{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                  SAMSUN<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/487 <br>KARAR NO \t: 2025/1242<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN                                      :....<br>ÜYE\t                        : ....<br>ÜYE\t                        : ....<br>KATİP\t                        : ....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/363 ESAS- 2024/493 KARAR<br>İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN <br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN <br>DAVALI \t\t: ....  <br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVALI\t\t  ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>İHBAR OLUNAN\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t  : Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2025 <br>KARARIN YAZ. TARİH   \t: 08/10/2025<br><br>Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin malik olduğu  taşınmaz üzerinde  21.09.2020 tarihinde inşaat çalışmasına başladığını, çalışma sırasında davalıların habersiz ve izinsiz olarak döşediği OG hattının koptuğunu ve davalıların taşınmaza mütecaviz olduklarının öğrenildiğini, durumun aynı gün davalıya yazılı olarak bildirildiğini ve davalının ihbar karşısında hareketsiz kalması sebebiyle 22.09.2020 tarihinde yazılı olarak ve 25.09.2020 tarihinde noter kanalıyla davalıya yeniden ihtarda bulunulduğunu, OG hattının parsel dışına taşınması işleminin 12 gün sürdüğünü ve bu 12 gün boyunca kazı çalışması yapılamadığını, 5 günde bitirilebilecek işin ancak 17 günde tamamlandığını, kazı çalışmasının taşere edildiği 3. kişiye 7 kamyon için günlüğü 450,00-TL'den 12 gün için 37.800,00-TL ve kepçe için günlüğü 1.200,00-TL'den 12 gün için 14.400,00-TL olmak üzere toplam 52.200,00-TL fazladan ödeme yapıldığını ve bu zararın davalılarca tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, 52.200,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya ait taşınmaz üzerinde müvekkiline ait bir tesisin bulunmadığını, DM 21/17 numaralı trafo binasının davacıya ait parselin dışında kamuya ait yerde kaldığını ve bu sebeple davacının ihbarına deplase işlemine gerek olmadığı şeklinde cevap verildiğini, kaldı ki davacının trafo binasına giren elektrik hattını kazı çalışması sırasında koparması sebebiyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu, zarar tazmin talebinde bulunmak yerine bu zararı tazmin etmesi gerektiğini, zarar iddialarının soyut ve fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle;  dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, trafonun işletme hakkı devir sözleşmesi ile ....'a devredildiğini ve 2010 yılından bu yana tüm sorumluluğun ....'a ait olduğunu, zarar iddialarının muhatabının .... olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir. <br>Mahkemece, \"Kazı çalışmalarına ara verildiği ileri sürülen 12 günlük sürenin son gününün 03.10.2020 tarihi olduğu ve davacının kazı çalışmasını üstlenen taşerona 52.200-TL ödeme yapmasına dayanak faturanın 02.12.2020 tarihinde düzenlendiği, ödemenin 18.11.2020 tarihli çek ile yapıldığı, arabuluculuk sürecinin 16.02.2023 tarihinde başlayıp son tutanağın 03.03.2023 tarihinde düzenlendiği, işbu davanın 15.03.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. İlk bakışta, zamanaşımı süresinin, zararın öğrenildiği tarih olarak kabul edilen (fatura tarihi) 02.12.2020 tarihinde başladığı ve arabuluculuk sebebiyle duran 15 günlük süre dahil 17.12.2022 tarihinde sona erdiği, yani davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığı iddia edilebilir ise de; işbu davanın evvela 12.11.2021 tarihinde Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı ve.... E. sayılı dosyadan verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi ve süresi içinde talepte bulunulması üzerine dosyanın 17.10.2022 tarihinde mahkememize gönderildiği, esasın....sırasına kaydedildiği ve 06.01.2023 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmediği gerekçesiyle ve dava şartı sebebiyle davanın reddine karar verildiği, kararın 14.02.2023 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Anlaşıldığı üzere, zamanaşımı süresi dosya mahkememiz esasına kaydedildikten (17.10.2022 tarihinden) sonra ve fakat karar verilmeden (06.01.2023 tarihinden) evvel 17.12.2022 tarihinde sona ermiştir. <br>6098 s. TBK'nın 158. maddesine göre; dava veya def’i, mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir. Haksız fiillerde de zamanaşımının durması ve kesilmesi gibi konularda genel hükümlerin uygulanacağı kabul edildiğinden (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 2017, s.852) eldeki davada da işaret edilen TBK'nın 158. maddenin uygulanması lazım gelmektedir. İlk defa 12.11.2021 tarihinde yani zamanaşımı süresi içinde açılan işbu dava, zamanaşımı süresi dolduktan sonra özel dava şartı sebebiyle reddedilmiş ve karar 14.02.2023 tarihinde kesinleşmiş olup, kesinleşme tarihinden sonraki 60 gün içinde açılan davanın da zamanaşımı süresi içinde açıldığının kabulü gerekmektedir. Bu sebeplerle, 15.03.2023 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğu değerlendirilmiş, davalıların zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Toplanan delillerden; davacıya ait taşınmazdaki kazı çalışmasının 3. kişiye taşere edildiği ve 19.09.2020 tarihinde yer teslimi yapıldığı, kazı çalışmasına 21.09.2020 tarihinde başlanıldığı ve aynı gün çalışma yapılırken OG hattına zarar verildiği, davalı ....'a deplase işlemlerinin yapılması için aynı gün ihbarda bulunulduğu, bilirkişi raporuna göre trafo binasının eski haliyle dahi parsel dışında kaldığı ve taşınmazın sınırında olduğu, fakat taşınmaza tecavüzünün bulunmadığı, ancak OG kablo hattının davacıya ait parsel içinden geçtiği ve taşınmaza tecavüzlü olduğu anlaşılmaktadır. Deplase işlemlerinin kaç gün sürdüğü ve kazı çalışmasının bu sebeple kaç gün geciktiği tam olarak belirlenememekle birlikte, deplase işlemleri için kazı çalışmasının bekletildiği ve taşerona ait iş makinelerinin bekleme süresi boyunca şantiye sahasında bulunduğu ve çalıştırılamadığı görülmektedir. <br>Bununla birlikte; davacı ile taşeron arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde, taşeronun sözleşmeyi imzalamadan evvel işin yapılacağı yeri görüp işe vukuf peyda ederek işi kabul ettiği, işyerini, mahalli şartları, zemin durumu ve klasını belirleyip fiyatını buna göre verdiği, ileride ve iş sırasında zemin klasına dayalı veya sair herhangi bir nedenle fiyat farkı talebinde bulunamayacağı öngörülmüş olup, OG hattı ile elektrik direklerinin taşınmaz içinde bulunması ve deplase işlemleriyle ilgili zaruret sebebiyle kazı çalışmalarında gecikme yaşanmasının \"sair herhangi bir neden\" olgusu içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Zira, işyerini ve mahalli şartları nazara alıp taşınmazın sınırında bulunan trafo binası ile taşınmaz içindeki elektrik direklerini görerek fiyat verdiği anlaşılan taşeronun, kazı çalışması sırasında karşılaşılması kuvvetle muhtemel OG hattının varlığını da öngörerek işi kabul ettiği değerlendirilmeli, sair herhangi bir nedenle de olsa ek ücret talep edemeyeceği kararlaştırılan taşerona ek ücret ödenmesini gerektirir hukuki bir sebep bulunmadığı kabul edilmelidir. Buna göre; davacı, taşerona, yükümlülüğü yok iken ek ücret ödemiştir ve dolayısıyla bu ücretin haksız fiilin unsurlarından \"zarar unsuru\" olarak kabulüne imkan yoktur. Haksız fiil şartları oluşmamıştır ve davanın reddine karar verilmelidir.\" şeklindeki gerekçe ile, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, tarafların iddia ve savunmalarında ileri sürülmeyen ve dosyada yer almayan bir sebeple davanın reddinin kabul edilemez olduğunu, toprak altında kalmış olan elektrik akımı yüklü kabloların toprağın altında ne şekilde döşeli olduğuna ilişkin davalılarca bir plan olmadığını, çalışma esnasında fışkıran elektrik kabloları sebebiyle çalışmanın veya işçi çalıştırmanın da mümkün olmadığını, sonuçlarının ağırlığının tahmin bile edilemeyeceğini, davacı şirketin sözleşme şartlarına uyarak tehlikeli durumun sona ermesine kadar geçen sürede oluşan 3. kişi şirketin zararını bizzat ödediğini ve şirketin zararının bilirkişi kurulu tarafından da belirlendiğini ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davalı .... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının yerinde olduğundan bahisle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede elektrik dağıtım faaliyetini, dava konusu taşınmaz üzerindeki enerji nakil hattının işletilmesini, her türlü bakımını ve tesislerin sorumluluğunu ....'ın yürüttüğünü, bu tesislerin kullanıcısının .... olduğunu, bu nedenlerle davacının tazminat talebinden sorumlu olan tarafın  .... olacağını, müvekkili yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi ve ayrıca vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek  inceleme yapılmıştır<br>Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. <br>Taraf sıfatı dava şartı olup, taraflarca her aşamada ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de resen incelenir. Bu husus, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince  istinaf sebebi olup, taraflarca ileri sürülmese dahi istinaf incelemesinde resen dikkate alınır.<br>Bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü kişinin kimler olduğu, eş söyleyişle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu tamamen maddi hukuka göre belirlenir. Dolayısıyla, bir sübjektif hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı o hakkın sahibine (aktif husumet) ait olup, bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet).<br>Bu itibarla; mahkemece davalı taraflar arasındaki İşletme Devir Hakkı Sözleşmesi ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle davalı ....'ın taraf sıfatı (husumet ehliyeti) değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, bundan zühul ile karar verilmesi 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-4 maddesine, usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun aynı zamanda kamu düzenine ilişkin bahsi geçen sebeple kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine ve esası incelenmeksizin kararın kaldırmasına karar verilmiş olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ....  vekilinin istinaf başvurusunun  aynı zamanda kamu düzenine ilişkin bahsi geçen sebeple kabulüne, <br> 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA ve yukarıda  belirtilen hususta gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere MAHKEMESİNE İADESİNE,  esası incelenmeksizin kararın kaldırmasına karar verilmiş olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,<br>2-Taraflarca tarafça peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>3-6100 sayılı HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca işbu kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,<br>Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/10/2025<br><br>     Başkan ....\t     Üye.... \t             Üye ....\t  Katip   ....<br>   ¸e-imzalıdır                        ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                  ¸e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"280c112a00c9f1f2","SID":"8c7ff3b3d4a1655f"}}