{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2110 <br>KARAR NO\t: 2025/1587<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/06/2022<br>NUMARASI\t: 2020/703 Esas - 2022/715 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 08/10/2020<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında cari hesaba ilişkin ticaret yapıldığını, davalı tarafça cari hesap borcunun ödenmediğini; bu nedenle davalıya karşı Büyükçekmece 1. icra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ancak tarafların anlaşamadığını; huzurda görülen davanın itirazın iptali davası olmadığını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine talep etmiştir.<br>ISLAH :Davacı vekili 02.06.2022 tarihli dilekçesi ile; 10.000-TL olarak talep ettiği alacağını 405.344,57 -TL olarak ıslah etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili; davacının cari hesaba dayalı alacak iddiasının hukuka aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki gereğince davalının davacıdan teslim aldığı fatura ve fatura içeriği malların bedelini davacı tarafa ödediğini, davalının davacıya borcunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği,davalı tarafça kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğinden sadece davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı; davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu; davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 412.344,57 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,  HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defterlerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğunun kabul edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi ile ödeme definde bulunulduğu, davalı tarafından ödeme iddiasını ispatlayacak delil sunulmadığı, davalı tarafça açıkça yemin deliline dayanılmadığı gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne; taleple bağlı kalınarak 10.000-TL'nin dava,kalan 395.344,57- TLye ıslah tarihinden itibaren yasal faiz  işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; 26/01/2021 tarihli duruşmada; kesin süreli ihtara rağmen davacının ara kararı yerine getirmediğini, davacının bilirkişi deliline dayanmasına ve ticari defterlerinin incelenmesine muvafakat etmediklerini, davacının ticari defterlerine kaydettiği faturaların, faturalar içeriği malların teslimine ilişkin irsaliyeler getirtildikten sonra rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile rapor düzenlendiğini,cari hesap ilişkisi içerisinde davacıdan teslim alınan fatura ve malların bedelinin davacıya ödendiğini, Mahkemenin dosya kapsamıyla örtüşmeyen \"davalı tarafından cevap dilekçesi ile ödeme definde bulunulduğundan dava konusu edilen fatura içeriğindeki malların davalıya teslim edildiği\" gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek  kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:\tDava, cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın \"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması\" başlıklı 222. maddesi \"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) \" şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece taraf vekillerinin huzurunda  25.05.2021 tarihli duruşmada inceleme  ara kararı verilerek ticari defterlerin ibrazı istenilmiş,davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.Ara kararı  doğrultusunda davacı tarafa ait ticari defterlerin ibraz edildiği alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olmakla sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 412.344,57 TL. alacaklı olduğu, alacağın dayanağının davacının düzenlediği faturalar, muavin defter ve cari hesap dökümleri olduğu hususları tespit edilmiştir. Delil avansı kapsamında mahkemece davacı tarafa bilirkişi ücreti yatırması için kesin süre verilmişse de; davacı vekilinin ara karardan rücu talebi üzerine  26/01/2021 tarihli ara kararda tebligat giderlerinin masraf kalemi olarak yazılmadığı, dava açılırken davacı tarafça 250-TL gider avansı yatırıldığı, ara karar tarihi itibariyle gider avansından kalan 210-TL. miktarın tebligat için yeterli olması nedeniyle kesin süreye ilişkin ara karardan rücu edilmesinde isabetsizlik olmadığından, kesin süreye uyulmadığından davacı ticari defterlerine delil olarak dayanılamayacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle;davacının lehine delil vasfında olan ticari defterleri kapsamının davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınması ve bu defter kayıtlarına göre karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının ticari defterleri ile alacağını kanıtladığı anlaşıldığından davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar  verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 27.689,09-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 6.922,28-TL harcın mahsubu ile kalan 20.766,81-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,   Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK'nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34c5171f1dd9b154","SID":"7c9e4a51caecde0b"}}