{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1186 - 2025/1352<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/1186 <br>KARAR NO\t: 2025/1352<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26.09.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/805 Esas 2023/702 Karar<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ\t: 07.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30.11.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde;  03.06.2015 tarihinde davalı sigortalının idaresindeki araçla sürücüsü belgesiz ve alkollü olarak 3. kişiye vermiş olduğu zararın davacı sigorta şirketi tarafından karşılandığı ve davalıdan rücuen tahsili için  davalı aleyhine Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/10818 Esas numaralı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı adına tescilli kamyonet sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmesinden dolayı aracının sol ön tarafıyla dava dışı ...'ın idaresindeki aracın sağ yan tarafına vurması şeklinde yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında da yer aldığı üzere araçta bulunanların çelişkili ifadeleri nedeniyle araç sürücüsünün tespit edilemediğini, Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/65 Esas sayılı dosyasında ise sürücü olarak tespit edilen ...'ın alkollü olduğu hususunun yer aldığını, ...plakalı aracın yaralanan dava dışı sürücüsü ...'a davacı tarafça 18.667,00 TL ödemenin yapılmış olunduğunu, bu nedenlerle davacı sigorta şirketinin, davalıdan rücu hakkı olduğu ileri sürerek, davalının Ankara 19 İcra Müdürlüğü'nün 2021/10818 Esas sayılı takibe itirazının iptali ile dava dışı 3. kişiye ödenen 18.667,00 TL asıl alacak ile ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 1.566,34 TL faizi olmak üzere toplam 20.233,34 TL üzerinden takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalıya, usulüne uygun tebligat yapılmış davaya cevap vermemiş, duruşmaya gelerek kusurunun olmadığını, ödeyecek gücü de olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, ZMMS şirketinin 3. kişiye ödeme yapması nedeniyle sigortalısına karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ZMMS şirketinin zarar gören 3 kişiye yaptığı ödemeyi sigortalısından rücu edip edemeyeceği hususunda olduğunu; davacı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi ve sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğuna dayanarak rücu talebinde bulunduğu; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, tedavi evrakları, ceza dosyası bir arada değerlendirildiğinde; sigortalı araç sürücüsü ...'ın kaza sonrası kaza yerini terk etmediği, hastaneye muayeneye götürüldüğü, ve dosya kapsamında bulunan belgelere göre de sürücünün kaza sırasında alkollü olduğuna ilişkin bir tespit olmadığı ( ceza dosyasında da bu yönde bir tespit olmadığı ) anlaşılmakla, davacı sigorta şirketinin davalı olan sigortalısına rücu şartlarının oluşmadığı gerekçeyle; davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, kazanın oluş koşullarına ilişkin belge düzenlemesini engelleme şeklindeki davranışın, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle tek başına rücu sebebi olduğu halde bu hususun araştırılmadığını ve hükümde değerlendirilmediğini, bu nedenle kararın hatalı olduğunu; dava konusu kazaya ilişkin olarak, araçta bulunanlar tarafından araç sürücüsünün kim olduğunun bildirilmemesi nedeniyle hastanede olan araç sürücüsüne alkol raporu tanzim edilmediğini, Kaza Tespit Tutanağında dahi yolcuların çelişkili beyanlarından bahsedilerek araç sürücüsünün belirlenmediğinin belirtildiğini, keza, zarar gören ... tarafından açılan davada, olay yerindeki davalıların her ikisininde arabayı kendisinin kullanmadığını iddia ederek emniyet yetkililerini yanıtlamaya çalıştıklarını belirttiğini, dava dilekçelerinde rücu sebebi ve ilgili madde bildirilmesine rağmen, gerekçeli kararda sadece alkol ve olay yerini terkten bahsedilmiş olmasının hatalı olduğunu, oysaki olay yerinde sürücünün kim olduğunun gizlenmeye çalışıldığını, bu nedenle rücu haklarının bulunduğunu, sürücünün doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle oluşan zararın teminat kapsamında olmayacağının Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDavacı sigorta şirketi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından  rücuan tahsili talebinde bulunmuştur.<br>  \t2918 sayılı KTK'nun 95 . maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.  <br>\tDava, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında zarar görene yapılan ödemenin, Genel Şartlar gereğince sigortalıdan (âkidden) tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece, rücu koşullarının varlığı kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığından bahisle davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tDosya kapsamına göre davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin 05.12.2014 tarihinde düzenlendiği, ve 05.12.2014- 2015 tarihleri arasında geçerli olduğu ve sigortalının ... olduğu anlaşılmıştır.<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden kaynaklanan akde aykırılık nedeniyle sigortalıdan rücuen tazminat istemenine ilişkin olduğundan sözlemeye aykırılığın poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirlenmesi gerekir. <br>\t Olay tarihinde, davalıya ZMMS ile sigortalı aracın karıştığı kaza sonrasında, kolluk tarafından Kaza Tespit Tutanağı tanzim edilerek, çift taraflı trafik kazasında, araçta bulunanların çelişkili beyanları nedeniyle sürücüye yönelik bir belirleme yapılmaksızın, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiği; trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve taksirle yaralamaya neden olmak suçundan, sigortalı araç sürücüsü olarak ... hakkında Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesi 2016/65 E. dosyasında yapılan yargılama neticesinde, araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçerek kural ihlali bulunduğundan trafik güvenliğini ihlalden cezalandırılmasına karar verildiği, soruşturma dosyasında ... ve araçta yolcu olarak bulunan şahsın alkol muayenesinde, alkolsüz olduğunun tespit edildiği görülmüştür.<br>\tDavacı tarafından rücuen tazminat istemli Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2021/10818 E. Dosyasında, takip dayanağının \"Trafik Sigortası Genel Şartları B.4.F hükmü (kaza tutanağı, alkol raporu vb.kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması, sürücü değişikliği yapılması halinde, )\" olarak gösterildiği görülmüştür.\t<br>\tİlk Derece Mahkemesi tarafından, kaza sonrası Kaza Tespit Tutanağının düzenlenmiş olması yanı sıra sürücünün alkollü olduğuna dair delil bulunmaması nedeniyle, kaza sonrası tedavi için araç içerisindekilerinin sağlık kuruluşuna götürülmüş olmasının Genel Şartlar B.4.F. kapsamında haklı sebep olduğu kabul edilerek, rücu koşullarının varlığı kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tKaza sonrasında, ... Devlet Hastanesinde tanzim edilen adli muayene raporunda gerek araç sürücüsü ...'ın, gerekse de araçta yolcu olarak bulunan ...'un alkolsüz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.<br>\tBuna göre; davalı sigorta şirketi tarafından  zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 05.12.2014 tarihinde düzenlenmiş olup tanzim tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında davacı tarafından dayanılan rücu sebebi düzenlenmediği, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının icra takibine dayanak rücu sebeplerinin varlığının TTK'nın 1409. Maddesi gereğince sigorta şirketi tarafından  davada kanıtlanamamış olmasına, araç sürücüsüne ait alkol raporunun, tedavi için götürüldüğü sağlık kuruluşunda tanzim edilmiş ve araç sürücüsünün alkolsüz olduğunun tespit edilmiş olmasına, Kaza Tespit Tutanağında tutanak mümzisinin sürücüye yönelik tereddütü haricinde, araç sürücüsü tarafından, sürücünün değiştirilmek istendiğine yönelik delil bulunmamasına, tutanak mümzisinde bu yönde oluşan tereddüttün rücuya yönelik talep açısından yeterli olmamasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3317d44e379ede4","SID":"4f5ab15353198d75"}}