{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   17. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1693 - 2025/1882<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t              : 2024/1693 <br>KARAR NO\t              : 2025/1882<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/816 Esas ve 2024/17 Karar<br><br>DAVACI\t: ... TARIM ÜRÜN.PLASTİK İTH.İHR.SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. A<br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit ve İstirdat (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t               : 11/12/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 11/12/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/01/2024 Tarih, 2022/816 Esas ve 2024/17 Karar  sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br> Müvekkilinin ... Mah. ... Cad, no:827/A ... adresindeki ... tesisat nolu soğuk hava deposu olarak faaliyet gösteren işyerine 10/05/2022 tarihinde abone olunduğunu, bu tarihten sonra enerjiyi bağlamaya gelen ... personellerince önceki abone ile müvekkili arasında muvazaa olduğu müvekkilinin şimdiki aboneliği ile önceki aboneliğinin devamı olduğudan bahisle işlem yapıldığını ve 26/05/2022 tarihli ... numaralı dava konusu edilen ilk kaçak kullanım tutanağı ve 11.750,95 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini, bu tutarın 05/08/2022 tarihinde 14.003,66 TL olarak ödenildiğini, akabinde 10/08/2022 tarihli ... numaralı diğer dava konusu kaçak tutanağı ve 452.120,78 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini, 26/05/2022 tarihli tutanaktaki elektrik kullanımının aboneliğin başlamasından kaynaklı 1,5 kat sayı, 10/08/2022 tarihli tutanaktaki elektrik kullanımının gerek aboneliğin başlamış olması gerekse zaruri hal kapsamında olması sebebiyle 2 kat sayı esas alınarak hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... Arabuluculuk bürosunun ... sayılı dosyasından yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığını bu nedenlerle davanın kabulü ile davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile davalıya yapılan ödeme miktarlarına ilişkin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:<br>  Davacının haksız ve yersiz davasını kabul etmediklerini, dava dilekçesinde yer alan ve müvekkili şirkete yönelik asılsız ithamları da kabul etmediklerini, dava konusu tesisata ilişkin olarak 10.05.2022 tarihinde davacı şirket tarafından ... nolu tesisata aboneliğin alındığını, 14.05.2022 tarihinde gidildiğinde endeks kaybı görüldüğü için 26.05.2022 tarihinde işlem yapıldığını, davacı tarafça bu borcun 05.08.2022 tarihinde ödendiğini, 09.08.2022 tarihinde gidildiğinde enerji odasının kilitli olduğundan işlemin yapılamadığını, 10.08.2022 tarihinde tekrar gidilmiş olduğunu ve enerjinin açıp kullanılmasından dolayı kaçak işleminin uygulandığını, davacı şirketçe mevzuata aykırı şekilde elektrik kullanımının yapıldığını, davacı tarafça her ne kadar abonelik alındığı ileri sürülmüşse de, açmaya gidildiğinde kaçak olarak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, başarısız kapatılan her açma siparişlerinde sistemin yeniden açma siparişini üretmekte olduğunu, 14.05.2022 tarihli kayıp endeks kaçak nedeniyle açma işleminin yapılmadığını, ... numaralı tutanak için kesilen elektriğin açılıp kullanılması üzerine 26.05.2022 -10.08.2022 tarih aralığına sayaç üzerindeki endeks farkının dikkate alınarak hesap yapıldığını, ... numaralı tutanak için kesilen elektriğin açılıp kullanılması üzerine 10.05.2022 - 26.05.2022 tarih aralığına sayaç üzerindeki endeks farkının dikkate alınarak hesap yapıldığını, ... numaralı tutanak için kesilen elektriğin açılıp kullanılması üzerine 20.04.2022-10.05.2022 tarih aralığına sayaç üzerindeki endeks farkının dikkate alınarak hesap yapıldığını, düzenlenen tutanak ve tahakkuk hesaplamalarının usul ve yönetmeliğe uygun olup söz konusu kaçak tutanaklarının da HMK'nın 204/2 hükmü gereği kesin delil niteliğinde olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle tutanakların aksinin yalnızca kesin delil ile ispatının mümkün olduğunu, açıklanan nedenlerle, davacının davasının reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece \"....Sonuç olarak; 26/05/2022 tarihinde yapılan kontroller sırasında, davacının kaçak elektrik enerji tüketimi yaptığının tespit edildiği, davalı şirket görevlilerince kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tutanak tanzim edildiği, 11.750,95 TL fatura tahakkuk edildiği, 10/08/2022 tarihinde öncesinde enerjisi kesilen ve mühür altına alınan sayacın enerjilendirilerek sayaçtan geçecek şekilde tüketim yapıldığının tespit edildiği, 452.120,78 TL fatura tahakkuk edildiği, 17/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda: \"26.05.2022 ve 10.08.2022 tarihli kaçak tutanaklarında, belirtilen kaçak kullanım şeklinin; perakende satış sözleşmesiz tüketim yapıldığı tespiti üzerine tanzim edildiği ancak, davacının 10.05.2022 tarihinde dava dışı ...'nın kayıtlı abonesi olduğu, gerek mevcut belgelerden, gerekse taraf beyanlarından anlaşıldığından, davalı ...'ın özellikle 26.05.2022 tarihli ilk kaçak tutanağını, yönetmelığın 43.(5) maddesine uygun olmayarak, aboneliği olan davacının, abone olmadığı kabulüne göre işlem yapılmasının hatalı olduğu dava konusu kaçak tüketim faturalarının iptal edilerek, davacının kullandığı ve sayaç tarafınıdarı kaydedilmiş olan gerçek tüketim miktarları baz alımarak 1,5 veya 2 katı cezalı olmayan normal tarifeden tahakkuk yapılması gerektiğinden\" tespit edildiği, bilirkişi  raporunun usule oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek yönetmeliğe göre normal tahakkuktan hesaplanan 233.894,35 TL elektrik tüketiminin belirlendiği, davacının bahse konu kaçak elektrik tutanaklarından sorumlu olmamasına rağmen taleple bağlı kalınarak 26/05/2022 tarihli ve 10/08/2022 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı kapsamında tahaakuk ettirilen toplam fatura tutarı 463.871,73 TL olan faturaların 226.060,39 TL sinden borçlu olmadığının tespitine ve ödenen 226,060,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Buna göre; Davanın KABULÜ ile Davacının 26/05/2022 tarihli ve 10/08/2022 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı kapsamında tahaakuk ettirilen toplam fatura tutarı 463.871,73 TL olan faturaların 226.060,39 TL sinden borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacı tarafından yatırılan 226,060,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE ....\" karar verilmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br> İlk derece mahkemesi kararının hukuka ve usule aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, raporda eksik hesaplamanın yapıldığını, ayrıca her ne kadar davacı tarafça dava değeri 60.000,00 TL gösterilmiş ise de talep ve sonuç kısmında 50.000,00 TL kısmı için talep edilmiş olduğunu ve dava dilekçesinin içeriğinde tüm borçlar için talepte bulunulmuşsa da bu hususun açıklanmadan ve eksik harçla kararın hükmedildiğini, kısmen kabul, kısmen redde rağmen karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğunu, dava dışı ... adlı şirket mevcutken kesilen enerjinin ne zaman açıldığını müvekkili şirketin bilme imkanının olmadığını, zira davacı abone olduktan sonra enerji açmaya sahaya gidildiğinde enerjinin açık olduğunun görülmüş olduğunu ve tutanağın düzenlendiğini, buna rağmen 26.05.2022 tarihli tutanağın davacının abone tarihine göre ayrıştırıldığını, davacı kaçak kullanımını sadece tüketimi etkileyecek müdahaleler olduğunu düşündüğünü, halbuki davacıya tutulan tutanakların niteliğinin mühür fekki olduğunu, yani sadece endeks farkının faturalandırıldığını, ikinci tutanak da ise tamamen davacının orada olduğu dönemde tutulmuş olduğunu, ilk tutanak da davacının abone olduğu tarihe göre ayrıştırıldığını, davacının “enerjiyi biz açmadık, bizden öncekiler açtı, bu nedenle tutanak muhatabı biz olmayız” beyanının doğru olmadığını, abonelik tarihi sonrası endeks kaybının davacı döneminde mevcut olduğunu, bu nedenle davacı adına olmak zorunda olduğunu, dava konusu tesisata ilişkin olarak 10.05.2022 tarihinde davacı şirket tarafından abonelik alınmış olduğunu, 14.05.2022 tarihinde gidildiğinde endeks kaybı görüldüğü için 26.05.2022 tarihinde işlemin yapıldığını, davacı tarafça bu borcun 05.08.2022 tarihinde ödenmiş olduğunu, 09.08.2022 tarihinde gidildiğinde ise enerji odası kilitli olduğundan işlemin yapılamadığını, 10.08.2022 tarihinde tekrar gidilmiş olduğunu ve enerjinin açıp kullanılmasından dolayı kaçak işleminin uygulandığını, davacı şirketçe mevzuata aykırı şekilde elektrik kullanımının yapıldığını, davacı tarafça her ne kadar abonelik alındığı ileri sürülmüşse de açmaya gidildiğinde kaçak olarak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, ... numaralı tutanak için kesilen elektriğin açılıp kullanılması üzerine 26.05.2022 - 10.08.2022 tarih aralığına sayaç üzerindeki endeks farkının dikkate alınarak hesap yapıldığını, ... numaralı tutanak için kesilen elektriğin açılıp kullanılması üzerine 10.05.2022 - 26.05.2022 tarih aralığına sayaç üzerindeki endeks farkının dikkate alınarak hesap yapıldığını, ... numaralı tutanak için kesilen elektriğin açılıp kullanılması üzerine 20.04.2022 - 10.05.2022 tarih aralığına sayaç üzerindeki endeks farkının dikkate alınarak hesap yapıldığını, düzenlenen tutanak ve tahakkuk hesaplamalarının usul ve yönetmeliğe uygun olup söz konusu kaçak tutanaklarının da HMK'nın 204/2 hükmü gereği kesin delil niteliğinde olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle tutanakların aksinin yalnızca kesin delil ile ispatının mümkün olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan faturalar nedeni ile davalı şirkete borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı ... personelleri tarafından davacı şirket hakkında 26/05/2022 ve 10/08/2022 tarihli   kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağının düzenlendiği, bu tutanaklara istinaden davacı hakkında toplam 463.871,73 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacının kaçak elektrik kullanmadığı gerekçesi ile bu tutanaklar nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve yapılan ödemelerin isadesi istemi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/816 Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit ve istirdat davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 11/01/2024 Tarih, 2022/816 Esas ve 2024/17 Karar sayılı karar ile \"Davanın kabulü ile davacının 26/05/2022 tarihli ve 10/08/2022 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı kapsamında tahaakuk ettirilen toplam fatura tutarı 463.871,73 TL olan faturaların 226.060,39 TL sinden borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından yatırılan 226,060,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verildiği, davalı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.<br>\"<br>Davaya konu 26/05/2022 ve 10/08/2022 tarihli tutanakların bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde bu tutanakların  aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı sabittir. <br>Diğer taraftan, ilgili yönetmelik hükümleri 43. Maddesi özellikle;<br>“(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.<br>(7) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir.\" şeklinde olup menfi tespit davalarındaki genel kural birlikte değerlendirildiğinde; ispat yükü, abonesi olan davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden davalı şirkete aittir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2021 Tarih, 2021/4894 Esas ve 2021/10580 Karar sayılı ilamı) <br>Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;<br>Davacı şirketin \"... Mah. ... Cad. No:927/A ...\" adresinde 10/05/2022 tarihinde başlayan elektrik aboneliğinin bulunduğu, davacının aboneliğinin bulunduğu adrese ilişkin olarak davalı şirket tarafından önceki kullanıcı ... Taşımacılık hakkında 20/04/2022 ve 26/05/2022 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanaklarının düzenlendiği, ... Taşımacılık hakkında düzenlenen 26/05/2022 tarihli ve 16:51 saatli tutanağın \"yükümlülüklerini yerine getirmeden kesilen elektriği açarak kullanma\" gerekçesi ile düzenlendiği, akabinde davalı şirketin 26/05/2022 tarihli (... Taşımacılık ile aynı gün) ve 17:00 saatli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağını bu kez davacı şirketi hakkında \"ikili anlaşma olmaksızın tüketim yapılması/ pss'siz kullanım\" gerekçesi ile düzenlediği, yine davacı şirket hakkında10/08/2022 tarihli ve \"ikili anlaşma olmaksızın tüketim yapılması/pss'siz kullanım\" gerekçeli ikinci kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağını düzenlediği, her ne kadar davacı şirket tarafından davacı hakkında PSS'siz elektrik kullanılması nedeni ile kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlenmiş ise de davacının dava dışı ... Elektrik Perakende ve Satış A.Ş. İle kaçak elektrik tüketimi yapıldığı iddia olunun taşınmaza ilişkin olarak abonelik sözleşmesinin bulunduğu, davacının abone sıfatına sahip olmasına ve elektriğin sayaçtan geçirilerek (sayaca müdahale yapıldığına yönelik bir iddia ve ispatın bulunmaması nedeni ile) kullanılmasına karşın davalı şirketin davacı hakkında  \"ikili anlaşma olmaksızın tüketim yapılması/pss'siz kullanım\" gerekçeli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlemesinin hatalı olduğu, davalı şirketin 30/05/2018 tarihli yönetmelik hükümleri gereğince kaçak elektrik enerjisi tüketimini tespit ederken tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, davalı şirketin ise tespitini doğru bulgu ve belgeye dayandırmadığı, yönetmelik 42. Maddesinde tanımlanan ilkelere aykırı olarak kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağını düzenlediği, 17/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda da açıklanan tespitlere dayanarak sayaçtan geçen elektrik tüketimi hesabı yapmak sureti ile davacının borçlu olduğu miktarı tespit ettiği,  istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde mahkemece usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının isabetli olduğu, davacının 28/12/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile açıkça 226.060,39 TL fazla ödenen bedelin iadesi isteminde bulunduğu, başlangıçta 60.000,00 TL üzerinden nispi harcın alındığı, ıslah ile artırılan kısım yönünden de nispi harcın tamamlandığı, ilk derece mahkemesince de davanın kabulü ile davacının 26/05/2022 tarihli ve 10/08/2022 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı kapsamında tahakkuk ettirilen toplam fatura tutarı 463.871,73 TL olan faturaların 226.060,39 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından yatırılan 226,060,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik hüküm kurulduğu, nispi harç eksikliği bulunmadığı gibi davanın tam kabulüne karar verilmesi nedeni ile davalı yararına vekalet ücreti taktir edilmemesinin de doğru bir yaklaşım olduğu, tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılarak reddine karar verilmiştir.<br>Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.442,19 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.860,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.581,64 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVALIDAN  tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,<br>6-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun  359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından  tebliğe çıkartılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi  nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025<br>\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9308f7532c7d5be6","SID":"743d5160dedfc328"}}