{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas - Karar No: 2024/761 Esas - 2025/11<br>T.C.<br>...<br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t:\t2024/761 Esas<br>KARAR NO\t:\t2025/11<br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>K A R A R<br><br>DAVA\t:\tTazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t:\t06/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t:\t14/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:\t13/02/2025  <br>Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;<br>DAVA\t:\tDavacı vekili dava dilekçesinde, 01.10.2016 tarihinde dava dışı...’ın idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazada davacıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kazada ağır şekilde yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakıcı ihtiyacı doğduğunu, davacı hakkında ... .... .... Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda özür oranının % 11 olduğunun belirlendiğini, ceza yargılamasında dava dışı sürücünün cezalandırıldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri için 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile 1,00 TL bakıcı gideri, 1.00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiklerini, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 105.507,61 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir. <br>CEVAP\t:\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacının talebine ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını ve 22.06.2020–K-2020/53614 sayılı kararla başvuru sahibine sigorta şirketi tarafından 25.10.2017 tarihinde ödemeden sonra Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi gereğince 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı anlaşıldığından red kararı verildiğini ve kesin hüküm mevcut olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 25.10.2017 tarihinde başvuru sahibine sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığını, ödeme tarihi dikkate alındığında zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, maluliyet, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı sebebiyle ödeme yapıldığını ve talebin reddi gerektiğini, başvuru ve düzenlenen aktüer raporuna göre % 5 maluliyet üzerinden tazminat hesaplandığını ve ödeme yapıldığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına dayalı olarak ödeme yapıldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, tedavi, iyileşme, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, dava tarihinden yasal faizden sorumlu tutulabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>DELİLLER\t: Arabuluculuk son tutanağı, Sigorta Tahkim Komisyonunun 22.06.2020 tarih ve K-2020/53614 sayılı kararı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, davacıya ait tedavi belgeleri, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş görmezlik, geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri zararının tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkememizin 15/04/2022 tarih ve 2021/211 E, 2022/287 K sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 25/09/2024 tarih ve 2022/1681 E, 2024/1083 K sayılı ilamı ile sürekli iş görmezlik talebinin gelişen durum sebebiyle maluliyet durum artışına ilişkin olup olmadığının açıklattırılması, gelişen duruma ilişkin değilse, Sigorta Tahkim Komisyonu kararı kesinleşmiş ise kesin hüküm oluşturacağı gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. <br>Davacı vekili, 01.10.2016 tarihinde dava dışı...’ın idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, istinaf kaldırma kararından önce mahkememizce, Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.11.2021 tarihli rapor uyarınca kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davacının % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacı hakkında Katip Çelebi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.12.2019 tarihli raporda özür oranının % 11 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğu ve 60 gün bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak başvurunun hak düşürücü süreden reddedilmiş olduğu, eldeki davada maddi tazminata ilişkin isteğin ceza zamanaşımına tabi olması nedeniyle davanın süresinde açıldığı, kesin hüküm itirazının reddine karar verildiği, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararlarına dayalı olarak tahsil edildiği, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>Dosya kapsamına göre dava dilekçesinde 01.10.2016 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunulmuş, davalı vekili cevap dilekçesinde davadaki tazminat talebine ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu ve 22.06.2020 tarihli ve K-2020/53614 sayılı karar ile davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 25.10.2017 tarihinde yapılan ödemeden sonra 2918 sayılı Kanun'un 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini belirterek kesin hüküm itirazında bulunulduğu, davacı vekilinin 25.06.2021 tarihli duruşmada, \"... bizim talebimizin hepsi sürekli iş göremezliğe ilişkindir, davalı şirket müvekkilime % 5 maluliyet oranı ve % 25 kusur oranına göre 25.10.2017 tarihinde 12.504,00 TL ödeme yapmıştır, biz artan maluliyet sebebiyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talep ediyoruz...\" şeklinde beyanda bulunduğu, 21.06.2021 tarihli cevaba cevap dilekçesinde davanın davacıya yapılan ödemeye ilişkin ibranamenin iptali amacı gütmediği, maluliyet artışına istinaden bakiye tazminat taleplerini içerdiği ifade edilmiş, 11.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ise dava dilekçesinde 1,00 TL bakıcı gideri, 1.00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 9998,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiklerini belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı talebini ıslah etmiştir.  <br>Sigorta Tahkim Komisyonunun 22.06.2020 tarihli ve K-2020/53614 Karar sayılı kararında davacı Kemal Şen tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine 01.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı nedeniyle yapılan başvurunun 25.10.2017 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeden sonra Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda Sigorta Tahkim Komisyonu'na yazı yazılmış, 12/11/2024 tarihli yazı cevabında 2020.E.12724 sayılı uyuşmazlık hakem kararının kesin olarak verildiği, karara karşı komisyonları nezdinde itiraz yoluna başvurulmadığı gibi kanun yoluna başvuru dosyası oluşturulmadığı bildirilmiş, bu şekilde kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesinde \"Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3.4.2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13.6.2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin 1 fıkrasının (i) bendi gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu; aynı Kanun'un 115. maddesinin 2 fıkrasında dava şartı noksanlığı (giderilmesi mümkün olmayan) bulunması halinde davanın usulden reddine karar verileceği; Kanun'un 303/1-2 fıkralarında da bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği, bir hükmün davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm ifade edeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.<br>Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.<br>Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.Davacıya tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.<br>Dosya kapsamı yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde davacı hakkında Katip Çelebi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.12.2019 tarihli raporda özür oranının % 11 olarak belirlendiği belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulduğu, davadan önce davacı tarafça sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle yapılan başvuruya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonunun 22.06.2020 tarihli ve K-2020/53614 sayılı kararı ile davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 25.10.2017 tarihinde yapılan ödemeden sonra 2918 sayılı Kanun'un 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacı vekiline davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin gelişen durum nedeniyle maluliyet artışına ilişkin olup olmadığını açıklaması istenmiş, davacı vekili 21/11/2024 tarihli dilekçesinde müvekkilinin sürekli özür oranı %11 olduğu halde sigorta şirketi tarafından %8 sürekli maluliyet oranına göre ödeme yapıldığını, ilk raporda hataya düşüldüğünü, akabinde Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan muayeneye ve düzenlenen rapora göre maluliyet oranının %11 olması gerektiğini, müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle %8 oranındaki rapordan sonra tedavi görüp maluliyetinde artış yaşanmasından kaynaklı bir talebinin bu zamana kadar olmadığını, %8 oranındaki tespitin eksik ve hatalı olması nedeni ile %11 üzerinden gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin 27/08/2017 ibraname tarihinden sonra başkaca herhangi bir hastanede tedavi görmediğini açıklamıştır.<br>Bu durumda davacı vekilinin, davacının gelişen durum nedeniyle artan maluliyet iddiasının bulunmadığı, Sigorta Tahkim Komisyonunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin hakem kararının yukarıda açıklandığı gibi kesinleştiği, 5684 sayılı Kanun'un 30, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i ve 303. maddeleri uyarınca esasa ilişkin kesinleşmiş hakem kararlarının kesin hüküm oluşturacağı, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacından kaynaklı zararlarının Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararlarına dayanılarak icra yoluyla davalı sigorta şirketinden tahsil edildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t:\tGerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Sürekli iş görmezlik tazminatı talebi yönünden aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle davanın, HMK'nun 114/1. maddesinin (i) bendi ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının geçici iş görmezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin reddine, <br>3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 59,30 TL peşin harç, 327,00 TL ıslah harcı toplamı olan 386,30 TL harcın düşümü ile eksik kalan 229,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Davalının karşıladığı 50,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca, ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nisbi) avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 105.509,61 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 16.881,54 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,<br>Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025          <br><br>\t¸ e-imzalıdır\t¸ e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f83896fd559d41e","SID":"2ae63acd58f4a133"}}