{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 04/06/2024<br>NUMARASI\t: ... Esas - ... Karar<br>İSTİNAF EDEN<br>DAVACILAR: 1- ... - (T.C. Kimlik No: ...)<br>\t\t2- ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... Av. ... <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 03/11/2025<br>Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 04/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...... ile davalı firma arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle davalı şirketin Konya ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 05.01.... tanzim, 15.03.... vade tarihli 25.000,00 TL, 05.01.... tanzim, 15.04.... vade tarihli, 15.000,00 TL, 16.12.2020 tanzim, 20.02.... vade tarihli 20.000,00 TL, 10.04.2021 tanzim, 25.10.2021 vade tarihli 7500,00 TL, 30.09.2021 tanzim, 30.01.... vade tarihli, 38.750,00 TL, 05.01.... tanzim, 25.06.... vade tarihli 25.000,00 TL, 05.01.... tanzim, 25.04.... vade tarihli, 15.000,00 TL, 05.01.... tanzim, 15.05.... vade tarihli, 10.000,00 TL, 05.01.... tanzim, 10.06.... vade tarihli 25.000,00 TL, 05.01.... tanzim, 10.07.... vade tarihli 25.000,00 TL, ve 05.01.... tanzim, 30.07.... vade tarihli 25.000,00 TL'lik senetlerle ilgili olarak müvekkil ... aleyhine icra takibine geçtiğini, iş bu icra takibine konu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin takibe konu olmayan bazı senetlere ilişkin yapılan ödemelerinin de bulunduğunu, teminat olarak alınan ve müvekkilinin imzasını içermeyen takibe konu senetlerden dolayı müvekkilinin borçlandırılamayacağını, ödenen bazı senetlerin de icra takibine konu edilmesiyle haklılıklarının ispatlandığını, davalı şirketin; Konya .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasında 10.04.2021 tanzim, 10.07.2021 vade tarihli 7500,00 TL'lik senetle ilgili olarak, müvekkili ... aleyhine icra takibine geçtiğini, davalı şirketin yine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasında 16.12.2020 tanzim, 20.09.2021 vade tarihli 10.000,00 TL'lik senetle ilgili olarak müvekkili ... aleyhine icra takibine geçtiğini, davalı şirketin yine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında 25.06.2021 tanzim, 30.01.... vade tarihli senetle 15.000,00 TL bedelli ve 25.06.2021 tanzim, 10.08.2021 vade tarihli 5000,00 TL'lik senetlerle ilgili olarak müvekkilleri aleyhine icra takibine geçtiğini, ... yönünden icra takibine konu bazı senetlerin davalı şirketçe bankaya tahsile konulduğunu ve ödendiğini, yine daha sonrasında icra takibine konu senetlerin ödendiğini, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe konulan senetlerde malen kaydının bulunduğunu, senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, öte yandan yine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı takip dosyasında 10.04.2021 tanzim, 10.07.2021 vade tarihli 7500,00 TL'lik senetteki imzaların müvekkili ......'e ait olmadığını, yine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasında 16.12.2020 tanzim, 20.09.2021 vade tarihli 10.000,00 TL'lik senetteki imzaların müvekkiline ait olduğunu, ancak senette malen kaydının bulunduğunu, ticari defter kayıtları ve banka dekontları incelendiğinde  durumun açıklığa kavuşacağını, yine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında 25.06.2021 tanzim, 30.01.... vade tarihli senetle 15.000,00 TL bedelli ve 25.06.2021 tanzim, 10.08.2021 vade tarihli 5.000,00 TL'lik senetlerdeki imzaların müvekkili ......'e ait olmadığını, burada müvekkili ...... hakkında da icra takibi yapıldığını, müvekkili ......'ın şirket yetkilisi olmadığını, senette malen kaydının bulunduğunu, ...... ile alacaklı arasında herhangi bir ticaretten bahsedilemeyeceğini, ticari defterler incelendiğinde bu dosyaya ilişkin müvekkili ......'ın herhangi bir ticari defteri bulunmamakta olup, malen borçlu olabileceği bir durumun da olmadığını, müvekkili ...... yönünden yapılacak incelemede ise ödeme dekontlarının ekte sunulduğunu, herhangi bir borcunun olmadığına dair dekontların ekte sunulduğunu, icra takibinden önce bazı senetlerin alacaklı tarafından bankaya tahsile konulduğunu ve müvekkili ...... tarafından ödendiğini, ilgili senetlerin 2020-6. ayı ve 2021'in 6 ayı arasındaki ......, ......, ......, ......, ......, ...... müvekkili tarafından yapılan senet ödemelerinin dekontlarının ve bu ödemeye ilişkin senet örneklerinin mahkemece istenmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili tarafından davalı firmaya verilen bir adet çeki de dosya kapsamına sunduklarını, işbu çeklerin ödemesinin de ilgili bankadan sorulması gerektiğini, arabuluculuk başvurusundan sonuç alamadıklarını, takip konusu Konya .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasındaki senet bedellerinin ödendiği defter kaydı ve banka dekontları ile sabit bulunduğunu, zira senetlerde malen kaydının bulunduğunu, diğer tüm icra takibine konu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, takiplerin haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarını beyan ederek  müvekkillerinin Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ..., Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ...., ...., ... Sayılı icra takip dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle davalı aleyhine icra takibine konu asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gıda toptan satışı ile iştigal ettiğini, taraflar arasında 2019 yılından bu tarafa ticari ilişki bulunduğunu, ... yılında davacıların müvekkili şirkete borçlarını ödememesi üzerine öncelikle kendileri ile borcun ödenmesi konusunda görüşmeler yapıldığını, yapılan görüşmelerden netice alınamaması üzerine, davacılar tarafından düzenlenerek müvekkiline verilen senetlerin Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E., /... E., .... E. Sayılı dosyaları ve Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyalarına konu edilerek icra takibine geçildiğini, davacılar tarafından, aleyhlerine girişilen mezkur icra takiplerine itiraz edilmediğini ve açılan icra takiplerinin kesinleştiğini, icra dosyalarının kesinleşmesi üzerine iş yerlerinde haciz işlemi yapıldığını, akabinde davacılar tarafından müvekkil şirket ve yetkilileri hakkında Bedelsiz Senedi Kullanma suçlaması ile Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının .... Soruşturma numaralı dosyası ile Savcılık Soruşturmasının devam ettiğini, davacıların Savcılık dosyasına sundukları şikayet dilekçesinde icra takiplerine konu edilen senetlerin ödemelerinin yapıldığını, senetlerin ödeme nedeniyle bedelsiz kaldığını, ancak kendilerine iade edilmediğini beyan ederek müvekkil hakkında şikayetçi olduklarını, taraflarınca Savcılık dosyasına gerekli açıklamaların yapıldığını, davacıların bu defa bedellerini ödediklerini iddia ederek Savcılık suç duyurusunda bulundukları aynı senetler için imzaya itiraz ederek menfi tespit davası açtıklarını, davacıların başından beri kötü niyetli olduklarını, tek amaçlarının müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olmak ya da geciktirmek olduğunu, davacılar tarafından müvekkiline verilen ve bedelleri ödendiği için icraya konu edilmeyen başkaca senetler de bulunduğunu, senetler üzerindeki imzaya itiraz edip huzurdaki davayı ikame eden davacıların, aynı senetler için savcılık dosyasına sundukları dilekçelerinde  sahte imza ve sahte senet düzenleme suçlarından şikayette bulunmadıklarını, senetlerin ödemelerinin yapıldığını iddia ederek bedelsiz senedi kullanmadan suç duyurusunda bulunduklarını, davacılar bir taraftan senetler üzerindeki imzalara itiraz etmekteyken diğer taraftan imzasına itiraz ettikleri senetlerin ve başkaca senetlerin bedellerinin ödendiğini iddia ederek dilekçe ekinde bir takım dekontlar sunduklarını, Yargıtay tarafından istikrarla içtihat edildiği üzere borçlular tarafından bir takım senetlerin ödendiği iddia edilirken diğer taraftan senetler üzerindeki imzaya itirazın dinlenemeyeceğini, sunulan banka havale dekontlarında görülen ödemelerin icra takibine konu edilen senetler ve borçlar ile ilgisi bulunmadığını, Sunulan dekontların açıklamaları incelendiğinde bir çoğunda açıklama bulunmadığını, kalan kısmındaki açıklamaların ise davaya konu edilen senetler ile ilgisinin bulunmadığının ortada olduğunu, mezkur icra dosyalarına konu edilen senetlerin ödenmediğini beyan ederek davanın reddi ile kötüniyetli davacılar aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının;  Konya .... İcra Müdürlüğünün ...,  Konya .... İcra Müdürlüğünün ... - .... - .... Esas sayılı dosyalara konu   bonolar nedeniyle bonodaki imzaların davacıya ait olup olmadığı, bir kısım bonoların ödenip ödenmediği ve bir kısım bonoların teminat olarak verilip verilmediği ve davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususları olduğu anlaşılmıştır.<br>\tHer ne kadar Jandarma Kriminal raporunda bir kısım imzaların davalı ...'e ait olmadığı tespit edilmişse de tüm senetlerdeki imzalar ya davacı ...'e ya da diğer davalı ...'a aittir. Davacıların karı koca olduğu nazara alınınca imzaların inkarı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yazılı olan \"Madde 2 - Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.\" prensibi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmiştir.<br>\tAyrıca davacının sunduğu dekontlarda \"alıcı\", davalı taraf değildir. Yine bir kısım çeklerde ise malen kaydı bulunmaktadır. Bu haliyle davacı iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek ve bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir....\" gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin takiplere ilişkin tedbir kararı verilmemiş olduğundan reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... yönünden icra takibine konu bazı senetler davalı şirketçe  bankaya tahsile konulduğunu ve ödendiğini, yine daha sonrasında icra takibine konu senetlerin ödendiğini, ancak müvekkilinin imzası taklit edilerek yeniden icra takibine geçildiğini, Konya .... İcra Müdürlüğünün  ... sayılı dosyasında  takibe konulan  senetlerde   malen   kaydı bulunduğunu,\tsenetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, öte yandan yine Konya ... İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasında  10.04.2021 tanzim, 10.07.2021 vade tarihli 7500,00 TL.lik senetteki  imzaların  müvekkil ......’e ait olmadığını, yine Konya .... İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında 16.12.2020 tanzim, 20.09.2021 vade tarihli 10.000,00 TL.lik  senetteki  imzaların müvekkile ait olduğunu, ancak senette malen kaydı bulunduğunu, ticari defter kayıtları ve banka  dekontları incelendiğinde durumun açıklığa kavuşacağını, yine Konya .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı  takip dosyasında  25.06.2021 tanzim, 30.01.... vade tarihli senetle  15.000,00 TL, bedelli ve 25.06.2021 tanzim, 10.08.2021 vade tarihli  5000,00 TL'lik senetlerdeki  imzaların müvekkili ......’e ait olmadığını, burada müvekkil ...... hakkında da icra takibi yapıldığını, müvekkili ...... şirket yetkilisi olmadığını, Senette malen kaydı bulunduğunu, müvekkili ...... ile alacaklı arasında her hangi bir ticaretten bahsedilemeyeceği, icra takibinden önce bazı senetlerin alacaklı tarafından bankaya tahsile konulduğunu ve müvekkil ...... tarafından ödendiğini, buna rağmen  ödenmiş senetlerin tekrar icra takibine konulduğunu, kaldı ki  takibe konu senetlerdeki  imzanın  müvekkiline  ait olmadığını, mahkemece imza incelemesi yapılmakla birlikte davaya konu senetlerdeki imzaların müvekkili ......'e ait çıkmadığını, verilen senetlerin müvekkilinin eşi tarafından imzalanan teminat senetleri olduğunu, dosya kapsamında müvekkilleri tarafından paranın gönderildiği hesap ...... isimli şahsın davalı şirketin resmi muhasebecisi ve ortağı olduğunu, bu hususun araştırılmadan gönderilen havalelerin farklı bir hesaba gönderildiği gerekçesiyle davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece TMK 2 maddesinin yorum ve tasnifinde hataya düşüldüğünü beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut olayda davalı tarafından davacılardan ... aleyhine  Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile toplam 11 adet bonoya dayalı olarak  toplam 249.584,19 TL alacak için , Konya ....İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile 1 adet bonoya dayalı olarak toplam 9.030,77 TL alacak için ve Konya ....İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile 1 adet bonoya dayalı olarak toplam 11.730,34 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, yine davalı tarafından her iki davacı hakkında Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile de 2 adet bonoya dayalı olarak toplam 22.694,76 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.<br>Davacılardan ...'nin borçlu olarak yer aldığı icra dosyası  Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası olup, davacı ... bu icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Yukarıda belirtildiği gibi bu icra dosyasında talep edilen toplam alacak 22.694,76 TL'dir. İlk derece mahkemesi karar tarihi 04/06/2024 olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/07/2025 tarih, 2023/4-931 Esas-2025/491 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi  eldeki davada 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan ve  04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik kapsamında kararın istinafa kabil olup olmadığının belirlenmesinde dava tarihinin esas alınmasının mümkün olmadığı, değişiklikten önceki düzenlemelere göre karar tarihi itibariyla değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Buna göre davacı ... yönünden istinafa konu edilen miktar ilk derece mahkemesi kararının verildiği  04/06/2024 tarihi itibarıyla istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kalmakta olup, davacı ... yönünden karar miktar itibariyle kesindir. Bu sebeple davacı ...'nin istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 352/1.b maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacılardan ...'nin istinaf talebi incelendiğinde ise, bu davacı ile diğer davacı ...'nin karı koca oldukları, davacı ... bir yandan  Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ve Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı dosyalarına konu keşideci olarak yer aldığı bonolardaki imzaların  kendisine ait olmadığını iddia ederken bir yandan da bu bono bedellerinin davacıya ödendiğini iddia ettiği ve bu konuda bir takım banka dekontları sunduğu, yine Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında  davalı hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan yaptığı şikayetinde dava konusu icra takiplerine konu bono bedellerinin ödendiğini, bonoların bedelsiz kaldığını iddia ettiği, bonolardaki imzalarına bir itirazda bulunmadığı davacının hem bonolardaki imzalarını kabul etmeyip hem de bono bedellerinin ödendiğini beyan etmesinin çelişkili davranma yasağı kapsamında olduğu ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği, takiplere konu bonoların bir kısmında davacı ... adına atılan imzaların eşi olan diğer davacı ... tarafından atıldığı, ancak davacı ...'nin bu bonoları benimsediği, bu durumda bonoları imzalayan ...'nin davacının ticari mümessili olduğundan bu bonolardan davacının da sorumlu olacağı, taraflar arasında icra takibine konu edilmeyen başka bonolar da olduğu, davacının ödeme belgesi olarak sunduğu dekontların, takiplere konu bonolara ilişkin olduğunu ispat edemediği bu sebeplerle ilk derece mahkemesince davacı ...'nin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davacı ... tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ...'nin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacı ...'nin istinaf başvuru dilekçesinin REDDİNE,<br>2- Davacı ...'nin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 855,20 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 239,80 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'ye iadesine<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>7-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, davacı ... yönünden; HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak, davacı ... yönünden; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 31/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>     Başkan ...                     Üye ...                     Üye ...                  Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                    e-imzalıdır<br><br> <br><br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6aedbbcf0107e6f4","SID":"0f6361d6184f3ae3"}}