{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2023/1170 - 2025/1351<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/1170 <br>KARAR NO\t: 2025/1351<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.05.2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/83 Esas 2023/280 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 07.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30.11.2025<br><br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davalı ... vekili ve birleşen davada davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, davalı ...'ın adli yardıma yönelik talebinin kabulü ile tüm davalılar yönünden başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Asıl davada, davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.11.2019 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ'ne ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile  sigortalı aracın, taşıt yolundan karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ... ve ... ...’ye çarpmasıyla ...'ın vefat ettiğini, ... ...'nin ise yaralandığını, ... ... dışındaki davacıların müteveffanın çocukları olduğunu, davalı araç sürücüsünün yaya ve okul geçidinden geçen yayalara ilk geçiş hakkı vermemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunduğunu, yayalara herhangi bir kusurun atfedilmediğini, manevi tazminatın davalı sigorta şirketinin teminatı altında olduğunu, bu sebeple davalı sigorta şirketi ile davalı ...'ın ...’ın vefatından ve ... ...’nin yaralanmasından dolayı müştereken ve müteselsilen davacıların uğradığı manevi zararların tazmini ile yükümlü olduklarını ileri sürerek, her bir davacı için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davalı ...'ın maliki bulunduğu aracı normal hızla Ankara –Kırıkkale yolunda seyir halinde iken yaya geçidinin 30 metre ilerisinde karşıya geçen yaya ... ve ... ...‘ye çarptığını, olay neticesinde ...'ın vefat ettiğini, ... ...'nin yaralandığını, davalının bu olayda kusuru bulunmadığını, kaza mahallinde polis tarafından tutulan kaza tespit tutanağında hatalı fren izi tespiti esas alınarak hazırlandığını, polis tutanağının Jandarma olay yeri raporu ile uyuşmadığını, raporların kendi içinde ve birbirleri ile çeliştiğini, ceza soruşturma dosyasında bulunan 09.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazanın yaya geçidinden sonra olduğuna ilişkin tespitler yapıldığını, kazanın yaya geçidinden sonra olduğunun kabulü durumunda yayaların asli kusurlu olacağının belirtildiğini, talep edilen manevi tazminatında fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; Kazaya karışan aracın kaza tarihinde Bireysel Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat altına alındığını, kabul manasında olmamak üzere İMMS'de manevi tazminat teminatı verildiğini, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince başvuru şartını ve arabulucuk dava şartını yerine getirmediğini, kazadaki kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi gerekmekle, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu ve faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Birleşen davada, davacı ... ... vekili dava dilekçesinde; 24.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacı ... ...'nin yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici olarak iş göremezlik zararlarının meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ve davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın kasko sigorta poliçesi ile davalı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalanmış olduğunu, söz konusu aracın zorunlu mali mesuliyet trafik sigortasının da davalı ... Sigorta AŞ tarafından temin edildiğini, davalı şirketlere yapılan başvuruya rağmen şirketlerinin davacının zararını karşılamadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, aynı kazaya ilişkin olarak açmış oldukları manevi tazminat davasının Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü ileri sürerek, 24.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ... ...'nin yaralanması sebebiyle fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında yapılan bedel artırımı sonucu davacı ... ... için geçici iş göremezlik tazminatı talebini 14.018,38 TL ile sürekli iş gücü kaybı tazminat talebini 1.269.744,81 TL olarak belirlemiştir. <br>Birleşen davada, davalı ... Sigorta AŞ vekili, dava dilekçesinde; davacıda sürekli maluliyete neden olacak bir araz tespit edilmediğinden ayrıca geçici iş göremezlik zararı da teminat kapsamında olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi durumda davacının, kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; asıl davanın, 24.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ...'ın yakınları olan davacılar ile aynı kazada yaralanan davacı ... ...'nin bu nedenle uğradıkları manevi zararın tazmini; birleşen dava ise aynı kazada yaralanan ... ...'nin  sürekli ve geçici iş göremezlik zararlarının tazmini istemlerine ilişkin olduğu; kazada ölen ...'ın asıl davada ... dışında kalan diğer davacıların annesi olduğu, davacı ...'ün ise davacı ... ...'nin eşi, kaza sonucu vefat eden ...'ın ise damadı olduğu hususlarının dosyadaki nüfus kayıtlarından anlaşıldığı; kazaya ilişkin olarak Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, davalı araç sürücünün tam kusurlu, taşıt yolundan geçen yayaların ise kusurunun bulunmadığının tespit edilmiş olduğu, mahkemece 3 kişilik makine mühendisi bilirkişilerden oluşturulan heyet tarafından düzenlenen raporda ise; davalı sürücünün meydana gelen olayda %80 oranında kusurlu, davacı yaya ... ... ile müteveffa yaya ...'ın kendi ölüm ve yaralanmaları ile ilgili olarak meydana gelen olayda %20'şer oranında kusurlu bulunduklarının belirtilmesi üzerine, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyelerinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan 06.11.2020 tarihli raporda da, meydana gelen kazada davalı ...'ın 1. derecede ve takdiren %80 oranında kusurlu olduğu, yaya ... ... ile müteveffa yaya ...'ın hatalı davranışlarının kendi ölüm ve yaralanmalarında 2. derecede ve takdiren %20 oranında etkili bulunduğunun belirtildiği raporun karar vermeye elverişli olduğu; davacı ... ...'nin meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması ile ilgili olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınarak engel oranı hesaplandığında; Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Anksiyete Bozuklukları, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen maddesi uyarınca %40 oranında olduğu, 24.11.2019 tarihli kazaya bağlı kişinin engel oranının %40 (yüzde kırk) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle hastanın tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacının olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğunun bildirildiği, birleşen davadaki talep yönünden aktüerya bilirkişisinden, davacının uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına ilişkin rapor alındığı; buna göre asıl ve birleşen davalarda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan kusur raporları ile Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Davalı tarafından düzenlenen rapora, alınan aktüerya hesap raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalı araç sürücüsünün %80 kusuru ile meydan gelen kaza nedeniyle davacıların manevi tazminat taleplerinin koşulları oluştuğundan manevi tazminat tutarlarından asıl davada davalı olan araç maliki ve haksız eylem faili ... ile kazaya karışan aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen ve düzenlediği poliçede manevi tazminat taleplerine karşı da toplam 250.000,00 TL limit ile teminat veren davalı ... Sigorta AŞ'nin davacılara karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına,  davacı ... ... tarafından açılan birleşen davaya ilişkin olarak yapılan yargılamada ise anılan davacının kaza sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı 6 aylık geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının 14.018,38 TL, %40 maluliyet oranı nedeniyle uğradığı sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan zararının ise 1.255.726,43 TL olarak hesaplandığı, bu durumda birleşen davanın yapılan talep artırımı sonucu artırılan miktarlar üzerinden kabulü ile birleşen dava davalıları olan davalılar ..., kazaya karışan aracın kaza tarihini kapsar şekilde zorunlu mali sorumluluk sigortasını temin eden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ve aynı aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen ve bu poliçede ihtiyari mali mesuliyeti de teminat altına alan ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketlerinden ... Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limiti olan 390.000,00 TL, ... Sigorta Anonim Şirketi'nin kasko sigorta poliçesi İMM kombine teminat tutarı olan 250.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu  oldukları,  her ne kadar birleşen davada yapılan talep artırımı sonucu belirlenen yeni dava değerine göre davanın Heyetçe görülmesi gereken davalardan olması karşısında dosyanın Heyete tevdine karar verilmesi gerekirken, sehven bu husus gözden kaçırılarak karar verildiği belirtilerek asıl davada; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacılar ..., ... ... ve ...'ın her biri için takdiren 20.000,00 TL, davacı ... ... için takdiren 30.000,00 TL olmak üzere toplam; 90.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı ...'ın hüküm altına alınan miktarlardan kaza tarihi olan 24.11.2019 tarihinden, diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ise; dava tarihi olan 04.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sorumlu tutulmasına, davalı sigorta şirketinin hüküm altına alınan miktarlardan kasko sigorta poliçesindeki manevi tazminat klozu ve limiti uyarınca sorumlu olmasına, Birleşen Davada; davacının davasının bedel artırım dilekçesi kapsamındaki miktarlar üzerinden kabulü ile, 14.018,38 TL geçici iş göremezlik zararı ile, 1.255.726,43 TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan zarar olmak üzere toplam; 1.269.744,81 TL tazminatın davalılar ..., ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketlerinden ... Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limiti olan 390.000,00 TL, ... Sigorta Anonim Şirketi'nin kasko sigorta poliçesi İMM kombine teminat tutarı olan 250.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmalarına, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 24.11.2019 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden birleşen dava tarihi olan 17.08.2022 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 05.07.2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak tahsiline,  karar verilmiş hüküm tüm davalılar tarafından istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Asıl ve Birleşen davada davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın hatalı olduğunu, kasko poliçesi kapsamında tanzim edilen İMMS’de teminat limitlerinin manevi dahil 250.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin asıl ve birleşen davada ayrı ayrı 250.000 TL ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu; manevi tazminatın da son derece fahiş olduğunu, somut olayın özelliklerinin değerlendirilmediğini, birleşen davada aktüer hesaplamanın Genel Şartlara göre TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, ayrıca yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmalarının da hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Asıl ve Birleşen davada davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde; Kusur raporunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde olayın oluş şekline göre davacıların asli kusurlu olacağını, ayrıca 250.000,00 TL sigorta teminatı olmasına göre hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, birleşen davada ise; davanın heyet tarafından görülmesi gerektiği halde tek hakim tarafından karar verildiğini, davacı ...’ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması nedeniyle raporu kabul etmediklerini, aktüer hesaplamada 2023 yılı asgari ücretinin uygulanmasını kabul etmediklerini, kaza tarihinin nazara alınması gerektiğini, geçici iş görmezlik süresi içerisinde de gelirini almaya devam etmiş olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağını, kusuru da kabul etmediklerini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>Birleşen dava davalısı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvurusu dilekçesinde; Hükme esas alınan kusur raporu ve maluliyet raporunun taraflarına tebliğ edilmeyerek, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, aktüer bilirkişi raporunda kusur ve maluliyet raporundan bahsedilerek hesaplama yapıldığını, raporların taraflarına tebliğ edilmediğini, usule ilişkin itirazları baki kalmak kaydıyla, maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, rapor tanzim eden kurulun mevzuatat uygun toplanmadığını, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, ayrıca davacının maluliyetine engel bir yaralanmasının oluşmaması nedeniyle de raporun karar verilmeye elverişli olmadığını, medikal eksperden alınan raporun da bu yönde olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif ranta göre yapılmayacağını, davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde gelirini almaya devam ettiğini, bu nedenle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağını, talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararlarının teminat kapsamında da olmadığını, %80 kusuru da kabul etmediklerini, yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin de hatalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu ile sınırlı olarak hüküm altına alınması gerektiğini, heyet teşkil edilmeden, tek hakimle karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırlıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan HMK'ın 355. maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Asıl dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve cismani zarar nedeniyle manevi tazminat; birleşen dava, cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. İlk derece mahkemesi, gerekçesinde miktar itibariyle dosyada heyetli mahkeme olarak karar verilmesi gerektiği halde, sehven tek hakim olarak karar verildiği hususu açıklanarak, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş hüküm tüm davalılar tarafından istinaf edilmiştir.<br>1-5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesinin kuruluş ve çalışma usulüne ilişkin olarak düzenlemeye yer verilmiştir. Düzenlemede hangi davalarda heyet olarak karar verileceği sayılmış, bunun yanı sıra dava türüne bakılmaksızın \" Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri bir milyon Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; .... tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.\" denilmek suretiyle değeri bir milyon Türk lirasının aşan davalarında heyetli olarak görüleceği düzenlenmiştir. 28.03.2023 tarihli 7445 Sayılı Kanun 15 maddesi ile Yasa'nın 5. Maddesinin 3. Fıkrasına eklenen \"Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.\" denilerek, parasal sınırın her yıl Yeniden Değerleme oranına göre artacağı  kabul edilmiştir. <br>Birleşen davada, davacı cismani zararlarını belirsiz alacak davası olarak talep etmiş, yargılama aşamasında geçici iş göremelik tazminatını 14.018,38 TL olarak, sürekli iş görmezlik tazminatını 1.269.744,81 TL olarak belirleyerek, sigorta şirketleri limitle sorumlu olmak üzere, davalılardan tahsilini istemiştir. Dava değerinin belirlenmesi ile birlikte, eldeki dosya artık Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından heyet olarak görülerek karar verilebileceğinden, davanın heyet olarak görülmesi de kamu düzenine aykırılık olduğundan, bu husus gözden kaçırılarak, tek hakim tarafından davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>2-Davalı ... Sigorta A.Ş'nin, dosyada alınan raporlar tebliğ edilmeden, hakkında karar verildiğine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Davacı ... ..., trafik kazası nedeniyle yaralandığından bahisle açtığı manevi tazminat istemli davada, manevi tazminatın takdiri açısından alınan raporda, maluliyetinin olduğunu öğrenerek, asıl davadaki kusur raporu ve maluliyet raporuna istinaden, asıl davada taraf olmayan ... Sigorta AŞ hakkında birleşen davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davalı ... Sigorta AŞ ilk davada taraf olmadığından, taraf olmadığı dosyada alınan kusur ve maluliyet raporlarına itiraz etme, aksini ispat hakkı bulunduğundan, söz konusu raporlar tebliğ edilmeksizin, raporlar çerçevesinde alınan aktüer hesap raporuna göre karar verilmiş olması, hukuki dinlenilme hakkını ihlal edeceğinden, davalının buna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.<br>3-Davalıların, hükme esas alınan davacı ... ...'nin maluliyet/engellilik raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi ve manevi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, alınan maluliyet raporunda, kabul edilen geçici iş göremezlik süresinin, bilinen durum ile çelişmesi durumunda çelişki giderilmeden rapora göre karar verilmemelidir.<br>Somut olayda, davacı ... ..., meydana gelen trafik kazasından yaralandığından bahisle açtığı manevi tazminat istemli davada, tedavisinin devam ettiğine, maluliyetinin meydana geldiğine yönelik şikayetlerinden bahsetmeksizin, manevi tazminat talep etmiş, manevi tazminatın takdirine esas olmak üzere asıl davada Hacettepe Üniversitesi psikiyatri alanında uzmanlardan oluşan 3 kişilik heyetten alınan raporda alınan öykü, incelenen evrak, yapılan tetkik, muayene ve testler sonucunda, ... ...'de 24.11.2019 tarihli kaza sonrasında “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” geliştiği, tedavi ile çalışma olanağı verdiği, günlük işlevselliğini etkilemesi bakımından hafif olarak derecelendirildiği, sekel mahiyetinde başka psikiyatrik hastalığının olmadığı kanaatini bildirir Adli Sağlık Kurulu raporudur.\" denilerek tanzim edilen rapor sonrasında; Aynı kurumun adli tıp uzmanları tarafından tanzim edilen 13.06.2022 tarihli raporunda davacının \"20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla engel oranı hesaplandığında;-Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, IV-) Anksiyete Bozuklukları c-) Travma Sonrası Stres Bozukluğu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen maddesi uyarınca %40 olduğu, 24.11.2019 tarihli kazaya bağlı kişinin engel oranının %40 (yüzde kırk) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle hastanın tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacının olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği  ve raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar, öncesinde psikiyatri uzmanlarından alınan son durum raporu mevcut ise de, hükme esas alınan raporda alanında uzman doktor olmaksızın, son durum raporu adli tıp uzmanları tarafından değerlendirmek suretiyle rapor tanzim edilerek, davacının kazaya bağlı özürünün oluşacağı kabul edilmiştir. <br>Davacı asıl davanın açılması sırasında, bu yönde şikayetinden bahsetmemiş, psikiyatri başvurusunun da 24.11.2019 tarihinden meydana gelen kazadan ve ilk davanın açılmasından çok sonra Aralık 2020 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yadan, davacının iyileşme süresinin 6 ayı bulacağı belirtilen rapora rağmen, davacının SGK kayıtlarına göre kazadan 11-12 gün gibi süre sonra çalışmaya devam ettiği SGK prim ödemelerinden anlaşılmaktadır. Ön raporda, davacının rahatsızlığının \" günlük işlevselliğini etkilemesi bakımından hafif olarak derecelendirildiği,\" belirtilmiş olmasına ve davanın kazadan kısa bir süre içinde çalışmaya başlamış olmasına ve psikayatri polikliniğine başvurusunun da davadan çok sonra olmasına göre, zihinsel ve ruhsal davranışsal bozuklukları nedeniyle tüm tıbbi belgeler ve kullandığı ilaçlara ait bilgiler getirilerek zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, bu nedenle tedavi görüp görmediği, tedavi görmüş ise  tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan heyete  psikiyatri uzmanı hekimin de dahil edilerek oluşturulacak heyetten kaza tarihi itibariyle TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasının ve yitirilmesine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından esas alınan Erişkinler İçin Engellik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine  göre geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun tespit edildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetime ve karar vermeye elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>4-Davacı birleşen davada geçici iş göremezlik zararlarını da talep etmiş olup, kaza tarihinde SGK'lı olarak çalıştığı, SGK Hizmet dökümünden anlaşmaktadır. Davacının meydana gelen kaza nedeniyle yaralanması nedeniyle geçici iş göremez kaldığı süre içerisinde SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise, aynı zarar iki kez tazmin edilemeyeceğinden   SGK'dan, meydana gelen kaza nedeniyle davacıya geçici iş görmezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı, ayrıca kazaya bağlı yaralanması nedeniyle rücuya tabi gelir bağlanıp bağlamadığı hususu sorularak, varsa yapılan ödemelerin mahsubu gerekip gerekmediği TBK'nın 55. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>5-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin sorumlu olduğu limitin hatalı olarak tespit edildiğine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Davacılar asıl davada, İMMS kapsamında ... Sigorta AŞ'den manevi tazminat talep etmiş iken, birleşen davada davacı ... ..., ZMMS limitini aşan bakiye zararını da İMMS kapsamında davalı ... Sigorta AŞ'den talep etmiştir. Poliçede davalı sigorta şirketinin İMMS kapsamında teminat limiti tek limit olarak maddi ve manevi ayrımı yapılmaksızın 250.000,00 TL olarak belirlenmiştir Davalı ... Sigorta AŞ, asıl ve birleşen davada bu limiti aşmamak üzere zarardan sorumludur. Zarar görenlerin birden fazla olması ve toplam zararın teminat limitini aştığı durumlarda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, KTK'nın 96. maddesinin İMMS'nin sorumluluğu açısından da uygulanmasını kabul ettiğinden, teminat limiti kapsamında sigorta şirketinin hangi zarar görene karşı ne miktarda sorumlu olduğu garame hesabı yapılarak tespit edilmesi ve infazda tereddüt oluşturmaması için sorumlu olunan miktarların kararda gösterilmesi gerekir. Bunun yanı sıra sigorta şirketi yargılama gideri ve vekalet ücretinden de, sorumlu olduğu limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağından, sigorta şirketinin sorumlu olacağı miktarların kararda açıklanması gereklidir. <br>Mahkemece, asıl davada, davacılar lehine toplam 90.000,00 TL manevi tazminata karar verilerek, davalı ... Sigortanın poliçedeki manevi tazminat klozundaki miktarla sınırlı sorumlu olacağı belirtilmiş, birleşen davada ise hüküm altına alınan teminat miktarı ZMMS limitini aştığından İMMS kombine teminat limiti olan 250.000,00 TL ile sorumlu olmasına karar verilmiştir. Poliçede maddi ve manevi zararlar için ayrı ayrı bir teminat sağlanmaksızın, tek limit belirlenmiş olup, asıl ve birleşen davada hüküm altına alınan zararlar, İMMS teminat limitini aştığından, KTK'nın 96. maddesi hüküm de nazara alınarak, yapılacak garame hesabı ile davalı ... Sigorta AŞ'nin hüküm altına alınan miktardan, her bir davacıya karşı sorumlu olduğu miktar tespit edilerek buna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verlmiş olması doğru görülmemiştir.<br>Yukarıda, açıklanan nedenlerle tüm davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-(4).(6) maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, birleşen davada, belirlenen dava değerine göre davaya heyet olarak bakılabileceğinden, asıl ve birleşen davanın heyete tevdi edilerek açıklanan eksikliklerde giderildikten sonra, kararın davacılar tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle, davalıların usuli kazanılmış haklarını da gözeterek olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Asıl ve birleşen davada, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davalı ... vekili ve birleşen davada davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 09.05.2023 tarihli 2020/83 Esas 2023/280 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-(4).(6) maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre asıl ve birleşen davada, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, ... vekili ve birleşen davada davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,<br>4-İstinaf eden asıl ve birleşen davada, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, Selçuk ve birleşen davada davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine <br>5-Davalı ..., adli yardımlı olarak kararı istinaf ettiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>7-İİK'nın 36. Maddesi gereğince Ankara 20. İcra Hukuk Mahkemesi 2025/85 D.İş 2025/83 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğü 2023/17141 E. Dosyasına depo edilen 740.000,00 TL bedelli teminat mektubunun ve Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2023/750 D.İş 2023/743 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara1. İcra Müdürlüğü 2023/17141 E. Dosyasına depo edilen 575.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine; <br>8-Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.ny<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd547681fbbeed15","SID":"577d37cd569e8a44"}}