{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1709 - 2025/2021<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1709 <br>KARAR NO\t: 2025/2021<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/413 E.  -  2022/352 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/11/2022 tarih ve 2021/413 E. - 2022/352 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili Şirketin, elbise askı imalatı alanında Türkiye lideri ve dünya üçüncüsü konumunda olduğunu, yurt dışında birçok ülkede fabrikaları bulunduğunu, internette bulunan elbise askılarının büyük çoğunluğunun müvekkili tarafından üretildiğini, bu kapsamda dava konusu 2021/002699 sayılı elbise askısı tasarım başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin bu başvuruya yaptığı itiraz üzerine müvekkili başvurusunun reddedildiğini, oysa davalı itirazında sunulan sözde delillerin, tarihi belirsiz ve şüpheli kataloglar ile bir kısım internet görsellerinden oluştuğunu, davalı Kurum tarafından bu delillerin sıhhati hususunda en ufak bir irdeleme yapılmadan müvekkili tasarımının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, oysa günümüzde istenen tarihi içeren katalog, dijital katalog yapılmasının mümkün olduğunu ve birkaç baskı alınabildiğini, katalogların, broşürlerin kesin delil veya kuvvetli delil hatta delil başlangıcı niteliğinde dahi olmadığını, bunların ancak şüpheli delil niteliğinde kabul edilebileceğini, şüpheli delillere dayalı olarak yenilik ve ayırt edicilik hususlarında karar verilmesinin mümkün olmadığını, itiraza gerekçe gösterilen internet sitesindeki görsellerin de kesin delil oluşturamayacağını, katalog ve internet sitelerinde yer alan görsellerin çoğu zaman tasarım kıyaslaması yapmaya elverişli olmadığını, dava konusu ürünün, esasen çok teknik ve tasarım değişikliğine elverişli bulunmadığını, palto, gömlek, pantolon ve etek gibi alt ürün askılarında amacına uygun olarak kanca, kol, bar ve mandal bulunmasının teknik zorunluluk olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle iki tasarım yan yana ya da farklı değerlendirildiğinde, modellerin karıştırılma ihtimalinin olmadığını, redde dayanak yapılan internet görselleri ile kısmen reddedilen tasarım arasında gerek bütünde gerekse ufak parçalarda en ufak bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2021/T-924 sayılı kararının iptaline, tescil başvurusunda bulunulan 2021/002699 numaralı tasarımın tescil işlemlerinin tamamlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımların tescil şartlarını taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkilinin diğer davalı Kurumu ya da mahkemeyi yanıltmak için yeni bir katalog oluşturmasının söz konusu olamayacağını, müvekkili tarafından dayanak gösterilen katalogların gerçek kataloglar olduğunu, davacının tasarım başvurusuna itiraz edilirken müvekkilinin dayandığı tek gerekçenin de bu kataloglar olmadığını, dava konusu tasarım başvurusuna konu askı tasarımlarının benzerlerinin birçok üretici tarafından yıllardır kullanıldığını, davacının harcı alem tasarımları tescil ettirerek, piyasa üzerinde baskı kurmaya, tekel oluşturmaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı yana ait dava konusu 2021/002699-2,4 sıra numaralı tasarımların, davalı yana ait itiraza gerekçe gösterilen kataloglarda yer alan SP ve NF kodlu ürünler karşısında ayırt edici olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davaya konu 2021/T-924 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.       <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı Şirketin kendisine ait olduğunu iddia ettiği dijital katologa dayanarak itirazda bulunduğunu, dijital kataloğun hangi tarihte üretildiğinin net olmadığı gibi tarih değişikliği yapılmasının da çok kolay olduğunu,  dijital katalogda yer alan fotoğrafın tek açıdan göründüğünü, bu görsele dayalı olarak 3 boyutlu bir tasarım kıyaslaması yapılmasının hatalı bulunduğunu, davalı Kurum uzmanları ve bilirkişilerin, dijital kataloğun sıhhatini dikkate almadan ve sadece bir açıdan çekilen fotoğraflarla 3 boyutlu bir tasarımı kıyaslaması yapmalarının kabul edilemeyeceğini, dava konusu YİDK kararında, 2021/002699/2,4 sıra nolu tasarımın, davalı Şirketin 2019 yılı kataloğunun 5. sayfasında yer alan SP ve NF kod numaralı ürün karşısında yenilik ve ayırt  edici olmadığının açıklandığını, bu kararının hatalı olduğu gerekçesiyle eldeki davanın açıldığını, yapılan yargılamada ise çok farklı yeni delillerin, başka tarihli dijital katalogların incelendiğini ve buna dayalı olarak rapor oluşturulduğunu, mahkeme kararının da bu rapora dayandığını, dolayısıyla bu şekilde verilen mahkeme kararın hatalı bulunduğunu, günümüz internet ve dijital çağında, geçmiş tarihli broşür, katalog, dergi vs. hazırlanmasının, en fazla birkaç saatlik işlem olduğunu, kataloglar ve broşürlerin kesin delil veya kuvvetli delil olmadığını, hatta delil başlangıcı niteliğinde dahi bulunmadığını, bunların ancak şüpheli delil niteliğinde kabul edilebileceğini, <br>internete konulan fotoğrafların paylaşım zamanını tam olarak tespit etmenin imkansız olduğunu, davalı Kurumun bu hususta google zaman aralıklı arama, archive org, müşteri yorumları ve site içinde yer alan tarihlere dikkat ederek karar verdiğini, fakat bunların güvenilir olmayıp çoğu zaman yanıltıcı bulunduğunu, katalog ve internet sitelerinde yer alan görsellerin çoğu zaman tasarım kıyaslaması yapmaya da elverişli olmadığını, zira tek açıdan sunulan <br>fotoğraflarla 3 boyutlu tasarımları kıyaslamanın doğru sonuç vermeyeceğini, tasarım hukukunun aradığı bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bakıldığında karşılaştırılan ürünlerin benzer bulunmadığını, <br>müvekkili tasarımlarının parça parça başka ürünlerde yer almış olabileceğini  fakat tasarımların tamamını aynı <br>anda barındıran başka bir ürünün bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu tasarımların ayırt edici olmadığının, içinde tasarım uzmanı bulunan bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımların ayırt edicilik özelliğini taşımadığı, her ne kadar redde mesnet kataloğun basım tarihinin her zaman değiştirilebileceği ileri sürülmüş ise de bilirkişi heyetince, söz konusu kataloğun, dava konusu tasarım başvurusundan önce kamuya sunulduğunun belirlenmesi karşısında bu iddianın yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a21bb48c06394ae","SID":"7638f126a534a37c"}}