{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/829 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1545<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.04.2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/212 E. - 2025/201 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 31.10.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31.10.2025<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.04.2025 tarih 2025/212 E. - 2025/201 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  ..... Şti.nin müvekkilinin maliki olduğu ...Sk. No...../... adresindeki gayrimenkulde 01.10.2007 başlangıç tarihli kira kontratı ile kiracı olduğunu, davalı ...'ün kiracı olan davalı şirketin müdürler kurulu başkanı, davalı ...'ün kiracı şirketin müdürü olduğunu, müdürlerin kusurları dolayısıyla şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduklarını, mal sahibi olan müvekkiline haber vermeden yapılan sundurmaların yangına müdahaleyi zorlaştırması, bunun yanı sıra imara, projelere ve mevzuata aykırı tadilatlar yapması, iş güvenliği uzmanlarının verdiği raporlara tam olarak uyulmaması, yangın çıkma yeri olan elektrik panosu etrafında plastik malzeme istif edilmesine mani olmaması ve benzeri nedenlerden kusurlu olan müdürler kurulu başkanı ve müdürünün davaya TTK'nun ilgili maddeleri doğrultusunda davalı olarak dahil edildiklerini, yangın sonucunda kiraya verilen gayrimenkulün kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin davalıların haksız fiili sonucu hem gayrimenkulünden hem gayrimenkulünden elde edeceği  kira gelirinden mahrum kaldığını, 18.04.2024 tarihinde saat 04.00'de ... sk. No......./.....  adresinde çıkan yangın neticesinde gayrimenkulün kullanılamaz hale geldiğini, yangın raporunda \"yangın yerinde yapılan tetkikte yangın başlangıçının ....Şti isimli fabrikanın girişe göre sol arka taraf dipte  bulunan elektrik panolarında olduğu görülmüş olup,yapılan araştırma ,soruşturma ve incelenen kamera görüntülerinde  elektrik panolarının üzerindeki  kablolarda  her hangi bir sebeple (aşırı ısınma, yıpranma, eskime, yüklenme, bağlantı yerlerinde gevşeme vb.) meydana gelen  elektrik kısa devrenin  kolay yanıcı  kablo koruma malzemesini tutuşturması ve elektrik panolarının çevresinde bulunan kolay yanıcı  maddelere sirayet etmesi sonucu yangın çıkmış olabileceği\" kanaatine varıldığını, Karşıyaka 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/74 D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespit sonucu düzenlenen raporda özetle davalıların usul ve yasaya aykırı davranışları sonuçunda inşa ettikleri sundurmaların itfaiyenin yangına müdahalesini güçleştirdiğinin, yangının meydana gelmesinde .....Şti'nin teknik yönden %100 oranında etkili olduğunun başkaca kişi yahut kurum/kuruluşların teknik yönden etkisinin olmadığının belirtildiğini, ayrıca müvekkiline ait kullanılamaz hale gelen üretim kısmının yeniden yapımı için 19.000.000,00 TL, idare binasının  tamir ve tadilatının  251.580,00 TL olacağı belirtilmişse de daha sonra çağrılan inşaat firmalarının yeniden inşa için zemin sağlamlaştırılması gerektiğini, bunun için ilave masraflarla yeniden inşanın çok daha fazla rakamlara ulaşacağını beyan ettiklerini, yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek kullanılamaz hale gelen üretim ve idare binalarının yeniden inşası için gereken para ile yeniden üretim binası ile idare binasının yapımına kadar gececek süre zarfınca mahrum kalacağı kira miktarlarının toplamı kadar tazminat istemek mecburiyetinin oluştuğunu, davalılardan...... Şti  ile davacı müvekkili ....arasında 11.10.2024 tarihinde mutabakat protokolü  imzalandığını, Yapılan mutabakat sonucu şirketin tespit dosyası ile belirlenen zarar miktarının bir kısmı için 5.000.000,00 TL  ödeme yaptığını, kiracı şirketin..... sigortaya yaptırdığı bina sigortasını......'ye devretmesi neticesinde..... şirketinin 154.581,44 Euro'yu 14.11.2024 tarihinde ödediğini, ayrıca kira kontratı yapılırken alınan 19.500 Euro kaporanın yangın sebepli zarara karşılık olarak bırakıldığını, mutabakat sonucu .....'nin toplam tahsilatının 11.313.105,30 TL olduğunu, mutabakatın 3.4 maddesi ile kiralayan .....'nin, kiracı şirket tarafından kabul edilmeyen zararların tazmini için her türlü dava ve talep hakkını kullanmakta serbesttir denilmek suretiyle tahsil edilen toplam 11.313.105,3 TL üzerindeki zararın tazmini için iş bu davanın açıldığını bildirerek, Dava sonucunda müvekkilin zararlarının tahsilini temin etmek için teminatsız veya takdir edilecek teminat karşılığında davalıların menkul, gayrimenkul malları, banka mevduatlarına, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına, istihkaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak yanan binaların yeniden yapılması için açılan belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100.000.-TL nin yangın sebebiyle oluşan haksız fiil sebebiyle  yangın tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, mutabakat protokolü doğrultusunda davalı kiracının kira ödemeyi durdurup yanan mecuru tahliye ettiği 01.09.2024 tarihinden, bilirkişilerce belirlenecek inşaatın bitip  gayrimenkulün kiraya verileceği tarihe kadar geçen süre zarfında uğranılacak kira kaybı için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50.000.-TLnin avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. \t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,  iş bu dava açılmadan önce ve mahkemeler arası görevin belirlenmesi sürecinde ve halen arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, bu durumda yasal hükümlere göre iş bu dava açısından dava şartı arabuluculuk ön şartının gerçekleşmediği anlaşıldığı, davacı vekili 07/04/2025 uyap tanzim tarihli dilekçede, işbu davanın ticari dava olmadığı, bu nedenle arabuluculuk kurumunun olaya uygulanamayacağını iddia etmiş ise de; eldeki davanın TTK'nun 649/1-a madde hükmü atfı ile aynı Kanunun 553.madde hükmüne göre açılmış, şirket müdürlerinin sorumluluğuna (tazminata) ilişkin olmasına ve TTK'nun 4/1-a madde hükmü uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olmasına, dolayısıyla dava şartı arabuluculuğa tabi olmasına, işbu dava açılmadan öncesinde bu şartın yerine getirilmemesine göre, bu yöndeki iddiaya itibar edilmediği anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava konusu uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olmayıp yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, TTK'nun ilgili hükümlerinde yer verilen mutlak ticari işlerden olmadığını, her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu davalar, nisbi ticari dava olup, nisbi ticari davalardan kaynaklanan alacak ve tazminat taleplerinin de zorunlu arabulucu kapsamında olduğunu, ne var ki tarafların tacir olmadığı açık olduğundan davanın davalılar bakımından nispi ticari dava olmadığının da anlaşıldığını, sonuç olarak dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklı olduğu ve TTK'unda yer verilen mutlak ticari davalardan olmadığı, nisbi ticari dava niteliği de taşımadığı açık olduğundan davalılar yönünden zorunlu arabuluculuk şartı bulunmadığını, hal böyle iken mahkeme tarafından arabuluculuk başvurusu bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE :Dava, TTK'nun 649/1-a madde hükmü atfı ile aynı Kanunun 553.madde hükmüne göre açılmış, şirket müdürlerinin sorumluluğuna (tazminata) ilişkin ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tHer ne kadar konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve bu nedenle arabuluculuğa tabi olmadığı belirtilmiş ise de davacı tarafça davalıların ve dava dışı ..... Şti.aleyhine Karşıyaka ATM'nin 2024/757 E.sayılı dosyası üzerinden dava açılmakla mahkemece 2024/801 K.sayılı ilam ile görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek dava şartı noksanlığından usulden redde karar verildiği, dosyanın tevdisi üzerine Karşıyaka SHM'nin 2025/39 E.sırasına kaydı yapılmakla davalılardan .... Şti.ile diğer davalılar yönünden tefrik kararı verilmekle davalılar .... ve .... aleyhindeki istemin 2025/39 E.sırası üzerinden yapılan inceleme neticesi 2025/19 K.sayılı ilam ile karşı görevsizlik kararı verilmekle birlikte tevdi üzerinde İzmir BAM 6 HD'nin 2025/703 E.ve 2025/485 K.sayılı ilam ile davacı .... tarafından davalılar ... ve ... aleyhindeki istemin şirket müdürlerinin sorumlulukları kapsamında kabul edilerek yargı yerinin Karşıyaka ATM olarak belirlendiği görülmekle mevcut dava dosyası tarafları yönünden uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık olduğunda bir tereddüt görülmemekle bu yönden ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan açıklama kapsamında dosya tarafları arasındaki işbu uyuşmazlığın 3102 Sayılı Yasanın 4.maddesi ile belirlenen mutlak nitelikteki ticari davalardan olduğundan ve uyuşmazlığın da 6325 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu arabuluculuğa tabi olmakla her ne kadar davacı ile dava dışı . ... Şti.arasında yapılan bir arabuluculuk görüşmesine dair belge dosya arasında mevcut ise de adı geçen şirket ile davalılar ... ve ... arasındaki ilişkinin ihtiyari dava arkadaşlığı olması sebebi ile şirket ile davacı arasında gerçekleşen arabuluculuk görüşmesinden davacının diğer taraflar yönünden yararlanamayacağı kabul edilerek dava şartı arabuluculuğa tabi işbu dava yönünden davadan evvel bu yöndeki şartın yerine getirilmediği anlaşılmakla davacı yanın istinaf başvurusunun yerinde olmadığı kabul edilmiştir.    <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 31.10.2025 tarihinde  oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0d5272ce8043517","SID":"ff3c9bcbc85ef605"}}