{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/517 Esas   2025/1177 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/517 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1177<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/162 Esas  2023/43 Karar<br><br>DAVA\t\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 30/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30/10/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  01/11/2021 tarihinde davacı şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı araç park halindeyken ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, başvuru konusu trafik kazasında hasar gören müvekkili davacıya  ait ... plaka sayılı aracın  kaza tarihi itibarıyla davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde kasko ile teminat altında olduğundan müvekkilin zararlarından davalı sigorta şirketinin  sorumlu olduğunu,  müvekkili davacının aracının pert olması nedeniyle, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 140.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak bahse konu ödemenin müvekkili davacının zararını karşılamaktan son derece uzak, eksik ve yetersiz olduğunu, dosya kapsamında yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi ile müvekkilin aracının yılı, kilometresi ve sair hususları değerlendirildiğinde araca biçilecek değerin  çok daha yüksek olacağını bildirerek   müvekkil davacının 01/11/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde  aracında meydana gelen hasardan dolayı aracın pert olması sebebiyle bakiye araç bedeline istinaden şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  KTK.nun 97.maddesine göre belirtilen evraklara göre davalıya  müracaat edilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının  talebini belirsiz alacak olarak ileri sürmesinin imkanı bulunmadığını, esasa ilişkin olarak da davayı kabul anlamında olmamak üzere sorumluluklarının poliçe ve teminat limitleri kapsamında olduğunu,  ... plakalı aracın kaza tarihinde birleşik kasko sigortasının bulunduğunu,  davacı tarafa 140.000,00.TL maddi tazminat ödemesi yaptıklarını,  gerçek zarardan sorumlu olduklarını, değer ve kazanç kaybının sigorta teminat kapsamı dışında kaldığını, ZMMS sigortası kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığının  ve kusur durumunun  tespiti gerektiğini, davacının beyan ettiği kusur oranını kabul etmediklerini, talep edilen faizin hatalı  olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin temerrüte düşmediğini, davacıya yapılan ödemenin yeterli olduğunu bildirerek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; ... plaka araca ait  Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (Tramer) hasar sigorta dosyaları ile dosya kapsamında  alınan iki farklı makine mühendisi bilirkişinin raporunun çelişmesi üzerine bu çelişkiyi gidermek üzere üçüncü bilirkişiye başvurularak  rapor alınmış  olup bu bilirkişilerden Makine Mühendisleri  ... ile ...'ın ayrı ayrı dosyaya sundukları farklı raporlarında, davalı şirketin  kasko poliçesine göre yapmış olduğu  140.000,00 TL ödemenin, kaza tarihindeki rayiç bedele uygun olduğu, pert-total tutarını tam karşıladığı, davacının aracının pert işleminden dolayı alacaklı olmadığı görüş ve kanaati belirtilmiş olup,  bu kapsamda Makine Mühendisi bilirkişiler ... ile ...'ın  ayrı ayrı sundukları raporları dosya kapsamına göre  hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek, buna göre davalı sigorta şirketi tarafından 140.000,00 TL ödendiğinden, davacı tarafın davalı taraftan tazminat talebi hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya  ait ... plakalı aracın 01/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında pert olduğunu,  kazanın ardından müvekkil zararının karşılanması maksadıyla 22/12/2021 tarihinde davalı tarafa başvuru yaparak aracın pert-total bedelinin ödenmesinin  talep edildiğini, başvuru tarihinden itibaren yaklaşık 2 ay sonra araç pert bedeli 140.000,00 TL  ödendiğini,  kaza tarihi-başvuru tarihi-ödeme tarihi arasında geçen sürede gerçekleşen enflasyon ile birlikte araç fiyatlarının  olağan dışı arttığını, dolayısı ile her ne kadar kaza ve ödeme tarihi arasında 2-3 ay gibi kısa bir süre olduğu görülse de bahse konu tarih aralığımda  maalesef ülkedeki  olağanüstü ekonomik dalgalanmalar ile araç piyasalarında önlemez bir artışın meydana geldiğini, bu sebeple her ne kadar kaza tarihindeki verilerle ödeme yapılması yeterli görülse de kaza tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen sürede enflasyon karşısında eriyen tazminat bedelinin davacının   zararını karşılamaktan son derece uzak ve yetersiz  olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ,  kaza tarihi ile davalı tarafından yapılan ödeme tarihi arasında geçen sürede yaşanan ekonomik krizin araç piyasalarına olan yansımaları da dikkate alınmak üzere davalı tarafından 07/02/2022 ödeme tarihi esas alınarak, rapor düzenlenmek suretiyle yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini  istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava; TTK'nun 1472. maddesi uyarınca kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>Dosya kapsamında yer alan Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi \"Genişletilmiş Kasko\" poliçesi incelendiğinde; davacı şirketin ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 12/12/2020- 12/12/2021 tarihleri arasında davacı ... Sigorta Şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince sigortalının avukatına 07/02/2022 tarihinde 140.000,00 TL ödeme  yapıldığının sigorta şirketince Mahkemeye sunulan hasar dosyası ile sabit olduğu  anlaşılmıştır.\t<br>\tDosya kapsamında yer alan makine mühendisi bilirkişi ... tarafından tanzim olunan 15/08/2022 tarihli kök ve 05/09/2022 tarihli ek raporda özetle;  ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın dava konusu kazada %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı davacıya ait aracın  kaza tespit tutanağına göre yolun sağında park yasağı bulunmayan noktada nizami bir şekilde durakladığından dolayı sürücüsünün kusursuz olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin olay tarihi olan 01/11/2021 tarihi itibarıyla 61.852,68 TL olup , aracın onarım bedelinin aracın ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki değerinin üzerine çıkmasıyla onarımın ekonomik olmadığı ve aracın pert-total olduğu, dava konusu aracın kaza anındaki gerçek ikinci el piyasa değerinin 145.000,00 TL, davalı tarafından 140.000,00 TL ödeme yapılmasıyla bakiye miktarın 5.000,00 TL olacağı tespit edilmiştir.<br>\tTarafların itirazı üzerine mahkemece makine mühendisi bilirkişi ...'dan alınan 04/11/2022 tarihli raporda özetle; 01/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacının ... plakalı aracının pert olmasından dolayı, davalı kasko sigorta şirketinin kasko poliçesine göre yapmış olduğu 140.000,00 TL ödemenin, kaza tarihindeki rayiç bedele uygun olduğu, pert-total tutarını tam karşıladığı, davacının aracının pert işleminden dolayı alacaklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>\tBilirkişiler ... ve ...'ın düzenlediği raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle bu çelişkinin giderilmesi amacıyla mahkemece makine mühendisi bilirkişi ...'dan alınan  19/12/2022 tarihli bilirkişi  raporunda özetle; dava konusu aracın kaza tarihindeki rayiç bedeli ile ilgili olarak dosya kapsamındaki bilgisayar çıktıları, aracın kasko değeri ve bilirkişi tarafından ... yetkili servislerinin ikinci el araç satan bölümlerinden yapılan araştırmada aracın ortalama rayiç bedelinin 140.000,00 TL olacağının belirlendiği, bu duruma göre, davalı sigorta şirketi tarafından 140.000,00 TL ödendiğinden, davacı tarafın davalı taraftan tazminat talebi hakkı olmadığı  şeklinde bilirkişi ... ile aynı yönde kanaat bildirildiği görülmüştür.<br>\tDavacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken kazaya karıştığını, aracın pert olduğunu, hasardan davalının sorumlu bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise  araç rayiç değerinin davacıya ödendiğini, poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davalının davacı aracının kasko sigortacısı olduğu, davalı tarafından sigortalı aracın pert olması nedeniyle davacıya 07/02/2022 tarihinde 140.000,00 TL ödendiği , davalının , davacı sigorta şirketi lehine düzenlenen ibranameyi ihtirazı kayıt ile imzaladığı  hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tUyuşmazlık, kasko sigortalı aracın pert total olması nedeniyle kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin ne kadar olduğu, davalının araç rayiç değerini düşük tespit ederek davacıya eksik hasar ödemesi yapıp yapmadığının tespiti  hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>\t6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.<br>\tKasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; \"onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>\tDavacı tarafça dava dilekçesinde ,  01/11/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının  aracında meydana gelen hasardan dolayı aracın pert olması sebebiyle bakiye araç bedeline istinaden şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği görülmüştür.<br>\tDavacı vekilince her ne kadar  kaza tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen sürede enflasyon karşısında eriyen tazminat bedelinin davacının   zararını karşılamaktan son derece uzak ve yetersiz  olduğunu bildirerek istinafa gelinmiş ise de, davacının dava dilekçesindeki talebinin eksik ödendiği iddia olunan  hasar bedelinin  davalıdan tahsili talebine ilişkin olup, davacının  eldeki davada hasar bedelinin geç ödenmesinden kaynaklı munzam zarar talebi bulunmadığı, somut olayda  kasko sigorta şirketinin kasko poliçesine göre yapmış olduğu 140.000,00 TL ödemenin, davacının aracının  kaza tarihindeki rayiç bedeline uygun olduğunun  bilirkişi makine mühendisleri  ... ile ...'ın aynı yöndeki denetime elverişli bilirkişi raporları ile sabit olduğu , hal böyle olunca  davalı sigorta şirketi tarafından davacının gerçek zararı olan  140.000,00 TL hasar bedelinin davacıya eksiksiz   ödendiğinden, davacı tarafın davalı taraftan bakiye hasarının tazmini talep hakkı bulunmadığı anlaşılmakla , mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2025<br><br>Başkan -              Üye -                 Üye -               Zabıt Katibi <br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48fb9a129361a6b8","SID":"b0e4639d41991cf0"}}