{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                    T.C.<br>                 SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/777 <br>KARAR NO \t: 2025/1421<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN            \t                        :....<br>ÜYE\t                        : ....<br>ÜYE\t                        : ....<br>KATİP\t                        : ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/03/2025<br>NUMARASI\t\t: 2022/402 ESAS- 2025/410 KARAR<br>İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN<br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN<br>DAVALI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t\t: 12/11/2025<br>KARARIN YAZ. TARİH    \t: 12/11/2025<br><br>Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2003 yılında davalı şirkette tüccar plasiyer olarak çalışmaya başlayan müvekkilinden işe başlarken teminat amacıyla boş bir senet alındığını, bir müddet çalıştıktan sonra işine son verildiğini ve senedin doldurularak takibe konduğunu, İstanbul İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasından başlatılan kambiyo takibine karşı açılan menfi tespit davasının (Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....E.) kabul ile sonuçlandığını ve müvekkilinin teminat senedinden kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin 08.11.2021 tarihli kararın istinaf incelemesinden geçerek 23.05.2022 tarihinde kesinleştiğini, bu süreçte icra dosyasında müvekkiline ait .... plakalı araçların haczedilerek satıldığını ve bu sebeple ticari faaliyetine devam edemeyen müvekkilinin kâr kaybının oluştuğunu (800-TL), bu iki  aracın o günkü piyasa değerlerinin çok altında satılması nedeniyle de müvekkilinin  zarara uğradığını (50-TL), yine bu iki aracın yediemin deposunda tutulduğu süre zarfında vergi ve harçlarının ödenmesi sebebiyle de zarara uğradığını (50-TL), ev eşyasının haczedilmesi sebebiyle yeni eşya almak durumunda kalan müvekkilinin bu suretle zararı oluştuğunu (50-TL), yine evinden alınan ve yedieminde tutulan ev eşyaları sebebiyle zarara uğradığını (50-TL), davalının haksız icra takibi ve hacizleri sebebiyle ticari hayatı sona eren ve hem kişisel hem de ticari itibarı zedelenen davacının manevi zararının da oluştuğunu beyanla, zarar miktarı tespit edildiğinde davayı belirli hale getirme hak ve yetkisi saklı kalmak kaydıyla haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile; araçların satılması sebebiyle oluşan kar mahrumiyeti nedeniyle 123.882,93-TL ve araçların piyasa fiyatının altında satılması dolayısıyla uğranılan zarar için 21.300,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı gibi zamanaşımına da uğradığını,  davacının  çalıştığı süre zarfında bir takım usulsüzlükler yaptığını ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını, İstanbul İcra Müdürlüğü'nün.... E. sayılı kambiyo takibine dayanak senedin işte bu zararın tazmini amacına matuf olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece, \"1-6100 sayılı HMK'nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107/1. maddesinde; \"Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacının, haksız  haciz sebebiyle husule gelen zararının ne kadar olduğu ancak tahkikat aşamasında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile saptanmış olup, bu durumda davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. O halde, bu yöne ilişkin dava şartı itirazı reddedilmelidir.<br>2-6098 sayılı TBK'nın zamanaşımı başlıklı 72. maddesine göre; Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Somut olayda, davacı aleyhine başlatılan icra takibinin ve yapılan haciz işlemlerinin haksız olduğu mahkememizin  .... E. sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin 08.11.2021 tarihli kararın istinaf incelemesinden geçerek 23.05.2022 tarihinde kesinleşmesi ile sabit olmuştur. İşbu dava ise, menfi tespit kararının kesinleşmesinden evvel 15.11.2021 tarihinde açılmıştır. Zamanaşımı, Yargıtay müstakar uygulamasına göre (Bkz: Yargıtay 4. HD.nin 23.01.2017 tarih ve ..... sk.) kararın kesinleşme tarihinden itibaren başlayacağından ve işbu davanın karar kesinleşmeden de evvel açıldığından  davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmelidir; zamanaşımı def'i yerinde değildir. <br>3-Davacının işe başlarken keşide edip davalıya teslim ettiği senedin teminat senedi olduğu ve teminat koşulu gerçekleşmediğinden davacı aleyhine İstanbul İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasınından başlatılan takibin yerinde olmadığı, yani davalı şirketin davacı tarafından zarara uğratıldığı iddialarının karşılığının bulunmadığı mahkememizin istinaf incelemesinden geçerek 23.05.2022 tarihinde kesinleşen 08.11.2021 tarih ve 835/683 sayılı kararı ile sabit olup, davalının bu davada da ileri sürdüğü aynı itirazların yeniden incelenmesine \"kesin hüküm\" karşısında olanak yoktur. Bu sebeplerle, davalının bu yöndeki itirazları hakkında tahkikat yürütülmemiş ve bir değerlendirme yapılmamıştır.<br>4-Davacı, ....plakalı aracın haczedildiğini ve satıldığını, bu sebeple ticari faaliyetine devam edemediğini ve kâr kaybına uğradığını ileri sürmekte ve bu yönde 123.882,93-TL tazminat talep etmektedir. <br>5-Davacı, araçların o dönem geçerli kira paralarının araştırılmasını ve bunun üzerinden hesaplama yapılmasını (araç mahrumiyet zararı) talep etmiş ise de, ikame araç sebebiyle zarar oluştuğunun kabulüne davacı işletmesel faaliyetini sürdürmediğinden imkan yoktur. Öyleyse, araçlar haczedilmeyip çalıştırılsa idi davacının kazanç elde edeceği gözetilmeli ve araçların haciz tarihi ile satış tarihi arasındaki hasılatı ve maliyetler nazara alınarak zararın bu net kazanç kadar olduğu kabul edilmelidir. <br>6-Bu kapsamda, üzerinde inceleme yapılması istenmiş ise de davacı ticari defterlerini 10 yıllık saklama süresinin geçtiğini gerekçe göstererek ibraz edememiş, Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazılardan da bir sonuç elde edilememiştir. Hal böyle olunca 6098 s. TBK'nın 114/2. maddesinden hareketle ve sektör koşulları ile davacının somut durumu nazara alınarak, hayatın olağan akışı seyrinde elde edebileceği kazanç tutarı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda mali müşavir  bilirkişi ile piliç pazarlama sektöründe uzman bilirkişiden rapor alınmış ve davacının ticari faaliyetine devam etmiş olsa idi ....plakalı araç ile (haciz tarihi olan) Temmuz/2010 ila (satış tarihi olan) Eylül/2010 döneminde 3.244,88-TL ve .... plakalı araç ile (haciz tarihi olan) Temmuz/2010 ila (satış tarihi olan) Ağustos/2015 dönemi içinde 120.638,05-TL kâr elde edebileceği, yoksun kaldığı kârın toplam 123.882,93-TL olduğu anlaşılmıştır. <br>7-Buna göre, davacıya 18.02.2025 tarihli dilekçesindeki 1 nolu talebi kapsamında 123.882,93-TL tazminat ödenmelidir.<br>8-Davacı, bu iki mahcuz aracın o günkü piyasa değerlerinin çok altında satılmış olması sebebiyle zarara uğradığını ileri sürmüş ve 18.02.2025 tarihli dilekçesindeki 3 nolu talep kapsamında 21.300-TL tazminat talep etmiştir.<br>9-Davacıya ait .... plakalı aracın 30.07.2010 tarihinde haczedildiği ve yedi edimine teslim edildiği, 30.09.2010 tarihinde 8.000-TL bedelle satıldığı ve tahsil edilen tutarın 6.932,49-TL'sinin davacının vergi borçlarına gittiği, bakiye 1.067,51-TL'nin ise mahkememizdeki menfi tespit davasında (.... E.) davacı lehine istirdat hükmü kurulmak suretiyle davacıya iade edildiği, aracın satış tarihindeki 2.el serbest piyasa rayicinin 9.200-TL olduğu ve ihale satış bedeline göre bu aracın haciz yoluyla satışı sebebiyle davacının (9.200-TL - 8.000-TL) 1.200-TL zararının oluştuğu anlaşılmaktadır.<br>10-Yine, davacıya ait .... plakalı aracın 26.07.2010 tarihinde haczedildiği ve yedi edimine teslim edildiği, 21.08.2015 tarihinde 2.505-TL bedelle satıldığı ve tahsil edilen tutarın 2.248,55-TL'sinin davacının vergi borçlarına ve 26,05-TL'sinin tellaliye ücretine gittiği, bakiye 230,40-TL'nin ise (icra dairesinin 11.03.2024 tarihli cevabi yazısına göre) 23.11.2015 tarihinde alacaklı vekiline ödendiği, aracın satış tarihindeki 2.el serbest piyasa rayicinin 12.300-TL olduğu ve ihale satış bedeline göre bu aracın haciz yoluyla satışı sebebiyle davacının (12.300-TL - 2.505-TL) 9.795-TL zararının oluştuğu anlaşılmaktadır.<br>11-Buna göre,.... plakalı aracın fark bedeli 1.200-TL ile .... plakalı aracın fark bedeli 9.795-TL'nin ve ikinci aracın satışındaki tellaliye ücreti 26,05-TL ile alacaklı vekiline ödenen 230,40-TL'nin toplamı (1.200-TL+9.795-TL+26,05-TL+230,40-TL) 11.251,45-TL'nin davacıya tazminat olarak ödenmesi gerekmektedir. Bu sebeplerle, davacının (18.02.2025 tarihli dilekçesindeki) 3 nolu talebi 11.251,45-TL üzerinden kabul edilmiş, fazlaya ilişkin istem (21.300-TL - 11.251,45-TL = 10.048,55-TL) reddedilmiştir. <br>12-Davacı, araçların yedieminde tutulduğu süre zarfında ödediği harç ve vergilerin de zarar kapsamına dahil edilmesini ve davalıdan tazminini talep etmiş ise de (18.02.2025 tarihli dilekçesindeki 4 nolu talebi), vergilerin davacı tarafından ödenmesi gerekliliği vergi mevzuatından kaynaklanmakta olup, vergi borçlarının süresinde ödenmemesi sebebiyle tahakkuk eden cezalar bu gerekliliğin davacı tarafından yerine getirilmemesinden kaynaklanmıştır. Yine, davacı, icra dosyasında yediemin, nakliye, satış, hammaliye, harç vb. masraflar yaptığını ileri sürüp bunların da tazminini talep etmiş ise de, bu yönde somut bir delil ibraz etmemiştir. Davacı vekiline, bu kapsamda somut beyanda bulunması ve delil ibrazı için 9. celse kesin süre verilmiş ve ihtar yapılmış, davacı da 11.03.2024 tarihli dilekçesi ile buna karşı beyanda bulunmuş ise de dilekçesinde hiçbir somut veriye yer vermemiş ve bir delil ibraz etmemiştir. Ödendiği ileri sürülen vergi ve harçların, icra dosyasında araçların satışından elde edilen gelirlerden alınan tutarlarla sınırlı olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, davacının 18.02.2025 tarihli dilekçesindeki 4 nolu talebi (50-TL) reddedilmiştir.<br>13-Davacı, ev eşyasının haczedilmesi sebebiyle yeni eşya almak durumunda kaldığını ve evinden alınıp yedieminde tutulan eşyalar sebebiyle zarara uğradığını ileri sürmüştür (18.02.2025 tarihli dilekçedeki 2 ve 5 nolu talepler). Davacının evinde yapılan hacizde, değeri 30.07.2010 tarihli tutanakta 1.000-TL olarak gösterilen.... marka LCD TV'nin haczedildiği ve bu TV'nin yediemin Müslim Şirin'e teslim edildiği, fakat satış yapılmadığı ve TV'nin halen yedieminde olduğu 27.03.2024 tarihli cevabi yazıdan anlaşılmaktadır. Davacı tarafından açılan menfi tespit davası kabul ile sonuçlanmış ve dolayısıyla takip iptal edilmiş olmakla davacı bu TV'yi yedieminden iade alabilecektir. Davacının bu TV dışında başka bir ev eşyasının haczedildiği dosya kapsamından anlaşılamamış, davacı da bu yöndeki iddiasını ispatlar bir delil ibraz edememiştir. Buna göre, davacının 18.02.2025 tarihli dilekçedeki 2 ve 5 nolu talepleri yönünden istemi (50-TL + 50-TL) yerinde değildir ve reddedilmelidir. <br>14-Bu sebeplerle; davacının 18.02.2025 tarihli dilekçesindeki 1 nolu talebi kabul ve 3 nolu talebi kısmen kabul - reddedilmiş, (123.882,93-TL + 10.048,55-TL) 135.134,38-TL maddi tazminata hükmedilmiştir; 2, 4 ve 5 nolu talepler ayrı ayrı reddedilmiş ve reddedilen toplam tutar (10.048,55-TL + 150-TL = 10.198,55-TL) nazara alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir. Davalının, menfi tespit davasının dahi işbu davadan sonra kesinleştiği gözetilerek, zorunlu arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle temerrüte düştüğü kabul edilmiş ve taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmedilmiştir. <br>15-6098 sayılı TBK'nın 58.maddesine göre, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Davacının tüzel kişi olması, kişilik haklarının ihlal edilemeyeceği şeklinde değerlendirilemez. Koşulları var ise tüzel kişi yararına da manevi tazminata hükmetmek gerekir. <br>16-Dosya kapsamından; davalının, elindeki senedi, teminat koşulları gerçekleşmemiş olmasına rağmen doldurup takibe koyduğu ve davacı ile aralarındaki akdi sonlandırdığı, davacıya ait araçların takip kapsamında haczedilip satıldığı ve böyle olunca davacının ticari faaliyetine son vermek durumunda kaldığı, o süreçte başka bir yerde çalışamayan ve kredi temin edemeyen davacının ev haczine de maruz bırakıldığı anlaşılmakta olup, bu şartlar altında hem kişisel hem de ticari itibarının zedelendiğinin kabulü gerekmektedir. Buna göre, davacı lehine paranın alım gücü de nazara alınarak 50.000-TL manevi tazminata hükmedilmelidir.<br>17-Bu sebeplerle; davacının manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiş, fazlaya ilişkin istem (150.000-TL) reddedilmiştir. Bu alacak kalemi yönünden faiz talep edilmediğinden 50.000-TL'nin davalıdan tahsiline yönelik hüküm kurulmuştur.\" şeklindeki gerekçe ile, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ticari faiz talep etmelerine rağmen mahkemece maddi tazminat yönünden yasal faize hükmedildiğini, manevi tazminat yönünden ise  faize hükmedilmediğini, maddi tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin icra takibinin başlangıç tarihi olması gerektiğini, tazminat hesabının yanlış yapıldığını, müvekkilinin evinden muhafaza altına alınan televizyon yönünden değerlendirme yapılmadığını, haksız el konulan araçları ile ilgili hiç bir hesaplama yapılmadığını, güncel değerleri ve güncel kiralama bedellerinin araştırılmadan hesaplamanın sadece kazanç/kar kaybı üzerine şekillendirildiğini, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının, 2002 yılından 2010 yılına kadar müvekkil şirket nezdinde tüccar plasiyer olarak görev aldığını ve müvekkil şirket adına yaptığı satış ve dağıtımlar üzerinden komisyon aldığını, 2010 yılının Haziran ayında davacının müşterileri ile yapılacak cari hesap mutabakatlarında problemler görülmeye başlandığını ve davacı ile çalışan 44 adet müşterinin yarısından fazlasına tekabül eden 29 adet müşterinin, cari hesaplarında hata bulunduğunu ve mutabakatı imzalamayacaklarını belirttiklerini, müvekkil şirket tarafından yapılan araştırmada davacının müşterilerinden gelen itirazlar sonucunda 61.008,96-TL’lik bir mutabakat farkının ortaya çıktığını, söz konusu faturaların davacı tarafından usulsüz bir şekilde kesildiğini, davacının müşterilerine hayali fatura kestiğini itiraf ettiğini, davacının aldığı ticari riski yönetemediğini ve usulsüz işlem yaparak müvekkil şirketini zarara uğrattığını, ticari itibarını zedelediğini, manevi tazminat talep etme şartlarının somut uyuşmazlıkta sağlanamadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava; haksız haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dosyadaki belgeler, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve dairemizce de benimsenen gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu nedeni ile davacıdan alınması gereken harç tam ve eksiksiz alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalıdan alınması gereken  toplam 12.646,52-TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 3.161,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.484,88-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>    6-6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi gereğince işbu kararın dairemiz tarafından taraflara tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 361/1. ve 362/2. maddeleri gereğince işbu dairemiz istinaf kararının tebliğinden itibaren İki Hafta içinde, dairemize veya dairemize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtay ilgili hukuk dairesinde TEMYİZ YASA YOLU AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/11/2025<br><br>     Başkan ....\t                    Üye ....\t   Üye ....    \t    Katip ....<br>   ¸e-imzalıdır                        ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                  ¸e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88c86e2b615de4ef","SID":"ea26d9b9acf8652c"}}