{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/706 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1685<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10.10.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/1319 Esas 2023/695 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 27.11.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27.11.2025<br><br>\tMuğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2023 tarih 2022/1319 Esas 2023/695 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalıların maliki sürücüsü ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracının zarar gördüğünü, davacının  değer kaybı ve ikame araç zararı doğduğunu, davalıların davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, zararın karşılamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik çekici bedeli, ikame araç bedeli ve değer kaybının davalılardan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı  ...  vekili,  davacı tarafın meydana gelen kazada % 25  tali kusurunun mevcut olduğunu,  kusurun tamamen   davalıya atfedilmeyeceğini, ceza dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi  raporu  ile olayın gerçekleştiği gün düzenlenen kaza tespit tutanağı arasında  kusur oranları yönünden  çelişki bulunduğunu, davalıya ait aracın ZMMS kapsamında  diğer davalı ... AŞ tarafından sigortalı olduğunu, hasar  bedeli  ve değer kaybına ilişkin taleplerinin  haksız ve hukuki   mesnetten yoksun olduğunu,   davacının aracındaki hasar ve değer kaybı için  davacıya  ödeme yapıldığını, davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, mahrumiyet bedeli olarak talep edilmesinin açıkça maddi çıkar sağlamaya yönelik kötü niyetli olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ..A.Ş. vekili, belirsiz alacak davası açılamayacağını, yetkili mahkemenin İstanbul  Anadolu  Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının  aracındaki  hasar için  12.076,28-TL değer kaybı için ise 6.187,50-TL ödeme yapıldığını,  davalı  şirketin herhangi bir sorumluluğu  kalmadığını, hasarın tespitinde tedarik iskontosu yapılması gerektiğini, davalının KDV'den sorumlu olmadığını, ikame araç bedeli gibi dolaylı  zararlar nedeni ile yöneltilecek tazminat talepleri teminat dışında kaldığını,belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasarlanması nedeniyle maddi zararın  19.000,00-TL  olduğu  parça bedelleri ve işçilik bedellerinin kaza tarihindeki piyasa rayicine uygun olduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya  12.076,28-TL'lik hasar bedeli ödemesi yapıldığı, ödenen miktar ve kusur oranı mahsup edildikten sonra kalan miktarın 5.192,79-TL olduğu, ayrıca, dava konusu edilen aracın değer kaybına uğradığı, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının kusur oranı mahsup edildikten sonra 17.859,37-TL  olarak tespit edildiği, makul tamir süresine göre, kusur oranı mahsup edildikten sonra 3.675,84-TL  ikame araç bedeli olarak tespit edildiği, araçta meydana gelen hasar bedeli ve  değer kaybı zararının da sigorta teminatı kapsamında olduğu, ancak ikame araç bedelinin ZMMS sigorta kapsamında olmadığı,  davacıya ait aracın hususi kullanım amacı olan bir araç olduğu ve ticari faaliyette kullanıldığına dair  bir veri bulunmadığında hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı ve davalı ...A.Ş. tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı ekili, her ne kadar trafik bilirkişi raporunda davalının maliki olduğu araç sürücüsünün % 75 davacının ise % 25  oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de ceza dava doaysı kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda kazanın davalı sürücünün tam kusurlu eylemi neticesinde meydana geldiğinin belirtildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmediğini, ek rapor alınması taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine talep artırım dilekçesi sunulmak durumunda kalındığını, araçta oluşan değer  kaybı bedeli çok düşük olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasarın boyutu dikkate alındığında, araçta oluşan hasarın giderilebilmesi için gerekli makul tamir süresinin 7 günün üzerinde olacağını, hasar miktarı ve hasarın derecesi dikkate alınmadan makul tamir süresinin 7 gün olarak hesaplaması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının isitnaf nedenlerinin yerinde olmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı  ...A.Ş. vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığını, aracın hasar geçmişinin araştırılmadığını, reel piyasa fiyatları esas alınarak yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlara göre yapılan hesaplamanın esas alınması gerektiğini,  hasar tazminat hesaplaması hatalı olduğunu, hasar bedelinden % 42 iskonto uygulanması gerektiğini, davalının KDV’den sorumlu olmadığını, davavanın açılmasına neden olunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının şirketin sorumlu tutulamayacağını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan değer kaybı ve mahrumiyet zararının işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle  davanın kabulüne, karar verilmiştir.<br>\t1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar, değer kaybı ve aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle ikame araç bedeli tazminatına hak kazanmasınına, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), değer kaybı tazminatının aracın kaza tarihindeki el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesine, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine, zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, trafik kazasından kaynaklı hasar ve değer kaybı zararı bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, değer kaybı bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte, ikame araç bedeli yönünden ise yanlızca davalı işletenlerin sorumluluğunun söz konusu olmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı ... tarafından ispat edilememesine, belirsiz alacak davası şeklinde açılan davada alınan bilirkişi raporu üzerine davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmaksızın talebin tam ve kesin olarak belirlenmesi üzerine mahkemece de davanın belirlenen bu değer üzerinden tam kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacın kusur ve tazminat kalemlerine yönelik ileri sürüdüğü istinaf itirazlarının yerinde olmamasına, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının ve davalı .... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ...Anonim Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 1.574,69-TL'den peşin alınan 916,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 658,69-TL harcın davalı ..Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b14a518b9775aaf0","SID":"45110c47148d8adb"}}