{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:20/10/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:17/05/2022<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:20/10/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı bankanın, müvekkilinin ticari hesabından kredi kullanmamasına rağmen kredi tahsis ve değerlendirme ücreti ve ekstra ücreti adı altında tek taraflı, değişik tutarlarda kesintiler yaptığını, müvekkilinin bu tarihlerde hiçbir kredi çekmediğinin açık olduğunu, diğer birçok bankanın böyle bir ücret almadığını, sadece davalı bankanın sözleşmeye aykırı ve fahiş oranda bu haksız kesintileri yaptığını, GKS ilgili hükümlerinde esktre bedeli alınabileceğine dair hiçbir hükmün bulunmadığını, davalı bankanın 3. kişilere harcamış olduğu böyle bir masrafın da bulunmadığını beyan ederek, dosyanın konusunda uzman bilirkişi incelemesi ile ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi ile iadesine, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davanın yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, yetkisizlik kararı verilerek, davalı müvekkili bankanın ticari merkezi olan Beşiktaş/İstanbul bölgesi yetki alanını kapsayan İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımı süresi 2 yıl olup, bu süre sona ermiş olduğundan, talep edilen alacak kalemlerinin tümünün zamanaşımına uğradığını, müvekkili banka ile davacı arasında genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığını, kredi sözleşmesine ilişkin genel kredi ve teminat sözleşmesi ön bilgi formunun imza altına alındığını, genel kredi teminat sözleşmesi ön bilgi formunda açıkça kredi sözleşmesinde yer alan ve davacı aleyhine durumları içeren kredi sözleşmesi maddelerinin tek tek sayılarak davacının bilgilendirildiğini, müvekkili bankanın da tacir sıfatında olduğu gözetildiğinde TTK'nın 20. maddesi kapsamında müvekkili bankanın kredi kullandırılmasına ilişkin işleminde ücret istemesinde yasaya aykırı bir yönün bulunmadığını, ayrıca tarafların tacir sıfatında olduğunu, TTK'nın, tacire bütün ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğünü getirdiğini, tacir sıfatındaki kişilere ticari iş ve işletmesiyle ilgili her türlü faaliyetinde farklı bir özen göstermesi gerektiğinin vurgulandığını, tacir olan davacının imza altına aldıkları sözleşmenin neleri teminat altına aldığı, ödeneceklerin neler olduğu ve sözleşmenin haksız sonlandırılmasının sonuçlarının ne olduğunu bildiğinin açık olduğunu, davacının iddialarının dayanağının bulunmadığını, davacıdan tahsil edilen ücretin, müvekkili bankanın hizmet komisyon çizelgesine, mevzuata uygun ve davacının yararlanmaya devam ettiği bankacılık hizmetleri bedeli olduğunu ve taraflar arasında imza altına alınan sözleşmesine ve müvekkili bankanın uygulamakta olduğu hizmet komisyon ve ücret tarifesine, yönetmelik ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, davacı tarafça kredi tahsis ve değerlendirme ücreti iadesi talep edilmesinin, hem sözleşmeye hem de hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, yetki itirazlarının kabulü ile, dosyanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri'ne gönderilmesine, mümkün olmadığı takdirde davanın reddine, yargılama giderlerine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...dava konusu icra takibi ile davalıdan tahsili talep edilen ücret kullandırılan ticari krediler kapsamında tahsil edilen kredi tahsis ve değerlendirme ücretidir. Taraflar tacirdir. Davalı banka kullandırdığı ticari kredi kapsamında yaptığı iş ve işlemler nedeniyle davacıdan ücret talep edebilecektir. Davacı tacir ise basiretli davranmakla yükümlü olup, imzaladığı sözleşmede yer alan hükümlerin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu ileri süremeyecektir. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde davalı bankanın, davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edebileceğine ilişkin hükümler yer almakta, bu ücretin hangi miktar veya hangi oran üzerinden tahsil edilebileceğine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Ancak 2018 ve 2019 yıllarında davacı kredi kullanmadığı gibi davalının kredi tahsis ve değerlendirme ücretinin dayanağı olan işlemleri yaptığına ilişkin herhangi bir belge sunmamış, davacının bu yıllarda kredi limitinin kalmadığı da bilirkişi tarafından raporunda tespit edilmiştir. Davalı tarafından yapılan 6.184,49 TL kesintinin davacıya iade edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı yan işbu dava konusu icra takibi ile genel kredi sözleşmeleri kapsamında bankanın kendisinden haksız olarak kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil ettiğini ileri sürerek ödediği kredi tahsis ve değerlendirme ücretinin tahsilini talep etmiştir. Davacı tarafından, davalı bankaya ödenen kredi tahsis ve değerlendirme ücreti ise likittir. Bir başka anlatımla takip konusu alacak davalı tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir niteliktedir. Bu durumda hüküm altına alınan alacağın likit olduğu gözetilerek davacı yararın icra inkar tazminatına hükmedilmesine\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile, takibin 6.184,49 TL asıl alacak, 2.296,36 TL işlemiş faiz olmak üzere 8.480,85 TL üzerinden devamına, 1.696,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep edilen alacak kalemlerinin tümünün zamanaşımına uğradığını, mahkemece, müvekkili banka ile davacı arasında akdolunan sözleşme hükümlerinin, genel işlem koşulu niteliğinde olduğuna dair değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu masrafların, taraflar arasındaki anlaşma koşullarına ve yasal düzenlemelere uygun bir şekilde tahsil edildiğini, kredi sözleşmesindeki mevcut düzenlemelerin genel işlem koşulu niteliğini taşımadığını, tam aksine tarafların karşılıklı anlaşmasına dayanarak davacıdan tahsil edildiğinin açık olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, dava konusu ücret ve masrafları müvekkili bankaya ödemeyi kabul ettiği halde, bu yükümlülüğünden haksız ve kötüniyetli bir şekilde kurtulabilmek için işbu davayı ikame ettiğini, müvekkili bankanın tacir sıfatında olduğu gözetildiğinde, TTK'nın 20. maddesi kapsamında kredi kullandırmasına ilişkin işleminde ücret istemesinde yasaya aykırı bir yönün bulunmadığını, davacının talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince, bankaların müşterilerinden tahsil edecekleri masraf ve komisyon tutarlarını serbestçe belirleme yetkisine sahip olduklarını, müvekkili bankanın, davacı müşterisine sunduğu bankacılık hizmet ve ürünleri nedeniyle davacıdan dava konusu ücret ve masrafları tahsil etmesinin yasal düzenlemelere uygun olduğunu, müvekkili bankanın kredi kullandırımından önce krediyi kullanan davacıya ön bilgilendirme formu ile bilgi verdiğini, davacının hem bu formu hem de sözleşmeleri imzalayarak, dava konusu ücret ve masrafları müvekkili bankaya ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları dikkate alınmaksızın hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, davalının 2018 ve 2019 yıllarında davacıya kredi kullandırmamasına rağmen bu yıllara ilişkin kredi tahsis ve değerlendirme ücretinin dayanağı olan işlemleri yaptığına ilişkin herhangi bir belge sunamamasına, bu sebeple bu yıllara ilişkin  davacının hesabından kesilen kredi tahsis ve değerlendirme ücretinin iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 144,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 470,57 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin dava tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa56a4fcdae13694","SID":"4c1c17660cf4efd9"}}