{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/713 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1592<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2019/63 Esas - 2023/25 Karar<br>DAVANIN KONUSU      : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ \t: 05/07/2018<br>BİRLEŞEN DAVADA <br>DAVANIN KONUSU      : Tazminat <br>DAVA TARİHİ               : 16/11/2021<br>KARAR TARİHİ \t: 06/11/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 06/11/2025       <br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/01/2023 gün ve 2019/63 Esas - 2023/25 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı .....vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tAsıl Dava Yönünden;Davacılar vekili, davalı ......'nun araç maliki ve sürücüsü olduğu, .....Sigorta A.Ş'ye 5516 nolu acente üzerinden 255161002349-6 poliçe no ile sigortalı bulunan ..... plaka sayılı traktör sınıfındaki aracın arkasında birbiri ile bağlantılı 2 adet römork olduğu haliyle davacı ......'in maliki ve sürücüsü olduğu .....Sigorta A.Ş'ye 400086 nolu acente üzerinden 100000008404557 poliçe no ile sigortalı bulunan ..... plaka sayılı motosiklet sınıfındaki araç ile 29/05/2018 günü sabah saat 09:30 sıralarında maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasına karıştığını, kazada davacı ...'in kullandığı motosikletin arka koltuğunda, davacının kızı ...'in de bulunduğunu, kazadan dolayı oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00 TL maddi, davacı ... için 15.000,00 TL, diğer davacı ... için 25.000,00 TL manevi zararlarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte manevi zararlarının davalı ...'ndan, maddi zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama ve avukatlık giderlerinin karşı taraf yükletilmesini, alacaklarının teminat altına alınması bakımından ... plaka sayılı traktör sınıfındaki araca ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili; davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu,  davaya konu kaza nedeniyle kusur tespitine ilişkin hiçbir rapor vs. alınmadığını, davacının  KTK.’nun 52/1-a maddesini ve motosiklet kullanımının riskleri bakımından zorunlu olan kask ve gerekli ekipmanları kullanma yükümlüğünü ihlal etmiş olması sebebiyle müterafik kusurlu olduğunu, KTK.’nun 52/1-a md. uyarınca sürücülerin kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorunda bulundukları hükmüne aykırı olarak davacının viraja girerken yavaşlamadığını, azami hız limitinin üzerinde seyrettiğini, davacının motosiklet hasar ve tamir masrafları ile telefonlarının kullanılamaz hale gelmesinden müvekkilinin sorumluğunun bulunmadığını, davacı kavşağa çok hızlı girmemiş olsaydı, kazanın yaralanma ile sonuçlanmayacağını, basit tıbbi müdahale ile atlatılacağını,  davacının hayvan bakıcısına ödenmesi gereken 3 aylık 10.500,00-TL ücretin, iş gücü kaybı yansıması olarak müvekkilden talep edilemeyeceğini, müvekkilinin davacının dolaylı olarak uğradığı zararlarından kural olarak sorumlu tutulamayacağını, davacıların manevi tazminat istemlerinin fahiş  olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. i görülmüştür.<br>Davalı Sigorta A.Ş vekili; davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili  şirket nezdinde 10.10.2016 başlangıç ve 10.10.2017 bitiş tarihli 255161002349-6 no’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana geldiği 29.05.2018 tarihinde kaza tarihini kapsar bir poliçe olmadığından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Birleşen KATM'nin 2021/700 Esas  2022/21 dosyası yönünden;<br>Davacılar vekili, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/63 E. Sayılı dosyasından tefrik edilen ... sigorta hakkında yeni esas numarası ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/377 E. 2021/355 K.  Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda arabuluculuk faaliyetine başvurulmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle dava usulden reddedildiğini, söz konusu arabuluculuk eksikliğinin giderildiğini, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/63 E. Sayılı dosyasının 09.11.2021 tarihli duruşma tutanağı gereğince de ... sigorta hakkında açılan dava dosyasının asıl dosya ile birleştirilmesinin beklenilmesine karar verildiğini, Davalı ...’nun araç maliki ve sürücüsü olduğu,  ... Sigorta  A.Ş. ye  .....plaka sayılı traktör sınıfındaki araç arkasında birbiri ile bağlantılı 2 adet römork (kasa) olduğu haliyle, davacılardan müvekkili ... ‘in maliki ve sürücüsü olduğu, .... Sigorta  A.Ş. ye,  400086  nolu acente üzerinden  100000008404557 police no ile sigortalı bulunan ..... plaka sayılı Motosiklet sınıfındaki araç ile  29.05.2018 günü trafik kazasının meydana geldiğini, kazada motosikletin arka koltuğunda oturan diğer müvekkilinin de yaralandığını, kaza tespit tutanağının eksik olduğunu, tutanakta iki adet römork bilgisinin yer almadığını, müvekkilinin hızının da tutanakta yer almadığını, anık beyanları ile bu hususların sabit olduğunu, kazada diğer araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkili ...’e ait olan motosikletin hasarlandığını, yine müvekkili ...’e ait Iphone 5 marka ve model telefonun kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin kazadan sonra hiçbir iş yapamadığını, bacağına iki platin takıldığını, bu yüzden kendi yapamadığı işleri yapmak üzere işçi çalıştırması ve en az 3 ay çalıştırması gerektiğini bunun da 10.500,00-TL iş gücü kaybının asgari yansımadı olduğunu, müvekkili...’e ait telefonun da hasar gördüğünü toplam yaklaşık 20.000,00-TL maddi zararın meydana geldiğin, kazada müvekkillerinde meydana gelen yaralanmalar ve bir müvekkili için babasının, diğer müvekkili için kızının yaralanması çerçevesinde çekilen acı ve ızdırap nedeni ile öncelikli olarak dosyanın Karşıyaka Asliye Ticaret mahkemesinin 2019/63 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, sonuç olarak  20.000,00 TL (Yirmi bin) maddi, davacı ... için 15.000,00 TL (Onbeş bin) diğer davacı ... için 25.000,00 TL (Yirmibeş bin) manevi  zararımızın, kaza  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, manevi zararımızın davalı ... ndan, maddi zararımızın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi teminat limiti dahilinde alacağın teminat altına alınması bakımından ... plaka sayılı traktör sınıfındaki araç aynına ve kaydına ihtiyati teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili;  6089 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 109. Maddesi gereği, iş bu davada zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, davaya konu kazanın 29.05.2018 tarihinde gerçekleşmiş olup, davanın açılış tarihi 16.11.2021 tarihi itibarı ile davanın zaman aşımına uğradığını, davacının zorunlu arabuluculuk öncesi müvekkili sigorta şirketine başvurmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu ve kaza tarihi itibarı ile bu limitin araç başına 36.000,00-TL olduğunu, ZMMS kapsamında manevi tazminat bakımından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, maddi zarar bakımından limit ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, dolaylı zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, sigorta şirketine başvuru yapılmadığından temerrüt gerçekleşmediği için faiz talebinin reddinin gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen dava yönünden olmak üzere davacı ... ve diğer davacı... yönünden .... ATK'dan alınan maluliyete ilişkin rapor kapsamında kaza sebebiyle davacı ...'ün Özürlülük Ölçütü, sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği kapsamında konu kazadan kaynaklı %6 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı gibi kazadan itibaren 18 ay süre ile geçici iş göremezlik durumunun oluştuğu, aynı yönetmelik kapsamında davacı... yönünden ise %5 oranda sürekli iş göremezlik durumu ile kazadan itibaren bir yıla kadar geçici iş göremezliğe uğradığı yönündeki kanaat benimsenmekle birlikte dosya kusur ve aktüer bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmekle 04/04/2022 tarihli rapor alındığı, kusur bilirkişisi tarafından her iki araç sürücüsünün de kazaya etken nitelikte davranış olduğu yönünde görüş bildirdiği, makina bilirkişisi tarafından ayrıca motosiklet hasarına yönelik ileri tespite gidilemediği, aktüer bilirkişisi tarafından ise TRH 2010 tablosu kullanılmak ve %10 artırım %10 eksiltim yöntemine göre tam kusura yönelik ... yönünden 34.027,36 TL geçici iş göremezlik, 74.628,03 TL kalıcı iş göremezlik tazminat hesabının yapıldığı, yapılan itiraz üzerine önceki rapor sunan bilirkişi heyetine telefon hasarı yönünden bilirkişi eklenmekle kazandırılan 04/11/2022 tarihli ek raporda ise kusur yönünden görüşünün değişmediği, ayrıca davacı... telefonuna yönelik zarar hesabının denetlendiği, ... yönünden talep edilen telefon hasarı ile motosiklet hasarı yönünden ileri tespite gidilemediği aktüer yönünden ise aynı hesaplama yöntemi ile ... yönünden geçici iş göremezlik tazminat miktarının 34.027,36 TL, sürekli iş göremezlik tazminat miktarının ise 94.713,37 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmesi üzerine mahkemece ceza dosaysındaki kusur kanaatini belirtir rapor da gözönüne alınarak olayda davacı ...'ün %25, davalı ...'un ise %75 oranda kusurlu olduğu kanaatine varılarak asıl dava yönünden ...sigorta aleyhindeki maddi tazminat talebinin pasif husumet yokluğundan reddine, ...'a karşı açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı... lehine telefondan kaynaklı 700,00 TL hasar, ... lehine 96.705,54 TL geçici/kalıcı iş göremezlik tazminat, ... tarafından talep edilen telefon hasarı ve motosiklet hasarı taleplerinin reddi, manevi tazminat yönünden ise... lehine 10.000,00 TL, ... lehine ise 12.000,00 TL tazminat, birleşen dava yönünden ise asıl davadaki maddi tazminat istemi gibi talep konusu maddi tazminatın kısmen kabulü yönünde karar verilmiştir.<br>Karara karşı Davacılar vekili ve Davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, ...sigortaya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı gibi karşı vekalet verilmesinin de doğru olmadığı, kaza tespit tutanağı kapsamında adı geçen ...sigogrta aleyhine istemin yöneltildiği, tutanağın kolluk tarafından tutulduğu, bu kapsamda taraf değişikliği talebinin yerinde olduğu gibi başlangıçta ...sigortaya karşı husumet yöneltilmesi talebinin davacı tarafça bilinmesinin mümkün olmadığı, bu yönden kararın kaldırılması gerektiği, ... yönünden talep edilen telefon hasarı ile motosiklet hasarı yönünden hasarın dosya kapsamında ispatlanmasına rağmen itirazlar da karşılanmadan verilen red kararının yerinde olmadığı, bununla birlikte aldırılan maluliyet raporu kapsamında davacı... yönünden de iş gücü kaybı sebebiyle maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönde bir karar verilmemesinin de bozmayı gerektirdiği, bunlar yanında mahkemece erilen manevi tazminat tutarının ise oldukça düşük olduğu, kusurun mahkemece doğrudan belirlenmesinin yerinde olmadığı zira kabul red oranına göre kaşı yönden vekaletin ortaya çıkmasına mahkemenin neden olduğu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br> Davalı ... vekili, mahkemece asıl ve birleşen dosya yönünden davalılar aleyhindeki geçici ve kalıcı iş göremezlik yönünden ayrı ayrı ödenmesine karar verilmekle birlikte davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna değinilmediği, yargılama aşamasında rapora yapılan itirazların karşılanmadığı, eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, manevi tazminatın ise fahiş miktarda hüküm altına alındığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava haksız fiil temelinde açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan haksız fiilin şartlarının somut olayda tartışılarak sonucu gidilmesi gerektiği değerlendirilmekle birlikte istem üzerine sunulan somutlaştırma dilekçesi kapsamında gerek asıl gerekse de birleşen dosya yönünden iş bu dava ile istem konusu edilen maddi tazminat kalemlerinin; davacı ... yönünden telefon hasarı, motorsiklet hasarı ve geçici ve kalıcı iş gücü kaybından kaynaklı tazminat, davacı... yönünden ise telefon hasarına ilişkin olduğu  belirtilmekle esasen... yönünden maluliyete ilişkin rapor alınması aynı zamanda manevi tazminat da talep edildiğinden yerinde görülmekle... yönünden iş gücü kaybına bağlı maddi tazminat talebinde bulunulmadığından bu yöndeki istemler yönünden karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi yerinde olmuştur. <br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacılar maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.<br>Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi Borçlar Kanununun 53. (TBK 74) maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (Yargıtay HGK'nın  24/12/2014 tarih ve ve 2014/4-846 E. - 2014/1091 K.) Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen bu maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur. (Yargıtay 17. HD'nın 14/06/2016 tarih ve  2015/3502 E. - 2016/7282 K.)<br>Gerek asıl gerekse de birleşen dosya yönünden davalılar sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Mahkemece kusura ilişkin olarak 04/04/2022 tarihli kök ve 04/11/2022 tarihli ek raporlar alınmakla birlikte söz konusu raporda sürücüler yönünden kural ihlali niteliğinde davranış tespitleri kapsamında gerek davacı gerekse de davalı ...'un kazaya etken nitelikte davranışlarının bulunduğu tespiti yapılmakla birlikte kusur kanaatinin mahkeme hakimine bırakılması üzerine ceza dosyasındaki rapor kapsamında olayda davacı yanın % 25, davalı ...'un ise % 75 oranda kusurlu olduğuna yönelik tespit yapılarak hüküm kurulmuş ise de 6100 sayılı HMK 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmekle trafik kazasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Esasen hâkimin bilirkişi raporu ile bağlı değildir. Bu husus çok doğrudur. Ancak, hâkim kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamaz. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsi bilgisi ile kusur belirleyemez. Bu görüş Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2.4.1986 gün ve 1984/4-847 E, 1986/338 K; 8.11.1995 gün ve 1995/19-601 E, 938 K; 2.4.2003 gün ve 2003/4-185 E, 263 K; 7.3.2007 gün ve 2007/11-94 E, 113 K; 19.3.2008 gün ve 2008/11-262 E, 260 K; 14.5.2008 gün ve 2008/11-392 E, 377 sayılı kararlarında da mevcuttur. Hâkim özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde şahsi bilgisi ile kusur belirlemesi yapamayacağına göre, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırması gerekecektir. Bu görüş de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 8.12.2004 gün ve 2004/4-642 E, 648 K; 2.3.2005 gün ve 2005/11-81 E, 118 K; 30.1.2008 gün ve 2008/11-42 E, 45 K; 5.11.2008 gün ve 2008/4-655 E, 664 sayılı kararlarında vurgulanmıştır. Somut olayda, iddia edilen kazada kusur durumu teknik bilgi ve incelemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle mahkemece kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının net ve ayrıntılı olarak belirlenebilmesi , kazaya karışan tarafların kusurlu olmaları halinde ise kusur oranlarının da tespiti suretiyle önceki rapor sunan kusur bilirkişisinden denetime ve hükme elverişli olacak şekilde ek rapor alınmasından (Yargıtay 17. HD. 02.12.2013 tarih ve 2013/18451 tarih ve  2013/16902 K., 4.HD'nin 23.12.2024 tarih ve 2022/17142 E. - 2024/13577  K.) sonra dosyanın önceki rapor sunan aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile (davacının gelirinin tespitinine yönelik bir isitnaf nedeni ileri sürülmemesi ve dairemizce bu hususun bir kaldırma nedeni yapılmamış olması gözetilerek kaldırma kararı öncesinde hükme esas alınan aktüer rapor tarihindeki veriler dikkate alınmak suretiyle) tazminat hesabını etkileyecek varsa bilenen gerçek durumlar da gözetilerek, mütevefanın aylık geliri, TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi, teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması, bilinmeyen / işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi (progresiv rant usulü) yöntemi  suretiyle davacı ...'ün hak kazanacağı tazminatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre, usulü kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalı sigorta şitketinin sorumlu olduğu poliçe limiti de açıkça belirlenmek suretiyle infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Benzer bir husus dosyaya kazandırılan raporun aksi yönde bir değerlendirme yapılarak yahut raporda belirtilmeyen bir husus kapsamında başkaca bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi halinde de rapora neden itibar edilmediği gerekçesi ile de ortaya konulmalıdır. Bu kapsamda gerek davacı... gerekse davacı ... yönünde maddi tazminat kalemlerinden olan araç hasarı ile telefon hasarları yönünden dosyaya kazandırılan kök ve ek raporlarda davacı... telefon hasar bedeline ait tespit yapılmakla birlikte bu yönden talebin kabulüne karar verilmiş ise de davacı ... telefon hasar bedeli ile motosiklet hasar bedeline yönelik herhangi bir tespit yapılmadığından bu yöndeki taleplerin ispatlanamama nedeniyle reddine karar verilmiş ise de bu yönden yapılan incelmeme eksik görülmekle birlikte aynı zamanda bu kalem talepler yönünden yapılan itirazların değerlendirilmediği anlaşılmakla İDM'ce gerek ... telefon gerekse de motorsiklet hasarına yönelik dosyaya kazandırılan bilgi, belge ve evraklar üzerinden önceki rapor sunan makine ve elektronik bilirkişisinden denetime ve hükme elverişli olacak şekilde ek rapor alınması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması da  yerinde görülmemiştir.<br>Ayrıca yapılan istinaf incelemesinde asıl dosya davalısı konumunda ... yönünden 01/05/2025 tarihli vefat kaydının bulunduğu gözönüne alındığında yeniden yapılacak yargılamada bu husus da dikkate alınarak adı geçen yönünden taraf teşkilinin sağlanmasına yönelik usuli işlemlerin yukarıda açıklanan hususlar kapsamında Dairemizce tamamlanması mümkün görülmeyerek bu yöndeki taraf teşkilinin İDM'ce tamamlanması gerekmektedir. <br>Kabule göre de, davacılar tarafından Foça ASHM'nin 2018/191 esas sayılı dosyası üzerinden ... ve ...sigorta aleyhine söz konusu maddi ve manevi tazminat istemli davada 2018/284 karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmesine üzerine dosya Karşıyaka ATM'nin yukarıda belirtilen esas sırasına kayıt edilmekle ...sigorta yerine ... sigorta olması gerektiği yönündeki HMK'nın 124 maddesi kapsamında taraf değişikliği istemi hakkında önce 08/12/2020 tarihli celsede belirtilen madde kapsamında yeni dava dilekçesi sunulmasına yönelik süre verildiği dolayısı ile istemin kabul edildiği,  22/06/2021 tarihli duruşmada ise ... sigorta yönünden tefrik kararı verilerek 2021/377 esas sıraya kayıt yapılmakla 2021/355 karar sayılı ilam ile adı geçen ... sigorta aleyhindeki isteme dair zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığından usulden red kararı verildiği ve inceleme konusu hüküm ile de asıl davada ...sigorta aleyhindeki istem yönünden pasif husumet yokluğundan ret kararı verildiği görülmüş ise de adı geçen yasal mevzuat kapsamında taraf değişikliği istemi hakkında önce kabul sonra ise ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki ...sigorta aleyhindeki istemin kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı kapsımda ileri sürüldüğü ve davacı yanın üçüncü kişi vasfında olduğu göz önüne alındığında adı geçen ...sigorta yönünden verilen ret kararının gerekçesinin de net bir biçimde ortaya konulamadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle bu yöndeki istemin kabulünden ve bu doğrultuda işlem yapılmasından sonra dosyanın bir anlamda geriye döndürülerek bu sefer pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi doğru olmayacaktır. Zira taraf değişikliği talebinin kabulü yönünde karar verilmekle ...sigorta davalı sıfatından çıkacağından esas hükümde gösterilmesi mümkün olmayacağı gibi dosya tarafı olmayanlar yönünden hüküm verilemeyeceği kuralına da aykırı düşecektir. Bu kapsamda yeniden yapılacak yargılamada adı geçen ...sigorta yönünden taraf diğişikliği talebi kabul edilir ise asıl dosya davalısının sadece ... olacağı (kaldırma kararında ismi görünen ... sigortanın tefrik sebebiyle başlıkta olmaması gerektiği) ve ...sigorta yönünden vekalet ücreti hariç olmak üzere sadece yargılama giderine hükmedilebileceğinden yeniden yapılacak yargılamada bu hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.<br>Yine kabule göre, her ne kadar İDM'ce asıl ve birleşen dosyalar yönünden aynı konuya ilişkin maddi tazminat talebi yönünden ayrı ayrı karar verilmiş ise de konu maddi tazminat talebine konu zararın aynı şahıstan kaynaklanması nedeniyle asıl ve birleşen dosyada hükmedilecek maddi tazminat tutarların tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hükmedilmesi gerekmektedir. \t<br>Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/11/2022 tarih 2021/1216 Esas 2022/646 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t<br>4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/11/2025\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56cbc0ed3adb6437","SID":"fde0c43bc1f6ebe7"}}