{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/472 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1757 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2021/853 Esas - 2022/1053 Karar <br>TARİH:  29/11/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>KARAR TARİHİ: 23/10/2025                                                          <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ... İnşaat Hafriyat Taah. .... Maden Gıda San. Tic. A.Ş. adına düzenlenmiş olan 16.09.2020-16.09.2021 tarihli ve ... numaralı Makine Kırılması Poliçesi kapsamında 18.09.2020 tarihinde meydana gelen hasar sebebi ile ... İnşaat Hafriyat Taah. .... Maden Gıda San. Tic. A.Ş. adına 07.01.2021 tarihinde 431.204,76-TL tutarında maddi tazminat ödendiğini, müvekkili şirket şirket tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda makinede meydana gelen hasarın davalı tarafın kendisinden beklenen sorumluluğu yerine getirmemesinden doğan kullanım hatasından kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, bahse konu makinede meydana gelen hasar \"hatalı yağlama\" kaynaklı olup makinenin hatalı yağlanmasına ise davalı taraf sebebiyet verdiğini, sigortalının, makinenin Türkiye distribütörü'nün yanlış, yurt dışındaki üreticinin ise eksik yönlendirmesi nedeniyle hatalı yağ kullandığının anlaşıldığını, bu sebepten müvekkili bahse konu icra dosyası ile davalıya rücu ettiğini, satıcı, satış sözleşmesine konu olan malın nicelik ve nitelik açısından kullanılabilir olduğunu taahhüt edeceğini, bunun aksine bir ifanın, satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu teşkil ederceğini, TBK' nun 219. Maddesinden de anlaşılacağı üzere satıcı, maddenin birinci fıkrasında belirtilen ayıpları bilip bilmemesi fark etmeksizin bu ayıplardan sorumlu olduklarını, satıcı ile birlikte satışa sunan konumunda olan davalı şirketinde konu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu hususa ilişkin olarak karşı tarafa 09.06.2021 tarihinde Beşiktaş 14.Noterliğinden ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, bahse konu ihtarname dilekçeleri ekinde mevcut olup hasar ve rücu hakkında detaylı açıklamalar içermekte olduğunu, taraflarınca çekilen ihtarın sonuçsuz kalması nedeniyle davalı tarafa karşı dava konusu olan icra takibi başlatılmış olup karşı taraf hakkaniyetsiz ve art niyetli bir şekilde takibe itiraz ettiğini, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, 01.10.2021 tarihinde taraflarınca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinde karşı taraf ile anlaşmaya varılamamış 25.10.2021 tarihinde anlaşamama şeklinde son arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile karşı tarafın yapmış olduğu hakkaniyetsiz ve art niyetli itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesini, asıl alacağın %20' sinden az olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenizce açılmış olan davada davacı tarafça ileri sürülen iddia ve olaylar haksız, yersiz ve gerçek dışı olup hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca zaman aşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin, davacının yurt dışından ithal ettiği makinenin distribütörü olmadığını, bu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, üretici firmayla müvekkili şirket arasında akdedilmiş bir çerçeve sözleşme bulunmamakta olduğunu,  üretici firmanın ürünlerinin satışında  belirli bir bölgede tekel hakkına sahip olarak tek satıcısı olmadığını, bu nedenle husumet itirazları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, ayrıca iddiaya konu makinenin, 14.03.2013 tarihinde ... ... Finansal Kiralama A.Ş. şirketince ithal edildiğini öğrendiklerini, bu haliyle 2021 yılında, anılan makineye ilişkin bir takım iddialarla sekiz yıl sonrasında taleplerde bulunmanın hukuken mümkün olmadığını ve zaman aşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesindeki davacı tarafın iddiaları haksız yersiz ve gerçek dışı olup hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, anılan makineye ilişkin olarak, 06.12.2017 tarihinde, ... Sigorta A.Ş. tarafından, makine kırılmasına bağlı olarak, ödenen tazminata ilişkin rücu talebi müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketçe bu rücu talebine ilişkin olarak, 11.12.2017 tarihinde cevap verildiğini ve  iddiaya konu makinenin, yurt dışından satın alınarak ithal edilmiş bir makine olduğu, bu ithalat ve makinenin yasal sorumluluğunun taraflarına ait olmadığının bildirildiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davacının iddiaları haksız yersiz ve gerçek dışı olup hukuka aykırı olduğundan, husumet itirazlarının ve zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, esasa ilişkin açıklamaları doğrultusunda da davanın esasına ilişkin yukarıda açıklanan nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini, davacının haksız takip nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 29/11/2022 tarih ve 2021/853 Esas - 2022/1053 Karar sayılı kararında; \"Dava, davalı tarafından İstanbul 30. İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyasına  yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği  tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 30. İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyası ile \"07.01.2021 tarihinde muaccel rücuya dayalı anapara 431.204,76 TL \" açıklaması ile 431.204,76 TL asıl alacak ve 49.866,17 işlemiş faiz olmak üzere toplam 481.070,93 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 23/09/2021 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından sunulan 24/09/2021 tarihli dilekçe ile takibe yasal sürede itiraz edildiği, takibin durduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmeksizin 29/12/2021 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının  açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından sigortalısı ... İnşaat Hafriyat... AŞ'ye  nezdinde 16/09/2020-16/09/2021 tarihleri arasında makine kırılması poliçesi ile sigortalı olan Vibro Çekiç makinesinin çekiç ünitesinin arızalanması nedeni ile  ödenen bedelin rücuen tahsili talep edilmektedir. Davacıdan gelen 10/01/2022 tarihli müzekkere ekinde sunulan ve dava dışı sigortalı şirket yetkilisinin imza ve kaşesini  içeren  \" Tazminat Makbuzu ve Temlikname\" başlıklı belge ile sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya 365.427,76 TL ödeme yapıldığı, sigortalı tarafından %18 KDV'si ile davacı yana 431.204,76 TL meblağlı fatura düzenlendiği  anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun \"Halefiyet\" başlıklı 1472. maddesinde \" (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.\" hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm gereği davacı yan sigortalısına yapmış olduğu ödeme nedeni ile sigortalısı yerine dava hakkına sahiptir.Dava dışı ... ...  Finansal Kiralama A.Ş'den gelen 28/04/2022 tarihli müzekkere cevabı ile dava konusu makinenin, adı geçen şirket tarafından ithal edilip dava dışı sigortalıya finansal kiralama sözleşmesi ile teslim edildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce uzman bilirkişi kurulundan alınan ve 12/09/2022 tarihinde dosyaya ibraz edilen rapor ile arızanın makinenin uzun süre kullanılmasından kaynaklanmış olabileceği ve zarar ile davalı şirket arasında herhangi bir illiyet bağının kurulamadığı rapor edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi de  “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükmünü içermektedir.Davacı, yurt dışından ithal edilen makinede oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ispat yükü altındadır. Davacı tarafından davalının sorumluluğunu gösterir herhangi bir delil ibraz edilmiş değildir. Davacı tarafından davalının zarardan sorumlu olduğu ispat edilememesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun  67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacı yanın icra takibinde   kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple   davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, '' 1-Davanın REDDİNE,2-Davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... İnşaat Hafriyat Taah. .... Maden Gıda San. Tic. A.Ş. Adına düzenlenmiş olan 16.09.2020-16.09.2021 tarihli ve ... numaralı Makine Kırılması Poliçesi kapsamında 18.09.2020 tarihinde meydana gelen hasar sebebi ile ... İnşaat Hafriyat Taah. .... Maden Gıda San. Tic. A.Ş. Adına 07.01.2021 tarihinde 431.204,76-TL tutarında maddi tazminat ödendiğini, Müvekkili şirket tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda makinede meydana gelen hasarın davalı tarafın kendisinden beklenilen sorumluluğu yerine getirmemesinden doğan kullanım hatasından kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, bahse konu makinede meydana gelen hasar \"hatalı yağlama\" kaynaklı olup makinenin hatalı yağlanmasına ise davalı tarafın sebebiyet verdiğini, bu tarz makinelerde makineyi yağlamanın yetmeyeceğini, makineyi doğru yağ ile yağlamak gerektiğini; yağları birbirinden ayıran en temel özelliğin ise viskozite olduğunu; makine mühendisi makineyi tasarlarken kullanılması gereken yağın viskozitesini de belirlediğini ve bu değeri makinenin kullanıcısına bildirdiğini, bahse konu makinede sıçratmalı yağlama bulunmakta olduğunu; dişli kutusunun yaklaşık 130 cm yüksekliğinde olup, yağın ise 10 cm seviyesinde olduğunu; buradaki yağın dönen dişliler ile 1 m yüksekliğe sıçraması ve pürüzlü kanala ulaşıp burada tutunması, daha sonra birikip akarak ortadaki delikten içeri girmesi ve kanal boyunca aşağı akarak rulmana ulaşması öngörüldüğünü; böyle tasarlanmış bir sistemde tam olarak üreticinin önerdiği yağ veya ona çok yakın bir yağ kullanılması gerektiğini; örneğin yoğunluğu daha düşük olan bir yağ kullanılırsa yağ pütürlü kanala tutunup birikemeyecek, daha yoğun bir yağ kullanılırsa da delikten girmeyecek veya hızlıca aşağıya akmayacağını, Taraflarınca internet üzerinden söz konusu makinenin kullanma kılavuzu temin edildiğini ve sigortalının makinede hatalı yağ kullandığının tespit edildiğini; öte yandan sigortalı devam eden süreçte taraflarına makineyi ilk aldığı dönemde makinenin distribütörü tarafından gönderilen İngilizce ve Türkçe kullanma kılavuzlarının ilgili sayfalarını ilettiğini, hasarın meydana geldiği makinenin Türkçe kullanma kılavuzunda \" Vibrasyonlu çekiç aşağıdaki yağlar kullanılarak üretilmiştir.\" şeklinde başlayan Türkçesi hatalı, tercümesi yanlış cümlenin altındaki tabloda dişli kutusu yağı olarak ... Syn ... yağının kullanılması gerektiğinin belirtilmekte olduğunu; ayrıca bu tabloda zoraki yağlama-sıçratmalı yağlama ayrımı yapılmadığını, yine makinenin Türkiye Distribütörü olan davalı tarafından sigortalıya gönderilen İngilizce kullanma kılavuzundan alınan görüntüde ise zoraki yağlama (forced lub) makinelerde ... Syn ... yağı önerilmekte, ancak sıçratmalı yağlama seçeneğinde kullanılması gereken yağ belirtilmemekte olduğunu, Makinenin üreticisi olan ... firmasının bağlı olduğu ... tarafından yazılan ve sigortalı tarafından delil olarak taraflarına iletilen yazının birinci cümlesinde \"...,zoraki yağlama sistemine sahip vibrasyon çekiçlerinde ... Syn ... yağ kullanılmasını tavsiye eder\" denmekte ancak sıçratmalı yağlamadan bahsedilmemekte olduğunu, ancak taraflarınca internetten temin edilen kullanma kılavuzunda ise (ekte de görüldüğü üzere)\"Tavsiye edilen sıvılar\" (Recommended Liquids) başlığı altındaki tabloda zoraki yağlamalı sistemler (forced lub) için ... Syn ..., sıçratmalı yağlamalı sistemler (splash lub) içinse ... SH 460 yağın tavsiye edildiğini, özetle sigortalının, makinenin Türkiye distribütörü'nün yanlış, yurt dışındaki üreticinin ise eksik yönlendirmesi nedeniyle hatalı yağ kullandığı anlaşılmaktadır.Bu sebepten müvekkili bahse konu icra dosyası ile davalıya rücu ettiğini, Tüketici Kanunu'nun 8.maddesinin 2. Bendinde de ayıplı mal tanımı yapılmış olup bahse konu olayda da ayıplı mal söz konusu olduğunu, Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edildiğini,  6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. Maddesinde de belirtildiği üzere satıcının ayıpların varlığını bilmese bile ayıplardan sorumlu olduğunu, imalatçı ürettiği malları doğrudan satışa sunan konumunda olduğu gibi, ayrıca satış örgütleriyle (satıcı, toptancı, perakendeci, acente) birlikte ortaklaşa ve zincirleme tam sorumlu olduğunu; ayrıca bu sorumluluğun, mal üzerine kendi ayırt edici işaretini, ticari markasını veya ünvanını koyma yükümlülüğü ile etiket koyma zorunluluğu ile, tanıtma ve kullanma kılavuzu ile, garanti belgesi verme zorunluluğu satış sonrası hizmet verme ve malın kullanım ömrü süresince bakım ve onarımını yapma ve yedek parça stoku bulundurma zorunluluğu ile pekiştirilmiş ve yapımcı ile kullanıcı arasında doğrudan doğruya \"sözleşme ilişkisi\" biçimine dönüştürüldüğünü, distrübütör her ne kadar üreticinin malının pazara girişi ve satışı işlemlerini ve pek çok halde orada tanıtımına aracı olan kişi konumundaysa da, tüm bu işlemleri rizikosu kendisine ait olmak üzere gerçekleştirmekte olduğunu; diğer bir deyişle, malın mülkiyeti ve hasarın distribütör üzerinde olduğunu,    Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2010/729 K.2010 3885 no’lu kararında ise ‘Davalı … marka araçların distribütörü olduğu, üretici firma ile akdettiği çerçeve sözleşme ile üreticinin mâmüllerini belirli bir bölgede tekel hakkına sahip (tek satıcı) olduğu, tek satıcılık işlemlerine, satım sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümleri uygulanabileceğini ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca, satılanın ayıptan salim olmasını sağlamakla yükümlü olduğu’ belirtildiğini, bu durumda Yargıtay tarafından ithalatçı/distribütörlerin, ayıplı mal sebebiyle meydana gelen hasardan sorumlu tutulması gerektiğinin öngörüldüğünü; makinenin Türkiye distribütörünün ... olduğunu; ... yaptığı makinaların satışlardan sorumlu olduğunu, sonuç olarak satıcının, satış sözleşmesine konu olan malın nicelik ve nitelik açısından kullanılabilir olduğunu taahhüt ettiğini; bunun aksine bir ifanın, satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu teşkil edeceğini; TBK' nun 219. Maddesinden de anlaşılacağı üzere satıcı, maddenin birinci fıkrasında belirtilen ayıpları bilip bilmemesi fark etmeksizin bu ayıplardan sorumlu olduğunu; satıcı ile birlikte satışa sunan konumunda olan davalı şirketin de konu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Bu hususa ilişkin olarak karşı tarafa 09.06.2021 tarihinde Beşiktaş 14.Noterliğinden ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini; bahse konu ihtarname dosya içinde mevcut olup hasar ve rücu hakkında detaylı açıklamalar içermekte olduğunu, taraflarınca çekilen ihtarın sonuçsuz kalması nedeniyle davalı tarafa karşı dava konusu olan icra takibi başlatılmış olup karşı taraf hakkaniyetsiz ve art niyetli bir şekilde takibe itiraz ettiğini; haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,  01.10.2021 tarihinde taraflarınca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinde karşı taraf ile anlaşmaya varılamadığını 25.10.2021 tarihinde anlaşamama şeklinde son arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini, İleri sürerek, arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda davanın kabulü ile karşı tarafın yapmış olduğu hakkaniyetsiz ve art niyetli itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesini asıl alacağın %20' sinden az olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yaptığı hasar ödemesini, sigortalanan makinenin Türkiye distribütörü olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlattığı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, poliçe ve hasar dosyası celbedilmiş, dava dışı ... ... Finansal Kiralama Şirketi'nden dava konusu makinenin davacının sigortalısına kiralanmasına ilişkin finansal kiralama sözleşmesi ve ekli belgeler ile makinenin ithalat belgeleri getirtilmiş, akabinde dosya makine mühendisi ve sigorta uzmanından oluşan heyete tevdii edilerek rapor tanzim ettirilmiş ve tahkikat bitirilerek; davacının, yurt dışından ithal edilen makinede oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu ispat yükü altında olduğu,  davacı tarafından davalının sorumluluğunu gösterir herhangi bir delil ibraz edilmediği,   davalının zarardan sorumlu olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.  Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu makinede meydana gelen hasarın hatalı yağlama neticesinde oluştuğu, bu hatalı yağmaya hem makinenin üretici olan dava dışı ... firmasının hem de bu makinelerin Türkiye distribütörü olan davalı firmanın yanlış yönlendirmelerinin neden olduğu, sigortalının  taraflarına makineyi ilk aldığı dönemde makinenin distribütörü tarafından gönderilen İngilizce ve Türkçe kullanma kılavuzlarının ilgili sayfalarını ilettiğini, bu klavuzlardaki yanlış bilgilerin hatalı yağlamaya neden olduğu, davalının Türkiye distribütörü olarak hasardan sorumlu olduğu yönündedir. Dosya içeriği belgelere göre; davacının sigortalısı ile davalı arasında, sigorta poliçesine konu makinenin satışına ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, yine ... ... Finansal Kiralama A.Ş'den gelen yazı cevabı kapsamından, sigortalanan makinenin 2013 yılında davacının sigortalısı ile ...  arasındaki finansal kiralama sözleşmesi ile davacının sigortalısına kiralandığı, ... marka makinenin Türkiye'deki, bir distribütör veya tek satıcıdan satın alınmayıp, ... ... tarafından doğrudan yurt dışındaki ... ... BV firmasından ithal edildiği, gümrük belgelerinde de ithalatçının ... ... olarak göründüğü, davalı şirketin poliçe konusu makinenin satıcısı olmadığı gibi, ithalatçısı da olmadığı, yine bu makine ithal edildikten sonra davalı şirket tarafından davacının sigortalısına verilmiş bir garanti belgesinin de bulunmadığı, bu nedenle davalının  ne satıcı ne  de ithalatçı olarak sorumluluğuna gidilemeyeceği,  öte yandan davacı sigorta şirketi tarafından davalı şirketin sigortalıya Türkçe ve İngilizce dilinde kullanım klavuzları göndermiş olduğu, sigortalının da bu klavuzlarda yer alan hatalı bilgiler nedeniyle yanlış yağlama yapmış olduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddiayı ispat eder herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davalının haksız fiile dayalı sorumluluğuna gidilmesinin de mümkün olmadığı, mahkemece davanın reddine dair verilen dosya kapsamına uygun olup, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ecaab6a68b8e1207","SID":"8dc8090f284d6ce8"}}