{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1775 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1586<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.06.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/195 Esas 2024/554 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Genel Kurul Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 06.11.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06.11.2025<br><br>\tİzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2024 tarih 2023/195 Esas 2024/554 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :  Davacı vekili, davacı şirketin iki ortaklı kurulduğunu, şu anda şirketin 4 ortağı bulunduğunu, 2015 yılında son genel kurulun yapılması sonrasında genel kurul toplantısı yapılmadığını, davacının bilgi alma hakkının kısıtlandığını, davacı tarafından açılan sorumluluk davasında, İzmir 5. ATM'nin 15.03.2019 tarih ve 2018/1480 esas sayılı ara kararı ile genel kurul yapılmak üzere kayyım atanmasına karar verildiğini, bu rağmen 16.03.2019 tarihinden genel kurul yapıldığını, yapılan genel kurulun yok hükmünde olduğunu,  genel kurulun 3 4 ve 5 nolu kararlarının iptalinin gerektiğini, müdürler diğer müdürün ibrasına ilişkin oy kullandığını, faaliyet raporu ile bilanço ve gelir gider hesaplarının onayına ilişkin kararın iptalinin gerektiğini, anılan kararların taraflarına okunmadığını, kar ve zarar hesapları ile ilgili bilgi verilmediğini, belirterek; davalı şirket genel kurul kararının yokluğunun tespitine, 3 4 ve 5 nolu kararların iptaline karar verilmesi dava ve talep etmişir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalı şirketin  mevzuata uygun olarak 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarına ait olağan genel toplantılarının 16/03/2019 tarihinde yapıldığını, İzmir 5. ATM'nin 15/03/2019 tarihli genel kurul yapılması için kayyım tayinine ilişkin ara karar  kararın uyapta 18/03/2019 tarihinde onaylandığını, müdürlerin ibrası ve  faaliyet raporu ile bilanço ve gelir gider hesaplarının onayına ilişkin alınan kararın yasaya uygun olduğunu, bu hususta bir ihtirazi kayıt bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre, ayrıca, kayyum tayinin yapılan 16/03/2019 tarihli genel kurulun  toplantısı yapmasına engel olmadığı, genel kurulun yok hükmünde sayılamayacağı, genel kurulun 5 numaralı kararı ile müdürlerin ibrasına yönelik alınan kararda diğer müdürlerin ibrasında da oy kullanmasının mümkün olmadığı, alınan genel kurulda aksine davranıldığı, ibra kararında salt çoğunluk sağlanamadığı, diğer kararlarda, gerek toplantı gerekse karar nisabı bakımından emredici hükümlerde bir aykırılığa rastlanılmadığı belirtilerek; genel kurulun yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin reddine, genel kurulda alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer taleplerin reddine, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN 09.02.2023 TARİH VE 2020/824 ESAS - 2023/218 KARAR SAYILI KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi tarafından davalı şirket ile  ticaret sicilinden şirketin 2015 yılından itibaren temsile yetkili müdürlerini ile pay dağılımını gösterir kayıtlar ve davaya konu genel kurul yapılmasına ilişkin müdüler kurulu kararı, genel kurul çağrısına ilişkin tüm kayıtlar getirtilip gerekiyorsa şirket uygulamaları alanında uzman bir birkişiden rapor alınarak, anılan ilke ve esaslar değerlendirilmek suretiyle yokluk, butlan ve iptal edilebilirlik koşullarının ayrı ayrı irdelenmesi ile oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemediği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın kısmen kabulü ile davalı .... Şirketi'nin 16/03/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait çalışmalarından dolayı müdürlerin ibralarına dair gündemin 5 nolu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de taraf vekilleri trafından karşılıklı suulan dilekçeler ile trafınların sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri anlaışılmıştır.<br>\tGEREKÇE :Dava, genel kurul kararının yokluğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin redine karar verilmiştir.<br>\t1. 6100 sayılı HMK'nın 5.kısım 3.bölümünde davaya son veren taraf işlemleri bölümünde düzenlenen 313.maddesinde \"(1) Sulh, görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklara konu olan davalarda yapılabilir.\" hükümleri düzenlenmiş olup, aynı yasanın 314.maddesi gereğince sulhun, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 315/1 maddesinin 2.cümlesinde ise \"tarafların sulhe göre karar verilmesini istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verilir\"  hükümleri düzenlenmiştir.<br>\t2. Somut olayda, her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de kararın taraflarca istinaf konusu edildiği, kanun yoluna başvurulmuş olmakla henüz kesinleşmediği ve buna göre HMK'nın 314.maddesi gereğince kararın kesinleşmesine kadar tarafların sulh olabilecekleri anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte bulunmaktadır. ( Yargıtay 11. HD'nin 10.11.2013 tarih ve 2013/11520 E. -  2013/18240 K., 19.12.2019 tarih ve 2018/2189 E. 2019/8347 K.) Taraflarca sunulan 24.10.2025 - 16.09.2025 tarihli dilekçeleri ile istinaf incelemesi sırasında karar kesinleşmeden tarafların sulh oldukları ve davanın konusuz kaldığı beyan edilerek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettikleri bildirilmiştir.<br>\t3.Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan istinaf aşamasında sunulan sulh olmaları nedeniyle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik dilekçeleri HMK'nın 313. ve 314. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu görülmüştür. Taraf vekillerinin sunulan vekaletnamelerinde feragat, sulh olma, davadan veya kanun yolundan feragat, uzlaşmayı kabul özel yetkilerinin de bulunduğu görülmüştür.<br>\t4.Bu durumda, taraf vekillerinin karar kesinleşmeden istinaf aşamasında  sulh olduklarından öncelikle sulhe ilişkin bir hüküm verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri nedeniyle HMK'nın 315.maddesi uyarınca tarafların sulh olmaları nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Tarafların istinaf başvurusundan sonra varılan sulh nedeniyle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2024 Tarih 2023/195 Esas 2024/554 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavanın tarafların talepleri doğrultusunda HMK'nın 315/1. maddesi uyarınca SULH NEDENİYLE DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>\t492 sayılı Harçlar Kanunun gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin olarak alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 571,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tTarafların vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu konularda karar verilmesine yer olmadığına, \t<br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t3-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre tarafların istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf harcının talep halinde istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, <br>\t5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t<br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8fed5a6fb8aafb77","SID":"e1aebed939d66935"}}