{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2025/440 - Karar No:2025/1250<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br>        <br><br>DOSYA NO\t: 2025/440 <br>KARAR NO\t: 2025/1250<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/517 E-2024/816 K <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t:  02/12/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  02/12/2025\t<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinde kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin  davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde  taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine  yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında müvekkiline ait İncek ...'deki kuruyemiş dükkanının anahtar teslimi, tadilat ve onarımı işine ilişkin 19/03/2021 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme bedelinin 430.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını  ve bunun 250.000,00 TL’sinin nakit olarak işin başında davalıya ödendiğini, geriye kalan 180.000,00 TL’nin ise çekle üç bölüm olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının sözleşmede kararlaştırılan sürede işi tamamlamadığını ve sözleşme tarihinden 102 gün sonra işi yarım bıraktığını, müvekkilinin Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/43 D.İş dosyası ile iş durumunun tespitini yaptırdığını, daha sonrada eksik kalan işlerin müvekkili tarafından tamamlanarak, söz konusu  iş yerinin faaliyete geçirildiğini, bu tespit raporuna  göre; eksik bırakılan işler bedelinin 84.050,00 TL ve ödenmeyen borç miktarının  95.950,00 TL olduğunu, ancak davalının  dükkanın müvekkilince tamamen tamamlanıp faaliyete geçirilmesinden sonra Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/51 D.İş dosyasında tespit yaptırarak, işin tamamının kendisi  tarafından yapıldığı  kabul edilerek, sözleşme kapsamında yaptığı işten dolayı 180.000,00 TL bakiye alacağı, yine sözleşme dışı dükkanın alt katında yapılan işlerden ötürü 160.250,00 TL ve üst katında yapılan işlerden dolayı da 218.742,00 TL alacağı olduğunu tespit ettirerek, bu miktarların müvekkilinden tahsili istemiyle Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2022/240 esas sayılı dosyasında ilamsız takibe geçtiğini, ödeme emrinin  usulsüz tebliği nedeniyle takibin kesinleştiğini, ancak müvekkilinin sözleşme kapsamında ödenmeyen iş bedelinin 95.950,00 TL olduğunu, davalının müvekkili tarafından yapılan sözleşme içi ve dışı işler bedeli  talebinin yerinde olmadığını belirterek;  takip konusu edilen miktarın 531.790,35 TL’lik kısmı yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve davalının kötü niyetli takibi nedeniyle %20 oranında tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili;  sözleşme kapsamındaki işler ve sözleşme dışı işlerin müvekkili tarafından yapılarak davacıya teslim edildiğini, bu durumun Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/51 D.İş numaralı dosyasında tespit edildiğini, bu nedenle davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının, sözleşme kapsamındaki taahhütlerinden hiçbirini süresinde yerine getirmediğini, 19/03/2021 tarihli sözleşmede ödenmesi gereken 250.000,00 TL peşinatın gününde ödenmediğini, kalan 180.000,00 TL'nin hala ödenmediğini, sözleşme kapsamında olmayan alt kat imalat bedeli 160.250,00TL ve üst kat imalat bedeli 218.000,00 TL’yi  yapılan ihtar ve icra takibine rağmen ödemediğini, davacının mütemerrit olduğunu, ödemeyi uzatmak, müvekkiline zarar vermek  için işbu davayı açtığını belirterek, davanın reddini ve davacı aleyhinde %20 oranında inkar tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesinin 2022/246 Esas, 2023/140 Karar numaralı ve 21/03/2023 tarihli kararında;  davanın, eser sözleşmesine dayalı  alacak tahsili istemiyle başlatılan  takipte , borçlu olunmadığın tespiti ile takibin iptali  istemine ilişkin olduğu,  dosya kapsamında, dava konusu  iş yerinin faaliyete geçtiği ve davalı tarafın işyerinde   Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi’nde  belirttiği uzmanlık alanlarında oluşturulan heyetle tespit yapılarak rapor alındığı, yine davalının tespit yaptırdığı  nazara alınarak, mahallinde keşif yapılmasında hukuki menfaat bulunmadığı, tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için mevcut heyete elektrik mühendisi ve makine mühendisi bilirkişi eklenmek suretiyle oluşturulan heyetten rapor ve ek rapor alındığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 19/03/2021 tarihli sözleşme ile davalı yüklenici tarafından, davacı işverene ait İncek ...’de bulunan 53 numaralı dükkanın anahtar teslimi olarak, tadilat ve dekorasyon işinin 430.000,00 TL bedelle yapımı hususunda anlaştıkları, sözleşme bedelinin 250.000,00 TL’sinin yüklenici davalıya ödendiği, bakiye 180.000,00 TL’sinin ödenmediği hususunda  anlaşmazlık bulunmadığı, ancak  eksik ve ayıplı iş  bulunup bulunmadığı ve davalının belirttiği gibi sözleşme dışı ek olarak alt ve üst katlarda da iş yapılıp yapılmadığı ve bedelleri konusunda anlaşmazlık olduğu, taraflar arasında yapılan işin teslimine ilişkin  bir tutanak, ek işler ve maliyetine yönelik ek bir sözleşmenin sunulmadığı nazara alınarak  bu hususta tarafların sulh hukuk mahkemesinde yaptırdıkları tespit raporlarının delil olarak kabul edildiği, her ne kadar davacı iş verence davalının işi eksik ve yarım bıraktığı ve kendisi tarafından tamamlatıldığı ileri sürülmüş ise de, bu işleri üçüncü kişilere yaptırdığı konusunda dosyaya bilgi ve belge sunmadığı, davalı tarafın yatırdığı tespitte, dükkanın tamirat ve tadilat işinin bitirildiği ve faaliyete geçirildiğinin tespiti  gözetildiğinde  tüm işlerin davalı tarafından yapıldığının kabul edildiği, davacı iş veren tarafından gecikme, eksik ve ayıplı iş yapıldığı iddiasıyla sözleşmenin  29/06/2021 tarihli ihtarnameyle tek taraflı olarak fesih edildiği, bilahare de Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırdığı tespite göre, eksik  ve ayıplı iş bedelinin 84.050,00 TL olduğu belirlenmiş ise de, mahkemece alınan rapora göre eksik ve ayıplı işler bedelinin  69.108,81 TL olduğu, davalının sözleşme kapsamında yaptığı ve ödenmeyen bakiye iş bedelinin 110.891,19 TL  olduğunun tespit edildiği, yine davalının, sözleşme dışı  ilave olarak yaptığını iddia ettiği ve  Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırdığı tespitte belirlenen işlerinin, Mahkemece atanan bilirkişi  tarafından  tespit edilen bedelinin 51.600,00 TL olduğu, bu durumda davalının sözleşme kapsamı ve ilave işler nedeniyle  ödenmeyen, talep edebileceği toplam asıl alacak miktarının 162.491,19 TL olduğu, bu miktardan fazlasının davalı tarafından noter ihtarı ile talep edildiği ve bu ihtarın davacıyı temerüde düşürücü  nitelikte olduğu, davacının temerrüt tarihi olan 20/07/2021 ile takip tarihi 02/02/2022 arasında 197 gün için( talebinde faiz türünü \"yıllık reeskont iskonto\" olarak belirtildiği, ancak bu şekilde bir faiz türü olmadığından yıllık yasal %9 faiz oranı üzerinden yapılan  hesaplamada,  işlemiş faiz miktarının ( 162.491,19 x197x9/ 36500=) 7.893,07 TL ve  davalının toplam alacağının 171.384,26 TL olduğu, davalının  takipte toplam 627.740,35 TL talep ettiği,  bu nedenlerle davacının  fazla talep edilen  (627.740,35 TL -171.384,26 TL=  ) 457.356,09 TL yönünden yaptığı itirazın yerinde olduğu ve bu miktar kadar davalıya borçlu olmadığı, ayrıca  tarafların tazminat taleplerinin, alacak miktarının yargılama ile tespit edildiği ve likit olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2022/240 Esas sayılı dosyasında, davacı aleyhinde başlatılan takipte; sözleşme kapsamında yapılan ve ödenmeyen iş bedeli kaleminin 69.108,81 TL'sinden, sözleşme dışı üst kat ve alt katta yapılan ekstra işler kaleminin 327.392,00TL'sinden ve işlemiş faiz kaleminin 60.855,28TL'sinden olmak üzere toplam 457.356,09TL'den borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine, taraf vekillerinin tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 04/07/2024 tarih, 2023/646 Esas ve 2024/607 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde sözleşmenin 430.000,00 TL + KDV götürü bedel olarak düzenlendiği, sözleşmede yapılması kararlaştırılan işlerin elektrik işleri, sıhhi tesisat işleri ve inşaat işleri olarak gruplandırılmak suretiyle gösterildiği,  taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olup, iş bedelinin tamamının ödenmediğinin de tarafların kabulünde olduğu, götürü bedelli sözleşmelerde iş sahibinin iş bedelinin tamamını ödememesi halinde eksik işlerin giderim bedelini talep etmesi mümkün olmayıp, bu halde Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre  götürü bedel sözleşmedeki her bir iş kaleminin toplam sözleşme bedelindeki oranının belirlenmesinin, iddia ve ispat olunan eksik ve ayıplı işlerin sözleşme bedelindeki oranı her bir kalem yönünden ayrı ayrı belirlenerek mahsubu ile yüklenicinin talep edebileceği iş bedelinin belirlenmesi gerektiği, sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen işlerin de ispatlanması durumunda yapıldığı tarihteki serbest mahalli piyasa rayiçleri ile bedelinin belirlenmesi, sözleşme kapsamındaki işler yönünden bedelin ise yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak tespit edildikten sonra toplam bedelden yapıldığı ispatlanan ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, mahkemece yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ve ek raporunun, taraflarca yaptırılan tespitler sonucu alınan bilirkişi raporları esas alınarak düzenlendiği belirtilmiş ise de; eksik ve ayıplı işler yönünden yukarıda belirtilen ilke dikkate alınmaksızın belirleme yapıldığından rapor ve ek raporun esas alınması doğru olmadığı gibi, rapor ve ek rapordaki sözleşme dışı işler bedeli olarak kabul edildiği belirtilen 51.600,00 TL’nin hem eksik ve ayıplı işler, hem de sözleşme dışı ilave işler olarak hesaplamaya dahil edildiği görülmekle taraf itiraz ve beyanlarını karşılamadığı gibi, denetlenebilir nitelikte de olmadığı, kabule göre de taraflar tacir olup, takip talebinde iskonto avans faizi denilmiş ise de avans faizi talep edildiği kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken, hatalı gerekçe ile yasal faiz hesaplaması yapılmasının da doğru olmadığı, mahkemece yapılması gereken işin, taraflar arasındaki sözleşme bedeli 430.000,00 TL + KDV bedel olarak kararlaştırılmış ise de, takipteki ve davadaki talepler dikkate alınarak, uyuşmazlığın KDV katılmaksızın takip ve davaya konu edildiği anlaşılmış olmakla, sözleşme konusu imalatlar bedelinin 430.000,00 TL kabul edilerek, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde taraflarca aldırılan tespit raporları ve dosyaya sunulan delil ve belgeler değerlendirilerek eksik ve ayıplı işlerin götürü bedele oranlanmak suretiyle, sözleşme kapsamındaki iş bedelinin belirlenmesi, davacının sözleşme kapsamında bakiye 95.950,00 TL borcu kaldığına ilişkin kabulü de dikkate alınarak,  yine sözleşme dışı yapıldığı iddia ve ispat edilebilen işler yönünden bedelinin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleri ile belirlenmesi yönünde belirtilen ilkelere uygun denetlenebilir ek rapor alınarak belirlenecek yüklenici alacağından ihtilafsız olan 250.000,00 TL ödemenin de mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi olduğu gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı üzerine yapılan yargılamada Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve dosya kapsamı nazara alındığında davalının takip konusu ettiği sözleşme dışı ekstra alt katta ve üst katta yaptığı işler konusundaki iddiasını yazılı bir delille ispat edemediği,  davalı vekilinin Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/910 Esas sayılı dosyada karşı tarafın beyanlarında bu kısımlardaki işlerinde müvekkilince yapıldığının kabulüne dair beyanlar bulunduğunun belirtilmesi üzerine söz konusu dosyanın celp edilerek, davacı beyanı ve savunması incelendiğinde iddia edilen şekilde bir kabul beyanının yer almadığının görüldüğü, yine davalı vekili duruşmada ki beyanında başkaca delillerinin olmadığını belirterek mevcut delil durumuna göre davanın reddine  karar verilmesini talep  ettiği,  taraflar arasında davacının iş sahibi davanın yüklenicisi olduğu,  ...'de bulunan 53 numaralı dükkanda anahtar teslimi olarak iç dekorasyonunun yapımı konusunda 19/03/2021 tarihli 430.000,00 TL bedel üzerinde sözleşmenin yapıldığı bedelinin 250.000,00 TL’sinin davalı yükleniciye ödendiği, bakiyesi 180.000,00 TL’nin ödenmediği konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, davacı işverenin Ankara 5. Noterliğinin 29/06/2021 tarihli ihtarnamesiyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiği bu nedenle taraflar arasında yapılan bir iş kabulü ya da tasfiyesine ilişkin tutanağın bulunmadığı, dosya kapsamında davalının söz konusu işte yaptığı eksik ve ayıplı işlerin Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/43 D.İş sayılı dosyasında 30/07/2021 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, taraflar arasında götürü bedelli bu işte iş kalemlerine ait ayrı ayrı pursantaj oranına ilişkin pursantaj tablosunun bulunmadığı nazara alınarak, bilirkişilerce yapılan  hesapta işin tamamlama oranının %83.93 olduğu, (inşaat  ve makine imalatları yönünde eksik ve ayıbın olduğu, ancak elektrik imalatında eksik ve ayıbın olmadığı)  eksik ve ayıplı işler oranının ise %16.07 olduğunun tespit edildiği,  sözleşme bedelinin 430.000,00 TL  ve yapılan iş bedelinin %83,93 oranında olduğundan iş bedelinin 360.899,00 TL olduğu,  ödenen 250.000,00 TL’nin mahsubuyla, davalının bakiye iş bedeli alacağının (360.899,00-250.000,00 =)110.899,00 TL olduğu, davalının takipte sözleşme içi iş bedeli olarak 180.000,00TL talep etmekle (180. 000,00-110.899,00=)69.101,00TL fazla istemde bulunduğu, yine sözleşme içi yapılan işlerin ödenmeyen bakiye bedeli 110.899,00 TL'nin davacının temerrüt tarihi olan 20.07.2021 ile takip tarihi 02.02.2022 arasında 197 gün için avans faizinin (110.899,00x163x16,75/3650=)8.295,40 TL + (110.899, 00x33x15,75/3650=)1.579,17 TL olmak üzere toplam 9.874,57 TL olduğu nazara alındığında, işlemiş faiz talebinin (68.748,35-9.874,57=) 58.873,78 TL'sinin yine sözleşme dışı alt katta yapılan iş bedeli olarak istenen 160.250,00TL ve sözleşme dışı üst katta yapılan iş bedeli olarak istenen 218.742,00 TL olmak üzere toplam 506.966,78 TL' nin fazla talep olduğu belirtilerek yapılan hesaplama neticesinde davalının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yaptığı işin ödenmeyen bakiye alacağının 110.899,00 TL ve bunun işlemiş faizi 9.874,57 TL olmak üzere toplam 120.773,57 TL olduğu halde, davalının, davacı aleyhinde 627.740,35TL için takip başlattığı, bunun 506.966,78 TL'sinin fazla ve haksız olduğu ve söz konusu davanın menfi tespit davası olduğu ve İİK'nun 72.maddesi gereğince haksız olduğu tespit edilen takip miktarı üzerinde davacı lehine, takip durdurulduğunda reddedilen kısım yönünden davalı lehine icra inkar tazminatına da hükmetmek gerektiği anlaşılmakla, davacının davasının  kısmen kabul, kısmen reddi ile; Ankara Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2022/240 esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 19/03/2021 tarihli sözleşme için bakiye iş bedeli olarak istenen kalemden 69.101,00 TL, sözleşme dışı alt katta yapılan işler nedeniyle istenen 160.250,00 TL'den, sözleşme dışı üst katta yapılan işler nedeniyle istenen 218.742,00 TL'den ve işlemiş faizin 58.873,78 TL'sinden olmak üzere toplam 506.966,78 TL'den davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu miktar yönünde takibin iptaline, 110.899,00 TL 19/03/2021 tarihli sözleşme içi iş bedeli ile 9.874,57 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 120.773,57TL yönünden takibin devamına, bu kalemde asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, İİK 72. maddesi kapsamında kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap yapılan 101.393,356 TL tazminatın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, İİK 72. maddesi kapsamında reddedilen miktarın %20'si oranında hesap yapılan 24.154,714‬ TL tazminatın davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere yapılacak işlerin sözleşmede tek tek yazıldığını, 50 günlük sözleşme süresine rağmen sözleşmedeki iş ve işlemlerin tamamlanmadığını, bunun üzerine Ankara 65.Noterliği’nin 29/06/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek davalının uyarıldığını, ancak mevcut durumda düzelme olmadığını, davalının işe devam etmediğini, kısaca bu tarihten sonra davalının dava konusu yerde imalat yapmadığını, müvekkilinin işe başlama tarihinden 102 gün geçtikten sonra Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/43 Esas sayılı D.İş dosyası üzerinden 09/07/2021 tarihinde, yapılan imalatlar ve bedellerine yönelik tespit yaptırdığını, her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporlarında tespit dosyalarının esas alındığı belirtilse de tespit raporunda davalının eksik ve ayıplı iş bedelinin 84.050,00 olduğunu, mahkeme tarafından alınan raporda eksik iş bedelinin 69.108,81 TL olduğunu, yapılan hesaplamanın hatalı olup, rapora yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, her ne kadar davalı tarafça fazladan imalat yapıldığı iddia edilmişse de; noter aracılığı ile sözleşme tarihinden 102 gün sonra sözleşme feshedilmiş olup, aradan geçen 102 günde hiç bir imalat yapmayan davalının iddialarının haksız olduğunu, eksik kalan imalatları müvekkilinin kendisinin tamamladığını, bu nedenle kısmen reddedilen kısım yönünden itirazlarının kabulü ile davanın tam kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişiler yerinde inceleme yapmadıkları için önceki hatalı raporu tekrar ettiklerini, hiçbir itirazlarını dikkate almadıklarını, yerinde keşif marifeti ile yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeniden rapor alınması gerekirken mevcut ek raporun da diğer rapor gibi denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı tarafın talebi üzerine alınan tespit bilirkişi raporu taraflarına tebliğ edilmediği halde bilirkişilerce, taraflarınca yaptırılan tespit ve dava dilekçesi ekinde sunulan ek sözleşmeler, faturalar, maliyet hesapları, ... Bakanlığı birim fiyatları, piyasa rayiç bedelleri dikkate alınmadan tamamen tespit raporu tekrar edilerek rapor düzenlendiğini, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, mahkemece bilirkişi seçimi yapılırken hata yapıldığını, maliyet çıkarılabilmesi için konudan anlayan mimar, elektrik mühendisi ve makine mühendisi bilirkişilerin görevlendirilmesi gerektiğini, görevlendirme eksik yapıldığı için raporun da tüm sonuçları ile hatalı olduğunu, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini, bilirkişilerce incelenen D.İş tespit dosyaları incelendiğinde görüleceği üzere davacı tarafından yaptırılan birinci keşif dosyasında sadece bir inşaat mühendisi ile tespit yaptırıldığı için, elektrik, mimari ve tesisat değerlendirmesi yapılmadığını, taraflarınca yaptırılan ikinci keşif dosyasının ise inşaat mühendisi, elektrik mühendisi ve makine mühendisi bilirkişiler tarafından yapılan tespitler neticesinde hazırlandığını, mahkemece atanan bilirkişilerin, birinci keşif dosyasındaki rapora itibar ederek hata yaptıklarını, raporun mimari, tasarım, elektrik ve sıhhi tesisat imalatları dikkate alınmadan hazırlandığını, taraflarınca yaptırılan ikinci keşif dosyasındaki raporda belirtilen inşaat, mimari tasarım, elektrik ve sıhhi tesisat işlerinin tamamının davalı müvekkili tarafından yapıldığını, bu hususun raporda açıkça belirtildiğini, konudan anlayan bilirkişiler seçilerek ikinci tespit dosyasında kalem kalem tespit edilen sözleşme kapsamında ve sözleşme kapsamında olmayan ancak yapılan imalat bedellerinin dava tarihi itibariyle rayiç maliyetlerinin kalem kalem hesap edilerek rapor alınması yönüne gidilmesi gerekirken bu işlemler yapılmadan hüküm kurulduğunu, bariz hatalı hükmün kaldırılması gerektiğini, bilirkişilerin taraflarınca dosyaya sunulan sözleşme ekindeki mimari projeyi, pursantaj tablosunu sözleşme ekinde yer alan müvekkilinin üçüncü kişilere yaptırdığı sözleşme konusu işleri ve sipariş fişleri, malzeme listelerini hiç incelemediklerini, eksik ve hatalı raporun bu haliyle hükme esas alınması nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, yine bilirkişilerin faiz konusundaki değerlendirmelerinin de bariz hatalı olduğunu, tarafların tacir olup, sözleşmenin de ticari bir sözleşme olduğunu, yasal faiz hesaplanması nedeniyle de kararın kaldırılması gerektiğini, bilirkişilerin sözleşme dışı işlerdeki maliyet hesabında da hata yaptıklarını, bu haliyle bilirkişi raporunun teknik yönden de bilimsel olmadığını, ayrıca denetime de elverişli olmadığını, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, duruşma açılarak ve gerekirse yerinde keşif kararı verilerek sağlıklı bir karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair  verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve  355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf  vekillerinin  istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının peşin alınan 2.070,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.454,60 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,  <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken  34.630,90 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL ve 8.042,33 TL olmak üzere toplam 8.657,73 TL harcın mahsubu ile bakiye  25.973,17 TL  harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderleri ile ödedikleri istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361.maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da  TEMYİZ yolu açık olmak üzere 02/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br><br>     Başkan                     Üye \t            Üye                  Katip \t<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7efa80235a544ae","SID":"de81d1923a4a73c5"}}