{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>¸<br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1186 <br>KARAR NO\t: 2025/3054<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2025     \t<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirket  ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında  Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı şahsın ise, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı/borçlu şirketin münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca, müvekkili şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de şahsi kefaleti bulunduğunu, ancak şahsi kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları  ödemediğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, davalı şirketin tahakkuk ettirilen faturaya 8 günlük sürede itiraz da etmediğini, müvekkili şirketin alacağının likit bir alacak olduğunu, yargılama neticesinde ortaya çıkabilecek, belirsiz bir alacak olmadığını, müvekkili şirketin alacağının faturaya dayalı, somut ve belirli bir alacak olduğunu, davalının tükettiği elektrik bedelinin kendisine fatura edildiğini, davalının bunu ödemediği gibi, müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirmek için dosyaya itiraz ettiğini, icra inkar tazminatının da davalının bu haksız itirazına karşılık olarak getirilmiş bir yaptırım olduğunu, bunlarla birlikte, davalı şirkette yangın çıktığını, müvekkili şirketin ödeme bahanesi ile bekletilmiş olduğunu, borçlu şirketin ve şahsın mal kaçırma, adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, teminat karşılığı, borçluların, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerinin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı şirketin ve davalı şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına,   borçlu şirketin ve şahsın %20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tebligata rağmen cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi tarafından 31/03/2022 tarihli karar ile  <br>Davanın KABULÜ ile;<br>1-Davalının İstanbul Anadolu Merkezi Takip Sistemi'nin  2020/1533685 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin  aynen devamına<br>2-Hükmedilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 21.558,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalılar tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 14/09/2023 tarih ve  2022/2495 E-2023/2492 K sayılı kararımızla \"  Davacı şirket ile davalı şirket arasında  02.09.2020 tarihinde abonelik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede  Davalı ...'in  kefil imzasının yer aldığı, abonelikten doğan ödeme emrinin yerine getirilmemesi halinde 240.987,00 TL'sını ödemeyi taahhüt ettiği, sabittir.             6098 sayılı TBK'nın 583. Maddesinin birinci fıkrasına göre; \"Kefalet   sözleşmesi  yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır.\" düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, davalı kefilin sorumluluğunun sınırlı olduğu gözetilerek davalı abone hakkındaki abonelik dosyası getirtilerek kefilin yaptığı ödemelin dava konusu borç nedeniyle olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi, yapılan yapılan ödemenin dava konusu abonelik nedeniyle farklı dosya için yapıldığının anlaşılması halinde ise davalı kefil yönünden davanın esasının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.\" gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi İDM tarafından kaldırma kararı sonrası  yapılan yargılama sonunda;\" Kaldırma kararı sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda davalı ve kefalet borçlusu ...'in, 10/02/2021 dava tarihi sonrası tarihler olan, 04.04.2022-25.08.2022 Tarihleri arasında kalan periyotta davacı şirkete haricen yapmış olduğu toplam 256.903,13 TL ödeme ile 02/09/2020 tarihinde imzalanan sözleşmedeki  240.097.00 TL kefalet tutarının üzerinde ödeme yaptığı, dava tarihi sonrasında yapmış olduğu işbu ödemelerle kefalet borcunu fazlasıyla ödemiş bir diğer ifadeyle kefalet borcunun kalmamış olduğu anlaşılmakla, dava sonrası ödeme nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dava açıldığı tarih itibari ile davacı davasında haklı olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş, yargılama giderleri davalı üzerinde bırakılmıştır.  \" gerekçeleriyle<br>1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Hükmedilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 21.558,62 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  07/09/2022 tarihinde kesinleşerek kesinleşme şerhi düzenlendiğini, gerekçeli kararın 23/08/2022 tarihinde taraflara tebliğ edildiğini,  istinaf dilekçesi sunulabilecek son günün 06.09.2022 tarihi olduğunu, 07/09/2022 yapılan istinaf başvurusunun süresinde olmadığını, ilk istinaf kararında bu hususa dikkate edilmediğini,   davalı tarafından yapılan ödemelerin yerel mahkeme kararı sonrasında ve karara istinaden yapıldığını, dikkate alınmaksızın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davalı ... yönünden geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, bilirkişi hesaplamalarının hatalı olduğunu,  sözleşmenin geçersizliğinin dikkate alınmadığı bilirkişi 2. ek raporu hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>Ödenmeyen elektrik fatura borçlarının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptal istemine ilişkindir.<br>İstinafa gelen uyuşmazlık, ilk kararın kesinleşip kesinleşmediği, istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı, ilk karar sonrası yapılan ödemenin ilam gereği olup olmadığı, hesaplamanın hatalı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>İstanbul  Anadolu Adliyesi Merkezi Takip Sisteminin 2020/1533685 E sayılı dosyasında, davacı alacaklı  tarafından,  davalı borçlulara yönelik 107.609,06 TL Fatura, 3.184,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.793,11 TL  alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçluların  süresi içinde borca itiraz ettiği  anlaşılmaktadır. <br>İDM tarafından ilk olarak  31/03/2022 tarihli karar ile  davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar taraf vekillerine 23.08.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinde kararın tebliğ tarihi itibariyle iki haftalık istinaf süresinin son gününün 06.09.2022 tarihinde dolduğu, davalılar vekili tarafından  sunulan istinaf dilekçesinin  07.09.2022 tarihli olup 08.09.2022 tarihinde mahkeme kalemi tarafından kaydın tamamlanarak dosyaya aktarıldığı, işlem kütüğüne göre dilekçenin 07/09/2025 tarihinde, istinaf süresinin dolmasından sonra  verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. <br>Dairemizce yapılan ilk inceleme sırasında bu hususun sehven atlanmış olduğu, inceleme sırasında kararın kesinleşmiş olduğu, yapılan bu maddi hatanın taraf lehine usulü kazanılmış hak da oluşturmayacağı  anlaşılmaktadır.<br>Davalının istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise, mahkeme kararının kesinleşmiş olduğunda bu istinaf itirazlarını incelemenin imkanı olmadığı anlaşılmakla bu yönden karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. <br>Buna göre, davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında, ilk derece mahkemesinin kesinleşmiş olduğu anlaşılan ilk kararı doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davalının kesinleşmiş karar karşı istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince 23/01/2025tarih 2023/721 E 2025/37 K sayılı kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında (mahkemece verilen ilk karar gibi ); <br>1-  Davanın kabulü ile; Davalının İstanbul Anadolu Merkezi Takip Sistemi'nin  2020/1533685 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin  aynen devamına<br>2- Hükmedilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 21.558,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3- Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 7.568,28 TL karar ve ilam harcından 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.508,98 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>4- Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.475,35 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>5- Davacı tarafından yatırılan 118,60 TL harç ile 700,00 TL bilirkişi ücreti ve 150,25 TL posta masrafı olmak üzere toplam 850,25 TL yargılama giderinin  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>6- Davalılarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>7- Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,<br>8- Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin  6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,  <br>İstinaf incelemesiyle ilgili olarak;<br>Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edenlere isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 580,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,<br>Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  27/11/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13be839f88c981de","SID":"00ea1081b6ba7e7c"}}