{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2695 <br>KARAR NO\t: 2025/1805<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 11/10/2022<br>NUMARASI\t: 2021/626 Esas - 2022/645 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ...'ın 11/11/2020 tarihinde yolcu olarak bulunduğu ... sayılı araç sürücüsünün manevra yeteneğini yitirerek neden olduğu trafik kazası sonucunda öldüğünü, davacının ölen eşinin desteğine muhtaç olduğunu, ölenin ... 'da güvenlik personeli olarak çalıştığını, davaya karışan aracın davalı sigorta şirketince güvence altına alındığını, sigorta şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini, davacının mirasçı sıfatıyla değil destekten yoksun kalan sıfatıyla ve sürücünün tam kusuru ile meydana gelen kazalarda dahi işletenin vefatı halinde dava ve tazminat hakkının bulunduğu ileri sürülerek 11/11/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile; toplamda 410.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta limitleri dahilinde davalıdan alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanması gerektiğini, dosyada destek payları ayrılmadan davacı lehine poliçe limiti üzerinden tazminat hesaplandığını, deliller arasında bulunan müteveffanın nüfus kaydını gösteren belgede müteveffanın eşi ve 3 çocuğunun olduğu görüleceğini, bilirkişi hesaplaması yapılırken destek payları hesaplanmadığını, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.   Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, davacının 11/11/2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada yolcu olan ve aynı zamanda kazaya karışan aracın işleteni müteveffa ...'nın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır.HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde  karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın  357/1. maddesinde de  Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların  dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı  düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamından hükme esas alınan aktüerya raporunun, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekiline HMK'nın 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin rapora destek paylarının hesaplanmadığına ilişkin itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde aktüerya raporundaki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden aktüerya raporundaki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 28.007,10 TL harçtan peşin alınan 7.002,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.004,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"008927988a72cab4","SID":"fe3d586be94cc46a"}}