{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/2167 <br>KARAR NO\t\t: 2025/2236<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN  <br>MAHKEMESİ  \t : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t  \t : 2020/401 Esas -  2022/408 Karar<br>KARAR TARİHİ  \t :19/04/2022<br>DAVA\t\t: Tazminat  <br>KARAR TARİHİ\t: 01/12/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 01/12/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/06/2018 tarihinde ... ili, ... ilçesi .... Mah. ... Sk. Üzerinde yapılan yol yapım çalışmaları sırasında davacıya ait fiber optik kabloların davalı çalışanlarınca zarar verildiği, zararın tazminin davalı taraftan talep edildiği, davalı tarafından ödenmediğini beyanla fazlaya ilişkni hakları saklı kalmak kaydıyla  18.826,54 TL hasar bedelinin olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının iddiasına göre haksız fiil nedeniyle oluşan zarar bakımından tarafların eylemlerinin oluşan zarar bakımından araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin hasar mahallinde çalışmasının olmadığını, asfalt yapım işinin ihale ile  dava dışı .... A.Ş ye verildiğini, yapılan işte davalı şirket işçilerinin çalışmadığını, davanın dava dışı .... A.Ş ne ihbar edilmesini , kabloların davacı tarafça ilim ve fen kurallarına uygun döşenip döşenmediğinin davacıın illiyet bağını ortadan kaldıracak düzeyde ağır veya müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini  belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sonucu verilen kararda özetle; 02/06/2018 tarihinde ... ili .... ilçesi ... Mah. .... Sk. Üzerinde yapılan yol yapım çalışmaları sırasında davacıya ait fiber optik kabloların davalı çalışanlarınca zarar verildiği, zararın tazminin davalı taraftan talep edildiği, davalı tarafından ödenmediği, oluşan zararın davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı ....AŞ vekili cevabında, zararın meydana geldiği yere ilişkin olarak müvekkilinin ihale ile '.İzmir ili merkez 1. Bölgesi muhtelif yollarda asfalt kaplaması işinin yüklenici... AŞ'ne ihale edildiğini, bu bölgede kendi işçilerinin çalışmadığını, bu sebeple sorumlu olmadıklarını belirtmiş ise de, 27.07.2021 tarihli raporun 6 ve 7.sayfası VIII/a bendinde belirtildiği şekilde ihale sözleşmesi kapsamında ihale veren makamın yüklenici firmayı denetim ve gözetim ve talimat verme yetkisinin bulunduğu,  bu sebeple Yargıtay içtihatlarına göre  davalının BK'nun 66.mdsine göre adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğu, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı.... AŞ tarafından, taşeron.... AŞ'ne ihale ile verilen,..ili,...ilçesi ... Mah. .... nolu sokaktaki yol yapım çalışmaları sırasında davacı şirkete ait alt yapı fiber optik telefon kablolarına zarar verdiği, rapor kapsamına göre, raporun 6. Sayfa kısmında belirtildiği şekilde davacı şirket tarafından telefon iletim hatlarının mevzuata uygun şekilde şartnameye uygun olarak yeterli derinlikte ve gerekli tedbirler alınarak döşenmediği, yüzeye yakın olduğu, davalı şirketin ihale ile iş verdiği taşeron firmanın da bilirkişi raporunun 7.sayfasında belirtildiği şekilde yol üzerinde bulunan telefon iletim hatlarını gösterir iz ve işaretlerin bulunduğu, buna göre gerekli özen gösterilerek kazı işlemlerinin yapılmadığı ve bu sebeple dava konusu hasarın oluştuğu, hasarın oluşumunda her iki tarafın da kusurlu olduğu, bilirkişi kurulunun kusur yönünden bilirkişilere kusur oranını belirleme yetkisini vermediği, kusur oranını belirleme durumunun hakimlerce yapılmasını belirtmiş olduğundan, alınan bilirkişi rapor kapsamına göre hasarın oluşumunda tarafların % 50 + % 50 oranında kusurlu oldukları, hasar bedelinin toplam 18.826,54 TL olduğu, % 50'sinin 9.413,27 TL olduğu, bu miktar zararın davalı şirketten tahsili gerektiği anlaşıldığından; davanın kısmen kabulü ile, 9.413,27 TL maddi zararın 02.06.2018 hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı .... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir. <br>DELİLLER                                :<br>Tüm dosya kapsamı.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda şirket zararının 18.826,54 TL. olduğu tespiti yapıldığından, tutar konusunda bir itirazları bulunmadığını, tazminat tutarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığından, yerel mahkemece takdir edilen %50 oranındaki kusur takdirine itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin kablolarının yeterli derinlikte olmadığı tespitine de itiraz ettiklerini, dinletmiş oldukları tanıkların , hasar sırasında olay yerindeki kabloların uygun derinlikte döşeli olduğunu teyit ettiğini,  kabul anlamına gelmemek üzere; velev ki, kablolar yüzeye çok yakın bir yerde bulunsa bile, gözlemci talep etmeyen, kazı ruhsatı almadan çalışma yapan ve hele hele özensiz ve tedbirsiz çalışan bir altyapı kuruluşunun tam kusurlu sayılması gerektiğini beyanla kısmen red kararının kaldırılmasını, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Zararın meydana geldiği iddia olunan yer ve zamanda müvekkil şirketin herhangi bir çalışması bulunmadığını, bu nedenle davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, bu bölgede anılı tarihte müvekkil tarafından ihale edilen işlere bakıldığında 2016/490016 İKN'lı ihale ile İZMİR İLİ MERKEZ 1. Bölgesi muhtelif yollarda asfalt kaplama yapılması işi'nin yüklenici ... Şirketi'ne ihale edildiğini,  davacı tarafça talep edilen ve bilirkişi raporlarında da rayiç bedel olarak kabul gören tazminat miktarının  fahiş olduğunu, çalışmanın 20-30 cm ile sınırlı olması ve davacı kablolarının 120 cm derinlikte olması gerektiğinden gözlemci talep etmediklerini ve bundan kaynaklı kusurlu kabul edilemeyeceklerini , faaliyet kamu hizmetine ilişkin olduğundan  avans faize hükmedilemeyeceğini, kusur oranının %50 olarak hesaplanmasının doğru olmadığını beyanla  kısmen kabul kararının ortadan kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Taraflar istinaf dilekçeleri dışında istinafa cevap dilekçesi sunmamışlardır. <br>G E R E K Ç E <br>Uyuşmazlık,  davacıya ait fiber optik  kabloların  davalı tarafından yaptırılan asfalt çalışması   sırasında zarar gördüğünden bahisle  maddi  tazminat isteğine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, yukarıda özetlenen gerekçelerle davanın  kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı  taraf vekilleri istinaf yasa yoluna başvurmuştur.<br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  HMK'nun 357. Maddesine göre de;  İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz,  maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>Bilindiği üzere;  6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.<br>6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre: \"Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.\" İkinci fıkraya göre de,  \"adam çalıştıran çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz.\" Fakat, özeni göstermemede kusuru bulunmaması adam çalıştıranı sorumluluktan kurtarmaz. Zira,  kusur aranmayan bir sorumluluk söz konusudur. Aynı Kanununun 61'inci maddesi uyarınca birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri  ve aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Anılan Kanunun 163/1'inci maddesi gereğince müteselsil borç ilişkisinde alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.<br>Yüklenici firmanın sözleşmenin yerine getirilmesi sırasında sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere verdiği zararlardan dolayı davalı iş sahibi ....AŞ'nin  adam çalıştıran sıfatıyla gözetimi altında ve talimatına uyarak çalışan yüklenicinin eylem ve işlemlerinden 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi gereğince sorumlu olduğu  kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı vekilinin husumete yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir.<br>Ayrıca, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı  gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. 6098  Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince maddi tazminatın kapsamı gerçek zarar ile sınırlıdır. Mal varlığına yönelik haksız eylemlerde gerçek zarar, mal varlığının haksız eylemden önceki durumuna gelmesi, bir başka anlatımla haksız eylem meydana gelmemiş olsa idi ne durumda olacak ise o duruma getirilmesi için gerekli olan tutardır. Bu durumda,  mal varlığında meydana gelen fiili eksilmenin yanında haksız eylem meydana gelmese idi mal varlığın olacağı durumdur. <br>Somut olayda, dava konusu yerde davalı tarafından 2016/490016 İKN'lı ihale ile ihbar olunan şirkete ihale edilen asfalt kaplama çalışması sırasında 02/06/2018 tarihinde davacıya ait fiber optik kabloların zarar gördüğü, bu zararın  ... İş Ortaklığı trafından onarılarak giderildiği, buna ilişkin 18.826,54 TL'lik 11/07/2018 tarihli fatura düzenlendiği, olaya ilişkin kolluk şikayetinde davacı çalışanı ve aynı zamanda eldeki davada tanığı olan ...'nun kolluk beyanında kabloların 30 cm derinlikte zarar gördüğünü, İDM 'de alınan beyanında 50 cm derinlikte zarar gördüğünü ifade ettiği, dava konusu çalışmanın kontrolünden sorumlu mühendis olan davalı tanığının da kabloların 30 cm derinlikte zarar gördüğünü beyan ettiği kayıtlarla sabittir.<br>Buna göre;  öncelikle kabloların 30-50 cm derinlik seviyelerinde zarar gördüğüne ilişkin kabulde ve bu kabul doğrultusunda; İDM'ce alınan 27/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının kablolarının teknik şartnameye aykırı şekilde yeterli derinlikte döşenmediği ve uyarı şeridi koymadığına dair tespitte ve  İDM'ce bu hususun müterafik kusur olarak kabul edilmiş olmasında dosya kapsamına, mevcut delil durumuna ve hukuka  aykırılık  bulunmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.<br>Diğer yandan, asfalt söküm ve kaplamaya ilişkin de olsa niteliği itibariyle kazı yapılması gerekeceği ve somut olayda yapıldığı çekişmesiz olan çalışma için kazı ruhsatı almadan gözlemci talebinde bulunmadığı gibi kablo güzergahının tespiti yönünden çalışma da yapmaksızın özensiz ve dikkatsiz davrandığı açık olan yüklenici firmanın  belirlenen bu kusuru karşısında davalının sorumluluğunun kabul edilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığından davalın vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Öte yandan, oluşan zararın kapsamı belirlenirken , tarafların zararın oluşumuna hangi oranda etki ettikleri yani müterafik (bölüşük) kusurlarının olup olmadığı belirlenerek, davacının zararın artmasında kusuru varsa, tazminat miktarı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine göre indirilmeli veya tamamen ortadan kaldırılmalıdır. <br>İDM'ce hükme esas alınan 27/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda  davacı tarafça sunulan faturaya konu işçilik ve malzeme giderlerinin zarar ve piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin zararın fahiş belirlendiğine yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. <br>İzah edildiği şekilde davacının belirlenen müterafik kusurunun ağırlığı, zarara etkisine göre, İDM'ce takdir edilen %50 müterafik kusur indiriminin somut olayın özelliğine uygun olduğu değerlendirildiğinden davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf nedenleri de kabul edilmemiştir. <br>Dava, tacirler arası haksız fiil sebebiyle alacak istemine ilişkin olup davacı, alacağın hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. TTK’nın 3. maddesi ve  3095 Sayılı Kanun’un 4089 Sayılı Kanun ile değişik 2/2 hükmü gereğince  davacı tacirin ticari faaliyetine konu zararına avans faizi uygulanmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin faiz türüne yönelik istinaf nedenleri de kabul edilmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekili ile  davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M  : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı  6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70-TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 615,40 TL'den mahsubuyla, bakiye 534,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 160,75 TL istinaf karar ve ilam harcının alınması gereken 643,02 TL'den mahsubuyla, bakiye 482,27 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,    <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>6-Artan gider avanslarının  yatıranlara iadesine,  <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca  01/12/2025 tarihinde KESİN olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e0a9cc30ce08d3b","SID":"27b1aac8af772c1b"}}