{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/2035 <br>KARAR NO: 2025/2277 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/08/2025<br>ESAS NO: 2025/733 <br>KARAR NO: 2025/722<br>DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 08/12/2025<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Mülkiyeti ...Limited Şirketi(VN: ...)'ne ait olan Kayseri ... ... Mah.... ada ... parsel sayılı adresinde mukim taşınmazın dış cephe imalat yapım işlerinden kaynaklı olarak  davalı iflası istenen ...1000 000-TL'nın yine iflası istenen ...'un 150.000,00-TL toplamda  banka kanalıyla 1.150.000,00-TL'nin kendilerince ödendiğini, yine bu ödemeye binaen müflis tarafından 13.03.2023 tarihli 520.006,65-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, karşı tarafın Kayseri 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/499 esas sayılı dosyası ile ikrar ettiği üzere sunulu faturadan anlaşılacağı üzere  629.993,40-TL fazla ödeme yapıldığını, ödemeyi yapan kurumun tüm hak ve alacaklarını huzurdaki  davacıya devir ve temlik ettiğini, davacıya devir temlik ile birlikte davacının  hak sahibi olduğunu,  müflis davalıların bu fazla ödemeye ilişkin geri herhangi bir ödeme yapmadıkları gibi  Medeni Kanun Madde 2-Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır açıkça bu ilkeye aykırı davrandıklarını,  müflis davalıların bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz ilkesi gereği dürüst olmadıklarını, Kayseri 2 Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/499 esas sayılı dava dosyasında açıkça görüldüğünü, borçlu Davalılar Adına ..., ..., ... adına 30.07.2025 tarihinde Menderes  İcra Müdürlüğü ... Esas nolu dosyası ile iflas takibi yaptıklarını, borçluların vekili aracılığıyla dosyaya koyduğu 18.08.2025 tarihli dilekçe ile borcunun olmadığını bildirdiğini, borçlunun itirazlarının yersiz olduğunu belirterek borçlunun dosyaya yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına, borçlunun iflasına karar verilmesini, Menderes İcra Müdürlüğü ... Esas nolu dosyasından alacaklı oldukları 629.993,40 TL ve ferilerinin nakit belgeli ve ikrarlı olması nedeniyle miktarda  davalı  borçluya ait taşınmaz ve bankalara  üzerine duruşma yapılmaksızın ihtiyati tedbir/haciz  İİK159/ muhafaza kararın verilmesini yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karşı taraf vekalet ücretinin Avukat olarak kendi adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Davacı tarafça davalıların iflasına karar verilmesi talepli dava açılmış olup, 2004 sayılı İİK'nun 154/1. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili icra dairesinin  borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Ancak, İİK'nun 154/3. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi kamu düzeninden olmadığından bu konuda yetki sözleşmesi yapılabilir. Borçlu ve alacaklı yetki sözleşmesi veya yetki şartı ile borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerden başka bir yer icra dairesini yetkili kılmışlarsa o yerin icra dairesi de iflas takibi için yetkili sayılır. Ancak iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve iflas davası mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. İİK'nun 154. maddesine göre, iflas yolu ile takipte yetkili mercii, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Borçlunun yetki itirazı ile birlikte borca itiraz etmesi ve alacaklı tarafından genel mahkemede itirazın kaldırılması ve iflas davası açılması halinde genel mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı çözümlemelidir. Mahkemenin, icra dairesinin yetkili olmadığını tesbit etmesi halinde borcun esasına ilişkin incelemeye geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi yapılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2013/5403 Esas, 2013/5949 Karar sayılı ilamı). Açıklanan gerekçeler ışığında, somut olaya dönüldüğünde davalıların adreslerinin \"Kayseri\" ili  olduğu, bu suretle İİK'nun 154. maddesi gereğince, davalı aleyhine iflas yoluyla yapılan takipte Kayseri İcra Dairelerinin yetkili olduğu, ancak davacının Menderes İcra Dairesi'nde iflas yolu ile adi takip başlatıldığını, davalılar vekilinin  ise süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu saptanmakla, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunmaması nedeni ile dava şartı yokluğu nedeni ile işbu davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis kılınmıştır. 1-İflas yolu ile takipte Menderes İflas Müdürlüğü'nün iflas yolu ile takip yönünden yetkisiz olması nedeni ile HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı taraf  vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br> Davalılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; \"... Müvekkiller «İflâsa tâbi kişiler»den değildir, alacaklının  «genel (âdi) iflâs yolu ile» takip yapması yasaya aykırıdır. Alacaklı  ...'ya müvekkillerin  herhangi bir borcu da yoktur. Menderes İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası takip dayanağı belge usulüne uygun düzenlenmemiştir. Müvekkillerin temlik belgesine konu olacak bir borçları bulunmadığı gibi alacaklı yana; her ne nam altında olursa olsun herhangi bir borcu bulunmamaktadır. İspat külfeti davacı yandadır. Yapılacak yargılama sonucunda davacı yanca alacaklı olduğu hususu ispatlanamayacaktır. Dava dilekçesinde belirtilen deliller davacının ispatına yarar deliller değildir. İcra takibine konu temlik belgesi adi yazılı bir belge olup her daim düzenlenebilecek bir belge niteliğindedir. İlk derece mahkemesince işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekli iken usulden ret kararı usul ve yasaya aykırıdır. Adli yardım talebi yönünden açıklamalarımız: Makamınızın malumu olduğu üzere bir davanın açılabilmesi veya açılmış olan bir davanın takip edilebilmesi, belli bir ekonomik maliyeti gerektirmektedir. Bir davada yapılan masraflar kişilerin ekonomik durumlarına göre değişmediğinden yoksul kişilerin yargılama harç ve giderlerinden sorumlu tutulması doğru olmaz. Zira yoksul kişilerin dava açmaları ve kendilerini bir avukat ile temsil ettirmeleri ya da kendilerine karşı açılan bir davada savunmada bulunabilmeleri oldukça zordur. Yoksul bir kişinin gerekli harç ve giderleri ödeyememesi nedeniyle haklı olduğu bir konuda dava açamaması veya açmış olduğu bir davada avukat tutamaması sebebiyle davayı kaybetmesi mümkün olduğu gibi kendisine karşı açılan bir davanın ödenmesi gereken giderlerini karşılayamaması veya bir avukat tutamaması nedeniyle davayı kaybetmesi de mümkündür. Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin “Sosyal Bir Hukuk Devleti” olduğu belirtilmektedir. “Sosyal Hukuk Devleti”nin en önemli özelliklerinden biri şüphesiz vatandaşların tüm haklarının hukuki güvenceye kavuşturulmasıdır. Vatandaşın ekonomik durumuna göre hukuki güvencenin değişmesi söz konusu olmayacağından mahkemeler önünde tarafların sahip olduğu hak ve yükümlülüklerde bir denge sağlanmalı ve yargılamanın sonuna kadar bu denge korunmalıdır. Müvekkil/ler  herhangi bir gelir sahibi olmayıp maddi durumu son derece kötüdür. Kıt kanaat geçinen ailesi ile birlikte ve herhangi bir maddi desteği olmadan hayatını sürdürmektedir.  Şüphesiz bu durum, müvekkil/lerin  haklı davasını takip ederken  yargılama harç ve giderlerini ödeme noktasında acze düşeceğini bizlere göstermektedir Bu yüzden müvekkil/lerin maddi durumunun da göz önünde bulundurularak haklarının muhtel olmaması için öncelikle HMK’nın 334 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna mürcaat için gerekli  tüm yargılama giderleri için adli yardım talebinde bulunuyoruz. Hülasa  Daireniz  tarafından yukarıda izah ettiğimiz hususların dikkate alınarak oluşacak kanaate göre Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/733 E. 2025/722 K. Sayılı kararının kaldırılmasına  davanın reddine,karar verilmesi talebimizdir. NETİCE-İ TALEP :Arz ve izah edildiği üzere ve Sayın Dairenizin resen gözeteceği hususlar ışığında; Adli yardım talebimizin kabulü ile; Kararın kaldırılması halinde cevap dilekçesi ve delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/733 E. 2025/722 K. kararının kaldırılmasına, davanın tüm talepler yönünden esastan  reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini...\"şeklinde talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince verilen 16/09/2025 tarih ve 2025/733 E - 2 025/722 K sayılı ek kararı ile; \"...Her ne kadar davalılar vekili 15/09/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de, davalılardan ...'a gerekçeli karar tebliğ tarihinin 29/08/2025 olduğu, diğer davalılara gerekçeli kararın 01/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalılardan ... için son istinaf başvuru tarihinin 12/09/2025 olduğu, bu haliyle davalılar vekili Av. ... tarafından mahkememize verilen 15/09/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin davalı ... yönünden süresinde olmadığı anlaşılmakla HMK'nın 346/1 maddesi gereğince davalılar vekili Av. ...'in istinaf başvuru dilekçesinin davalı ... için süre yönünden REDDİNE, İş bu kararın bir suretinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili ile davacıya tebliğine,...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Davalılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/733 E. 2025/722 K. kararının kaldırılmasına, davanın tüm talepler yönünden esastan   reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, iflas talepli ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan deliller, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, borca itirazın iptali davasının dava şartı olan usulüne uygun başlatılmış icra takibi bulunması ön koşulunun istinafa konu davada bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalılar...ve ...'ın yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar...ve ...'ın istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/08/2025 tarih ve 2025/733 E - 2025/722  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalılar...ve ...'ın vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı tarafın adli yardım talebi kabul edilmiş olup, istinaf başvurusu esnasında harç alınmadığından; alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcı ve 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalılar...ve ...'tan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan işbu davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82768e34c75708c9","SID":"5b04d14f40208d23"}}