{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1262 - 2025/1359<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/1262 <br>KARAR NO\t: 2025/1359<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26.09.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/571 Esas 2023/597 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm  Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 07.11.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30.11.2025 <br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.05.2022 tarihinde davacıların oğlu olan ...’ün, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı otobüste yolcu iken, aracın tek taraflı kazasından vefat ettiğini, davacıların ölenin desteğinden mahrum kaldıklarını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik davacı ... için 100.000,00TL ve ... için 100.000,00TL olmak üzere 200.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini istemiş, 19.06.2023 tarihli değer arttırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... için 451.460,64 TL, ... için 548.539,36 TL olarak belirlemiştir.  <br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde: kaza esnasında karşı araç sürücüsü olan başvuranın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, bunun tespit edilip müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasında alınan kusur raporunun bağlayıcı olmadığını, bu nedenle tekrar kusur raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere cenaze ve def'in masrafları için somut belge ve deliller gerektiğinden taleplerin fahiş olduğunu, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, aksi halde gelirin asgari ücret olarak alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davanın trafik kazasından doğan maddi tazminat davası olduğu, vefat edenin yolcu olarak bulunduğu yolcu otobüsünün tek taraflı trafik kazasında davacıların çocuğunun vefat ettiği, kazada ölen ...'ün kaza tarihi itibarıyla ...Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi olduğu, 2022 yılı itibarıyla alacağı maaşı gösterir araştırma yapıldığı ve ... 'nın 12.01.2023 tarihli cevabi yazısı ile 2022 yılı ilk 6 ayında 7.850,00TL ikinci 6 ayında 11.200,00TL maaş alacağının bildirildiği; mahkemece, alınan aktüer raporunda; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esaslan Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki araçlarla ilgili olarak 28/A maddesinde ile yapılan değişiklik dikkate alınarak yapılan hesaplamada, ...'ün ölümü nedeni ile davacı anne ...'ün 541.691,80 TL ve davacı baba ... 658.173,15 TL destekten yoksun kalma zararının meydana geldiği, kaza tarihi itibarıyla kişi başı sakatlık ve ölüm tazminat limitinin 500.000.00TL olduğu, Yönetmelik değişikliği nedeniyle ... plakalı otobüsün ZMMS poliçe limitinin 1.000,000,00 TL teminat sağladığının kabulü halinde, davacı ... 548.539,36TL ve davacı ... 451.460,64TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edebileceği görüş ve kanaati bildirildiği; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: 22.05.2022 tarihinde ...'ün sevk ve idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken aracın kontrolünü kaybedip takla atması üzerine ölümlü yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğinin ve kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların çocuğu ...'ün vefat ettiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından müterafik kusur iddiasında bulunulmuş ise de ...'ün araçta yolcu olarak bulunduğu, kaza sırasında araçtan fırlamadığı, emniyet kemerinin takılı olmadığı hususunda bir belirleme yapılmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından emniyet kemerinin takılı olmadığı hususu ispat edilemediğinden müterafik kusur indirimi yapılmasına ilişkin talebin reddi gerektiği, Karayolları Taşıma Kanunu çerçevesinde yolcu taşıması yapan araçlar yönünden ZMMS haricinde, ayrıca yolcular için zorunlu sorumluluk sigortası yapılması zorunluluğu kaldırılmışken, 22.05.2016 tarihinde Resmi Gazete de \"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerinde değişlikliğe giderilerek, Yönetmeliğe eklenen 28/A maddesi ile \"(1)4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitleri, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanır.\" denilmiş olup bu madde kapsamında otobüsün şehirlerarası taşımacılık yapan otobüs olduğu anlaşılmış olup, aracın kaza tarihinde geçerli teminat limitinin 2 katı olan 1.000.000,00 TL teminat sağladığının kabulü gerektiği, ( BAM 26. Hukuk Dairesi 25.02.2021 tarih 2020/740 - 2021/374 sayılı , Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 14.06.2022 tarih 2021/17081-2022/8739 sayılı kararları ) gerekçesiyle,  davacı ...'ün davasının kabulü ile oğlu ...'ün ölümü nedeniyle 548.539,36TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 15.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... 'e verilmesine, davacı ...'ün davasının kabulü ile oğlu ... 'ün ölümü nedeniyle 451.460,64TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 15.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Hesap raporunun, payların, yaşam tablosunun ve kusur oranlarının hatalı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması halinde doğacak talep ve ek dava haklarını saklı tutuklarını, her bir davacı için ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, tek vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının hatalı olduğunu,belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı vekili İstinaf başvuru dilekçesinde; Kararın hatalı olduğunu sorumluluklarının, poliçedeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu ve limitin 500.000,00 TL olduğunu, 500.000,00 TL’nin garameten davalılara paylaştırılması gerektiğini; vefat edenin, kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığının ölüm muayene tutanağından anlaşıldığını, ölüm sebebinin kafa travmasına bağlı iç kanama olduğunu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiğini, hesaplama yönteminin uygun olmadığını, kaza nedeniyle davacıların elde ettikleri kazanımlar var ise tazminattan indirilmesi gerektiğini, raporun da Hazine Müsteşarlığı Aktüer listesine dahil bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacının dava öncesi geçerli bir başvurusu olmaması nedeniyle ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece, verilen kararda kamu düzenine aykırılılık görülmediğinden, istinaf edenlerin sıfatına göre, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. <br>Olay tarihinde, davacıların, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı yolcu otobüsü ile, Adana ilinden, Konya iline seyri sırasında, araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek, karayolundan çıktığı ve 60 m. ilerledikten sonra, takla atarak yol seviyesinden 30 metre aşağıda yan yatması ile meydana gelen kaza neticesinde, araçta davacıların oğlu dahil 3 yolcunun vefatı 39 yolcunun yaralanması ile neticelenen trafik kazasının meydana geldiği, Kaza Tespit Tutanağı ve ceza dosyası kapsamından anlaşılmıştır.<br>Ceza dosyasında, araçta yolcu olarak bulunanların beyanları, Kaza Tespit Tutanağı ve deliller değerlendirmek suretiyle, araç sürücüsünün şerit izleme kurallarını ihlal ederek dikkatsiz seyri sırasında kazaya neden olduğu kabul edilerek, tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.<br>Mahkemece, üniversite öğrencisi olan vefat edenin, mezun olması durumunda elde edeceği gelir araştırılarak, aktüer bilirkişiden alınan raporda, davacı Şakire'nin destek zararının 658.173,15 TL, davacı ...'ün destek zararının 553.826,53 TL olduğunun tespit edildiği, kaza neticesinde vefat edenin şehirler arası karayolu taşımacılığı kapsamında taşınan yolcu olması nedeniyle \"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik\" 28/A maddesi gereğince, ZMMS limitlerinin 2 katı uygulanması gerektiğinden bahisle teminat limiti kaza tarihi itibariyle (500.000,00x2) 1.000.000,00 TL olduğu kabul edilerek, garame hesabı yapılmak suretiyle davalının sorumluluğuna karar verildiği görülmüştür.<br>1-Davalı vekili tarafından kaza tarihinde teminat limitinin kişi başı 500.000,00 TL olduğunu ve garame hesabının bu limit üzerinden yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, şehirler arası yolcu taşıması yapan sigortalı aracın kazası neticesinde araçta taşınan yolcu vefat etmiş olduğundan, teminat limitinin 2 katı olacak şekilde uygulanmasının, \"Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik\" 28/A maddesine ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarına uygun bulunmasına göre davalının teminat limitini yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>2-Davalı tarafından, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, bu hususun kanıtlanmamış olması yanı sıra, araç modeli ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-c maddesindeki \"...Emniyet kemeri, 01.08.1998 tarihinden sonra ve 13.02.2009 tarihine kadar üretilmiş M2 ve M3 sınıfı minibüs ve otobüslerin bütün koltuklarında zorunlu olmayıp, minibüslerde sürücüsü ile yanında oturan yolcuların; şehirlerarası otobüslerde arka koltuklar hariç olmak üzere, sürücüsü dahil en ön ve önünde boşluk olan arka koltuklarda, önünde boşluk olan kapı önü koltuklarında; iki katlı şehirlerarası otobüslerde merdiven önü, en ön ve önünde boşluk olan en arka koltuklarda, masa etrafında bulunan koltuklardan aracın gidiş yönüne doğru olanlarda oturan yolcular için bulundurulması ve kullanılması zorunludur.\" düzenlemesi nazara alındığında, kazanın meydan gelmesinde müterafik kusurun kanıtlanmamış olmasına göre davalının müterafik kusura yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülemiştir.<br>3-Taraflarca hesap raporuna itiraz edilmiş ise de, alınan hesap raporunun Yargıtay 4 Hukuk Dairesi tarafından \"gerçek zarar\" hesaplanmasında benimsenen ilkeler ve yöntem çerçevesinde yapılmış olmasına, taraflarca bu kapsamda yapılan hesaplamaya yönelik somut bir hatadan bahsedilmemiş olması yanı sıra hesaplamaya yönelik bir hatanın da tespit edilmemiş olmasına göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin aktüer hesap raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>Bu itibarla; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketinin temerrütünün de gerçeklemiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre mahkeme kararına yönelik davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir \t<br> 4-Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davacılar arasında, ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK'nın 58. maddesi gereğince davaları birbirinden bağımsızdır. Bu nedenle kendisini vekil ile temsil ettiren vekiller yönünden aynı vekil ile temsil edilse dahi, davacılar lehine, davada kabul edilen miktarlar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, kararda kabul edilen toplam tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru görülmemiş, davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusnun kabulüne, mahkemece verilen kararda eksiklik bulunmadığından ve yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığından hükmün HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında davacılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin düzeltilerek davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine, karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26.09.2023 tarihli, 2022/571 Esas 2023/597 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;<br>1-Davacı ...'ün davasının kabulü ile oğlu ... 'ün ölümü nedeniyle 548.539,36TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 15.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... 'e verilmesine , <br>2-Davacı ... ' ün davasının kabulü ile oğlu ... 'ün ölümü nedeniyle 451.460,64TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 15.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... 'e verilmesine,<br>3-Alınması gereken 68.310,00TL harçtan dava açılırken yatırılan 683,10TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 2.732,40TL ıslah harcının düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 64.894,50TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan 4 adet e tebligat gideri 37,00TL, 4 Normal tebliğat ücreti 198,00TL , 1 dosya kapağı ücreti 7,50TL , Bilirkişi ücreti 1.500,00TL . 4 kep ücreti 4,00TL olmak üzere toplam 1.746,50TL ile 683,10TL peşin harç ile 2.732,40TL ıslah harcı ile 80,70TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.242,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>5-Davacılar davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, kabul edilen miktarlar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince davacı ... için taktir edilen 82.795,51 TL nispi vekalet ücretinin ve davacı ... için takdir edilen 69.204 ,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile  davacılara ödenmesine,  <br>6-Dava açılırken alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine,<br>III- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davalıdan alınması gereken 68.310,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 17.077,50 TL'nin mahsubu ile 51.232,50 TL'nin davalından tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>2-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde  iadesine,<br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 738,00 TL İstinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,<br>5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-Kararın taraflara tebliğine <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 07.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br> <br><br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41dd47c21fd94801","SID":"13054317cbcfd483"}}