{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/654 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2025/1072<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/06/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 26/11/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin kimyevi madde tedariki, kimyevi madde satışı yaptığını, İzmir'in bu kapsamda önde gelen kurumsal firmalarından biri olduğunu, davalı borçlu şirkete de kimyasal madde tedariki sağlandığını, verilen ürünler doğrultusunda davalıya ilgili kimyasal maddelerin bedeline ilişkin faturalar tanzim edildiğini, bilindiği kadarı ile davalı tarafça da bu faturaların ticari defterlere işlendiğini, tanzim olunan faturalara rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığını, buna rağmen müvekkilin ödeme almadan da hizmet vermeye devam ettiğini, müvekkilin iyi niyetinin karşılık bulmadığını, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu doğrultuda davaya konu Bayındır İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle Bayındır İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın kötü niyetli ve haksız olması sebebi ile davalı aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. <br>CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; İş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkil şirketin mersis adresinin bulunduğu ve davaya konu icra takibinin yapıldığı  yer mahkemesi olan Bayındır Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçek dışı olduğunu, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalı, akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir, faturanın tek başına taraflar arasında ki akdi ilişkinin belgesi sayılmadığını, fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine başlatılan davaya konu icra takibinde, takibe dayanak olarak yalnızca faturalar gösterilmiş olup davacının işbu belgeler dışında bir delile dayanması mümkün olmadığını, davacı taraf iddia ettiği hususları ispat yükü altında olup, salt soyut ve gerçek dışı iddiaların reddi gerektiği, ayrıca borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirkete gönderilen ödeme emrinde belirtilen faiz oranının fahiş tutarlarda olduğunu, bunun kabulünün mümkün olmadığını, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davanın reddine, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.                                          \t<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Bayındır Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/06/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı gereğince gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılmıştır. <br>Dava, itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.<br>Yargılamanın devamı sırasında davacı vekili sunduğu 21/11/2025 tarihli dilekçe ile taraflar arasında yapılan ödeme protokolü çerçevesinde davalının icra takip konusu borcu ödediğini ve bu nedenle davanın konusuz kaldığını bildirdiği, sulh protokolü gereğince icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, davanın açılması ve sonuçlanması nedeniyle ortaya çıkan yargılama giderlerinin davalı tarafça karşılanacağını bildirdiği, dilekçe ekinde taraflar arasında imzalanan 28/08/2025 tarihli protokolünün bir suretinin dosyaya sunulduğu görülmüştür. <br>Davalı vekilinin sunduğu 17/11/2025 tarihli dilekçe ile  taraflar arasında düzenlenen protokol çerçevesinde davalının, dava ve takip konusu borcun tamamını ödediğini, vekalet ücreti hariç yargılama giderlerinin davalı tarafça ödeneceğini, davacı tarafın icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti talep etmeyeceğini bildirdiği, dilekçe ekinde taraflar arasında imzalanan 28/08/2025 tarihli protokolün bir suretinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.<br>HMK'nın 313/1 maddesine göre; sulh, görülmekte olan bir davada, taraflar aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir. HMK'nın 154/3-ç maddesinde, beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla sulh müzakereleri sonucunun tutunağa yazılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanun'un öngördüğü bu şekil sulh için geçerlilik şartıdır. Taraflar, mahkeme dışında yaptıkları sulh sözleşmesini mahkemeye vererek, buna göre davada sulh olduklarını bildirirlerse mahkemece sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiğinin tutanağa yazılıp, sözleşme okunduktan sonra tutanağın taraflara veya vekillerine imza ettirilmesi gerekir. Bu şekilde mahkeme dışı sulh mahkeme içi sulhe dönüşür. Mahkeme, taraflar sulha göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre karar verir.<br>HMK'nın 315. maddesinde ise “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Sonuç olarak davada her iki tarafın mahkeme dışı sulh oldukları ve bunu mahkememize bildirdikleri, sulh protokolü tutanağa geçirilerek taraf vekillerinin beyanları alınarak ve imzaları ile tasdik edilerek tarafların sulh olduklarına dair mahkemece kanaat getirilmiş olup; tarafların sulhe göre karar verilmesini istememeleri nedeniyle 6100 Sayılı HMK 315/1 maddesi uyarınca dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, protokolde davanın sonuçlanması üzerine hükmedilecek yargılama giderlerinin davalı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle yargılama giderlerinden kabul edilen arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmiş, tarafların ilk celsede sulh oldukları gözetilerek 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken karar ve ilam harcının 1/3'ü tutarında nispi karar ve ilam harcı alınarak artan tutarın davacıya iadesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: <br>Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br> 1-Sulh nedeniyle tarafların talebi uyarınca DAVA KONUSU HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2- Talep edilmemesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına,<br>3-Harçlar Kanunun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından 1/3'üne isabet eden 205,14-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 6.959,29-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 6.754,15-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,<br>4-Talep edilmemesi nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) tarafların sunmuş oldukları sulh protokolü çerçevesinde davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>7-Davalı tarafından yatırılan delil avansından yargılama sırasında yapılan masraflardan geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,<br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin (e duruşma yoluyla) yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/11/2025     <br>Katip ...<br>e-imzalı <br>Hakim ...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"290f76c090acd9a4","SID":"b3b1cea7540ad9fa"}}