{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2022/1360 <br>KARAR NO\t: 2025/1750<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2021<br>NUMARASI\t: 2018/991 Esas - 2021/984 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Distribütörlük Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/12/2018<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA : Davacı vekili, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi kapsamında davalının müvekkilinin sistemini kullanıcı kodu ve şifreyle kullanarak uçak bileti ve otel rezervasyon-satışı yaptığını, davalını bu şekilde yaptığı işlemlerin bir kısmında kredi kartı sahiplerinin harca itirazın bulunduğunu, chargeback (ters ibraz) kurallarına göre müvekkilinin hem toplu bilet alımı yaptığı havayolu şirketine ve bankaya ödeme yapmak zorunda kaldığını, sözleşmenin 8/13. maddesine göre davalının sorumlu olduğu 41.324,40-TL zararın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 13. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin kredi kartıyla yaptığı uçak bileti satım işlemlerinde kullanılmış kredi kartlarının kopyalanması suretiyle dolandırıldığını, ilgili kişinin pasaport fotoğrafını istenildiğini, kredi kartındaki isimlerin uyumlu olduğunun görüldüğünü ve davacı sisteminde gerekli güvenlik önlemlerini alsaydı dolandırıcılığın yapılmayacağını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece bilirkişi raporu ve delillere göre, davalının davacının sistemini kullanmak suretiyle yaptığı uçak bileti satışlarında kullanılmış kredi kartlarının sahiplerinin harcama itirazında bulunduğu, davacının da chargeback (ters ibraz) prosedürü kapsamında bu harcamaları bankaya ödediği, aynı zamanda biletler için havayolu şirketine de ödeme yapmak durumunda kaldığı, davacının siteminde 3D güvenlik önlemi uyguladığı ve zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki 8.864,88-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, sözleşmenin 6.6, 8.13 ve 8.14. maddelerinin kanuna aykırı olduğunu; 6.6 nolu maddesindeki kredi kartı ödemesine gelebilecek tüm itirazlar, finansal ve yasal sorumluluğun müvekkiline ait olduğu yönündeki düzenlemenin ahlak ve iyi niyet ile bağdaşmayacağını, imkansız bir kusursuz sorumluluk yüklediğini; 8.13. maddesinde, müvekkilinin kullanılan kartın müşteriye ait olduğunu doğrulama zorunluluğu getirildiğini, halbuki kimlik sorma yetkisinin ancak özel kanunlar gereği kamu görevlilerine ait bulunduğunu,bankaya ödenen paradan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davalının sisteminde gerekli güvenlik önlemi alınsaydı dolandırıcılığın yapılamayacağından davacının sorumlu bulunduğunu, bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğunu ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava,distribütörlük sözleşmesi kapsamında davalının 3D işlemi üzerinden kredi kartıyla sattığı uçak biletlerine ilişkin olarak chargeback kurallarına göre kart hamillerinin itirazı nedeniyle, davacının bankaya ve havayolu şirketlerine ödediği bedellerin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 13/12/2016 tarihli sözleşmeyi davacının ülke, davalının ise alt distribütör sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmenin konusunun davalının internet üzerinden  davacı sistemini kullanarak sözleşmede belirtilen ülkede uçak bileti rezervasyonu, satışı konaklama ve diğer turistik hizmet satışları (seyahat hizmetleri) yapması olduğu, davacı sisteminin internet üzerinden davalıya online olarak seyahat hizmetleri satışı yapma imkanı sağlayan sisteme verilen isim olduğu, davacı tarafından davalıya özel bir yönetici kullanıcı kodu ve geçici şifre verildiği,sözleşmenin 6.6.maddesinde, davalının ödemeleri yolcunun/müşterinin veya başka bir kredi kartı ile yapması durumunda, anılan kredi kartı ödemesine gelebilecek tüm itirazlarda, tüm finansal ve yasal sorumluluğu kendisine ait olmak üzerine alacağı; 8.13. maddesinde, davalının müşteri kredi kartı kullanılarak yapılan satışlarda, kullanılan kartın müşteriye ait olduğunu doğrulamak zorunda olduğu, müşteri tarafından çalıntı, sahte vb. kart kullanılması durumunda doğacak tüm yükümlülüklerin davalıya ait olacağı; 8.14. maddesinde, davalının bu maddede düzenlenen yükümlülüklerini ihlal etmesi sonucunda davacının herhangi bir tazminat ve/veya ceza ödemesi durumunda davacı tarafından yapılan tüm ödemelerin davalıya rücu edileceği düzenlenmiştir.Hükme esas alınan 02/11/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda gerçekleştiği  iddia olunan ters ibraz işleminin kart hamilinin kart bilgilerinin ele geçirilmesi ile ilgili olduğu, dosyadaki 4 adet banka dekontuna göre davacının hesabına 51.885,09-TL borç kaydedildiği, davalı tarafından 14 adet elektronik bilet kesildiği,toplamının 54.001,99-TL olduğu, hava yolundan iptal edilerek ödenen 10.677,59-TLnin mahsubu ile 43.324,40-TL'nin takibe konu edildiği  görüşü belirtilmiştir. Somut olayda, davalının yaptığı toplam 14 adet e-bilet satımında kullanılan kredi kartı işleminin kart hamillerinin chargeback kurallarına göre harcama itirazı yaptıkları, itirazlar sonucunda davacının havayolu şirketlerine ve dava dışı bankaya toplam 43.324,40-TL ödeme yaptığı ihtilafsızdır.Davalı,dolandırıldığını belirterek, davacının yaptığı ödemeden dolayı sorumlu olmadığını savunmuştur. Tacir olan davalı  sözleşme serbestisi kapsamında 13/12/2016 tarihli sözleşmeyi imzalamıştır.İtirazlı harcamalar 23-24/05/2018 tarihinde yapılmıştır.İhtilaflı harcama tarihine kadar sözleşmenin herhangi bir hükmünün hukuka aykırılığı ileri sürülmeden ticari ilişki taraflarca sürdürülmüştür.Eldeki dava açıldığında davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği 6.6, 8.13 ve 8.14'teki hükümlerin kanuna aykırı olduğu iddiası iyi niyet kurallarına uygun değildir.Sözleşmenin 4.6 ve 8. maddelerinde açıkça,davalının kullanıcı adı ve şifresi ile yapılan işlemlerden davalının sorumlu olacağı, yapılan işlemlerde kart hamillerinin yetkisinin kontrol edileceği, sahte veya çalıntı kartlarla yapılacak işlemlerden davalının sorumlu olacağı, herhangi bir yoruma olanak vermeyecek açıklıkta kabul edilmiştir. Bu halde anılan hükümlere göre, davacının ödediği miktar için davalıya rücu etmesi, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygundur. Davalının da kabulünde olan işlemler bakımından, yapılan incelemenin kapsamı hüküm için yeterlidir.Açıklanan nedenlerle,davanın kabulüne dair kararda  hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.959,48-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 739,87-TL harcın mahsubu ile kalan 2.219,61-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24b86358c45cfd0b","SID":"316ee4cb8d47f605"}}