{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/843 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1537<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/523 E. 2024/975 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 31.10.2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31.10.2025<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.12.2024 gün ve 2024/523 E. 2024/975 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin konut/yazlık sahibi olma amacıyla kendisi, eşi ve eşinin annesi adına 25.09.2023 ve 27.09.2023 tarihlerinde davalı kooperatif hesabına eşi dava dışı ....un hesabından 1.000.000,00'ar TL gönderdiklerini, ancak sonradan projenin yapılamayacak bir proje olduğunun anlaşıldığını, davacının eşi ...'un derhal davalı kooperatifle iletişime geçerek bu işten vazgeçtiklerini, henüz herhangi bir üyelik sözleşmesi de imzalamadıklarını ve gönderdikleri paraların kendisine geri ödenmesini talep ettiğini, ancak paraların geri ödenmediğini, kooperatifin herhangi bir faaliyette bulunulmadığını, davalı kooperatifin 28.05.2024 tarihli 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına davet yazısı gönderdiğini, davacının kooperatife üye yapılmış gibi genel kurula çağrılsa da, esasen üyelik işlemlerinin yapılmadığını, davacının kooperatif ana sözleşmesine imza atmadığını, davacının şikayeti üzerine Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/1954 soruşturma dosyasının açıldığını, davacının hileli hareketler ile üyelik ve taşınmaz devri vaadiyle irade fesadına uğratılarak haksız yarar sağlamaya yönelik kooperatif dolandırıcılığı suçunun işlendiğini; Seferihisar İcra Müdürlüğünün 2024/1026 E. sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek, itirazın iptaliyle takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tCEVAP : Davalı vekili, icra takibinin ve itirazın iptali davasının Kooperatifler Kanunu'nun ortaklıktan çıkmaya ilişkin hükümlerine uygun olmadığını, bu düzenlemelere göre 6 ay öncesinden kooperatife haber vererek çıkma talebinin bildirilmesi gerekirken davacının bu yönde kooperatif yönetimine yapmış olduğu bir bildirim bulunmadığını,  davacının ödemiş olduğu giriş aidatının iadesi için önce icra takibi açtığını,  sonra da işbu davayı ikame ettiğini, kooperatifin 31.03.2023 tarihinde ticaret sicile tescil edilerek kurulduğunu, halihazırda aktif olarak faaliyelerine devam eden 40 üyesi olduğunu, davacının iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıya kooperatifin projelerini tanıtarak satışını yapan dava dışı .....'ın davacının kardeşi olduğunu, bu kişinin halihazırda kooperatif üyesi olduğunu, davacının dolandırıldığı iddiasında ise bu noktada husumet yöneltmeleri gereken kişinin kooperatif değil kardeşi .... olduğunu, davacı, eşi ve kayınvalidesinin kooperatif üyeliği için ödemelerini yaptıktan sonra eski yönetimin 25.09.2023 tarihli 24-25-26 numaralı kararları ile üyeliğe kabul edildiklerini, 24.10.2023 tarihinde eski yönetim kurulunun aldığı karar ile ortaklık kayıtlarını düzenlediğini, bedel iadesini gerektiren bir durumun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, davalı kooperatif tarafından davacının ve ödemeyi yapan eşinin kooperatif üyeliklerinin gerçekleştirildiği, kooperatif yönetim kurulu kararı ile kooperatife üye olarak kabullerinin yapıldığı, davacının talebinin kooperatif üyeliğinden çıkmak olarak değerlendirilmesi halinde usulüne uygun talepte bulunulmadığından davanın reddinin gerektiğinin ileri sürüldüğü; davacı tarafça başlatılan takipte sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bedel iadesi talebinde bulunulduğu; itirazın iptali davalarının takip talebine sıkı sıkıya bağlı olduğu hususu da gözetildiğinde, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen dekont ve banka kayıtlarına göre takip ve dava konusu edilen tüm ödemelerin dava dışı ... tarafından davalıya gerçekleştirildiği, her ne kadar dekontlarda davacının ismine yer verilmiş ise de ödemenin davacı tarafından yapılmaması sebebiyle sebepsiz zenginleşmenin unsurlarından olan fakirleşme olgusunun davacının şahsında gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, kaldı ki davacı tarafça yapılan ödemeye karşılık kooperatif ortaklığının gerçekleştirilmediği ileri sürülmüş ise de sunulan kayıtlardan davacının ödeme sonrasında kooperatif ortağı olarak kabulünün gerçekleştirildiği, irade fesadı olgusuna dayanılmış ise de ödemeyi yapan dava dışı 3. kişi olmakla irade fesadı olgusunun da söz konusu kişi tarafından ileri sürülmesi gerekeceği, davacının aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesince davacının davalı kooperatife taahhüt edilen daire ve üyelik için ödediği parayı açıklamalı bir şekilde eşi ...'un banka hesabı aracılığıyla göndermesi nedeniyle aktif husumetinin bulunmadığı ve fakirleşen tarafın davacı olmadığı şeklinde yorumlandığını, ancak davalının cevap dilekçesinde davacı tarafından ödeme yapıldığını ikrar ettiğini, husumet yönünden bir itirazda bulunulmadığını, davacının eşinin banka hesabı aracılığıyla para göndermesinin bu ilişkide iradesi fesada uğratılan ve fakirleşen kişinin davacı olmadığı anlamına gelemeyeceğini; kooperatife yapılan ödemelerin davacının parasıyla eşinin hesabı üzerinden ve şahsi olarak davacının üyeliği adına yatırıldığını, davacı tarafından gerçekleştirilen ödemenin akıbeti, paranın hangi sebeple alındığı, alınan para karşılığında davacının gerçekten üyeliğinin yapılıp yapılmadığı, yapılan üyelik işleminin yasal olarak geçerli olup olmadığı, kooperatifin bu ödeme karşılığı hangi projeleri taahhüt ettiği, projelerin gerçekleştirilmesine yönelik herhangi bir faaliyette bulunulup bulunulmadığının irdelenmesi gerektiğini, icra takibiyle iadesi istenen bedelin bizzat davacının şahsındaki usulsüz kooperatif üyeliğine ve taşınmaz devrine ilişkin olduğunu, bu nedenle davacının aktif husumetinin bulunduğunu; davacı ile benzer bir durumda bulunan kayınvalidesi dava dışı .... adına açılan itirazın iptali dosyasında, kooperatif tarafından usulüne uygun üyelik işlemlerinin yapılmadığı, projelerin gerçekleştirilmesinin imkansız olduğu, üye oldukları iddia edilen para yatıran kimselerin iradelerinin fesada uğratıldığı hususlarının tespit edildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE\t: Dava, kooperatif üyeliği için gönderilen paranın, üyeliğin gerçekleşmediği ve konutların teslim edilmediği iddialarına dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibin itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı tarafından Seferihisar İcra Müdürlüğünün 2024/1026 E. Sayılı dosyasında davalı kooperatif aleyhine 1.000.000,00 TL asıl alacak, 65.342,47 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.065.342,47 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak \"25.09.2023 tarihinde bankadan gönderilen paranın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesi 1.000.000,00 TL\" olarak gösterildiği, davalı kooperatifin itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. <br>\tBir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkime aittir (6100 sayılı HMK madde 33). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevi mahkeme hâkimine aittir. <br>\tSomut olayda davacı, davalı kooperatife üye olmak amacıyla eşinin banka hesabından davalı kooperatife para gönderdiğini, ancak üyeliğinin gerçekleşmediğini, davalı kooperatifin projesinin gerçekleşmeye uygun olmadığını iddia ederek ödediği paranın davalıdan tahsilini talep etmektedir. İlk derece mahkemesince, ödeme belgesinin açıklama kısmında açıkça davacının adının yazılı olduğu ve davalı kooperatifin bu ödemenin davacı tarafından yapıldığını kabul ederek ortaklığa kabul kararı verdiği gözetilmek suretiyle, dava konusu ödemenin davacı tarafından yapıldığının kabulü ile, işin esasına girilerek, Kooperatifler Kanunu kapsamında üyelikten çıkma koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarında taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile, dava konusu ödemenin dava dışı ... tarafından yapıldığı, fakirleşme olgusunun davacının şahsında gerçekleşmediği, ödemeyi yapan dava dışı 3. kişi olmakla irade fesadı olgusunun bu kişi tarafından ileri sürülmesi gerektiğinden bahisle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. <br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince davacının davanın esasıyla ilgili olarak gösterdiği deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2024 gün ve 2024/523 E. - 2024/975 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.31/10/2025<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90bd2a1397633e04","SID":"b68d2fbe72e39017"}}