, kendi ya da müşterisinin eylemleri nedeniyle zararın oluşmasına sebep olduğunu ve oluşan zararla müvekkilin eylemi arasındaki illiyet bağının kesildiğini; davacının ve davacı müşterisinin konişmentolarla ilgili bilgileri en başından vermiş olsaydı, 10 günde tamamlanıp teslime hazır hale getirilen kayıp konişmento prosedürünün burada tamamlanacağını ve yük varmadan dahi sürecin tamamlanmış olacağını,   mahkemenin buna rağmen, müvekkilini ağır kusurlu bulması ve zararın yüksek bir kısmından sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu,  TTK 1203 VE 1207 uyarınca varış yerinde yükün teslimini talep eden alıcının yükle ilgili tüm masrafları ödemek durumunda  zorunda olduğunu; bu nedenle uğramış olduğu zararı iç ilişkide ancak satıcı -gönderici'ye rücu edebileceğini, davacı, artan demuraj nedeniyle ödediği ve ayrıca ...tarafından fiili taşıyana ödenip kendisine yansıtılan faturayı kabul ettiğini ve sorumlu olduğu gerekçesiyle müvekkili şirkete rücu ettiğini ancak, TTK’ya göre alıcının malı zamanında teslim almaması nedeniyle tarafların sorumluluğu, koşulları ve sorumluluğu kaldıran hallerin düzenlendiğini; \tdavacının malın geç tesliminden kimin sorumlu olduğunu ya da kendi sorumluluğunun bulunup bulunmadığını bilmesi ve bu doğrultuda hareket etmesi gerektiğini; davacının basiretli bir tacir gibi davranarak oluşan demurajı ödememesi ve ...tarafından kendisine yansıtılan faturayı kabul etmeyerek süresi içerisinde iade etmesi gerektiğini; davacının, basiretli bir tacir olarak yaptığı iş ve işlemler neticesinde bir maliyetin oluşacağı, bu maliyetin de kendisi tarafından karşılanacağının bilince olması beklenmekte olduğunu; davacının basiretli bir tacir olarak, kendi ticari kararından dolayı müvekkili şirketi sorumlu tutamayacağını; davacının görülen davayı açarak müvekkili şirketi sorumlu tutmaya çalışması yarar sağlama amacında olduğunun göstergesi olduğunu,  bu hususun, TTK’nın 1203. maddesinde de “Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konşimento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konşimentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur.” denilmek sureti ile yükü kabul eden gönderilenin sorumluluğunda olan tutarı taşıyana yansıtamayacağı her türlü şüpheden uzak şekilde açıklandığını,   Davaya konu olayda, yükün çekilebilmesi için ödenmesi gereken demuraj ücretinin ödenmemesi nedeni ile oluşan yüksek demuraj ücretinin münferiden sorumlusu, yükün alıcısı olan ...firması olduğunu, bir diğer taraftan, söz konusu demuraj ücretinin yükün alıcısı ...yerine, alıcıya aracılık eden davacı ... tarafından ödenmesinin ise tamamen ...’nin kendi bünyesinde vermiş olduğu bir ticari karardan ibaret olduğunu; ..., yükün bir an önce çekilmesini istiyorsa oluşan demuraj ücretini kendisi ödeyebileceğini; davacı şirketin kendi inisiyatifi ile demuraj ücretinin ödenmesine yönelik almış olduğu ticari karar nedeni ile müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını; basiretli bir tacir, geleceği gören, sezgisi yüksek, dikkatli ve yapacaklarının nereye varacağını bilen ya da bilmesi gereken, ticari iş, işlem ve eylemlerinin hukuki, mali ve ticari sonuçlarını öngörmesi gereken kişi olduğunu;  TTK madde 18/2 uyarınca da her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin vurgulandığını, İşbu dava ile her ne kadar kadar müvekkili şirket sorumlu tutulmaya çalışılsa da davacı ile müvekkili şirket arasındaki yazışmalara dikkat edildiğinde, davacının haksız yarar sağlama amacında olduğunun görüleceğini; davacı şirket yetkilisi tarafından, müvekkili şirket yetkilisine gönderilen 16.05.2019 tarihli yazışmada “...will pay all due demurrage, detention charges and bill to shipper ...” denilmek sureti ile oluşan demuraj ve detention ücretlerinin ...tarafından ödenerek daha sonra ...’ye fatura edileceği açıkça ifade edildiğini; böylelikle, oluşan zararın muhatabının müvekkil şirket olmadığı, ... olduğu davacı tarafça da net bir şekilde ifade edilmişken hâlihazırda neden davanın müvekkil şirkete yöneltilmiş olduğu tarafımızca anlaşılamamakta, davacı tarafça da net bir şekilde izah edilmemekte olduğunu,  TTK 1207 “Gönderilen, eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.” şeklinde olduğunu; hükmün mefhumu muhalifinden çıkan anlamın, gönderilenin eşyayı kabul etmesi halinde navlun ve diğer alacakları taşıyana ödemekle sorumlu olması olduğunu; davacı ve dava dışı ALICI...'in teslimi istediğini, yükü çektiğini ve bundan sonra yükle ilgili ödediğini iddia ettiği masrafları müvekkile yansıtmaya çalıştığını; oysaki davacı zararın artmasının önüne geçmekten kaçınacak şekilde davranmadığını ve buna ilişkin herhangi bir önlem almadığını, davacı gönderilen konumunda olduğundan, gönderilenin eşyayı kabul etmesi halinde, konşimentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmesi gerekmekte olup oluşan masrafların sorumluluğunun gönderilende olduğunu, dolayısıyla gönderilen tarafından yapılan ödeme nedeniyle, davacının, kendisinin rücu etmesinin hukuka aykırı olduğunu; davacı, kendisine karşı kesilen faturayı ödemiş olsa dahi, bu kuralın istisnasını gerektirecek hiçbir düzenleme olmadığını; buna rağmen davacı, asıl gönderilene bir ödeme yapmış ise bu ödemenin kendi ticari kararı olacağı ve bu ticari kararının sonuçlarına katlanması gerekeceğinin de ortada olduğunu; davacı, sorumlu olmadığı bir bedeli dava dışı firmaya ödeme yaptığını iddia ederek müvekkili şirketten talepte bulunmuş ise de, davacının bu bedeli talep hakkı olmadığından ve bu talebi ancak gönderilen ...tarafından ileri sürülmesi ve talep edilmesi gerekeceğinden davacının söz konusu bekleme ücreti nedeniyle, müvekkil şirketten talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, TTK. 1205   “Eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, 1203 üncü maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez. Ancak, taşıtanın, taşıyanın zararına olarak sebepsiz zenginleştiği oranda, taşıyan taşıtana rücu edebilir.” hükmü dikkate alındığında taşıyanın, eşyanın teslimi halinde muhatabının, gönderilen olduğu dolayısıyla gönderilenin ödeme yapması gerektiği, bu ödemenin taşıyandan talep edilemeyeceği ortada iken, davacının, sanki kendisi sorumluymuşçasına dava açmasının da hukuka aykırı olduğunu,  Yargıtay 11. H.D. E. 2016/12836 - K. 2017/7335  - 8.12.2017 Tarihli kararının“….10 adet konteynırın 27.09.2013 tarihli 2 adet konşimento ile taşındığı, yükleten / taşıtanın dava dışı İntertech Plywood & Flooring Manufacturer olduğu, bu şirketin mevcut konşimentolarda taşıtan yada yükleten olduğunun açık olarak tespit edilemediğini, navlun ödemesini davalının gerçekleştirmesi halinde taşıtan sıfatına sahip olacağı, somut olayda davalının 07.05.2015 tarihli celse de navlun ücretini ödediğini kabul ettiği, ayrıca davalının taşıtan olarak kabul edilmemesinde dahi TTK m. 1203'e göre taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olacağı, davalının konşimentoyu ciro yoluyla devraldığı ve yükü teslim almak için başvurduğu, böylece üçüncü kişi sıfatıyla olsa dahi navlun sözleşmesine iştirak ettiği ve bu sözleşme kapsamında doğan borçlardan sorumlu olduğu, konşimentoda yer alan (m. 16) demuraj tarifesine göre gönderilenin TTK m. 1203 anlamında bütün alacakları ödemekle yükümlü olduğu, davacının talep ettiği demuraj alacağının ... Deniz Ticaret Odasının 28.05.2015 tarihli 40'lık konteynırlar için belirlenen 2013 yılı rayiç bedellerine uygun olduğunu, buna göre davacının toplam 39.600,00 USD demuraj alacağından dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun m.4/a'daki faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.” denildiğini ; Yargıtay 11. HD., E. 2015/980 -  K. 2015/7006 -  15.5.2015  tarihli “…Somut uyuşmazlıkta, konişmentoda gönderilen olarak davacı gösterilmiş olup, taşınan emtianın alıcısı olan dava dışı G. P. Ltd. ile davalı arasında yapılan sözleşme gereği konişmento ciro edilerek emtianın davalıya teslim edilmesi nedeniyle davalı gönderilen sıfatını kazanmıştır. Ancak bu gönderileni sürastarya ücretinden sorumlu tutmak bakımından yeterli değildir. Bunun için konişmentoda veya atıfta bulunulan navlun sözleşmesinde gönderilenin sürastarya borçlusu olarak gösterilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece dosyada mevcut konişmentoların ve varsa atıf yapılan navlun sözleşmesinin Türkçeye tecüme ettirilmek suretiyle denetime elverişli bir şekilde konişmentoda ya da navlun sözleşmesinde bu yöne ilişkin bir düzenleme bulunup bulunmadığı belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” debildiğini, bu kararlarda da görüleceği üzere, buradaki kıstasın, konişmentodaki alıcı ve gönderilen değil yükün teslimini navlun sözleşmesi ve konişmento uyarınca talep eden gönderilen olduğunu, dava konusu edilen uyuşmazlıkta ise bu gönderilenin ...firması olduğunu; yüklerin de bu firmaya teslim edildiğini; konişmentolarda gönderilenin sorumlu olduğu belirtildiğine göre davacının değil esasen oluşan masraflardan ...firmasının sorumlu olacağını; bu nedenle bilirkişilerin yanılgılı değerlendirmeyle masraflardan davacının sorumlu olduğu tespitlerine katılmanın mümkün olmadığını, Somut olayda; ödemeyi yapan ve talepte bulunacak kişi ...olacağından davacının, hiçbir kayıt ve itiraz olmadan ödeme yaptığını iddia ederek, müvekkile ya da başka bir kişiye karşı başvuru yapmasında hukuku yararı olmadığını; dolayısıyla davacının görülen davayı açma ehliyeti olmadığı gibi, davanın davacı tarafından açılmasının da hukuken mümkün olmadığını; bu halde dava konusu edilen taşıma nedeniyle, zarar ve tazminat talep etme hakkının, gönderilen de olduğu, davacının müvekkili şirkete ya da taşıyana talep ve dava hakkının olmadığı dolayısıyla açılan davada davacının hukuki yararı olmadığını, Yerel mahkeme ise TTK'nın 1203, 1205 ve 1207 Maddesine hiç değinmediğini; yani yerel mahkeme yükü teslim alan ALICI ...firmasının sorumlu olduğu tutarı esasen ...firmasına karşı akdi taşıyan olan davacıdan isteyip isteyemeyeceğine dair itirazlarını dikkate dahi almadığını; kararın bu nedenle de kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Yükün çekilebilir hale geldiği 07.05.2019 tarihi itibariyle ... ile yapılan yazışmalarda görüleceği üzere demuraj ve detention masrafı 30.050,00-usd olup, bu tarihten sonra yükü çekmeyerek zararın artmasına sebebiyet veren davacının bu nedenle artan zararı müvekkile yansıtmasının hukuken mümkün olmadığını,  Yerel Mahkeme tarafından davacıya yansıtılan demuraj ve liman masrafı toplam 143.239,50 USD'lik zararın 2/3'üne karşılık gelen 95.493,00 USD'nin müvekkili şirketten talep edebileceği şeklindeki tespitin hukuka aykırı olduğunu; gerek bilirkişi kök raporunda gerekse ek raporda eşyanın kayıp konişmento prosedürü tamamlandıktan sonra buna rağmen davacı gönderilen tarafından teslim alınmadığı süreçte işleyen demuraj bedelinden davalının sorumlu tutulmasının mümkün görülmeyeceğinin belirtildiğini; gerçekten de 07.05.2019 tarihinde kayıp konişmento süreci tamamlanarak yük çekilebilir hale geldiğini; davacının 07.05.2019 tarihinde 03.06.2019 tarihine kadar yükleri kasti olarak boşaltmadığını ve masrafların artmasına bilinçli olarak sebep olduğunu, 07.05.2019 tarihinde ise oluşan toplam masrafların 30.050,00-USD olduğunu; dolayısıyla bu davada dava konusu edilen 122.134,50 USD'nin bu davanın konusu dahi olması hukuken mümkün olmadığını, Sürecin hızlı ve iyi bir şekilde yönetilebilmesi adına her bir firmadan çözüm odaklı hareket etmesi beklenmekteyken, adeta süreçten haberdar değillermişçesine hareket etmelerinin işleyişi ağırlaştırdığını ve gelinen aşamada demuraj ücretinin günden güne artmasına sebep olduğunu; öteki tarafta, müvekkili şirketin sürecin en başından itibaren, yalnızca aracı firma olmasına rağmen, çözüm odaklı hareket ettiğini, maliyeti en aza indirebilmek adına fiili taşıyan ... ile görüşmeler yaptığını ve müvekkili şirket sayesinde demuraj ve ardiye masraflarında %30 oranında indirim sağlandığını; müvekkili şirket ile dava dışı ... arasındaki indirim görüşmeleri ve müvekkili şirketin söz konusu indirimin sağlanmasındaki uğraşının, davacı şirket yöneticisi tarafından da takdir edildiğini; davacı taraf konişmento süreci tamamlandıktan sonra 07.05.2019 tarihinde yükleri limandan çekseydi ödeyeceği tutarın 30.050,00-USD olacağını; bu tutardan da %30 oranında indirim yapıldığında ise davacının ödemekle yükümlü olacağı tutarın 21.105,00 USD olacağını, Dolayısıyla davacının 143.239,50-USD’lik talebinin makul ve inandırıcı olmadığını; Bilirkişi EK raporunda da kayıp konişmento prosedürünün geciktirilmesinde davacının kusurunun etkisi ile artmış olan zarar kısmının tazmini talebinin kabul görmemesi gerektiğinin belirtildiğini; dava konusu uyuşmazlıkta, prosedürün gecikmesinde davacının kusuru etkili olmamış direkt sebep olduğunu; bu anlamda davacının tazminat talebinin dava değeri olması gereken 30.050 USD'den ... tarafından mutabık kalınan indirim düştükten sonra 21.105 USD üzerindeki taleplerin herhalükarda reddedilmesi gerektiğini, Gerçekten de dosyada alınan ek raporda da \"Eşyanın kayıp konişmento prosedürü tamamlandıktan sonra buna rağmen davacı gönderilen tarafından teslim alınmadığı süreçte işleyen demuraj bedelinden davalnın sorumlu tutulması mümkün görülmemelidir. zira (davalnın konişmentoların ulaştırılmasından sorumlu tutulması halinde) kayıp konişmento prosedürünün tamamlanması ile birlikte teslim mümkün olacağından bu süreçten sonra tesellümdeki gecikmeler davacı sorumluluğunda bulunmalıdır.\" şeklindeki tespitlerini ise mahkemenin hiç değerlendirmediğini; davacının 07.05.2019 tarihinde sonrada tesellümden kaçındığını, Dolayısıyla mahkemenin yaptığı soyut indirime katılmanın mümkün olmadığını; mahkemenin sadece bilirkişi raporundaki sonuç kısımlarına göre karar hazırlamasının kabul edilemez nitelikte olduğunu; bu anlamda, 32 gün konişmento evrakının olmadığını davacının bildirmediğini, bu süre geçtikten sonra 18 gün de kendilerinin kayıp konişmento işlemi yürüteceklerini bildirerek müvekkilinin oyalandığını, 31 gün de teslim için hazır olan yüklerin bekletildiğini; yani davacının kasti olarak beklettiği sürenin toplamda 81 gün iken mahkemenin 1 aylık bir gecikme nedeniyle davacıyı sorumlu tutması dahi kendi içinde çelişmekte olduğunu; zararın bu duruma göre belirlendiği varsayılsa dahi müvekkili sorumlu tutacağı kısım zararın %20'si ile sınırlı olacakken, %60'ın üzerinde bir zarardan müvekkili sorumlu tutması da hukuka aykırı olduğunu,  Hesap edilen toplam demuraj ve diğer masraflar için toplam kalem mahkeme kararında %30 indirimle 110.347,50 hesap edilmiş iken, aynı bedeller yönünden, armatör dışında ...firmasına davacı tarafından ne için yapıldığı, neye dayanarak fatura kesildiği belli olmayan 32.892 USD'lik alacak yönünden verilen kararın gerekçesinin de anlaşılamadığını, mahkemenin, 6 adet konteyner içinde 15.03.2019 olan tahliye tarihinden konteynerlerin boş olarak teslim edildiği, 05.06.2019 ve 07.06.2019 tarihleri arası dönem için hesaplanan toplam demuraj ücreti 184.870,00 USD olduğunu  %30 indirim uygulanarak davacının ...'ye ödenen demuraj bedelinin 110.347,50 USD olduğunu belirlediğini; mahkemenin aynı nedenle alıcının yapmış olduğu 32. 892,00 USD masrafı da davacıdan tahsil ettiğini belirttiğini; oysaki armatöre ödenen tutarın  110.347,50 USD olduğunu, yani mahkemeye göre, ...'nin hem indirim yaptığını, ancak indirim yaptığı dönemler için ...de ödeme yaptığının kabulü ile bir tespit yaptığını; bu tutarın yaklaşık 32.892 USD’lik kısmının davacıya ... firmasından kesilen faturaya istinaden ödendiğinin belirtildiğini, buna ilişkin hiçbir detay ve gerekçe bulunmadığı gibi, davacı ve alıcısının kendi aralarında keyfi yapmış olduğu faturalaşmanın bu davanın konusunu oluşturmasının mümkün olmadığını; davacı tarafın ben rücu ederim mantığıyla İhbar olunana zorluk çıkarmaya çalışan...'in tüm taleplerini kabul ettiğini; ...'e yapılan ödemenin neye istinaden ve niçin yapıldığında dair dosyada herhangi bir kayıt da bulunmamakta olduğunu; mahkemenin de buna dair tek bir açıklama yapmadığını; bu itibarla hem indirimi kabul eden, ancak verdiği kararda indirimi yok sayar şekilde hesaplama yapması da kendi içinde çelişki oluşturmakta olduğunu, Özetle dava konusu olayda kusurun varlığı kabul edilse dahi bu kusurun farazi bir sebep sayılacağını ve davacının zararın artmasına dair bilinçli ve üstelik kasti eylemleri zararın oluşmasında etkin sebep olduğunu,  bu anlamda müvekkilin kusurunun varlığının kabul edilmesi halinde dahi zararla fiil arasındaki illiyet bağı davacı ve...'in eylemleriyle kesildiğinden müvekkili aleyhine herhangi bir alacağa ya da tazminata karar verilmesinin hukuka aykırı olacağını,  İleri sürerek, yukarıda ve dosyaya daha önce sunulan beyanlarda izah edilen nedenlerle, icranın geri bırakılması talepleri dikkate alınarak; istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına;  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.10.2022 tarihli 2019/401 E. ve 2022/608 K. sayılı davada verilen davanın kısmen kabulü kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... Metal Profil Alüminyum San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendi müşterisinin kötü niyetli davranışının bilincinde olan davacının eylemleri ve illiyet bağının hatalı değerlendirildiğini, Karara konu olan işbu dava; demuraj ücreti ile yurt dışındaki dava dışı alıcıya (davacının müşterisi olan...)  ödenen liman masraflarının davalıdan tahsili istemine  ilişkin olup, söz konusu masrafların tahsili talebiyle açılmış olan davada, kusurun kime ait olduğu ve zararın meydana geliş şekli yerel Mahkeme tarafından değerlendirildiğini ve dava dışı alıcı...'in, ihbar olunan ...'yi bilerek ve kasten kötü niyetli olarak zarara uğratacak şekilde hareket etmesine rağmen, bu durumun, yerel Mahkeme tarafından göz ardı edildiğini ve demuraj ve liman masraflarının doğmasına ve artmasına ilişkin değerlendirmenin hatalı yapıldığını, İşbu dava kapsamında, konşimentoların dava dışı alıcı ...tarafından kaybedildiği ve bu durumun, kötü niyetli olarak, zamanında bildirilmediği açık olup, dosyada mevcut 25/08/2021 tarihli Bilirkişi Raporu uyarınca, Mahkemenin konişmentoların alıcı ...tarafından kaybedilmiş olduğu kanaatine varması halinde davalı ...'un ortaya çıkan demuraj ve detention ücretinden sorumlu tutulamayacağının düzenlendiğini; davacının müşterisi dava dışı...'in ve davacının fiillerinin, illiyet bağını ortadan kaldırdığını, Hukuk düzenimizde; gerçekleşen zararla, sorumluluğu doğuran olay veya fiil arasındaki sebep-sonuç ilişkisi, illiyet bağı olarak nitelendirilmekte ve bir olayın meydana gelmesindeki sebep ile zarar arasındaki bağın hukuken geçerli olabilmesi için, sebep ile zarar arasında uygun illiyet bağı olması gerekmekte olduğunu,  Doktrinde belirtildiğini; bir sebep, somut olayda meydana gelen türden bir sonucu doğurmaya elverişli değil veya  elverişli olmakla birlikte ortaya çıkan başka bir sebeple arka plâna atılmışsa, uygun olmayan illiyet (elverişsizlik, uygunsuzluk) söz konusu olmakta olduğunu; uygun olmayan illiyetin ise; \"uygunluğun yokluğu\" ve \"uygunluğun (illiyet bağının) kesilmesi\" hallerinde ortaya çıkabileceğini, (Eren, Fikret; Sorumluluk Hukuku Açısından Uygun İlliyet Bağı Teorisi, syf 173,). Böyle bir durumda, illiyet bağını kesilip sorumluluktan kurtulmanın gündeme gelmesi, objektif iyiniyet (doğruluk ve dürüstlük) kurallarına (MK. 2) ve dolayısiyle ahlâkî bir değer hükmüne dayanmakta olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından alınan Ek Bilirkişi Raporu'nda her ne kadar; taşıma senetlerinin saklanması veya kaybedilmesinin \"talep olunan zarar ile davalının davranışı arasındaki nedensellik bağını kesmeyeceğinin\" değerlendirilmesi ile birlikte, bu hususta takdirin Mahkemeye bırakılmış olsa da; ve Mahkemece söz konusu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de,  İlliyet bağını kesen sebeplerin, mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü şahsın kusuru olmak üzere üçe ayrıldığı, aynı zamanda sorumluluktan kurtulma sebebi olan bu üç sebebin, yalnız tehlike sorumluluğunda değil, alelade sebep sorumluluğu ile kusur sorumluluğunda da kabul edildiğini,  (Eren, syf 175).Hal böyle iken, davacı şirket, müşterisinin, kötü niyetle ve ihbar olunan müvekkili şirketi zarara uğratma kastıyla hareket etmekte olduğunun bilincinde olduğunu ve bu durumu davalı ...'a ikrar ettiğini; davacının bu ikrarına rağmen gerçekleştirdiği eylemlerin ve üçüncü şahıs konumunda olan müşterisi...'in, ihbar olunan müvekkili şirket ...'yi zarara uğratmak amacıyla, demuraj masraflarının doğmasına ve artmasına sebebiyet vermesinin, ayrıca bu masrafları davacıya yüklemesinin, zarargörenin ve üçüncü şahsın kusuru niteliğinde olduğu ve TMK madde 2'de düzenlenmekte olan doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, Tam bu noktada, doktrinde yine; hal ve şartların ya da sözleşmenin yüklediği tedbir alma ödevlerine karşı tam bir aldırmazlık (kayıtsızlık) ağır kusur olarak nitelendirilmekte ve illiyet bağının kesilmesinin ağır kusurun yanında kast veya ihmal halinde de gündeme gelebileceğinin belirtildiğini, (Eren, 194). yine, doktrinde, hem zarargörenin kusuru, hem de üçüncü şahsın kusuruna ilişkin olarak kabul edildiği üzere; \"zarargören veya üçüncü şahıs, kusurlu davranışı ile zarara sebebiyet vermişse, zararveren sorumluluktan kutulmaktadır. Zira bu takdirde, ilk sebebi teşkil eden zararverenin davranış veya sorumlu olduğu objektif vakıa ile zarar arasındaki illiyet bağı kesilmiştir\" görüşü doğrultusunda, davacının ve müşterisinin eylemlerinin ortaya çıkan zararlı sonuç ile doğrudan bağlantılı olduğunu, Dosyada alınan bilirkişi ek raporunda açıkça Davacı'nın müşterisi...'in ihbar olunan müvekkili ...'yi zor durumda bırakmak istediğini ikrar ettiği ve ayrıca, ...'in konişmentoları \"KAYBETTİĞİ\" veya \"SAKLADIĞI\"nın davacının yetkilisi tarafından gönderilen mail içeriğinden anlaşıldığının belirtildiğini; Bilirkişi Raporunda her ne kadar, davacının müşterisinin kötü niyeti ve kastı ile davacının, müşterisinin konişmentoları sakladığı ya da kaybettiğine ilişkin ikrarı açıkça ortaya konulmuş ise de; Raporda bu durumun illiyet bağını kesmeyeceği şeklinde bir değerlendirme yapılması, yukarıda yer verdikleri açıklamalar doğrultusunda, açıkça hatalı olduğunu; bu nedenle, bu yönüyle itiraz etmiş oldukları bilirkişi raporuna ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın, -bu yönde yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken- karardaki gibi hüküm kurulmasının açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu, Dolayısıyla, davacı şirket, dava dışı...'in, tüm evrakları teslim alıp yalnızca konşimentoların olmadığına ilişkin beyanını kargonun tesliminden itibaren 33 gün sonra bildirdiğini ve kötü niyetli olarak, herhangi bir masrafı kabul etmekten imtina ettiğinin bilincinde olduğunu; davacının kendisinin ayrıca, konşimentoları dava dışı...'in kaybettiğini ya da sakladığını ikrar ettiğini; hal böyle iken ve davacı, dava dışı...'in, tüm bunları, özellikle, ihbar olunan müvekkili dava dışı ...'ye zarar vermek amacıyla yaptığını bilmekte ve ikrar etmekte iken işbu davada kısmen kabul kararı verilmesinde korunacak bir hukuki yarar bulunmamakta olduğunu; yerel mahkemenin fiili duruma ve somut gerçeklere aykırı olarak vermiş olduğu kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; davacı şirketin, uğradığını iddia etmiş olduğu zararın,  kötü niyetli davrandığını beyan etmiş olduğu kendi müşterisinin eylemlerine ve bunun bilincinde olan davacının kendi kusuruna dayanmakta olduğunu, Davacı tarafından, kötü niyetli ve zarara uğratma kastıyla hareket eden kendi müşterisi...'e yapılan ödemenin, 2/3'ünün davacıya ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; söz konusu talebin tamamen reddi gerektiğini, İstinaf talebinde bulunmakta oldukları hatalı ve hukuka aykırı yerel Mahkeme kararının değerlendirilmesi için, dava konusu taleplere konu olayların kronolojisinin ve yaşanan sürecin net bir şekilde değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu; bu nedenle, davacının taleplerinin haksız olduğunu gösteren kronolojik sıralamaya bir kez daha atıf yapma zorunluluğunun bulunmakta olduğunu,  Kargo Teslim tarihi; (15.02.2019) dava dışı alıcı ...tarafından ... kargosunun  teslim alındığını, 33 gün sonra taşıma Senetlerinin bulunamadığının davalıya bildirildiğini (19.03.2019),  34 üncü günde yüklerin ABD'ye vardığını (20.03.2019), 41 inci  günde davacı tarafından, ...'in konşimentoları kaybettiğinin ve Kayıp Konşimento sürecine başlanacağının beyan edildiğini (27.03.2019),  46 ıncı günün demuraj olmadan serbest sürenin son tarihi olduğunu (31.03.2019),  54 ücü gün davacı tarafından, kayıp konşimento sürecinden vazgeçildiğine ve ...'nin zor duruma sokulmak için her şeyin amaçlandığına ilişkin beyanda bulunduğunu (08.04.2019),  62 inci günde  kayıp konşimento prosedürünün tamamlandığını (07.05.2019), 86 ıncı günde yüklerin çekildiğini (07/06/2019), yükler 07.05.2019 tarihinde çekilebilir halde iken ...tarafından, bu tarihten 1 ay sonra çekildiğini, Ek Bilirkişi Raporunda açıkça ortaya konulduğu üzere, davacının yetkilisi Parker James'in 27 Mart 2019 tarihli e-postasında konişmentoların alıcı ...tarafından kaybedildiği ve saklandığı nitekim davaya konu edilen demuraj ve detention ödemelerinin dayanak olduğu ... ve.. nolu senetlerini; kargo ile teslim almış bulunan dava dışı alıcı...'in senetleri teslim alması ile konşimentonun kargo kapsamında bulunmadığını kolaylıkla tespit edebileceği ve söz konusu eksikliğin müvekkili şirkete bildirilmesinin gerekeceği izahtan vareste olup...'in kargoyu incelemesine rağmen aradan geçen 33 gün sonra konşimentoların eksik olduğunu belirtmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  6 Nisan 2019 tarihli elektronik posta ile dava dışı...'in yükleteni zor durumda bırakmak için hareket ediyor olduğunun davalı ...'a davacı tarafından bildirildiğini; işbu e-postalar kapsamında, taşıma senetlerinin, dava dışı alıcı...'in uhdesinde iken kaybedildiği ve müvekkili şirketi zarara uğratmak amacıyla hareket edildiğini; davacı şirket bu gerçeğin bilincinde olmasına rağmen, kendi müşterisi...'in zarara uğradığı iddiası ile kendisine ödeme yapması gerektiği talebini sorgulamaksızın kabul ettiğini ve ihbar olunan ...'yi zarara uğratma amacında olan müşterisinin kötü niyetli davranışlarına ortak olduğunu; işbu nedenlerle, kayıp konişmento sebebiyle ortaya çıktığı iddia edilen zararın, davacının iddiaları ve talepleri, iyi niyetle bağdaşmamakta,  aksine, kötü niyetli davrandığını beyan etmiş olduğu kendi müşterisinin yanlış yönlendirmesine dayanmakta olup işbu hususların  davacıya yansıtılan demuraj ve liman masrafı ile davalı arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırmakta olduğunu,  Türk Medeni Kanunu hukuki ilişkilerin kapsamını düzenlediğini; buna göre TMK m.2 \"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.\" ve TMK m.3 ile iyiniyet düzenlenmiştir \"Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.\". bu durumda illiyet bağının kesilip davalının sorumluluktan kurtulması, objektif iyiniyet kurallarına ve ahlaki bir değer hükmüne dayanmakta olup işbu nedenle usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, Sayın yerel Mahkeme tarafından bu doğrultuda bir değerlendirme yapılmamış olup, kötü niyetli hareket ettiğinin bilincinde olduğu kendi müşterisi dava dışı...'e, davacı tarafından yapılan 32.892,00 USD'nin, usul ve yasaya aykırı olarak davalıdan alınmasına karar verildiğini; yerel mahkeme tarafından davacıya ödenecek tutarda her ne kadar 1/3 oranında bir indirim uygulanmış olsa da söz konusu ödemeden dolayı davalının ya da ihbar olunan müvekkilin hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağını,Her ne kadar konşimentonun malı temsil edebilme özelliği bakımından kural, yükün konşimento karşılığında teslim edileceği ise de uygulamada konşimentoların geminin boşaltma limanına ulaşması anına kadar yetiştirilemediği hallere sıklıkla rastlanılmakta olduğunu; konşimentonun çalınmış, kaybolmuş ya da özellikle hamiline ulaşmasının gecikmiş olduğu hallerin deniz ticaretinde sıklıkla ve dünya çapında karşılaşılan olaylar olduğunu; kural konişmento karşılığı teslim olmakla birlikte, konişmentoların kayıp olması halinde, kayıp konişmento prosedürü başlatılarak, sigorta sürecinin tamamlanması ve teminat sağlanması ile birlikte,  ürünlerin, Alcı'ya teslimi sağlanabilmekte olduğunu; bu durum çoğunlukla, yüklerin, demuraj doğmaksızın çekilebileceği ana kadar gerçekleştirilebilmekte olduğunu, dava dışı alıcı..., davacı gönderilen A.J.Worldwide müşterisi olup, konişmentoyu kaybettiğini (veya davacı tarafından bildirildiği üzere kötü niyetli olarak saklamış) ve konişmento kayıp olsa da ürünlerin teslim imkanı olmasına rağmen, bu sürecin başlatılmasını da bilinçli olarak geciktirerek, dava konusu masrafların doğmasına ve artmasına neden olduğunu,  Konşimentonun gönderilene teslim edilmesi gereken son tarih yüklerin teslim alınacağı ana kadar olan süre olup, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için konişmentonun hiç gönderilmediği, konişmentonun yetkisiz kişilere gönderildiği varsayıldığında dahi, dava dışı...'in (kötü niyetli davranmasa idi) konşimentonun kargonun içerisinde bulunmadığını, müvekkil şirkete kargoyu teslim aldığı tarih olan 15 Şubat 2019 tarihinde bildirmiş olması halinde, ihbar olunan müvekkili şirketin bu konunun hızlı ve zararsız çözümlenebilmesi amacıyla elinden gelen çaba ve gayreti vereceği ve  konşimentonun yüklerin varma limanına ulaşmadan, zamanında gönderilene ulaştırılacağını,Yerel Mahkeme tarafından bu durum dikkate alınmış olsa da (33 günlük geç bildirim süresi -yaklaşık 5 hafta-, yerel mahkeme tarafından 3 hafta olarak değerlendirilmektedir), usul ve yasaya aykırı bir şekilde, hatalı olarak, bu durumun, yalnızca demuraj masrafını arttıran bir neden olduğu  değerlendirilmesi yapıldığını ancak, dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde kargonun 15.02.2019 tarihinde teslim edilmiş olup, dava dışı alıcı...'in söz konusu kargoyu, 15.02.2019 tarihinde teslim almış olmasına ve kargoyu incelemesine rağmen aradan geçen 33 gün sonra konşimentoların eksik olduğunu belirtmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu görüleceğini; davacının müşterisi olan, dava dışı alıcı...'in kötü niyetli ve kusurlu davranışları ile, bu hususu bilen ve bunu elektronik postalarda beyan eden davacının, kayıp konşimento süreçlerine ilişkin yapılması gereken bildirimleri geç yapması ve  dava dışı alıcı...'in müvekkili şirketi zor durumda bırakma çabası, davacı tarafından iddia edilen zararların ortaya çıkmasında ve artmasında asıl unsur ve sebep olduğunu,   Hal böyle iken, davacı tarafından, kötü niyetli hareket eden ve bilinçli olarak, olabildiği kadar ihbar olunan müvekkili ...'ye zarar verme amacında olan, dava dışı...'e -tamamen ticari ilişki kapsamında, ticari saiklerle- yapılan 32.892,00 USD tutarındaki ödemenin dava konusu yapılmasında hukuki yarar bulunmamakta olup, söz konusu tutar yönüyle davanın tamamen reddi gerekmekte iken, yalnızca 1/3 oranında indirim uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabul edilmesine karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu; bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, bu tutara ilişkin davacı taleplerinin reddedilmesi gerektiğini,Daha önceki dilekçelerinde belirttiklerini,  konişmentoların eksik olduğunun 33 gün sonra bildirildiğini ve müvekkili şirkete zarar verilmesi arzusuyla, kargonun teslim edildiği tarih ile yüklerin demuraj olmadan çekilebileceği tarihe kadar 50 günden fazla bir sürenin boşa geçirilmesine sebep olunduğunu; Yerel Mahkeme tarafından, bu kayıp süre ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığını, Tüm bunlar ışığında, konşimentonun asıl hamiline teslim edilememesinin sebebi, konşimentonun yetkisiz tarafa teslimi değil, konşimentonun ...tarafından kaybedilmesi ve kargonun teslim alınmasından itibaren, -yerel mahkeme kararında belirtildiğinin aksine 3 hafta değil-  33 gün sonra (5 hafta) kayıp bildiriminde bulunulması olduğunu; bu itibarla, ...'e gönderilen senetlerin ...tarafından kaybedilmiş veya kötü niyetle saklanmış olduğu açık olup konşimentoların -kabul anlamına gelmemekle birlikte- yetkisiz kişiye teslim edilmesi ve zarar arasındaki nedensellik bağı kesilmekte olduğunu, dolayısıyla davacı, uğradığını iddia ettiği zararlardan dolayı sorumluluğun dava dışı...'e ait olduğunu,  Hal böyle iken, Davacı şirketin, kendi müşterisi...'in kötü niyetli ticari yaklaşımını ve bunun yanında müvekkili şirkete zarar verme arzusunda olduğunu, kendisi belirtmiş olup işbu hususlar dosya kapsamında sunulan eposta yazışmaları  ile sabit olduğunu; davacı şirket, tercihini ticari ilişki içerisinde olduğu, kasıt ve kötü niyetini bildiği  müşterisinin şikayet tehdidini ciddiye almamaktan ve herhangi bir şikayet olması halinde ruhsatının iptal edilmesi için herhangi bir sebep bulunmadığını ortaya koymaya çalışmaktan yana kullanmayıp, kendince ticari bir kararla, kendisine iletilen talepleri, kötü niyet ve kusurun bilincinde olmasına rağmen kabul ettiğini; basiretli bir tacir olarak verdiği bu karar ve yapmış olduğu seçim neticesinde gerçekleştirdiği ödemeler sebebi ile, davacının işbu davayı tesis etmesi  ve yapılan ödemelere ilişkin olarak somut bir gerekçe ortaya koyamamış olması, dava konusu taleplerin reddini gerektirmekte olup yerel mahkemece kısmen kabule karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  Baskı altında olduğunu iddia ederek kendi iradesi ve ticari menfaatini koruduğunu düşünmek suretiyle, davacının,  ticari bir karar  alarak, kötü niyetli ve kusurlu olduğunu bildiği, zarardan sorumlu olan tarafa ödeme yapmış olması, davacı şirketin 3. bir kişiye bu ödemeyi rücu edemeyeceğini açıkça göstermekte olduğunu, Davacı tarafından, dava dışı ...'ye yapılan ödemenin 2/3'ünün davacıya ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; söz konusu talebin tamamen reddi gerektiğini, Yukarıda yer vermiş oldukları kronolojide, açıkça görüldüğünü; davacının müşterisi olan dava dışı alıcı ...ve davacının eylemlerinin, iddia edilen zararların ortaya çıkmasında ve artmasında asıl neden olduğu ve iddia edilen diğer olay ve eylemlere ilişkin illiyet bağını kesmekte olduğunun açıkça görülebilmekte olduğunu; bu sebeple, kayıp konşimento prosedürünün tamamlanacağı toplam sürenin de göz önünde bulundurulması ve kayıp konşimento sürecinin davacı tarafından geciktirilmemesi halinde yüklerin hangi tarihte çekime hazır olabileceği açıkça dosya kapsamında sabit iken, yerel mahkeme tarafından, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu; hal böyle iken, illiyet bağının hatalı değerlendirilmesi ile uyuşmazlığın mahkemece,  \"davalının asıl taşıyanın kendisine verdiği taşıma senetlerini kime teslim etmesi gerektiğidir\"  şeklinde hatalı olarak değerlendirilerek hüküm kurulması, kısmen kabul kararının kaldırılması gerektiğinin delili olduğunu,  Dava dışı...'in konşimentoları bulamadığını kargoyu teslim aldıktan 33 gün sonra ve ürünlerin varışına bir gün kala bildirdiği, Davacı'nın...'in konşimentoları kaybettiğini 41 gün sonra bildirdiğinin açıkça görülmekte olduğunu; yükler varış limanına geldikten 7 gün sonra davacı şirket tarafından kayıp konşimento sürecine başlanacağı bildirilip, 10 gün sonra (tamamen ihbar olunan müvekkil şirketi zarara uğratma kastıyla) 08.04.2019 tarihinde davacı şirket ve müşterisi ...tarafından bundan vazgeçildiğini,  Sadece bu süreçte, müvekkili şirkete zarar verilmesi arzusuyla 50 günden fazla bir sürenin boşa geçirilmesine sebep olunduğunu; bu durumun açıkça zarargörenin kusuru ve üçüncü şahsın kusuru niteliğinde olup, davacının bu durumun aksi yönde iddia etmiş olduğu vakıalar ile söz konusu zararın doğması ve artması arasında hiçbir hukuki bağ bulunmadığını; bir an için konişmentoların ...tarafından kaybedilmediği varsayılsa dahi, ürünlerin vardığı tarihte kayıp konişmento sürecinin başlatılmış olması halinde hiçbir demuraj ücretinin doğmayacağını; bu durumun mahkemece değerlendirilmemesi ve illiyet bağını hatalı olarak değerlendirerek, istinaf başvurularına konu kararı vermesinin hatalı olduğunu,  Bu süreci takiben, kayıp konşimento sürecinin başlatılması amacıyla, kayıp konşimentoların düzenlenebilmesi için gereken 1.668,34 USD ve 10.696,65 USD olmak üzere toplam 12.364,99 USD bedelli sigorta primi müvekkili şirket tarafından iyi niyet kapsamında ödenmiş olup kayıp konşimento sürecinin tamamlanması sağlandığını, bu durumun Bilirkişi Raporunda da ortaya konulduğunu ancak sonrasında ürünlerin limandan çekilmesinin 1 ay gibi bir süreyi bulmuş olup, davacının müşterisi...'in keyfi olarak müvekkil şirkete zarar verme amacı gütmesi ve herhangi bir hukuki geçerliliği olmasından bağımsız olarak hiçbir masrafı ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle, yüklerin limandan demuraj olmaksızın çekilebileceği tarih olan 31.03.2019 ile yüklerin limandan çekildiği tarih olan 07.06.2019 arasında 67 gün gibi uzun bir süre geçmesine ve demuraj masraflarının artmasına sebep olunduğunu,  Davacı şirketin kendi beyanından da anlaşılacağı üzere dava konusu talebe ilişkin zararlara, demuraj masraflarında yaşanacak artışın ne kadar fazla olursa müvekkili şirkete o kadar fazla zarar verilebileceği düşüncesinin neden olduğunun bariz olup, bu durumun ticari ve hukuki olarak kabulünün mümkün olmadığını; davacı şirket, kötü niyetli olduğunu söylediği müşterisinin, (i) sorumluluğu müvekkili şirket üzerine yıkmaya çalışmasına itibar ettiğini, (ii) demuraj masraflarından müvekkili şirketin sorumlu olacağına dair hukuka aykırı değerlendirmesine katıldığını ve (iii) müşterisine demuraj masrafları ile ilgili ticari bir kararla yapmış olduğu ödemede açıkça yanılgıya düştüğünü ve kusurlu davrandığını,  İhbar olunan müvekkili şirketin, tüm bu gelişmelere ve herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmamasına rağmen demuraj masraflarının artmaması için elinden gelen çabayı göstermiş olup nitekim sigorta primlerini iyi niyetle ödeyerek sürecin tamamlanmasını sağladığını; yukarıda süre bakımından yapılan değerlendirmeler ışığında; kayıp konşimento prosedürünün tamamlanması için gereken sürenin, konşimentoların kayıp olduğu ve konşimento prosedürüne başlanmayacağının zamanında bildirilmesi ihtimalinde doğuracağı sonuç dikkate alınmaksızın tesis edilen hüküm, illiyet bağı değerlendirmesi yönüyle eksik inceleme ihtiva etmekte olduğunu, Kabul anlamına gelememekle birlikte, bir an için konişmentoların hiç...'e ulaşmadığı varsayılsa dahi, bu sebep, zarargören ve üçüncü şahıs kaynaklı olarak ortaya çıkan başka bir sebeple (davacının müşterisinin, ihbar olunanı zarara uğratma kastı ve kötüniyeti ile gerçekleştirdiği fiilleri ve bu durumu davalıya beyan eden davacının, konişmentoların, müşterisi tarafından kaybedildiği/saklandığı'nın bilincinde olarak zararın artmasına neden olan fiilleri) arka plâna atıldığını; gerekçeli kararda, her ne kadar maddi olayın tespiti yapılmış ise de, illiyet bağı ile ilgili olarak bu somut gerçeğe aykırı olarak verilen kararın kabulü olmadığını,  Dava dışı ... ve davalı arasında yapılan yazışmalar ve ...'nin beyanları ile de sabit olduğu üzere; davacının müşterisinin, ihbar olunan müvekkile zarar verme amacıyla kasıtlı ve kötü niyetli olarak  serbest sürenin geçirilmesini beklemiş olduğu süre ve kayıp konişmento sürecinin tamamlanarak yüklerin çekilebilir hale geldiği 07.05.2019 tarihine kadar ki süreçte işleyen demuraj ve detention masrflarının 30.050 USD olduğunu; bu durumun, yerel mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğunu; Bilirkişi raporunda tespiti yapılan bu tutar ile ilgili olarak, dosyada yer alan mevcut delillerden görüleceği üzere ... tarafından %30 indirim alındığını ve  bu indirim ile birlikte, detention ve demuraj masraflarının, yaklaşık 21.000 USD olarak ödenerek kapanacağını, (gelinen noktada haksız olarak 150.000 USD'ye yakın zarar iddia edilmektedir). Buna somut gerçeğe aykırı olarak, yerel mahkemenin, davacıya 1/3 indirim uygulamak suretiyle, 95.493,00USD ödenmesine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, davanın kısmen kabulü kararının kaldırılması gerektiğini,  Gerekçeli kararda kayıp konişmento sürecinin başlatılmamasında, alıcı...'in kusurunun bulunduğunun belirtilmiş olmasına rağmen demuraj ve detention ücretlerine ilişkin davacı taleplerinin kısmen kabulü kararı yasa ve usule aykırı olup, kaldırılması gerekmekte olduğunu,  Davacının müşterisi, kötüniyet ile kasıtlı olarak süreci geciktirdiğini, kayıp konişmento prosedürünü başlatacağını taahhüt etmişse de bundan vazgeçtiğini; oysa müvekkili şirketin davacı tarafın başlatmayı taahhüt edip başlatmadığı kayıp konişmento prosedürü müvekkili şirketin sigorta primlerini ödeyerek sürecin tamamlaması ile sağlandığını; davacı tarafa konişmentoların gönderilen tarafından kaybedildiği bilgisi verildiğini ve kayıp konişmento sürecinin başlatılacağının bildirildiğini; davacı personelinin 27.03.2019 tarihli e-postasının bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, “Merhaba ..., gönderi yapılan tarafın aşağıdaki gönderilere ilişkin orjinal konşimentolar kayıp: ..., ..., .... Biz konunun takibini yapıyoruz ve onlar bize kayıp orijinal konşimentolar için Tazminat Mektubunu bugün göndereceklerini söylediler. Biz gönderi yapılan taraftan ilave bilgi almamız durumunda size gerekli teyitte bulunacağız. ”  Her ne kadar davacı taraf, dava dışı...'in kayıp konişmento sürecini başlatacağını bildirmişse de davacı tarafça kayıp konşimento prosedürünün başlatılmasından vazgeçildiğini; bunun sebebi olarak...'in müvekkili şirket ...'nin zora sokulmasının amaçlandığı ve kötü niyetli olduğunun gösterildiğini; dosya kapsamında bulunan 8 Nisan 2019 tarihli... Inc. İthalat Direktörü  tarafından atılmış olan \"...şirketi kasıtlı şekilde herşeyi daha da zorlaştırmaya çalışıyor. Gönderi yapan tarafı ellerinden geldiği kadar incitmeye çalışıyorlar.\" şeklindeki mailin ile açıkça ortada olduğunu, Bilirkişi raporunda da kayıp konşimento prosedürü tamamlandıktan sonra davacı gönderilen tarafından teslim alınmadığı süreçte işleyen demuraj bedelinden davacının sorumlu tutulacağının tespit edildiğini; kayıp konişmento sürecinin 07.05.2019 tarihinde tamamlandığını ve yük çekilebilir hale gelmişse de bu tarih itibariyle yüklerin boşaltılmadığını ve masrafların artmasına bilinçli olarak neden olunduğunu,   Kayıp konşimento sürecinin tamamlanması için müvekkili şirketin elinden gelen gayret ve çabayı göstermişse de davacı taraf ve müşterisi ...tarafından konşimentoların kaybedildiğinin geç bildirilmesi ve önce bu prosedürün uygulanacağını belirtip daha sonraki beyanları ile uygulanmayacağının haber verilmesi neticesinde işbu sürecin uzadığını; oysa konşimentonun kaybedildiğinin ve kayıp konişmento prosedürünün uygulanmayacağının derhal bildirilmiş olması halinde işbu demuraj ve detention masrafının oluşmayacağını, İşbu kapsamda yükün çekilebilmesi için ödenmesi gereken demuraj ücretinin ödenmemesi nedeniyle oluşan yüksek demuraj ücretinin ortaya çıkmasında, sürecin uzamasında ve işbu kapsamdaki zararlardan kusuru nedeniyle...'in sorumlu olduğunu; davacının baskı altında olduğunu iddia ederek kendi iradesi ve ticari menfaatini koruduğunu düşünmek suretiyle, ticari bir karar alarak zarardan sorumlu tarafa ödeme yapmış olan davacı şirketin 3. bir kişiye bu ödemeyi rücu edemeyeceği ve ortaya çıkan zararlı sonuç ile müvekkili ... arasında mevcut illiyet bağının kalmadığı açık olmasına rağmen davacının mesnetsiz davasının yerel mahkeme tarafından kısmen kabul edilerek 95.493,00 USD'nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup işbu kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  Yükün çekilebileceği tarih olan 07.05.2019 tarihi itibariyle demuraj ve detention masrafının 30.050,00 USD olup, bu tarihten sonraki masraflardan davalının sorumlu tutulması hukuka ve yasaya aykırı olup, işbu kararın kaldırılması gerektiğini, Dosya kapsamında alınan bilirkişi ve bilirkişi ek raporu kapsamında kayıp konşimento prosedürü tamamlanmasına rağmen davacı gönderilen A.J. Worldwide  tarafından eşyanın teslim alınmaması neticesinde işleyen demuraj bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağının açık olup, bilirkişi raporunda \"TTK 1203 gereğince davacının söz konusu demuraj ve detention ücretinin borçlusu olduğu kabul edilebilecektir.\" şeklindeki ifade ve ek raporda bulunan \"Eşyanın kayıp konişmento prosedürü tamamlandıktan sonra buna rağmen davacı gönderilen tarafından teslim alınmadığı süreçte işleyen demuraj bedelinden davalının sorumlu tutulması mümkün görülmemelidir. Zira (davalının konişmentoların ulaştırılamamasından sorumlu tutulması ihtimalinde) kayıp konşimento prosedürünün tamamlanması ile birlikte teslim mümkün olacağından bu süreçten sonra tesellümdeki gecikmeler davacı sorumluluğundadır.\"  şeklindeki ifadeler ile demuraj ve detention masraflarından davacının sorumlu olduğu ve 07.05.2019 tarihinden 03.06.2019 tarihine kadarki süreçte yüklerin kasti olarak boşaltılmaması neticesinde 30.050,00 USD tutarındaki masrafın artmasına sebebiyet veren tarafın davacı ve davacının müşterisinin olduğu açık olduğundan dolayı yerel mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu, İhbar olunan müvekkili şirket süreci hızlı ve etkili şekilde yönetebilmek amacı ile her türlü çözümü denediğini; oyrıca, ... ile yapılan görüşmeler sonucunda %30 oranında indirim sağlandığı da dosya içeriğinde sabit olduğunu; bu indirim anlaşması kapsamında, hiçbir şekilde aleyhe hususları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının ödemekle yükümlü olacağı tutarın 30.050,00 USD'nin %30 indirim yapılmış hali olan 21.105,00 USD olduğunu; hal böyle iken, yerel  Mahkemece 1/3 ve 2/3 gibi bir oranlama yapılmasının herhangi bir hukuki dayanağı ve dosya kapsamında somut bir gerekçesi bulunmamakta olduğunu; işbu nedenlerle davacının talep etmiş olduğu 143.239,50 USD'lik talebi hukuka aykırı olmakla birlikte, davaya konu zararların, davacının  ve davacının müşterisinin eylemleri  neticesinde meydana geldiği sabit olduğundan, yerel mahkeme kararın kaldırılması  gerekmekte olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle;  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/401 E., 2022/608 K. Sayılı, 26/10/2022 tarihli kararı usul ve yasaya aykırı olup, davanın kısmen kabulü kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından, dava dışı müşterisi ...firması tarafından Türkiye'den ithal edilen ürünlerin, konşimentonun kaybı nedeniyle geç teslim alınması sonucu oluşan demuraj ücretinin dava dışı fiili taşıyan ... firmasına ödendiğinden bahisle, bu tutarın davalı akdi taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı, davalı ve fer'i müdahil vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; dava dışı müşterisi ...firmasının Türkiye'deki satıcı ... firmasından ithal ettiği emtianın taşımasının davalı tarafından gerçekleştirildiğini, davalının yükün konteyner ile taşınması işi için anlaşmış olduğu fiili taşıyıcı ... tarafından düzenlenen ... 283428 ... 281687 numaralı 08/02/2019 tarihli konşimentoları, konşimentolarda alıcı olarak ismi bulunan davacı yerine, ... firmasına gönderdiğini, ... firması tarafından bu konşimentoların diğer taşıma belgeleri ile birlikte dava dışı alıcı ...firmasına kargolandığı belirtilmiş ise de, alıcı tarafından teslim alınan kargo içerisinde konşimentoların bulunmadığını, oluşan demuraj ücretinin davalıya bildirildiğini, bu nedenle yükün çekilemediğini, kayıp konşimento süreci tamamlanana dek oluşan demuraj ücretinin davacı tarafından karşılandığını ve yükün davacı müşterisi alıcı tarafından çekilmesinin sağlandığını, konşimentonun davalı sorumluluğunda iken kaybolması nedeniyle ödenen bedelden davalının sorumlu  olduğunu ileri sürmüştür. Davalı yan; davalı ile müşterisi ... firması arasında, alıcısı ...olan emtianın Türkiye'den ABD'ye taşınması işi için anlaşıldığını, davalının yükün gemi ile taşınması işi için fiili taşıyan ... ile anlaştığını, davacının da yükün alıcı adına boşaltma limanında teslim alınması işini yüklendiğini, bu amaçla akdi taşıyıcı davalının göndericisi ... alıcısı ...ve taşıyıcısı davalı görünen 08/02/2019 tarihli ... ve ... nolu konşimentoları tanzim ettiğini, yine fiili taşıyıcı ... tarafından da alt taşıma sözleşmesi kapsamında göndericisi davalı ..., alıcısı davacı ve taşıyıcı ... firması görünen 08/02/2019 tarihli ... ve ... nolu konşimentoları düzenlendiğini, davalının bu konşimentoların asıl yükleten ... firmasına teslim ettiğini, ... firması tarafından konşimentoların yüklerle ilgili diğer tüm belgeler ile birlikte alıcı ...firmasına kargo ile gönderildiğini, yükün 08/02/2019 tarihinde yola çıktığını, kargonun alıcıya 15/02/2019 tarihinde ulaştığını, yükün varış tarihinin 20/03/2019 olduğunu, alıcının 19/03/2019 tarihinde konşimentoların kargo içeriğinde olmadığını davcıya bildirdiğini, bu hususun davacı tarafından davalıya  21/03/2019 tarihinde bildirildiğini, konşimentoların davacının müşterisi olan alıcı uhdesinde kaybolduğunu, alıcının 15/02/2019 tarihinde teslim aldığı kargo içerisinde konşimentoların bulunmadığını 33 gün sonra 19/03/2019 tarihinde bildirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,   bu nedenle davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı tarafından kayıp konşimento sürecinin başlatılmasının davacı ve alıcıdan kaynaklanan sebeplerle geciktiğini, buna rağmen 07/05/2019 tarihinde sürecin tamamlandığını ve yükün çekilebilir hale geldiğini, ancak alıcının yükü bir ay geciktirerek 07/06/2019 tarihinde çektiğini, davalının konşimentoları alıcısına ulaştırılmak üzere yükleten ve satıcı ...'ye göndermesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, alıcının kaybettiği konşimentolar nedeniyle oluşan demuraj ücretinden davalının sorumlu olmayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte alıcı tarafından konşimentoların kargo içerisinde bulunmadığı iddiasının geç bildirimi nedeniyle, eğer süresinde bildirim gerçekleşse idi demurajsız bekleme süresi içerisinde kayıp konşimento sürecinin tamamlanabilmesi mümkün iken, alıcı ve davacının kusuru nedeniyle demuraj ücreti oluşması karşısında davalının sorumluluğuna yine gidilemeyeceğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla yükün 07/05/2019 tarihinde teslim alınabilir durumda olması nedeniyle bu tarihten sonra işleyecek demurajın da davalı sorumluluğunda olmadığını, davacının kendi müşterisine karşı hukuken sorumlu olmadığı  demuraj ücretinden davalıyı sorumlu tutamayacağını savunmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, ... ve ... nolu konşimentolar ile kaybolduğu belirtilen ... ve ... nolu konşimentoların ön yüzleri dosya arasına alınmış, dava konusu taşımaya ilişkin satış faturaları, davacı, davalı, ...ve ... arasındaki mail yaışmaları dosya arasına alınmış, ... firmasından yükün teslim sürecine ilişkin bilgiler celbedilmiş,   ... tarafından doğrudan davacıya düzenlenen demuraj faturaları, yine dava dışı ...tarafından davacıya düzenlenen demuraj yansıtma faturası dosya arasına alınmış, bir kısım mail yazışmalarının tercümeleri yaptırılmış, ihbar olunan ve fer'i müdahale talebi kabul edilen ... tarafından dosyaya sunulan dilekçe ekindeki ... ile alıcı ...arasındaki İngilizce mail yazışmaları dosya arasına alınmış, taşımaya ilişkin belgeler ve konşimentoları içerdiği ileri sürülen kargonun teslim bilgileri dosya arasına alınmış, dosya bir taşıma uzmanı ve bir deniz ticaret hukuku uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdii edilerek kök ve taraf itirazları üzerine ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilmiş ve uyuşmazlığın konşimentoların yükleten dışında bir kişiye teslim edilerek kaybolması nedeniyle malın teslimini talep etmeye yetkili kişiye ulaştırılmaması sonucu doğduğu, bu nedenle taşıyanın sorumluluğuna ilişkin TTK hükümlerinin uygulanamayacağı, ... tarafından düzenlenen konşimentolarda davalı ... ...'in yükleten davacının gönderilen ve ihbar adresi olarak kayıtlı olduğu, davalı tarafından düzenlenen GML ... ... ve ... ... numaralı konşimentolarda ise dava dışı satıcı ... firmasının yükleten, dava dışı ... ...'in gönderilen ve ihbar adresi olarak kayıtlı bulunduğu,  davalının  ...'ye karşı yüklendiği taşıma borcunun fiilen dava dışı ...  tarafından yerine getirildiği,  ...'nin taşıtan olduğu, davacı tarafın davalının, ... tarafından düzenlenen konşimentoları davacıya göndermemesi nedeni ile varma limanında yükün çekilemediğini, bu nedenle fiili taşıyana demuraj ücreti alıcıya da bir takım masraflar ödenmek zorunda kalındığını ileri sürdüğü, davalı ve fer'i müdahil ...'nin ise yükleme ardından ...'ye gönderilen konşimentoların, ... tarafından kargo ile yurt dışındaki davacıya gönderildiğini, konişimentoların kayıp olmasından ya da ibraz edilmemesinden davacının sorumlu olduğunu savundukları, davacının dosyaya sunduğu zaman çizelgesine göre varma limanında ki serbest sürenin 31/03/2019 tarihinde sona erdiği, ...'nin düzenlediği konişimentoların davalı  tarafından satıcı ...'ye gönderildiğinin davalı tarafça kabul edildiği, mal bedelinin 13/02/2019 tarihinde alıcı ...tarafından ...'ye ödendiği,  ...'ye gönderilen  ... konişimentolarının test sertifikaları, sigorta poliçesi, çeki listesi ve diğer taşıma belgeleri ile birlikte ... tarafından 13/02/2019 tarihinde kargo ile ABD'de mukim alıcı...'e gönderildiğinin ileri sürüldüğü, davacının ise 15/02/2019 tarihinde teslim alınan kargo içerisinden konşimento asıllarının  çıkmadığını iddia ettiği, davacının konşimento asıllarının kargodan çıkmadığını bildirdiği tarihin kargonun teslim tarihinden üç hafta sonraki bir tarih olan 19/03/2019' tarihi olduğu,  ..., davalı ve davacı arasında yapılan yazışmalardan sonra 21/03/2019 tarihinde davalının davacıya gönderdiği mesaj ile kayıp konşimento prosedürünün başlatılması ve sürecin ... Ofisi ile yürütülmesinin talep edildiği, buna rağmen davacı tarafından bu sürecin geciktirildiği, davacının 31/03/2019 olan serbest sürenin bitiminden konşimentonun yenilendiği 03/06/2019 tarihine kadar ki süre için fiili taşıyana demuraj ücreti ödenmek zorunda kaldığı, konşimentoların satıcı ... tarafından alıcıya gönderilip gönderilmediğinin net şekilde ortaya konulamadığı, ancak bu  ... tarafından düzenlenen konşimentolarda alıcı olarak davacı göründüğünden, konşimentoların ...'ye değil davacıya gönderilmesi gerektiği, bu nedenle konşimentoların ...tarafından kaybedildiğinin kabul edilmesi halinde dahi, davalı tarafından konşimentolar davacıya gönderilmesi gerekirken, ...'ye gönderildiğinden, AA Metal'sin konşimentoları kaybetmiş olmasının, davalının kusurlu davranışı ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği,    kayıp konşimentonun yerine yenisinin düzenlenmesi ancak konşimentoya konu mal bedelini karşılayacak miktarda teminat gösterilmesiyle mümkün olduğundan be bu bir süreç gerektirdiğinden, konşimentonun  kayıp olduğunun geç bildirilmesinden dolayı demuraj ücretinin sorumlusunun tek başına alıcı olduğu sonucuna varılamayacağı, ancak bu durumun demuraj ücretinin artmasında müterafik kusur olarak kabul edilebileceği, konşimentonun kargo içerisinde yer almadığının dava dışı alıcı ve davacı tarafından yaklaşık bir ay geç bildirilmesi nedeniyle davacının 1/3 oranında kusurlu olduğu gerekçeleriyle, davacının talep ettiği  143.239, 50 USD tutardan 1/3 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabbulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya içeriği delillere göre; fer'i müdadil ... firması ile dava dışı ...firması arasında, üç adet satış faturasına konu rulo alüminyum emtiasının CIF teslim şekli ile (mal bedeli, navlun ve sigorta bedeli dahil) satışı hususunda anlaşıldığı, fer'i müdahil tarafından taşıma işi için davalı ile navlun anlaşması yapıldığı, davalının da fiili taşıma işi için dava dışı ... ile anlaştığı, davacının ise, alıcı ...adına yükün boşaltma limanında boşaltma ve teslim işlemlerinin yapılması amacıyla ...şirketi ile anlaştığı, buna göre davacı ile dava arasında doğrudan bir hukuki ilişki bulunmadığı, diğer ifade ile davacının esasen alıcı ...firmasının boşaltma limanındaki acentesi/yahut temsilcisi sıfatıyla hareket ettiği,  davalının taşıtan ... firmasının akdi taşıyıcısı, ...'nin ise fiili taşıyıcısı olduğu, bu amaçla davalı tarafından 08/02/2019 tarihli ... ve ... numaralı ana konşimentoların düzenlendiği, bu konşimentolarda yükletenin ... olarak kayıtlı olduğu, alıcının ise mahkeme tespitinin aksine JP ... ... Bank N.A., O/B ...İnc. Olarak kayıtlı olduğu ve alıcı adresi olarak ve ...İnc A.Ş'nin..., FL 32824 USA adresinin kayıtlı olduğu, taşıyıcının ise ... ... olduğu anlaşılmıştır. Alt taşıma ilişkisi kapsamında fiili taşıyıcı ... tarafından düzenlenen 08/02/2019 tarihli ... ve ... numaralı konşimentolarda ise yükletenin davalı, alıcının davacı olarak kayıtlı olduğu görülmektedir. Tüm konşimentolar nama yazılıdır. Akdi taşıyıcı olan davalının hem kendisi tarafından düzenlenen ana konişmentoları, hem de ... tarafından düzenlenen ve ...'nin yükleteni sıfatıyla kendisine verilen konişmentoları  asıl yükleten ...'ye teslim ettiği, dava dışı alıcı tarafından fer'i müdahil satıcı ...'ye 13/02/2019 tarihinde satış bedelinin ödendiği ihtilaf konusu olmayıp, davalı ve  fer'i müdahil, fer'i müdahil tarafından diğer taşıma belgeleri ile birlikte konşimentoların da dava dışı alıcı ...Şirketi'ne kargo ile gönderildiğini, kargonun 15/02/2019 tarihinde teslim edildiğini savundukları tespit edilmiştir. <br>TTK'nun 1228/1 fıkrası uyarınca konşimento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslim ile yükümlü olduğu senettir. Konşimentoyu bedelini tahsil ettiği yük alıcısına gönderme yükümlülüğü yükletene ait olup, somut olayda davalı akdi taşıyıcı tarafından düzenlenen konşimentonun yükleteni fer'i müdahil ..., alıcısı dava dışı..., fiili taşıyıcı tarafından düzenlenen konşimentoların yükleteni davalı, alıcısı ise davacıdır. Somut olayda; hem davalı hem de fer'i müdahil tarafından dosyaya sunulan kargo bilgilerinde, ... tarafından dava dışı alıcıya gönderilmek üzere ...'ye teslim edilen ve alıcı ...tarafından 15/02/2019 tarihinde teslim alınan gönderi detaylarında; gönderici referansı olarak \"80, 81, 82-COO, 3/3BL, FMG, IP, TC-1026R\" ifadelerinin yer aldığı anlaşılmıştır. Dava konusu konşimentoların diğer taşıma belgeleri ile birlikte dava dışı alıcısına, satış bedelinin tahsil edildiği  13/02/2019 tarihinde gönderildiği ve konşimentoların alıcıya teslim edilmesine rağmen alıcı uhdesinde kaybolduğu ileri sürülmektedir. Dava dışı...  tarafından feri müdahil ...'ye gönderilen 19/03/2016 tarihli e-mailde, alıcı adına yükü teslim alacak olan iş bu dosya davacısı ... Şirketi'nin alıcı ...firmasından 2 gönderi için orjinal konşimento istediğini, ancak herşeyin konşimento olmadan teslim edilebilir durumda olduğunu düşünüklerini ...'ye bildirdiği görülmektedir. Buna göre asıl taşıma ilişkisinin yükleteni ve alıcısı olan ... ve...'in taşıma belgelerinin asıl alıcıya gönderimi hususunda anlaştıkları, nitekim CIF teslim şeklinde satıcının emtia, navlun ve sigorta bedelini peşin tahsil ettiği emtiaya ilişkin konşimentoyu alıcıya teslim etmekle yükümlü olduğu, davacı ... şirketinin de alıcı adına teslim işlemlerini gerçekleştireceği taşımaya konu emtiaya ilişkin konşimentoları dava dışı alıcıdan istediği, alıcının konşimentoların kayıp olduğunu bildirmesi üzerine bu kez davalı ... firmasına mail yolu ile dönüş yaptığı anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece, dava dışı ... firmasından dosyaya davalı ve fer'i müdahil tarafça da bilgileri sunulan taşıma konusu belgeleri içerir gönderiye ilişkin tüm evraklar celbedilerek, gönderi detayında yer alan \"80, 81, 82-COO, 3/3BL, FMG, IP, TC-1026R\" kısaltmalarının, fatura ve diğer belgeler yanında konşimentoların da gönderi içeriğinde bulunduğunu ispata elverişli olup olmadığını tartışarak, yukarıdaki e-mail içeriği de değerlendirilmek suretiyle, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre konşimentoların ...firmasına teslim edilip edildiklerinin ve bu firma uhdesinde kaybolduğunun ispatlanıp ispatlanamadığını tespit etmek, elde edilecek sonuca göre demuraj alacağından kimin sorumlu olacağına dair bir değerlendirme yapmak gerekirken, anılan deliller yerinde tartışılıp değerlendirilmeksizin sonuca gidilmesi isabetsiz olup, davalı ve fer'i müdahilin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde bulunmuştur.  Kabule göre de; davalı ve fer'i müdahil tarafından aşamalarda ve istinaf dilekçelerinde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kayıp konşimento süreci başlatıldıktan sonra, sürecin 26 gün içerisinde tamamlandığı ve yükün 07/05/2019 tarihinde teslime hazır hale geldiği, ancak yükün alıcısı tarafından 07/06/2019 tarihinde ve bir aylık gecikme ile teslim edildiği, bu sürede oluşan demuraj bedelinin  her halde alıcının kendi sorumluluğunda olacağı savunulmuş olmasına rağmen, mahkemece, yükün teslime hazır hale getirildiği tarih net olarak tespit edilip, bu tarih ile teslimin fiilen gerçekleştiği tarih arasındaki gecikmenin kimden kaynaklandığı ve davalı ile fer'i müdahilin  bu savunmalarının yerinde olup olmadığı hususunda gerekçeli kararda olumlu olumsuz hiçbir değerlendirme yapılmaması isabetsiz olmuş, davalı ve fer'i müdahil vekilinin bu yöndeki istinaf başvuruları da yerinde bulunmuştur. Dosyada fiili taşıyıcı tarafından davalıya kesilen demuraj faturaları mevcut olup, dava dışı alıcı ... tarafından davacıya kesilen 29/07/2019 tarihli 32.892,00-USD bedelli faturanın dayanağının ne olduğu, eldeki uyuşmazlığa konu demuraj bedeli ile ilgisinin bulunup bulunmadığı, dava dışı ...tarafından, eldeki uyuşmazlığa konu ve dava dışı ... firmasına bu tutarda yapılmış bir demuraj ödemesinin davacıya yansıtılması mahiyetinde bulunup bulunmadığı hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış olup, davalı ile fer'i müdahil vekilinin bu yöndeki savunmaları karşılanmaksızın anılan fatura bedelinden de davalının sorumlu olduğunun kabulü yerinde olmamış, davalı ile fer'i müdahilin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davalı ile fer'i müdahilin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan sebeplerle kabulüne, davalı ve fer'i müdahilin kaldırma kapsamı dışında kalan sair istinaf sebepleri ile davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı ile fer'i müdahilin istinaf başvurularının KABULÜ ile; <br>İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih ve  2019/401 Esas ve 2022/608 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Davalı ve fer'i müdahilin sair istinaf sebepleri ile davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f389c136812137e","SID":"33c38f5ea372b648"}}