{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1473 <br>KARAR NO\t: 2025/1726<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/07/2025<br>NUMARASI\t: 2024/232 Esas - 2025/639 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 26/03/2024<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/10/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davacı tarafından düzenlenen  23/10/2023 tarihli 63.000-TL tutarındaki fatura alacağından dolayı davalı hakkında İstanbul Anadolu 9.İcra  Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalı tarafça yetkiye borca itiraz ederek takibin durduğunu, davalı tarafın takip dayanağı faturaya karşılık 23/10/2023 tarihinde davacı hesabına 23.000-TL ödeme yaptığını, kalan 40.000-TL borcunu ödemediğini, davalı tarafın itirazının iptaline  davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; HMK nın 222 madde hükmü kapsamında yapılan değerlendirmede davacının 2023 yılı ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu ve takip tarihi itibariyle davacının kayıtlarında  davalıdan 40.000-TL alacaklı olduğunu, davalıya usulüne uygun ihtara rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı için inceleme yapılmadığı, davanın niteliği gereğince huzurdaki davada ispat yükünün davacıda  olduğunı, yerleşik içtihatlar uyarınca davacının mal teslimi ile birlikte defter ve kayıtları ile alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacıya verilen kesin süre içerisinde mal teslimine ilişkin delil sunmadığı gibi celp edilen davalı yan BA kayıtlarında takibe dayanak faturanın KDV bildirimine konu edilmediğini, davacı tarafça sunulan ve davalı tarafından takibe dayanak fatura numarası yazılmak suretiyle dava dışı bankaya ait dekontta davalı tarafından 23.000-TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin kısmi ödeme kabul edilerek davanın kabul edilmesi gerektiği iddia edilmişse de söz konusu kısmi ödemenin fatura konusu kültür tuğlası nevi malın tamamının teslim edildiğini göstermediği, davalının eksik teslim sebebiyle kısmi ödeme yapmış olabileceği gibi bu delilin ispat yükünü davalı uhdesine geçirmeyeceği davacının takibe konu ettiği tutar uyarınca alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin 23.10.2023 tarihli ... numaralı 63.000-TL tutarında  fatura alacağının 23.000-TL kısmı davalı tarafça 23.10.2023 tarihinde müvekkili hesabına ödenmediğini, kalan 40.000-TL kısmının ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı hakkında takip başlatıldığını, davalı tarafın usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığını, müvekkili ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ise müvekkili defterlerinin delil vasfında olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2023 tarihi itibariyle takip dayanağı faturadan kaynaklı olarak davalıdan 40.000-TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğundan HMK 222/3 maddesi uyarınca müvekkilinin ticari defterleri müvekkili lehine delil olduğunu, davalı taraf ilgili faturaya istinaden fatura numarasını da belirtmek suretiyle ve hiçbir ihtirazı kayıt düşmeden \"Serdar ...-039 nolu fatura ödemesi\" açıklaması ile 23.10.2023 tarihinde 23.000-TL ödeme yaptığını, fatura numarasını atfen ve hiç bir ihtirazi kayıt düşmeden yaptığı ödeme fatura konusu malların teslim alındığını açıkça gösterdiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE : Dava, bir adet fatura bakiyesinin tahsili için başlatılan  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra  takibinde İstanbul Anadolu 9. İcra  Dairesinin ... sayılı takip dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 40.000- TL asıl alacak ile 1.103,84 TL faiz olmak üzere toplam 41.103,84 TL alacağın ,asıl alacağa takip tarihinden itibaren %48,50 oranda avans faizi işletilerek tahsili  için 09/01/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içinde takibe itiraz ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece; davalıya ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için yazılan talimat, talimat Mahkemesince davalı asilin sistemde kayıtlı bulunan e tebligat adresine davetiye tebliğ edilmesine rağmen dosyaya ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından davalının ticari defterleri incelenememiştir. Davacının ticari defterleri incelenerek verilen bilirkişi raporunda; davacının 2023 yılı ticari defter ve kayıtlarından envanter defterinin yazdırılmamış, (boş) olduğu defterlerin tasdik bilgilerinin tamam olduğu; davacının ticari defterlerinde faturasına karşılık davalıdan 40.000-TL alacaklı olduğu hususu tesbit edilmiştir.Davacı vekili, davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından HMK nın 222/3 maddesi uyarınca davacı ticari defterlerinin davacı lehine delil vasfında olduğunu ileri sürmüş ve ilk derece  mahkemesince davacı ticari defterlerinin lehine delil vasfında olduğu belirtilerek; verilen karar ile çelişki teşkil edecek şekilde gerekçede yer verilmiş ise de; davacının ticari defterlerinin tamamının birbirini doğrulaması şartı gerçekleşmemiş olup ;bu tesbit  envanter defterinin hiç yazdırılmamış olması nedeniyle yerinde değildir. Davacı ticari defterlerinin davacı lehine delil teşkil ettiğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı hallerde, davacının kanuna uygun ticari defterleri kapsamı davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. Ancak; davacı tarafından ticari defterlerine kayıt edilen faturanın BA bildirimine konu edilmediği tesbiti de yerinde değildir. Elektronik ortamda düzenlenmiş belgelerin form BA-BS ile bildirilme zorunluluğu 25 ocak 2021 tarihli tebliğ ile kaldırılmıştır. Ancak kağıt ortamında düzenlenen belgelerdeki bilgilerin bu formlara eklenmesine 2024 yılı ekim ayına kadar  devam edilmiştir. Davalının getirtilen 2023 tarihli BA bildiriminde iki ayrı KDV hariç 127.000-TL mal aldığının BA formunun 90.sırasında yer verildiği ve kaynağının e-belge olduğu belirtilmektedir. BA bildirimi davacı tarafından yapılmamış olsa da elektronik ortamda mal aldığı bilgisi vergi dairesinin sistemlerinde kayıtlıdır.Elekronik ortamda düzenlenen faturanın davalı nezdinde itiraz veya geri çevrilmediği BA formundan anlaşılmaktadır. Buna göre fatura davalı tarafından tebliğ alınmış ve itiraza uğramamıştır.Faturanın düzenlenme saati 16.04 olup; davalının kısmi ödemesi de  17.00;24 olup \"ödeme belgesine ...039 numaralı fatura ödemesi yapıldığı belirtilerek ödeme yapılmıştır. EFT dekontuna yazdığı  açıklama da davacının faturayı tebliğ aldığını ve kısmi ödeme yaptığını doğrulamaktadır. Faturayı tebliğ alıp; itiraz etmeden sistemde tebliğ aldığı faturaya, faturadan sonra kısmi ödeme yapan davalının bakiye bedelden sorumlu tutulması gerekirken,mal  teslimi usulen kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; elektronik ortamda düzenlenen belgelerin 2021 ocak ayından bu yana  BA bildirimi yapılma zorunluluğu olmasa da; davalının 2023 yılı BA formunda e-belge ile iki adet; fatura ile mal aldığı, faturanın elektronik ortamda düzenlendiği ve itiraz veya geri çevrilmediği, faturanın düzenlenmesinden  daha sonra ki saatte kısmi ödeme yapıldığı, davalının  tüm vakıaları inkar ettiği varsayılsa da tebliğ edilen fatura muhteviyatı malı teslim almadığını ileri sürmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. İstinaf nedenleri yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne, temerrüt kanıtlanamadığından  işlemiş faiz bakımından itirazın iptali isteminin reddine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu  1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2025 Tarih, 2024/232 Esas - 2025/639 Karar sayılı kararın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne; davalının  İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına vaki itirazının  40.000-TL asıl alacak  bakımından iptaline; asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacı talebi aşılmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,%20 oranda hesaplanan 5.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 2.732,40-TL karar harcından  davacı tarafından mahkeme veznesine  yatırılan 496,44-TL, icra veznesine yatırılan 205,52-TL olmak üzere toplam 701,96-TL harcın mahsubu ile kalan 2.030,44-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 1.129,56-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 6.000-TL bilirkişi ücreti ve 530-TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.530-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 6.335-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 320-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 310-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57c44eb111c62253","SID":"85bfa0191698821f"}}