{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1778 - 2025/2027<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1778 <br>KARAR NO\t: 2025/2027<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/285 E.  -  2023/177 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/05/2023 tarih ve 2022/285 E. - 2023/177 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin dünya çapında ve ülkemizde başta enerji içecekleri sektöründe olmak üzere çok iyi tanınan bir firma olduğunu, Türkiye’de ve dünyada \"... ...\" markalı ürünlerinin tanıtımı için milyonlarca Euro harcadığını, \"... ...\" ürünlerinde kullandığı \"...\" markasının da halihazırda dünyanın 32 ülkesinde tescilli durumda olduğunu, dünya çapında yapılan tüketici araştırmalarında tüketicilerin büyük bir çoğunluğunun “...” markasını duyduğunda ve gördüğünde aklına müvekkilinin geldiğini beyan ettiklerini, ayrıca 2019/82386, 2019/16947, 2010/82793, 2017/113638 ve 2017/12135 sayılı \"...\", \"... ...\" ve \"...\" ibareli markaların 32. sınıf mallarda müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı gerçek kişinin 2020/143654 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediğini, Türkçe’de \"...\" anlamına gelen \"... ...\" markaları ile \"...\" ibareli müvekkili markaları ile dava konusu başvurunun, ortalama seviyedeki tüketiciler nezdinde karıştırılması ihtimalinin yüksek olduğunu, ayrıca \"...\" markaları ile dava konusu \"...\" markasının ilk kelimeleri ve ikinci kelimenin baş harfleri yönünden birebir aynı olduğunu, karşılaştırılan bu markalar arasında sadece 4 harf farklılığının bulunduğunu, karşılaştırılan markalarda farklı olan \"...\" ve \"...\" kelimelerinin her ikisinin de birer hayvan adı olduğunu, taraf markalarının bu özelliği yani konseptleri itibariyle de benzeştiğini, internet arama motorlarında \"... enerji içeceği\" şeklinde bir arama yapıldığında ilk çıkan sonuçların, müvekkilinin markaları ve ürünleri olduğunu, nitekim \"...\" ibareli markalara karşı müvekkilinin yaptığı itirazların davalı Kurum tarafından haklı olarak kabul edildiğini, huzurdaki davaya konu kararın bu emsal kararlar ile de çeliştiğini, ayrıca 32. sınıf mallar yönünden müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde davalının, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanacağı gibi bu markaların itibarının zedeleneceğini ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-6223 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın 32. sınıftaki mallar ile bu malların satışına yönelik 35. sınıf hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, genel izlenim itibariyle taraf markalarının görsel, kavramsal ve fonetik olarak birbirlerinden farklı bulunduğunu, bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer markalar olmadığını, dava konusu markada geçen \"...\" kelimesinin bir rengin adı olması nedeniyle markasal hüviyette kimsenin tekeline verilemeyeceğini, davacının tanınmışlığa dayalı iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDiğer davalı, davaya cevap vermemiştir.  <br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şahıs marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunmadığı, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen  emtianın tamamı açısından emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen emtianın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin yüksek olmadığı, dava konusu edilen emtia yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının \"tanınmışlık\" iddiasının, dava konusu edilen emtia yönünden davalının markasının tesciline/hükmüne bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.       <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin önceki tarihli tescilli markalarıyla karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzer bulunan davaya konu marka başvurusunun, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerekirken, aksi yönde verilen kararın yerinde olmadığını, \"...\" anlamına gelen \"... ...\" ibareli müvekkili markasının, ilk kelimesi olan \"...\" ibaresinin de tek başına tescilli bulunduğunu, yine doğrudan Türkçe olarak \"...\" ibaresinin tescilli olduğunu, müvekkilinin hem müstakil olarak hem de tanınmış \"... ...\" markasının ilk unsuru olan \"...\" ibaresinin Türkçe karşılığının, tıpkı müvekkilinin \"...\" markasındaki gibi dava konusu başvuruda aynen kullanıldığını, aynen kopyalanan \"...\" kelimesinin devamına ise yine \"B\" harfi ile başlayan başka bir hayvan adı olan \"...\" kelimesi getirilerek, çok benzer bir marka başvurusu oluşturulduğunu, müvekkilinin \"...\" markasının ilk kelimesi aynen korunarak oluşturulan \"...\" şeklindeki bu tamlamanın, müvekkilinin markasından sadece 4 harf ile farklılaştığını, dava konusu marka başvurusunun 32. sınıfta yer alan mallar üzerinde kullanılması halinde, bu malların doğası gereği marka kullanımının da küçük boyutta olacağını ve başvurunun, müvekkilinin markasından ayırt etmenin çok zorlaşacağını, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin yahut bunlara işaret eden konseptin müvekkili markalarında sıklıkla kullanıldığı da göz önüne alındığında, davanın kabulünün gerektiğini, başvuru markasının, müvekkili markalarının serisi gibi algılanabileceğini, öte yandan müvekkili markalarının tanınmışlığının, hem benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde göz önünde bulundurulması hem de ayrı bir ret/hükümsüzlük gerekçesi olarak dikkate alınması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin, taraf markaları arasında benzerliğin bulunmadığından bahisle tanınmışlığın uyuşmazlığa bir etkisi olmayacağı yönündeki tespitinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"... ...\", \"...\" ve \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı ve bir renk adı olan \"...\" ibaresinin, taraf markalarında ortak olarak yer almasının, markaların karıştırılmasına yol açmayacağını, taraf marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmalarının da başvurunun tesciline engel olmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br><br>Üye<br><br> <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c19b544d22789bd","SID":"5d00b51e12aa1435"}}