{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:24/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:07/06/2022<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:24/10/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlunun Korkuteli ilçesinde imal ettirmek istediği tavuk çiftliği nedeniyle müvekkili ile malzeme tedariki, imalatı ve işçilik üzerine anlaştığını, anlaşma neticesinde de müvekkil 11.941,60 TL bedelli, ... nolu ve 10.10.2016 tarihli 1 adet fatura, 17.185,18 TL bedelli, ... nolu, 14.11.2016 tarihli 1 adet fatura, 7.080,00 TL bedelli, ... nolu, 16.11.2016 tarihli 1 adet  fatura olmak üzere toplam 36.206,60 TL bedelli  3 adet irsaliyeli faturaları düzenleyerek fatura düzenleme tarihi itibariyle anlaşmaya konu malları borçluya teslim ettiğini ve çiftliğin imalat işinin tamamlandığını, malların teslim edilmiş olmasına rağmen fatura bedelleri müvekkili şirkete ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın TTK hükümlerine göre zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin icra dosyasına yapmış olduğu itirazın icra dairesince haklı görülmeyerek reddine karar verilmesi üzerine Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, kararın kesinleştiğini ve takibin durduğunu, hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacı ile aralarında ticari ilişki olmadığını, takibe konu edilen malların dava dışı 3. kişilerden alındığını, davacı ile uzun yıllar önce arkadaşlık ettiğini ancak ayrıldıktan sonra davacının takıntı haline getirerek kendisi ile uğraştığını, bir çok ceza dosyası olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile  %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; \"... davacının davalıya faturalı mal ve hizmet teslimi yapmasına rağmen bedeli ödenemediğinden bahisle davalı hakkında başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve takibin devamı için eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği, davalının ticari ilişkiyi, mal ve hizmet alımını inkar ettiği, davaya ve takibe konu edilen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine de beyan etmediği, davacının fatura muhteviyatını davalıya teslim ettiğine ilişkin ispat külfetini yazılı belge ile ispat edemediği, bunun üzerine davacının delillerinden olan yemin delilinin hatırlatıldığı ve davalının mahkeme huzurunda alınan yeminli ifadesinde davacıdan takibe ve davaya konu mal ve hizmetleri almadığı hususunda yemin ettiği, bu şekilde davacının davasını ispat edemediği gibi davacı ile davalı arasındaki ceza dosyasının kapsamında geçen olaylar, davacı şirketin faaliyet alanında bulunmayan kümes hayvancılığı, canlı tavuk satışı, mobilya satışı gibi takibe konu faturaları düzenlemiş olması, fatura muhteviyatı bir kısım malların dava dışı 3. Kişilerden alımına ve bedelinin onlara ödenmesine ilişkin belgeler karşısında takibinde kötü niyetli olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatını ödemesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan işe ilişkin faturaların müvekkil şirketin ticari defterlerine de işlendiğini, noter kanalıyla borçluya tebliğ edilen faturalara yasal süre olan 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturalara itiraz edilmemesinin faturaya konu malları, malların fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geldiğini, faturalara konu malların borçluya teslim edildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediğini, davalı taraf ise davacı ile aralarında ticari ilişki olmadığını, takibe konu edilen malların dava dışı 3. kişilerden alındığını beyan etmiştir.<br>Vergi Usul Kanunu’nun 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" şeklinde tanımlanmıştır. 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında ise fatura; \"Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir\" şeklinde tanımlanmaktadır (Kumkale, R.:Hukuki ve Mali Yönleriyle Fatura, Ankara 2007, s:73). Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın –miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (Doğanay, İ.:Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, Ankara 2003, s:52, Doğanay, İ: Faturanın Kapatılması, Delil Olma Özelliği ve Faturaya İtiraz Aylık Yaklaşım Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13).<br>Somut uyuşmazlıkta da, faturaya yasal sürede itiraz edilmemesi,  o faturanın –miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşısa da ticari ilişkinin varlığı ve teslim davacı tarafça, usulünce ispat edilmelidir.  Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değildir. Bu nedenle, mahkemece, ispat külfetinin davacıda olduğunun kabulü yerindedir.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  davacının ticari defterlerinde alacağı dayanak fatura kayıtlı olsa da, kural olarak ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının gerekmesine, bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmamasına veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasının gerekmesine, davalının işletme defteri tutmasına ve BA-BS formu bildirim yükümlülüğüne tabi olmamasına, işletme defterine alınan mallar, emtia, belge ile yapılan masrafların gider olarak, yapılan satışların da gelir olarak kaydedilmesine, işletme defterinin tek taraflı kayıt sistemine göre tutulmasına,  6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinde belirtilen defterler tutulmadığından somut olaya HMK’nın 220/3. maddesinin uygulanmasına yer olmamasına, davalının işletme defterinde aleyhine herhangi bir kaydın olmamasına, teslim hukuki işlem olduğundan senetle ispat kuralına tabi olmasına, açık muvafakat olmadığından tanık dinlenmemesinin yerinde olmasına, davacının yemin deliline dayanmasına ve davalının duruşmada davaya ve takibe konu fatura muhteviyatını davacıdan almadığına dair yeminli beyanda bulunmasına, yemin delilinin kesin delil olmasına, davacının davasını ispatlayamadığının anlaşılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6700d17f8e08b251","SID":"e6662d0568708798"}}